Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Strazburg'daki Parlamento oturumunda bugün kabul edilen Türkiye Raporu'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Amor düzenlediği basın toplantısında, "Türkiye raportörü olmak çok sinir bozucu çünkü uzun yıllardır iyi haberler alamadık ve ne yazık ki rapor, standartlardaki gerilemeyi ve dolayısıyla katılım sürecinin imkansızlığını tekrar etmek zorunda kaldı" ifadelerini kullandı.
Önde gelen muhalefet aktörlerinden Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) katılım sürecinin yeniden başlatılması için AB'nin düşünmesi yönünde talepler aldığını aktaran Amor, "İmamoğlu'ndan, Demirtaş'tan ve Özgür Özel'den bahsediyorum. Katılım sürecini yeniden başlatmak için nesnel koşullar yoktur. AB, Türkiye ile bir komşu ve ortak olarak nasıl başa çıkılacağına dair bir yol bulmak zorunda" dedi.
"CHP'NİN DURUMU ENDİŞE VERİCİ"
Amor, şöyle konuştu:
Rapordan vurgulamak istediğim diğer bir bölüm ise Komisyon'un sessizliğine veya zayıf açıklamalarına yönelik sert eleştirilerdir. Bu her açıdan çok zarar verici. Bence buna gerek yok. Türk muhataplarımızın zekasını hiçe saymak, aramızdaki farklılıkların nerede olduğunu çok iyi bildiklerini görmezden gelmek ve sonra da iç meseleleri gizlemek, ilişkilerimizin gidişatında Komisyonun dış ilişkilerinden kaynaklanan büyük bir başarısızlıktır. Bu bir çifte standarttır. Sırp sivil toplumunu, Avrupa yanlısı Sırp sivil toplumunu, Gürcistan sivil toplumunu açıkça koruyoruz ama neden Türk sivil toplumunu korumuyoruz? Bu da yine bir çifte standarttır. Dikkat edilmesi gereken bir nokta. Türkiye'deki Avrupa yanlısı sivil toplumu kaybediyoruz. Kendilerini terk edilmiş hissediyorlar.
Öte yandan, CHP'nin durumu çok endişe verici. CHP, son seçimlerin galibi olan ana muhalefet partisidir ve itinayla tasfiye edilmiştir, şu anda tasfiye sürecindedir. Bu, Türkiye'deki çoğulculuk için büyük bir kayıptır. Ve şimdi akademik analizlerde Türkiye otoriter bir devlet olarak ele alınmaya başlıyor. Bence bu, AB olarak bizim de hatamızın bir parçasıdır, çünkü Türkiye'deki çoğulcu demokrasiyi koruyamıyoruz. Bu, telafisi on yıllar sürecek bir başarısızlıktır.
"KATILIM SÜRECİ DONMUŞ DURUMDA"
Amor, diğer mevkidaşlarının da desteklediği görüşünün, Türkiye'deki demokratik standartlarda hiçbir ilerleme olmadığı, katılım sürecinde hiçbir şey yapılmadığı yönünde olduğunu söyleyerek, "Katılım süreci donmuş durumda. Ancak Türkiye ile komşu ve ortak olarak nasıl başa çıkacağımız konusunda bir yol bulmalıyız" diye konuştu.
Son yıllarda Gümrük Birliği müzakerelerinin yeniden başlatılmasını savunduklarını dile getiren Amor, "Her ne kadar sürecin sonunda bir tür demokratik koşulluluk görmek istesek de, çünkü parlamentonun gerçek bir demokratik ilerleme olmadan Gümrük Birliği'nde herhangi bir düzenlemeyi kabul etmeyeceğinden eminim, en azından katılım süreci hakkında konuşmaya başlanmalıdır" ifadelerini kullandı.
"ALTI KRİTER İÇİN ADIM ATMAYA BAŞLIYORLAR"
Amor, vize konusunda bazı kolaylıkları hayata geçirdiklerini kaydederek, "Ancak tam anlamıyla vize serbestisi Türk hükümetinin elinde ve görünüşe göre altı kriteri yerine getirmek için gerekli adımları atmaya başlıyorlar" dedi.
Türkiye-Ermenistan ilişkilerine değinen Amor, "Bu etkileşimin sonrasında temasları yeniden başlatmak ve Türkiye ile Ermenistan arasındaki katı sınırı ortadan kaldırmak için bir fırsat penceresi olmasını umuyoruz. Ayrıca, Komisyon Türkiye'ye SEPA bankacılık ödeme sistemi ve yurt dışı dolaşım hizmetini teklif etti" şeklinde konuştu.
"AB HALA BİR DEMOKRASİ KULÜBÜ"
Amor, "Türkiye ile ilişkilerimizi kesmedik, ancak kamuoyundan istediğim şey, AB üyesi olmanın demokrasiyle ilgili olduğudur. Üyelik demokrasiyle ilgilidir, ortaklık ise çıkarlarla ilgilidir. Dolayısıyla bir masada oynanan oyuna başka bir oyunun kurallarıyla oynamaya çalışmak adil olmaz. Katılım süreci normatiftir, katılım süreci esas olarak temel ilkelerle alakalıdır. Elinizdeki kaldıraçları, güvenlik ve savunma konularını kullanmaya çalışmayın" dedi. Amor, "Talebimiz şu: Burası hala bir demokrasi kulübü ve AB'nin demokrasi kulübü olarak kalmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.




