CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, AKP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın İzmir milletvekillerine yönelik “aktarmalı vekil” ifadesine sert tepki gösterdi.

İnan'ın ifadelerini “içi boş ve siyasi nezaketten uzak” olarak nitelendiren Kılıç, “Siyaset ciddiyet ister. Kavram üretmek ya da ithal etmek sorumluluk gerektirir” dedi.

Kılıç, sosyal meyda paylaşımında İnan'ın daha önce benzer söylemlerde bulunduğunu hatırlatarak "Gençliğine verdik. Ancak siyaset, tekrar eden ölçüsüzlükleri mazur gösterecek bir alan değildir." dedi.

EMEP’ten Temel Conta işçilerine 8 Mart ziyareti: Bu kara düzen kader değil!
EMEP’ten Temel Conta işçilerine 8 Mart ziyareti: Bu kara düzen kader değil!
İçeriği Görüntüle

Kılıç, "'Aktarmalı vekil' gibi ayrıştırıcı ve sığ bir siyasi dilin hangi anlayıştan beslendiğini ise kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. AK Parti içinde İzmir’i bilen, İzmir ruhunu taşıyan, bu şehrin sosyolojisini anlayan pek çok deneyimli isim varken; böylesi bir üslubun temsil makamına taşınmasını doğrusu anlamakta zorlanıyoruz." ifadelerini kullandı.

"GENÇLİĞİNE VERMİŞTİK AMA ÖLÇÜSÜZLÜĞÜ TEKRARLIYOR"

Kılıç'ın paylaşımının tamamı şöyle:

"AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın, İzmir milletvekillerine yönelik 'aktarmalı vekil' gibi içi boş ve siyasi nezaketten uzak bir ifade kullanmasını esefle karşılıyoruz. Siyaset ciddiyet ister. Kavram üretmek ya da ithal etmek sorumluluk gerektirir. Sayın İnan’ın mezun olduğu Gediz Üniversitesi’nin, eğitim verdiği dönemde hangi yapının etkisi altında olduğu kamuoyunun malumudur.

'Aktarmalı vekil' gibi ayrıştırıcı ve sığ bir siyasi dilin hangi anlayıştan beslendiğini ise kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. AK Parti içinde İzmir’i bilen, İzmir ruhunu taşıyan, bu şehrin sosyolojisini anlayan pek çok deneyimli isim varken; böylesi bir üslubun temsil makamına taşınmasını doğrusu anlamakta zorlanıyoruz. Bu dili daha önce de kullandı. Gençliğine verdik. Ancak siyaset, tekrar eden ölçüsüzlükleri mazur gösterecek bir alan değildir.

Öte yandan, kendi ifadelerinden de anlaşılmaktadır ki; 23 yıllık iktidarları döneminde İzmir’den toplanan kaynakların İzmir’e aynı ölçekte geri dönmediği gerçeği ortadadır. İzmir üretmiştir. İzmir vergi vermiştir. İzmir katma değer yaratmıştır. Ancak merkezi yatırımlarda aynı karşılığı bulamamıştır. Milletvekilliğinin hakkı; ekonomik kriz altında ezilen vatandaşı savunmakla, işsizlikle mücadele etmekle, gençlerin umudunu büyütmekle verilir. Vatandaşı yoksullaştıran ekonomi politikalarını savunarak ve alkışlayarak değil. İzmir halkı feraset sahibidir. Kimin şehri için çalıştığını, kimin siyasi polemikle gündem oluşturmaya çalıştığını görmektedir. Biz kimseyi sıfatlarla anmıyoruz. Ama İzmir’in hakkını da kimseye yedirmiyoruz. Biz de takdiri İzmir halkının vicdanına bırakıyoruz."

Kaynak: HABER MERKEZİ