CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, AKP iktidarı döneminde gerçekleştirilen özelleştirmelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. 2026 yılının ilk dört ayında 167 milyon dolar özelleştirme yapıldığını kaydeden Yıldız, AKP dönemindeki toplam özelleştirme tutarının 65 milyar 635 milyon dolara ulaştığını ifade etti.

AKP döneminde toplam özelleştirme tutarı 65 milyar 635 milyon dolara ulaştı

Yıldız, 1986 yılından bu yana yapılan özelleştirmelerinin yüzde 89’unun AKP döneminde gerçekleştirildiğini ileri sürerek, "Cumhuriyetin onlarca yılda emekle, alın teriyle ve halkın vergileriyle kurduğu fabrikalar, limanlar, enerji tesisleri, kamu arazileri ve stratejik kurumlar yıllardır birer birer satılıyor. Bugün geldiğimiz noktada üretim yapan değil, elindekini satan bir anlayışla karşı karşıyayız. AKP iktidarı ekonomik kriz derinleştikçe çözümü yine milletin ortak varlıklarını elden çıkarmakta buluyor" dedi.

Gülistan Doku dosyasını takip eden gazeteci Emrullah Erdinç tehdit edildi
Gülistan Doku dosyasını takip eden gazeteci Emrullah Erdinç tehdit edildi
İçeriği Görüntüle

AKP döneminde toplam 39,1 milyar dolarlık hisse satışı, 18,4 milyar dolarlık işletme ve tesis satışı, 6,7 milyar dolarlık gayrimenkul satışı yapıldığını belirten Yıldız, ayrıca otel ve sosyal tesis satışlarından 651 milyon dolar, diğer varlık satışlarından ise 708 milyon dolar gelir elde edildiğini vurguladı.

"ESNAF BORÇLA AYAKTA DURMAYA ÇALIŞIYOR"

Türkiye’nin "üretimden koparıldığını" iddia eden Yıldız, şöyle devam etti:

"Bugün üretici tarlasını ekemez hale gelmiş durumda. Çiftçi mazotun, gübrenin, ilacın altında eziliyor. Esnaf kepenk kapatmamak için borçla ayakta durmaya çalışıyor. Sanayici yüksek faiz, yüksek enerji maliyetleri ve finansmana erişim sorunları nedeniyle üretim yapamaz hale geliyor. Gençler iş bulamıyor, emekliler ay sonunu getiremiyor, vatandaş market raflarına bakıp geri dönüyor. Böyle bir tabloda iktidarın yaptığı tek şey ise Cumhuriyetin birikimlerini satmak oluyor.

Yıllardır ‘özelleştirme kalkınma getirecek’ dediler. Peki sonuç ne oldu? Fabrikalar kapandı, üretim düştü, ithalat arttı, işsizlik büyüdü. Milletin malı satıldı ama vatandaşın sofrasındaki ekmek büyümedi. Bu ülkenin kaynakları birkaç ayrıcalıklı çevrenin kazancı için değil, 86 milyonun refahı için kullanılmalıdır. Bir ülke üretim gücünü kaybederse bağımsızlığını da kaybetmeye başlar. Cumhuriyetin kurduğu ekonomik altyapıyı tasfiye ederek güçlü bir Türkiye inşa edemezsiniz. Türkiye’nin ihtiyacı, limanlarını, fabrikalarını, arazilerini satmak değil, yeniden üreten, istihdam yaratan, sanayisini ve tarımını ayağa kaldıran kamucu bir kalkınma anlayışıdır."

Kaynak: ANKA