Boğaziçi Üniversitesi’nden bir grup akademisyen, Yeni Şafak’ta çıkan ve akademisyenlerin açtığı davaların arkasında “karanlık bir finansmanın” bulunduğu iddiasına yer veren haber üzerine açıklama yaptı. BirGün’ün haberine göre, iktidara yakın Yeni Şafak gazetesi, geçtiğimiz günlerde “Davaların parası nereden geliyor?” başlıklı bir köşe yazısı yayımladı. Yazıda, Boğaziçi Üniversitesi’nde 2021 yılından beri adalet arayışı için açılan hukuk davaları gündeme getirildi.

CHP'li Karataş'ın acı günü: Oğlu hayatını kaybetti!
CHP'li Karataş'ın acı günü: Oğlu hayatını kaybetti!
İçeriği Görüntüle

“42 MİLYON TL” İDDİASI

Yazıda, “Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin kadroya dahil ettiği yaklaşık 150 akademisyen için sistematik biçimde iptal davaları açıldığı ortaya çıktı. 10 kişilik bir grup tarafından son 5 yılda açılan dava sayısı 700’e ulaştı. Her bir akademisyen için ortalama iki dava açılırken davaların maliyeti 42 milyon TL’yi buluyor. Bu da davaların bireysel değil, dışarıdan bir talimat ve finansman desteğiyle açıldığı iddialarını güçlendiriyor” ifadeleri yer aldı.

“DAVA SAYISI GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

Habere tepki gösteren bir grup akademisyen, kendilerinin açıkça hedef gösterildiğini belirterek dava sayısının gerçeği yansıtmadığı vurguladı, “En temel anayasal haklarımızı kullanarak yürütmekte olduğumuz hukuk arayışımızın kriminalize edilmesi kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti hukuk sistemine başvurmak, her yurttaşın en tabii hakkıdır” denildi.

“HEDEF GÖSTERİLDİK”

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bir basın organının 16 Şubat 2026 tarihinde yayınlanan köşe yazısında, Boğaziçi Üniversitesi’nde 2021 yılından beri adalet arayışı için açılan hukuk davaları gündeme getirilmiştir. İlgili haberde açılmış bulunan davaların sayısı gerçeği yansıtmayan bir şekilde abartılarak ve bunun yanında davaların masraflarının ‘karanlık bir finansman’ tarafından sağlanmış olabileceği ithamı ileri sürülerek biz akademisyenler hedef gösterilmiş bulunuyoruz.

“HUKUK VE ADALETE SALDIRI”

En temel anayasal haklarımızı kullanarak yürütmekte olduğumuz hukuk arayışımızın kriminalize edilmesi kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti hukuk sistemine başvurmak, her yurttaşın en tabii hakkıdır. Bu hak kullanımıyla üçüncü şahısların mağdur edildiği, üniversitedeki çalışmaların aksadığı yönündeki temelsiz iddialar ve hak arayışına giren akademisyenleri ‘organize ve kriminal’ bir yapının üyeleri olarak tanımlayan ithamlar en başta ülkemizin adalet sistemine ve hukukun evrensel ilkelerine saldırı niteliğindedir.

“REKTÖRLÜK SORGULANMALI”

Yargı yoluna başvurmak ve hukuki denetim talep etmek, yapılan adli başvuruların kabulü ya da reddinden bağımsız olarak anayasal haklardır. Akademik teamüllere tamamen aykırı bir şekilde ve çoğu zaman da hukuk kuralları göz ardı edilerek verilen ilanlarla, ilgili bölümlerin iradesi yok sayılarak kadrolaşma amacıyla gerçekleştirilen öğretim üyesi alımlarına karşı ilgili bölümlerimizden birçok öğretim üyesi dava açmışlardır ve açmaya da devam edeceklerdir. Nitekim, açmış olduğumuz davaların kayda değer bir miktarı kazanılmıştır. Kazanılan davaların masraflarını davaların muhatabı olan üniversite yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının —yani bizlerin— vergileri üzerinden ödemektedir. Sorgulanması gereken, davalara konu olan kararları ya bilerek ya da yeterince düşünmeden alan mevcut Rektörlük makamıdır.

“HEDEF YARGI BAĞIMSIZLIĞI”

Ayrıca, söz konusu ithamların yargı bağımsızlığını hedef alması söz konusudur. Her hukuki sürecin meşruiyetine ‘karanlık finansman’ iddiasıyla gölge düşürme çabasının oluşturabileceği hasarların boyutunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Eklemek isteriz ki, her bir davayı ilgili öğretim üyesi avukatlarla kendisi istişare etmektedir ve masraflarının sorumluluğunu da tamamen kendi üzerine almaktadır. Kanunun izin verdiği en alt sınırdan ücret ödenen bu davaların masrafları mütevazi düzeyde olup yapılan maksatlı haberde belirtilen yüksek meblağlar düzeyinde olması söz konusu değildir.

“GENÇLERİN EĞİTİM HAKKINA DARBE”

Unutmayalım ki, Boğaziçi Üniversitesi’nin liyakat temelli yapısına verilen darbeler aslında gençlerimizin iyi ve kaliteli eğitim alma hakkını hedef almaktadır. Bizler, anayasal haklarımız çerçevesinde, Boğaziçi Üniversitesi’nde yanlış ve usulsüzce yürütüldüğünü düşündüğümüz işlemleri adalet adına hukuka taşıdık ve taşımaya devam edeceğiz."

Kaynak: HABER MERKEZİ