ABD’nin Alaska eyaletinde bir üniversite öğrencisi, yapay zekâ ile üretilen sanat eserlerini yediği gerekçesiyle gözaltına alındı.
Olay, University of Alaska Fairbanks kampüsünde bulunan bir sanat galerisinde meydana geldi. Yetkililerin açıklamasına göre, sinema ve sahne sanatları bölümünde öğrenim gören Graham Granger, sergilenen yapay zekâ destekli eserleri yerlerinden sökerek parçaladı ve bazılarını yedi.
”YAPAY ZEKAYI PROTESTO ETTİ”
T24’ün haberine göre; polis raporlarında, Granger’ın bu eylemi yapay zekânın sanat üretimindeki rolünü protesto etmek amacıyla gerçekleştirdiğini söylediği belirtildi. Sergide yer alan yaklaşık 160 yapay zekâ üretimi görselden en az 50’sinin zarar gördüğü kaydedildi.
“YAPAY ZEKA ESERLERİ SANAT MI?”
Olayın ardından üniversite güvenliği ve polis ekipleri müdahalede bulunurken, Granger mala zarar verme suçlamasıyla gözaltına alındı. Yetkililer, olayda kimsenin yaralanmadığını, zararın ise maddi boyutta kaldığını bildirdi.
Yaşananlar, kampüs içinde ve sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, yapay zekâ ile üretilen eserlerin sanat olarak kabul edilip edilmemesi yönündeki tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
SANAT NEDİR?
Sanatın tanımı yüzyıllardır filozoflar arasında tartışılmaktadır ve bu sınıflandırmalardan bazıları şunlardır:
Temsil olarak sanat :Platon, sanatı 'mimesis' (Yunanca taklit anlamına gelir) olarak tanımlama fikrini geliştirdi. Yüzyıllar boyunca bir sanat eseri, konusunu ne kadar yakından taklit ettiğiyle değerlendirildi.
Duyguların ifadesi olarak sanat: Romantik akım sırasında sanat eserleri, belirli bir duyguyu ifade etmek ve izleyicide duygusal bir tepki uyandırmak amacıyla gelişti.
Biçim olarak sanat: Erken dönem kuramcılarından Immanuel Kant, sanatın estetik güzelliğinden ziyade biçimsel nitelikleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyordu. 20. yüzyılda sanat soyutlamaya daha fazla ilgi duymaya başlayınca biçimsel nitelikler önem kazandı.
Sanat her yerdedir: Kurumsal sanat teorisi, bir nesnenin ancak 'sanat dünyası' olarak bilinen kurum bağlamında sanat haline gelebileceğini belirtir. Amerikalı filozof George Dickie tarafından ortaya atılan bu teoriye göre, bir eser bir sanat müzesinde sergileniyorsa veya bir tiyatroda gösteriliyorsa 'sanat' olarak nitelendirilebilir.





