İZ GAZETE - Bu yıl İzmir'de 05 - 08 Aralık 2018 tarihleri arasında dokuzuncusu gerçekleşecek olan 'İnsan Hakları Belgesel Film Günleri'nde izleyicileri özel filmler bekliyor. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İzmir Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, 9. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri’nde yine Türkiye’de ve dünyada insan hakları açısından yaşanan çok farklı sorunlara yönelik izleyenlerde bir farkındalık ve duyarlılık oluşmasının amaçlandığı bildirildi.

Aynı zamanda yapılan açıklamada Fransız Kültür Merkezi sinema salonunda, İletişim Çalışmaları Topluluğu ve Fransız Kültür Merkezi ile ortaklaşa olarak, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) 20. Kuruluş Yılı kutlama etkinliklerini planlarken ortaya çıktığı belirtildi. Belgesel Film Günleri'nin amacı, "İnsan hakları savunuculuğu ile belgesel sinemacılık birbiriyle oldukça yakından ilişkili iki alan. Her ikisi de bakışını/dikkatini gerçekliğe yöneltmekte ve olmakta olanın yalın ve doğrudan aktarımını yapmakta. Kesişim noktaları ise toplumsal gerçeklik. Maalesef ülkemizde her iki alanda da gerçekleştirilen çalışma ve üretimler yeterince ilgi ve saygı görmemekte. Bu nedenle de insan hakları haftası vesilesiyle “belgesel film günleri” yaparak hem toplumsal hayatımızın sorunlu alanlarına dikkat çekmek hem de sanatçının emek ve üretimini izleyiciyle buluşturmak bizlere anlamlı ve çekici göründü." şeklinde aktarıldı.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı İzmir Temsiciliği konu hakkında "Günümüzde dünyada ve ülkemizde insan hakları bakımından yaşanan kriz nedeniyle, “İnsan Hakları Belgesel Film Günleri”nin bu yılki temasını, kabul edilişinin 70. yılında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin bizatihi kendisi oluşturmaktadır.9. İnsan Hakları Belgesel Film Günleri’nde bu yıl, 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı önünde geçekleşen katliamı; öldürme kültürünü; Taliban sonrası Afganistan’da ahlaki suçların kadınları cendereye almak için nasıl kullanıldığını; Êzidilerin maruz kaldığı ayrımcılıkları; bir edebiyat çınarı Yaşar Kemal’in yaşamını; yurtsuz kalma ile yerleşik olma arasındaki sürtüşmeyi; savaş sonrası hayata tutunma ve başa etme çabalarını; gelinlik işçisi kadınları; Dilovası’nda plansız sanayileşmenin yol açtığı tahribatı; Suriyeli eşcinsel mültecileri; ağır koşullarda çalışmak zorunda kalan tekstil işçilerini; 2014 Dünya Kupası ve 2016 Olimpiyatları öncesinde Rio de Janeiro'da evlerinden zorla tahliye edilenlerin direnişlerini; plastik atıkları ayrıştıran ve geri dönüştüren Çinli çocuk işçileri; İran’da halktan gizlenen faili meçhul cinayetleri; 'İmeceden mevsimlik işçiye' bir köyün kapitalizmle imtihanını; gözaltında zorla kaybedilen çocuklarını arama mücadelesi sürdüren anneleri anlatan ülke içinden ve dışından seçme belgesel filmleri izleyeceğiz." şeklinde açıklamalarını sürdürdü. 

Son olarak yarın başlayacak olan Belgesel Film Günlerinde, her yıl olduğu gibi bu yıl da gösterilen filmlerden bazı yönetmenlerin de izleyicilerle buluşup söyleşi yapacağı ifade edildi.