İzmir Fırıncılar Odası Başkanı Kemal Sırtı, fırıncı esnafının yaşadığı sorunlara dikkat çekerek mesleğin geleceği için çağrıda bulundu. Fırıncıların ağır çalışma koşullarına rağmen vatandaşların sofrasına ekmek ulaştırmak için gece gündüz çalıştığını belirten Sırtı, özellikle yetişmiş eleman sıkıntısının kritik bir noktaya geldiğini söyledi.
“250-300 DERECEYİ BULAN FIRINLARIN KARŞISINDA ÇALIŞIYORLAR”
Fırıncılığın yalnızca ekmek üretmekten ibaret olmadığını, büyük bir emek ve fedakârlık gerektirdiğini ifade eden Sırtı, çalışma koşullarına dikkat çekti.
“Bugün sizlere sadece bir oda başkanı olarak değil, ateşin başında alın teri döken yüzlerce fırıncı esnafımızın emeğini, mücadelesini dile getirmek için karşınızdayım. Her sabah sıcak ekmeği sofranıza koyabiliyorsanız bilin ki bunun arkasında büyük bir emek, büyük bir fedakârlık var. Sizler 40 derece sıcakta gölge ararken, bizim ustalarımız 250-300 dereceyi bulan fırınların karşısında saatlerce çalışıyor.”
Fırıncıların üretime vatandaşlar henüz uykudayken başladığını belirten Sırtı, mesleğin artık alarm verdiğini belirterek, “Gece herkes uyurken bizler üretime başlıyoruz. Tatil demeden, sıcak demeden vatandaşlarımız ekmeksiz kalmasın diye mücadele ediyoruz. Ama artık bu meslek alarm veriyor” diye konuştu.
“EN BÜYÜK SORUN YETİŞMİŞ ELEMAN BULAMAMAK”
Sırtı, fırıncılık sektörünün geleceği açısından en büyük sorunlardan birinin yetişmiş eleman eksikliği olduğunu söyledi. Gençlerin mesleğe kazandırılamaması halinde ilerleyen yıllarda ciddi bir sorunla karşı karşıya kalınacağını belirten Sırtı, “Bugün en büyük sorunumuz yetişmiş eleman bulamamak. Gençlerimizi bu mesleğe kazandıramıyoruz. Çünkü bu iş sabır, emek ve fedakârlık istiyor. Yarın çalışan ustalarımız emekli olduğunda onların yerini dolduracak yeni ustaları bulamazsak, bunun bedelini sadece fırıncı esnafımız değil, toplum olarak hep birlikte öderiz” dedi.
“AĞIR YÜKÜN ALTINDA EZİLİYORUZ”
Fırıncı esnafının bir diğer önemli sorununun ise artan girdi maliyetleri olduğunu dile getiren Sırtı, kira, akaryakıt, elektrik, su ve işçilik giderlerindeki artışın esnaf üzerindeki yükü artırdığını söyledi.
“Diğer taraftan maliyetler… Her geçen gün daha girdi maliyetlerimiz artıyor. Kira artıyor. Mazot artıyor. Elektrik artıyor. Su artıyor. İşçilik artıyor. Tamamen bütün bu yükün altında ezilen yine fırıncı esnafımız oluyor. Biz kimseye yük olmak istemiyoruz. Biz sadece üreten, istihdam sağlayan, ülkesine hizmet eden esnafın ayakta kalmasını istiyoruz.”
“MESELE SADECE EKMEK DEĞİL, ALIN TERİ”
Fırıncı esnafının ayakta kalabilmesi için enerji ve su giderlerinde destek sağlanmasını isteyen Sırtı, mesleki eğitimin de yeniden güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Fırıncı esnafımıza enerji ve su taraflarında destek verilmesi, mesleki eğitimin yeniden güçlendirilmesi ve bu mesleğin geleceğini koruyacak adımların bir an önce atılmasını bekliyoruz. Çünkü mesele sadece hizmet değildir. Mesele alın teridir. Mesele gece gündüz demeden çalışan emektir. Mesele milyonlarca vatandaşımızın sofrasına her gün ulaşan nimettir.”
Sırtı, fırıncı esnafının haklarını savunmaya devam edeceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Ben bir fırıncı esnaf odası başkanı olarak son nefesime kadar fırıncı esnafımızın haklarını savunmaya, sorunlarını her platformda dile getirmeye ve çözüm üretmek için mücadele etmeye devam edeceğim. Ateşin karşısında ekmeği de pişiren bütün meslektaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımıza da bizlere gösterdikleri güven ve destek için şükranlarımı sunuyorum.”

YALÇIN ATA: BU MESLEKLERE SAHİP İNSANLAR ASLA İŞSİZ KALMAZ
Daha önce İz Gazete’ye açıklamalarda bulunan İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İESOB) Başkanı Yalçın Ata, Türkiye’de ara eleman ve nitelikli meslek sahibi çalışan ihtiyacına dikkat çekerek gençlerin mesleklere yönlendirilmesi gerektiğini söylemişti. Ata, kendi ailesinden örnek vererek, “Babadan oğula gelen bir esnaflık alışkanlığı zaten var. Benim iki oğlum var. Bir tanesi Dokuz Eylül Üniversitesi mezunu, bir tanesi Ege Üniversitesi mezunu. Her ikisi de şu anda ayakkabıcılık yapıyor. Yani meslekler babadan oğula devam ediyor. Ama nereye kadar?” demişti. Gençlerin masa başı işlere yöneldiğini belirten Ata, “Eğer bu gençleri yetiştirmezsek herkes belediyede veya bir kamu kurumunda işe girmek istiyor. Masa başı iş istiyor. Bizim ihtiyacımız olan meslekler terziliktir, mobilyadır, ayakkabıdır. Bu gibi ihtisas mesleklerinde elemana, ara elemana ihtiyaç var” ifadelerini kullanmıştı. Ata, nitelikli meslek sahibi kişilerin iş bulmakta zorlanmayacağını savunarak, “Bu mesleklere sahip insanlar asla işsiz kalmaz. Kesinlikle işsiz kalınmaz. Türkiye'de işsizliğe ben inanmıyorum. Öyle bir şey yok. Türkiye'de sadece iş beğenmeme var. İşsizlik yok. İş beğenmemezlik var” diye konuşmuştu. Belediyelerdeki istihdam politikalarına da değinen Ata, “30 bin kişi çalışacak yere 40-45 bin kişi alırsanız işte mali yönden sıkıntılar yaşarsınız, yatırım yapamazsınız. Bunlar da gün gibi ortada yani. Biz esnaflıktan geldiğimiz için, ticaretin içinden geldiğimiz için bunları çok daha iyi görebiliyoruz” demişti.




