MİHRİCAN CANDEMİR/ İZ GAZETE- ‘Robotlar işimizi elimizden alacak mı?’ isimli kitabın yazarı, çalışma ekonomisti Dr. Arif Koşar, İzTV’de yayınlanan Nil Kahramanoğlu ile Gündem Özel programına konuk oldu. Koşar, ‘Robotlar işimizi elimizden alacak mı?’ kitabını merakını gidermek için bu yazdığını söyleyerek, “Herkes gibi robotlar ve yapay zekâ ile nasıl bir geleceğe doğru gidiyoruz sorusuna cevap arıyordum ve bu arayışın sonucunda da bu kitap ortaya çıktı. Bu noktada makine ve robotların farklı şeyler olduğunu belirtmek istiyorum. Makineler hayatımıza 300 yıl önce sanayi devrimi ile hayatımıza girdi. Robotlar ise daha yeni bir teknolojinin ürünüdür. En önemli farkları ise robotlar, makinelerin yazılımlı halidir. Genelde robot denilince akla insan benzeri şeyler gelir. Oysa dünyadaki robotların tamamına yakın işlevsel robotlar bir nesneyi bir yere götürmek ile için planlanmıştır. Yani özetle robotlar bir yazılıma sahiptir. Bu nedenle yazılımlı teknoloji arttığı için giderek makineler yazılımlı hale geliyor ve günümüz dünyasında robot sayısı artıyor” ifadelerini kullandı.

manşet3-2

‘SOSYAL BUHRAN'

Tekno iyimserler ile tekno kötümserlerin dijitalleşmeye olan yaklaşımlarından bahseden Koşar, “Robotlar, yapay zekâ ve dijitalleşme ile bir bütün olmuştur. Ayrıca yeni teknolojilere ilişkin iki yaklaşım var. Birincisi tekno iyimserler diğerleri ise tekno kötümserlerdir. Tekno iyimserler, bu teknolojilerle verimliliğin arttığı, insanların daha zenginleştiği, üretimin kolayca yapıldığı için robotlarla bolluk dünyasına gideceğimizi, ekonomik zenginleşmeyle de beraber toplumdaki sorunların çözüleceğine inananlardır. Yani bolluk ve özgürlüğe sahip olacağımızı düşünüyorlar. Tekno kötümserler ise teknolojinin olumsuz sonuçlarını vurguluyorlar. Bu kadar hızlı gelişen teknolojinin sonucunda insanların işsiz kalacağını söylüyorlar. ‘Devasa işsizlik ortaya çıkacak ve yapay zekâ işlerimizi elimize alacak’ düşüncesine sahipler. Bu işsizlik sonucu ortaya çıkan sosyal buhran ile de yaşadığımız dünyanın sosyal mekanizmasının bozulacağını söylüyorlar” diye konuştu. 

'İŞ ALANI ARTIYOR'

Dijitalleşmenin yeni iş alanları ortaya çıkardığını belirten Koşar, “Yapay zekâ ve yeni teknolojiler sonucunda robotlar, bazı işleri ortadan kaldıracak. İnsanlara gerek olmadan işler yapılır hale gelecek. Bu zaten yaşadığımız bir süreç. Örneğin fabrikadaki bir robot, işçinin işini yapıp insanları işsiz bırakabilir. Dolayısıyla yeni teknolojiler, internet ve dijitalleşme ile bazı işlerin ortadan kaldırılacağı gibi bazı iş alanlarını da ortaya çıkarıyor. Örneğin yazılımcılar son 40 senede ortaya çıktı. Yani dijitalleşme ile yeni iş alanları artıyor. Tüm dünyada teknolojik gelişmeye rağmen işçi sayısında olabildiğince artış var. Teknik bir mantıkla azalmasını beklerken içinde yaşadığımız toplumun mekanizması sürekli büyümeye odaklı bir mekanizma olduğu için içinde bulunduğumuz toplum da büyüme eğiliminde. Sonuç olarak Kapitalizm, sermaye büyümek zorunda. Sermaye o kadar büyüyor ki istihdam ve işçi sayısı artıyor” diye konuştu.

‘HAYATIMIZI KOLAYLAŞTIRMALI’ 

Teknolojinin hayatımızı kolaylaştıracak bir biçimde kullanılması gerektiğini dile getiren Koşar, teknolojinin olumsuz yönlerine de değindi. Koşar, “Öncelikle bu teknolojilerin nasıl kullanıldığı önemli. Hayatımızı kolaylaştıran ve güzelleştiren yönleri olan teknoloji aynı zamanda makro sorunları da çözebilir fakat bunu bu yönde kullanmıyoruz. Mesela 30 sene önce ilk yüze giremeyen şirketler bugün dünyanın en zengin şirketleri oldu. Demek ki teknoloji sayesinde şirket sahipleri çabuk zenginleşebiliyor. Peki bu zenginleşmeye rağmen neden sorunlarımız çözülmüyor? Neden insanlar yoksulluk ve işsizlik ile karşı karşıya? Buna Türkiye de dahil. Çocuklar okullara aç gidiyor. Bu kadar teknoloji ile makro sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Bizim teknolojiden beklentimiz işlerimizi kolaylaştırmasıdır. İnsanlık 19. yüzyıldan bugüne kadar çalışma sürelerini adım adım azalttı. Günümüzde 7-8 saate kadar indi. Aynı zamanda son 40 senede ise çalışma saatleri de artıyor. Çünkü son 40 senede teknoloji çok gelişti. Bu kadar teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak yerine zorlaştırıyor” ifadelerini kullandı.