Filiz Ceritoğlu Sengel: 'Fabrika ayarlarımıza geri dönmeliyiz'

'Barış Özdil ile Şeffaf Dosya'nın konuğu Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel oldu.

POLİTİKA 20.02.2020, 09:25 20.02.2020, 14:27

İZ GAZETE - İz Web TV'de yayınlanan 'Barış Özdil ile Şeffaf Dosya' programının konuğu Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, soruları cevapladı.

Efes Selçuk'taki genel durumu değerlendiren Filiz Ceritoğlu Sengel, "10 aylık bir süreci atlattık, önümüzde 4 yıllık bir süreç daha var. Ama biz sanki 4 yılımız yokmuș gibi sanki ertesi gün görevimiz bitecekmiş gibi çalışıyoruz. O yüzden geldiğimizden beri 5 hedef 50 projemiz vardı. O yüzden çok vaktimiz yok diye düşünüp projelere girişmeye başladık. En azından bir programımız var, bu programa uyarak çalışmaya devam ediyoruz. Ve şu anda programımızın biraz ilerisindeyiz. İyi gidiyor. Vatandaşın tepkisi de çok iyi. Muhakkak eksik gedik vardır ama tamamlayacağız" dedi. 

'ONLARA BELEDİYENİN KREDİ KARTINI VERDİK'

Efeslim Kart hakkında konuşan Sengel, "Efeslim Kart, projelerimiz içinde olmayıp sosyal ve adil yaşama ilişkin bütün projelerimizi bir açıdan kapsıyor. Efeslim Kart, aynı Halk Kart'a benziyor, biz bunu dar görüşlü vatandaşlarımıza veriyoruz. Eskisi gibi erzak vermekten ziyade içerisine para puan yüklüyoruz. Onlar da fidip anlaştığımız esnaflardan alışveriş yapabiliyor. Aslında onlara belediyenin bir kredi kartını verdik, belli bir limitte. Ama bu bize yeterli değil, bunu birçok belediye yapıyor. Bizim en büyük problemlerimizden biri çevreye saygı. O yüzden sadece ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız değil de her vatandaş Efeslim Kart sahibi olsun. Evsel atıklarını, plastiğini, kağıdını ayırsın ve biz de renkler yaparak tek tek o evsel atıkları toplayalım, atığı aldığımız kişiye para puan yükleyeceğiz. İhtiyacı olan vatandaş para puanını kullanabilir, ihtiyacı olmayan vatandaş ise ister kullanabilir isterse eğitime destek olmak adına para puanını geri teslim edebilir. Biz çok eminiz, bu yıl sponsorluklar bulunamadığı için yarışma gerçekleşmemiş ama teknoloji ve belediyenin bir araya gelmesi  anlamında önümüzdeki sene başvurumuzu yapıp bu konuda ödül alacağımızı düşünüyoruz" dedi. 

'GELECEĞİN TOPRAKTA OLDUĞUNU ÖĞRETMELİYİZ' 

Selçuk'a özgü Osmancık üzümünün tohumlarını öğrencilerle buluşturup toprakla kavuşturma projesi hakkında konuşan Sengel, "Biliyorsunuz, bizim köy akademi projemiz var. Bizim o 5 hedef 50 projemizin içerisinde tohum merkezi, toprak okulu, üretici pazarı ve tarım müzesi başlığı altında bir projemiz vardı, onun ihalesini tamamladık, adını da markasını da aldık ve Efes Tarlası adıyla tohum merkezi ve toprak okulumuzun inşaatı devam ediyor. Burada Efes Tarlası markası dahilinde çeşitli ürünler üreteceğiz. O ürünlerde en başında ata tohumlarını elde ederek o ata tohumlarından doğru tarım nasıl yapılır o toprak okulunda bir çiftçilere iki öğrencilerimize bu konuda eğitimler vereceğiz. Çünkü çocuklara geleceğin toprakta olduğunu öğretmek istiyoruz. Çünkü Efes Selçuk'ta bir meyve çanağının içinde yaşıyoruz ve bu meyve çanağını doğru şekilde götürmemiz gerekiyor" dedi. 

'HİSSETTİĞİMİZİ UYGULUYORUZ' 

Bir başka proje olan asker yardımı projesi hakkında konuşan Sengel, "Biz Efes Selçuk'ta yaşıyoruz ama orada bir aile olarak yaşıyoruz. Nasıl aileden birisi askere gittiği zaman ona bir şekilde çanta verilir, biz de kente böyle bakıyoruz. Asker yardımları vs normal olarak kanun dahilinde yapılan bir şey ama o sadece banka dahilinde yapılan bir şey. Bizim dokunmamız lazım ve dokunurken de gidene hoşçakal dememiz lazım. Seni dualarla gönderiyoruz ve seni bekliyoruz dememiz lazım. Bu kadar çok şehit haberi aldığımız dönemde onlara hoşçakal demek aslında kolay. Vay dedirtecek bir iş olabileceğini açıkçası düşünmedim. Sadece hissettiğimizi uyguladık. Evet, proje devam edecek" dedi.

'EFES, SELÇUK'TAN ÇOK DAHA BÜYÜK' 

Filiz Ceritoğlu Sengel, Selçuk Belediyesi yerine neden Efes Selçuk Belediyesi denilmesi gerektiğine yönelik konuşarak, "Bu işin başka bir boyutu var. Efes dediğimiz yer sadece o antik kentten ibaret değil. Efes denilen yer çok çok büyük skalaya hitap ediyor. Efes aynı zamanda Türkiye'ye de hitap ediyor. 
Selçuk ismi konulmuş ama bunun Aydınoğulları zamanında kaldığı bir gerçeği var. Efes, Selçuk'tan çok daha büyük bir isim. Efestir orası, neden Selçuk? Efesle Selçuk bir bütün olursa ancak ve Efes'in Selçuk'a ait olduğunu gösterebilirsek Efes'e sahip çıkacağız. O yüzden evet, Efes Selçuk diyorum. Bunda kızılacak bir şey yok, 1989 yılında Efes Selçuk'un Meclis'ten geçen bir logosu hazırlanmış. Ve logomuzun kendisinde de yazıyor. Biz sadece zikretmeye başladık" dedi.

Sağlık Bakanlığı, evde sağlık hizmetlerini Efes Selçuk'ta yenilememe kararı almıştı. Sengel bu karara yönelik, "Biraz yanlış anlaşıldı herhalde, Efes Selçuk Belediyesi ile hastane arasında bir protokol vardı, belediyemiz oradan bir ambulans kiralamıştı. Bu sene de protokol hazırlandı, imzalanılacaktı. Öğrendik ki bir şimdiye kadar gönderilmeyen bir ambulans hastaneye gönderilmiş ve bizimle protokol imzalayamayacaklarını söylediler. Ama onlar bu sağlık hizmetine devam edecekler, şu an ambulans şoförü bulamadıkları için bekliyorlarmıș. Biz de başka bir şey yapalım o zaman dedik, doğum zamanındaki kadınlara lohusalık döneminde destek olalım, tansiyon hastası varsa onun tansiyonunu ölçelim gibi başka noktaya getirmeye çalıştık ve elimizden geldiğince buna çalışacağız" dedi.

'KADIN GİBİ DÜŞÜNÜYORUM' 

Sengel, "Bizim projelerimizin içerisinde kadın var. Efeslim Kart'ta yardım alan kadınlar var, masalevleri, ücretsiz kreșler açtık. Bunun içerisinde kadın var. Adım attığımız her içerisinde kadın var. Kadın gibi düşünüyorum, bundan gurur duyuyorum. Bütçemizde kadınlara pozitif ayrımcılık sağlayacak bir şey yapmadık ama yaptığımız her işin içerisinde zaten kadın var. Umarım kadınlar da bu işlerden memnundur" dedi.

Efes Selçuk Belediyesi'nin maddi sıkıntılarına yönelik konuşan Sengel, "Mağdur edebiyatı hiç yapmadım, yapmayacağım da. Gelirlerimizi arttırmak için elimizden geleni yapıyoruz ve bu noktada beni mutlu eden tek bir şey var. O da emekçinin hakkını, maaşını zamanında ödemek. Çünkü ben söz verdim. En büyük gururum çalışanlarımızın maaşınlarını aksatmıyor, birkaç gün öncesinden ödüyoruz. Bunun için şükrediyorum. Elimizden geldiğince borçlarımız için anlaştık, taksitlenmeye gittik. Bir taraftan da üretim gerek ama ne var, borç var yapacak bir şey yok demiyoruz" dedi. 

'EN İYİ PROJELERİM, HENÜZ YAPAMADIKLARIM'

En iyi projesi sorulan Sengel, "En iyisi henüz yapamadıklarım. Her şeyin bir tık iyisi var. Bir sürü proje düşünüyorum ve onlar hayata geçtiğinde şu anki bütün projelerim hafif kalacak" dedi. 

'FABRİKA AYARLARIMIZA GERİ DÖNMELİYİZ' 

Ülkeye hakim olan ekonomik kriz hakkında konuşan Sengel, "Herkesin derdi, evine ekmek götürüp çocuğunu büyütmek. Bu konuda çıkmaza girmişiz gibi hissediyorum. Bu bahsettiğimiz intiharlar o kadar trajik şeyler ki. Ekonomik dediğimiz şeyin birçok şeyle bağlantısı var. Şu an bir savaşın eşiğinde de olabiliriz. Bu noktada bu işleri çözmek ve ne yapacağımıza karar vermeliyiz. Fabrika ayarlarımıza geri dönmeliyiz" dedi.

'DEPREM VERGİLERİ NEREYE GİDİYOR ARAŞTIRILMALI'

Yakın zamanda gerçekleşen Elazığ depremine yönelik konuşan Sengel, "Ülkelerin yapması gereken yegane şey, tarih tekerrürden ibarettir cümlesini tekrar tekrar okumak. 99 depreminde çok ciddi kayıplar verdik. Ve sonra çok büyük laflar söylenmeye başlandı. Ancak 99'un üzerinden kaç yıl geçmiş ama biz hala devlet ve millet olarak deprem olduğunda ne yapacağımızı bilmez haldeyiz. Bu süreç içerisinde seçim zamanı yaklaştığında imar affı çıkıyor. Nasıl çözeceğiz bu işi? Bu işi çözmemiz için ciddi kararlar almalı ve aldığımız kararlardan genel seçim yaklaşıyor diye geri dönmememiz lazım. Elazığ ve Malatya depreminden sonra Kızılay'ı topladığı bağışlar, ayrıca Ensar Vakfına giden gelirlerin tek başına sorulması, sorușturulması gerekir. En başında olan kişinin yaptığı açıklamalarının ciddi anlamda irdelenmesi gerek. Deprem vergilerinin nereye gittiği ile ilgili bir soru önergesi verilip tüm detayıyla açıklanması gerekir" dedi.

Yorumlar (0)
banner96
banner178
16°
parçalı bulutlu
Günün Karikatürü Tümü
Anket Tümü
Koronavirüs sebebiyle sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli mi?