Dervişoğlu: Suriyelilerin yüzde 68’i Türkiye’de

İktidarı Suriyeli göçmenler konusunda AB’ye karşı tavizkar politikalar izlemekle eleştiren İYİ Parti İzmir Milletvekili ve Meclis Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Türkiye’nin bir kaçak göç merkezi haline geldiğini söyledi. Dervişoğlu bu konunun meclis tarafından araştırılmasını istedi.

POLİTİKA 17.03.2020, 13:59
Dervişoğlu: Suriyelilerin yüzde 68’i Türkiye’de

CENGİZ ALDEMİR / İZ GAZETE- Suriye'de açık sınır politikası izlerken diğer yandan AB sınırlarını kapatan Türkiye’nin, dünyada en fazla sığınmacı barındıran ülke konumuna geldiğini belirten İYİ Partili Dervişoğlu, AB’nin anlaşma çerçevesinde sorumluluklarını yerine getirmediğini ileri sürdü. Dervişoğlu, mülteci anlaşmasının Türkiye'ye getirdiği külfetlerin araştırılmasını istedi.

Türkiye üzerinden Avrupa Birliği ülkelerine geçmek isteyen düzensiz göçmenleri meclis gündemine taşıyan İYİ Parti İzmir Milletvekili Müsavat Dervişoğlu, AB ülkelerindeki kamuoyunda büyük bir rahatsızlık yarattığını belirtti. 1 8 Mart 2016' da Türkiye ile Avrupa Birliği arasında mülteci anlaşmasını hatırlatan Dervişoğlu, Bu anlaşma çerçevesinde AB tarafından verilen taahhütlerin hiçbirisinin uygulanmadığını ve düzensiz göçü engelleme politikası izlediğinin altını çizdi.

SURİYELİLERİN YÜZDE 68’İ TÜRKİYE’DE

İç savaş sonucunda Suriye'nin demografik yapısının büyük bir dönüşüme uğradığını belirten Dervişoğlu, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) verilerine dikkat çekti. Dervişoğlu, “Ülkelerini terk eden Suriyeli sığınmacıların yüzde 67' si Türkiye'ye gelmiştir. Diğer Arap ülkelerinin aksine açık sınır politikası uygulayan Türkiye kısa zaman içinde dünyanın en fazla sığınmacı barındıran ülkesi konumuna gelmiştir. Açık sınır politikası sonucunda, Türkiye'de bulunan Suriyeli sığınmacı sayısı 2015 yılında 1 milyon 622 bin iken 2020 yılında 3 milyon 587 bine yükselmiştir. Türkiye üzerinden Avrupa Birliği ülkelerine geçmek isteyen düzensiz göçmenler, AB ülkelerindeki kamuoyunda büyük bir rahatsızlık yaratmış ve yine AB'nin mültecileri kendi sınırları dışında tutma politikasının doğa bir sonucu olarak 18 Mart 2016'da Türkiye Avrupa Birliği arasında mülteci antlaşması imzalanmıştır” hatırlatmasında bulundu.

TAVİZKAR POLİTİKALAR

Türkiye’nin AB’ye karşı taviz üzerine tavizkar bir politika izlemesini eleştiren Dervişoğlu, “Bu antlaşma gereğince Türkiye 20 Mart 2016 tarihi itibarıyla Türkiye'den Yunan adalarına geçen tüm yeni düzensiz göçmenler Türkiye'ye iade edilmesini kabul etmiştir. Böylece Avrupa Birliği kendisini kitlesel göç tehdidinden korumuş ve bu yükü tamamen Türkiye'nin omuzlarına yüklemeyi başarmıştır. Bu taviz karşılığında AB sınırları içinde, Türk vatandaşlarına vize serbestisi taahhüttü verilmiş fakat bu söz AB tarafından yerine getirilmemiştir. Yine bu anlaşma kapmasında Türkiye- AB arasındaki gümrük birliğinin iyileştirilmesi taahhüt edilmiş bu söz de yerine getirilmemiştir. Bu tarihten itibaren AB müzakere sürecinde yeni fasıllar öngörülmüş fakat gerçekleştirilmemiştir. Söz konusu antlaşma kapsamında Türkiye'ye 6 milyar avro finansal yardım taahhüttü verilmiş ancak 3 milyar doları gerçekleştirilmiştir” bilgisini paylaştı.

TÜRKİYE KAÇAK GÖÇ MERKEZİ

Türkiye’nin Suriye sınırında açık kapı politikası uygulayıp milyonlarca düzensiz göçmeni kabul ettiğini, AB ülkelerinin ise 4 yıldan beri anlaşmanın hiçbir maddesine uymadığına vurgu yapan Dervişoğlu, bu anlaşma sonucunda, Türkiye'ye gelmiş her Suriyeli mültecinin üçüncü bir AB ülkesine gidemediğini ve Türkiye’nin bir kaçak göç merkezi konumuna geldiğini belirtti. AB-Türkiye Mülteci anlaşması yapıldığı tarihte Türkiye'de bulunan Suriyeli sığınmacı sayısının 2 milyon 715 bin 789 olduğunu kaydeden Dervişoğlu, bugün bu sayının 3 milyon 597 bin 209’a yükseldiğine dikkat çekti. Dervişoğlu önergesinde şu bilgilere de yer: “ Türkiye söz konusu anlaşma çerçevesinde AB taahhütlerini uygulamamasına rağmen hangi sebeple 1 milyon sığınmacıyı kabul etmiştir. AB tarafının anlaşma çerçevesinde sorumluluklarını yerine getirmemesi, Türkiye-yunanistan sınırında ortaya çıkan insanlık krizinin temel ve hukuki kaynağı haline gelmiştir. Türkiye-AB mülteci anlaşmasının Türkiye'ye getirdiği külfetlerin araştırılması ve bu anlaşmanın mevcut durumdaki akıbetinin ne olacağına yönelik araştırma komisyonu kurulması gerekmektedir.”

Yorumlar (1)
Ismet tarim 4 ay önce
Sabah akşam ise gelip d giderken toplu taşım araçları bel otobüslerinde k kalabalığı mikroptan nasıl korumayı saglacaksiniz
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
26°
açık
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?