Çıray: 'Türkiye milli güvenlik sorunuyla karşı karşıyadır'

Türkiye’nin milli güvenlik sorunu ile karşı karşıya olduğunu söyleyen İYİ Partili Aytun Çıray, gazetemizin sorularını yanıtladı. Çıray aynı zamanda ülkenin siyasi bir çıkışa ihtiyacı olduğu tespitini de paylaştı

POLİTİKA 04.12.2019, 09:30 04.12.2019, 09:52
Çıray: 'Türkiye milli güvenlik sorunuyla karşı karşıyadır'

CENGİZ ALDEMİR/ İZ GAZETE- İYİ Parti Milli Güvenlik Politikaları Başkanı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray ana teması demokrasi, anayasa, hukukun üstünlüğü ve güçlendirilmiş parlamenter sistemin kurulması olan millet ittifakının sürdüğünü kaydetti. CHP’nin dizayn edilmesi iddialarına ise 12 eylül darbesinin bütün partileri dizayn etmesine rağmen sonuç alamayışını örnek gösterdi . Gazetemizin sorularını yanıtlayan İYİ Parti Milli Güvenlik Politikaları Başkanı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray,“Suriye’de Türk askerinin başarısı ne yazık ki masada kaybedilmiştir” dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar sizin partinizi ziyaret etti. Suriye ile Türkiye arasında ikili görüşmeler konusunda bilgi verdi mi? Verdiği bilgiler arasında varılan hedefler ve operasyonun bitişi tarihi de var mı?

Sayın Akar’a biz de aynı soruyu sorduk. Bürokratlar ve istihbarat elemanları arası görüşmelerin başladığını söyledi. Sanırım bu görüşmeler yavaş yavaş yukarıya doğru taşınacaktır. Biz bunları olumlu karşılıyoruz. Sayın Bakan bizlere teknik bir sunum yaptı diyebiliriz. Muhalefet partilerini bilgilendirme bağlamında böyle bir geleneği daha geliştirerek ve içerikli bir şekilde sürdürmek lazım.

Barış Pınarları Harekatı’nda Türkiye’nin geldiği noktayı nasıl görüyorsunuz? İktidar bunu bir başarı olarak göstermeye çalışıyor? Sizce de öyle mi?

Biz parti olarak bu harekatı yüzde yüz destekliyoruz. Biz bu duruma çok farklı bakıyoruz. Ancak harekata verdiğimiz desteği Adalet ve Kalkınma Partisinin dış siyasetine vermiyoruz. Bu parti bizlere hiç yaşamamamız gereken şeyleri yaşattı ve yaşatıyor. Suriye’deki iç savaşı ABD ile birlikte körüklememiş olsaydı bugün bunlar yaşanmamış olacaktı. Zamanın AKP’li başbakanı Süleymanşah türbesini yerinden taşırken, “Bize yardımcı olan YPG ye yardımlarından dolayı teşekkür ederim” demişti. Siyasilerin şehitler konusunda bir bedeli olacak. Dış siyaseti iç siyasete alet edilmesinin bedelini bu toplum 4 milyon Suriyeli ye bakarak ödüyor.

Sizin daha önce dile getirdiğiniz gibi, Ankara’da S-400 füzeleri NATO uçaklarına kitlendi ve S-400 radarları yazılımından dolayı Rus uçaklarına kitlenmiyor. Sizce Ankara’da S-400 füzeleri neden konuşlandırıldı? Bu test neden F-16 uçaklarıyla yapıldı?S-400’lerin Sarayı korumak için alındığı iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu acemiler güruhu devletin başına geldiği zaman geçmiş ideolojik takıntıları nedeniyle, ‘Biz vesayeti kaldırıyoruz’ söylemi altında bir çok yanlışlar yapılmıştır. Türkiye’nin başını derde sokmuşlardır. Biz Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde, ‘Bu asker benim askerim. Bu bana lazım. Ben bundan korkmamalıyım. Biz kendi içimizde başka türlü mekanizmaları kurarız’ deyip o çuvalı başına geçirenlere kafa tutsalardı. Bugün S-400 füzelerini almalarına da ihtiyaç kalmazdı. Senin kendi askerin seni korur. Diğer yandan bütün süreçlere bakıyorsunuz. Bu siyasi islamist takıntıları bilen hain FETÖ örgütü bu korkuları çok iyi kullandı. Sonuçta 15 temmuz hain ayaklanması oldu. Yeni bir 15 temmuz olur mu? Olmaz. Böyle bir tedbir mi alıyoruz? Ben böyle bir şey bilmiyorum hakikaten. Böyle bir durum için uçakları havada düşürecek bir sistem mi alıyoruz? Kendi kendimize yeni bir mekanizma mı hazırlıyoruz? Ben bunu bilmiyorum. Bu tür şeyler bu soruları da akla getiriyor. Türkiye kararını verecektir. Hiç şüphesiz ABD emperyalistir. Ama Rusya daha az emperyalist değildir. Bu tip şeylere tedbir almanın yolu ondan bir füze, bundan bir füze alalım demek değildir.

Türkiye’nin güvenlik sorunu var mı?

Türkiye bir milli güvenlik sorunu ile karşı karşıyadır. Suriye’de Türk askerinin ve Milli Savunma Bakanlığı’nın başarısı ne yazık ki masada kaybedilmiştir. Kamuoyuna çıkıp mutubakattayız deniliyor. Peki bağlayıcılığı ne? Cumhuriyetin dış politikası, doğru bir dış politika, 600 yıllık yıkılmış bir imparatorluğun deneyiminden geçmiş bir politika, Yurtta Sulh, Cihanda Sulh ilkesine geri dönmek, aracılar yerine Esad’la doğrudan doğruya konuşmak ve sınır güvenliğini birlikte sağlamak. Bunları yapmadan bir yere varamaz, sonuç alamaz ve mutlu da olamazsınız. Bir ülkeyi yönetenler kendi insanlarını ve kurumlarını kendileri için tehlike olarak görmeye başlamışlarsa gece uyuyamazlar. Böyle bir şeyin olacağını da tahmin etmek istemiyorum. Türkiye NATO’dan çıkacak mı? Kararını ver kardeşim. Burada esip, yağıp, gürleyip, ABD’de , ‘Dostum Trump’ mı diyeceksin ? Bu karma karışık ve başarısız bir dış politika.

Sayın Akşener’in 30 ağustosta Saraya gitmesi, Partinizin Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’ın açıklamaları çerçevesinde baktığımızda. İYİ Partinin AKP ile bir koalisyon iddiaları ortaya atılmıştı.Partinizde böyle bir arayış var mı?

Bu anlamda konu kapanmıştır. Biz hiçbir yerin yedek lastiği falan da değiliz.

Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP’nin içini dizayn ediyor iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye doğru yönetilmiyor. Buradan halkımıza sesleniyorum: Dünyada 1976 yılında 17. Büyük ekonomiye geçen Türkiye bugün 19. Sıraya gerilemiştir. Kalkınmakta olan ülkeler seviyesinden, geri kalmış ülkeler standardına inmiştir. Bunun neresi doğru yönetim olabilir? CHP’nin içini dizayn ederek iki sene iktidarda kalsan neye yarar. Bunu yapanlar büyük düşünen insanlar olamaz. Tarihten de ders almamışlar belli ki! 12 Eylül rejimi bütün siyaseti dizay etmeye çalıştı. Bazılarını veto ederken, bazılarını da kapatarak sayın Özal’ın önünü açmıştı. Peki bu yürüdü mü? Yürümedi. Siyasette dizayn ederek genlerle oynanınca ne oluyor? Millet zaman, para, refah özgürlük ve çok şey kaybediyor. Bugün de 12 eylül rejiminin yaptığı gibi oynayabilirsiniz ama sonuç alamazsınız. Sosyal olayları, toplumları bir bütün olarak sürekli yönlendiremezsiniz. Öyle olsaydı Osmanlıda 40 sene padişahlık yapan adam oğlunu kesmeye kalkmazdı. Yine Almanya’daki Nazi rejimi çökmezdi. Bir tane doğru var ve o da siyasetin genleriyle oynamamaktır. Medeni dünya uğraşmış, savaşmış, birbirini yemiş ve bir karara varmış. Demiş ki; rejimlerin içerisinde en az hasarlısı Demokrasidir. Çare onu bunu dizayn etmekte değildir. Çare demokrasidir.

Yorumlar (0)
banner96
banner178
10°
parçalı bulutlu
Günün Karikatürü Tümü
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?