CHP lideri, İzmirli Bakan Pakdemirli'ye sert çıktı: 'Toplumu kandıracağını zannediyor'

CHP lideri Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada sık sık adalet vurgusu yaptı.

POLİTİKA 02.07.2019, 15:06 02.07.2019, 15:10
CHP lideri, İzmirli Bakan Pakdemirli'ye sert çıktı: 'Toplumu kandıracağını zannediyor'

İZ GAZETE - CHP Genel Başkanı ve İzmir Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. CHP lideri sık sık adalet vurgusu yaparken,  İzmirli, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye de sert bir çıkışta bulundu.

Adaleti herkes için istediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Siyasal iktidarların işsizliğe ve pahalılığa çare bulması gerekiyor. Herkesin karnının doyduğu yerde adalet vardır. ‘Gıda fiyatları bütün dünyada düşerken Türkiye’de niye artıyor?’, AKP’li kardeşlerime sormak istiyorum! Türkiye’yi kim yönetiyor!” diye konuştu.

‘BİR BAKAN DÜŞÜNÜN, TOPLUMU KANDIRACAĞINI DÜŞÜNÜYOR’

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin ara sıra mizah unsuru olduğunu söyleyen CHP lideri, “Çünkü, bir söylediği bir söylediğini üç gün sonra tutmuyor. ‘2021 yılı sonuna kadar et ithalatı olmayacak’ diye açıklaması var. Sadece 2019’un ilk 5 ayında 251 bin büyükbaş hayvan ithal ettik, 257 milyon dolar para ödedik. Bir bakan düşünün, topluma doğru bilgi vermiyor, toplumu kandıracağını zannediyor. Sen o koltukta hangi gerekçe ile oturuyorsun? Yönetemiyorsunuz, ben bunu gayet iyi biliyorum. Bunu söylememin nedeni AKP’ye oy veren kardeşlerimin gerçeği öğrenmesi içindir. Ama bunlar olurken , vatandaşın geliri düştüğü için, et tüketiminde de düşüş olmuş.”ifadelerini kullandı.

İşte Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısındaki konuşmasından satırbaşları:

Ergenekon operasyonunun büyüklüğünü, toplumun belleği unutmasın diye anlatıyorum. 12 yıl sonra pardon diyoruz. 12 yılda ailelerin çektiği dramın hesabını kim verecek? Hep adalet ve hukuk dedik. Bunu sadece kendimiz için istiyorsak namerdiz. 82 milyon için adalet istiyoruz. Bu ülkenin Genelkurmay Başkanı terörist diye hapse alınıyorsa, Türkiye’de kimsenin güvenliği yoktur. Yazarlardan, gazetecilerden, aydınlardan bu ülkenin özür borcu var. Önlerinde diz çökerek özür dilemeleri gerekir.

Bu süreç yaşanırken tek itiraz eden bizdik. Dönemin başbakanı zırhlı aracını savcıya vermişti. Ben bu davaların savcısıyım demişti. Şimdi sormak istiyorum. Memnun musun, yoksa hicap mı duyuyorsun? Yoksa yine ‘Bizi kandırdılar, Allah affetsin’ mi diyeceksin! Binlerce aileyi perişan ettiler, huzur bırakmadılar. Medyalarına da söylüyorum. Vicdanınız varsa sizin de özür dilemeniz gerekiyor. Silivri hapishanesini aydınların,düşünürlerin hapsedildiği toplama kampına benzetmiştim. Buradakilerin tek özelliği bayraklarına ve vatanlarına bağlı olması demiştim. Bu açıklamamı yaptım, Ankara’ya gelmeden savcı fezleke hazırladı. Buradan Baykal’a da selam göndermek istiyorum. Davanın savcısıyım diyenlere ben de avukatıyım demişti. Avukat galip geldi.

Adalet Bakanı güven veren adalet diyor, katılıyorum. Getireceğiniz, pakette Eren Erdem’i dışarı çıkaracağınıza söz veriyor musunuz? Hangi gerekçe ile içeride Allah aşkına, biri çıksın söylesin. Fetöcü diyorlar, Fetö aleyhine kitap yazmış. Osman Kavala, askeri öğrenciler var. Sırrı Süreyya Önder, Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Selahattin Demirtaş,  hangi gerekçe ile içeride? Vicdan sahibi herkese sormak istiyorum. Demirtaş cumhurbaşkanı adayı olup seçimlere katılabiliyorsa, içeride ne işi var? Kendimiz için adalet istemiyoruz. Kâinat için, insanlık için adalet istiyoruz. Adalet bir kutup yıldızı gibidir o sabit durur, kâinat onun etrafında durur. Parası olan, siyasi akrabası olan dışarıda, diğerleri içeride, bu mudur hak? Onların hakkını Kemal kardeşleri savunacak. Cumhuriyet Gazetesi yazarları içeride anlamak mümkün değil!

Trump, Erdoğan’a teşekkür ediyor, Brunson’u serbest bıraktığı için. Erdoğan ‘Ben değil Türk yargısı serbest bıraktı’ diyemiyor. Çünkü Erdoğan’ın talimatı ile serbest kaldı. AKP’li kardeşlerime sesleniyorum. Adaletin yanındaysan bir daha AKP’ye oy vermezsin.

Canan Kaftancıoğlu’nu 6 yıl önceki twitleri için yargılıyorlar. Nerede adalet? İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, onurlu bir kadın. Fetöcü diyorlar, dosyaya gizlilik kararı veriyorlar. Sonra da yargıda reform yapacağız diyorlar.

Şule Çet Davası var. Babası adalet istiyor. Bir evlada tecavüz ediliyor, 20.kattan atılıyor. 20.kattan atanların parası var, gücü var. Şule Çet’in babasının neyi var. Ama bu ülkede iyi ki CHP var.

Bütün peygamberlerin varlık nedenidir, adalet. Eğer siz adaleti yok eden kararlar alırsanız, devletin temelini çürütürsünüz. Devletlerin varlık nedeni de adalettir zaten.

Saraydakiler lale devrini yaşıyor. Saray Ali Baba’nın Çiftliği gibi. Şimdi adı da güzel ‘Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu’ kurmuşlar. Sanki bunlar toplanıp, Erdoğan’a itiraz mı edecek? Kimler var eski ağabeyler. Baktılar yeni parti kurulacak, onları da topladılar. 13 bin lirayı beğenmediler, 18 bin liraya çıktı maaşları. Ya fakirin fukaranın parasıdır o. Bülent Arınç bunu tartışan vatandaşlara edepsiz deme cüretini gösteriyor. Daha makamınıza oturmadan 13 bin liralık maaşınız 18 bin lira oluyorsa ve bunu eleştiren insanlara edepsiz diyemezsin. Diyen insan aynaya bakacak. Vatandaşın sorgulama hakkı var, senin maaşını vatandaş veriyor. Vatandaş sormazsa demokrasi yok demektir. Edep yahu edep! Edep nedir, erkân nedir bilir misin sen acaba? Vatandaşa hesap vermektir edep, sen kamu işi yapıyorsun. Özel şirkette çalışmıyorsun. Gerçi sarayı şirkete çevirdiniz 82 milyon sana çalışıyor.

Tek adam rejimini kuralım Türkiye’yi uçuracağız dediler. Uçuyoruz ama yokuş aşağı. Hiçbir önlem yok. Damadın bir eli yağda bir eli balda. Damat başka âlemlerde. Erdoğan diyordu ki ‘Bana yetki verin dolarla, faizle, enflasyonla nasıl mücadele edilir?’ Yetkiyi aldı, e ne oldu? Bir tablo yaptım ne düştü diye. Büyüme oranı, milli gelir düştü. Kişi başına gelir, merkez bankasının döviz rezervleri, TL’nin dolar karşısında değeri düştü. Asgari ücret enflasyon karşısında düştü. Tarımda ve sanayide üretim düştü. Ülkenin dünyada itibarı düştü.  Ya memleketi ne hale getirdiniz!

Cumhurbaşkanı hepimizi temsil ediyor ve tarafsız olması lazım. Tarafsız olmazsa, devletin sigortası olmaz. Namus ve şeref bizim için iki hayati kavramdır. Anayasa’da bunun için yemin ediliyor. Devletin en tepesinde bir partinin genel başkanı olmaz. Bir partinin genel başkanı, başkomutanlık mı yapar ya? Bir partinin genel başkanı Anayasa Mahkemesi’ne, Danıştay’a, Sayıştay’a hakim mi atar? Türkiye’nin çivisi çıktı. Bunları iyi niyetle söylüyorum. Meydanlara çıkıyor, partinin genel başkanı olarak bize hakaret ediyor. Biz cevap verince, cumhurbaşkanına hakaret diyor. Sen ne cumhurbaşkanısın ya?

Yorumlar (0)
banner96
banner177
24°
açık
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?
İZ DERGİ
Günün Karikatürü Tümü