Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İZBETON operasyonları kapsamında tutuklanan ve İzmir Buca Ceza İnfaz Kurumu’nda kalan önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nu ziyaret etti.
Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Özel, "Öyle talihsiz bir dönem yaşandı ki inşaat maliyetlerinin on kat arttığı bir dönemde bu kooperatifler başarılı olsalardı Türkiye'de çok iyi örnek olacaktı. Şimdi sonuçlandırılmalarıyla birlikte de bu iyi örnek devam edebilir. Ancak artan maliyetlerden dolayı kimi kooperatif istediği kadar ilerlemedi." ifadelerini kullandı. İzmir'de vatandaşın mağduriyetinin dolandırıcılığa teşebbüs gibi ifade edildiğini belirten Özel, "Özeleştiri yapmak durumundayız. Bu kooperatiflerin mutlaka ilerlemesi ve tamamlanması gerekiyor." dedi.
Özel şu açıklamaları yaptı:
İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki başkanımız Sayın Tunç Soyer’i ve İzmir İl Başkanımız Şenol Aslanoğlu'nu ve arkadaşlarımızı ziyaretlerde bulunduk.
İzmir'in gösterdiği dayanışmadan partinin kendilerine sahip çıkmasından ve ilk andan itibaren hepimizin tereddütsüz bu konuda kendilerine sahip çıkmamızdan duydukları memnuniyeti ifade ettiler. Hem tüm partimizin seçilmişlerine üyelerine seçmenlerine bütün İzmirlilere saygılarını sunuyorlar.
Biz İzmir'de bir özel görevlendirme yaptık. O görevlendirme hakkında kendilerine de bilgi verdim. Önceki dönem genel sekreterimiz Sayın Bihlun Tamaylıgil, İzmir'de bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak benim özel temsilcim ve tam yetkili olarak konunun tüm taraflarıyla ilgileniyor. İki milletvekilimiz, Aydın milletvekilimiz Evrim Karakoz ve Ankara milletvekilimiz Özgür Erdem İncesu kendisinin yardımcıları. Ayrıca genel sekreter yardımcımız Tarık Balyalı da Bihlun hanımla birlikte İzmir'deki ekipte görev yapacak.
İzmir'de dolandırıcılık algısı
Buradaki temel amacımız hem yargı süreciyle ilgili örgütümüz arkadaşlarımız İzmir Büyükşehir Belediyesi arasındaki koordinasyonu eşgüdümü partinin birlik ve beraberliğini sağlamak elbette ama esas olarak burada yaratılan bir algı var. O algı da şu. İzmir'de sanki birileri birilerini dolandırmak için bir teşekkül oluşturmuş gibi. Oysaki İzmir'de kentsel dönüşüme devlet hükümet sırtını dönmüştü. Başka şehirlerde bu konuya önem verdiklerini söyleyenler İzmir'de yurt dışından bulunan büyük kaynaklara dahi yıllarca imza atmayarak kentsel dönüşüme engel oluyorlardı ve sosyal demokrat bir partinin yapması gereken mesele bu konuda bir kooperatifçilik deneyimi var. Özellikle bu konudaki Ankara'daki başarılı örneklerin ilk başlatıcısı sonlandırıcısı ve bütün Türkiye yayılmasını sağlayan bu örnekleri Sayın Murat Karayalçın'ın döneminden başlayarak Türkiye Cumhuriyet Halk Partisi ile biliyor. Ve bu yüzden bir kooperatif modeline geçildi.
İnşaat maliyetleri 10 kat arttı
Öyle talihsiz bir dönem yaşandı ki inşaat maliyetlerinin on kat arttığı bir dönemde bu kooperatifler başarılı olsalardı Türkiye'de çok iyi örnek olacaktı. Şimdi sonuçlandırılmalarıyla birlikte de bu iyi örnek devam edebilir. Ancak artan maliyetlerden dolayı kimi kooperatif istediği kadar ilerlemedi. Kimisi henüz başlayamamıştı ve bu mesele iktidar tarafından Cumhuriyet Halk Partili yöneticiler vatandaşı dolandırmaya çalıştı gibi bir haksız iğrenç iftiraya dönüşmüş durumda. Oysa İstanbul Esenyurt'a baktığınızda otuz bin konut mağduru var. Apartman var. Olmayan katlardaki daireler satılmış. Önce ‘siz satın, emsali arttırırız katı arttırırız’ demişler. Sonra onu başaramayınca ya da bir gözü dönmüşlüğe dönünce bu iş otuz bin tane konut mağdur var Esenyurt'ta. Her gün meclisteler ve onların yüzüne dönük bakan bir tane AK Partili yok. Bundan utanan bir AK Partili yok. Deprem bölgesinde altı yüz elli bin konut bir yılda yapacağız dediler. Üç yılda verdikleri sözün yüzde 35’ini tutabildiler. Bu inşaat maliyetleriyle yapamayınca orada şimdi dönüp de vatandaşı siyaseten dolandırmadı mı AK Parti? ‘Bir yılda vereceğim bu konutları size’ dedi ve vatandaşa bir yılda vereceğim dediği konuda iki buçuk yıl geçmiş on vatandaştan altısı yedisi halen daha konteynırda.
Aynı şeyin İzmir'deki ölçeğinde işte vatandaşların mağduriyetini sanki bir dolandırıcılığa teşebbüs gibi ifade ediliyor. Bu konuda biz arkadaşlarımızın iyi niyeti ile ilgili bir şüphemiz yok. Ama bu mağduriyeti de AK Parti'nin Esenyurt'a sırtını dönmesi gibi dönemeyiz. Ya da bir Murat Kurum pişkinliği ile ‘bir yılda bütün konutları yapacağız’ deyip 2,5 yılda yüzde otuz beşini yapıp da ‘çok başarılıyız’ diyemeyiz. Özeleştiri yapmak durumundayız. Bu kooperatiflerin mutlaka ilerlemesi ve tamamlanması gerekiyor.
Kaynak bulunacak
Bihlun Tamaylıgil boşuna seçilmiş bir isim değildir. Hem bütün örgütümüzü çok iyi tanır. Hem yıllarca finans piyasalarında çok önemli görevler yaptı ve bu tip bir projenin nasıl kaynak bulacağını nasıl finanse edileceğini haklının haksızın veya verilen paranın ne kadarının karşılayacağını yapılan işleri hesaplayacak en iyi ekipleri kurulabilecek noktada. Burada temel amaç kimseyi üzmeden kırmadan kimsenin hakkını yemeden arkadaşlarımızı da bu haksız suçlamalar karşısında yalnız bırakmadan topyekun ve doğru bir mücadele vermek için bu çalışmayı koordine etmek için kendisi burada görev yapıyor.
Mağduriyetler giderilecek
İzmir'e İzmir'i duymayan değil, geçtiğimiz dönemde İzmir bizden ne talep ettiyse biz onu yaptık ve İzmir'in istediği gibi İzmir'i dinleyen, İzmir'i duran, ona cevap veren çizgimizi bundan sonra da sürdüreceği ve büyük hedefimiz ortaya çıkan ya da çıkması olasılığı mağduriyetlerin daha günü gelmemiş teslim edilmemiş evler de var. Bir miktar beklenenin gerisinde seyreden yerler de var. Olası mağduriyetlerin de ortaya çıkan mağduriyetlerin de giderileceği ama arkadaşlarımızın da bir cadı avıyla hak etmedikleri suçlamalarla karşılaşmayacakları bir süreci hep beraber tamamlamayı umuyoruz."
Tutuklama son çaredir
İzmir'de de çok sayıda tutuklama yapılmasının yanlış olduğunu söyleyen Özel, şunları kaydetti:
"Ama bir doğru ya da doğru demek lazım. Türkiye'de çeşitli şehirlerde insanlar yedi ay, sekiz ay iddianame beklerken İzmir'de birkaç hafta içinde iddianamenin yazılmış olması çok kıymetlidir. Hızla tensip tutanağının düzenlenip duruşma gününün verilmesini, arkadaşlarımızın da iddianamenin kabulüyle birlikte tutuksuz yargılanmaya başlayacakları bir süreci umut ediyoruz. Bu yönüyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianameyi bu kadar hızlı yazması noktasında gösterdiği yaklaşımı da birçok noktada nasıl eleştiri hakkımızı kullanıyorsak, takdir ettiğimizi bundan memnuniyet duyduğumuzu da ifade etmem lazım."