Gizem TABAN ŞEBER- İz Medya Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, İz Medya Yayınlar Koordinatörü Murat Atilla, İz Medya Genel Koordinatörü Özgür Coşkun ve İz Gazete Yazı İşleri Müdürü Yağız Barut, İz Televizyonu’nda Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) aday belirleme sürecini ve yerel seçimleri masaya yatırdı. Programda, aday belirleme sürecine dair ilçelerdeki tepkilere dikkat çekilerek sürecin İzmirlilere şeffaf bir şekilde anlatılması ve seçmenin ikna edilmesi gerektiğine vurgu yapıldı.

Üç isme çağrı yaptı

CHP Genel Merkezi’nin aday belirleme sürecini hangi yöntem ve kriterlere göre belirlediğine yönelik İzmirlileri ve kamuoyunu aydınlatması gerektiğini belirten İz Medya Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, 3 isme çağrı yaptı. Kartal, şunları söyledi: “İzmir’de ilçeler şunu hazmedemiyor; adayları hangi yöntemlerle belirlediniz, mülakattan mı çıktı, anketten mi çıktı? Bu konuda net bir açıklama olmadı. Hangi ilçeyi konuşursak konuşalım o ilçenin muhalefeti; ‘Bu ilçe çok özel, diğerlerinden farklı, bu ilçeyi tam bilmiyorsunuz, burada seçim kayıp’ iddiasında bulunuyor. Ama bu ne kadar doğru ne kadar yanlış anlayabilmemiz için bilimsel araştırmalar ortaya koymak ve seçmenin nabzını yoklamak gerekiyor. Biz bu tür açıklamaların sebebi hakkında yorum yapabiliriz. Şu an 30 ilçenin en az 15 tanesinde net bir şekilde itiraz varsa bu, yöntemin belirlenmesinde sıkıntı olduğunu ve yöntemin ne olduğunun kamuoyuna şeffaf bir şekilde anlatılmadığını gösteriyor. İzmir, CHP’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi… Bu kenti ikna etmek CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e, Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan’a, Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel’e düşer. Özgür Özel’in, ‘İzmir listesi en az olumsuz tepki alan liste’ cümlesini İzmir kamuoyuna anlatmak üzere bir gayret içerisinde olmalılar.”

Çıkıp açıklamalılar

CHP 38. Olağan Kurultay’ının etkilerinin aday belirleme sürecine yansıdığını söyleyen Kartal, “İzmir’de gördüğümüz tabloya göre kurultay bitmemiş. CHP’nin yeni yönetimin önündeki en önemli görev aday belirleme süreci ve benim birçok yerde gözlemlediğim kurultaydaki tercihlere, sonuçlara dair değerlendirmelerin ortadan kalkmadığı… Kurultayın ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ‘Kimseyi ödüllendirmeyeceğiz, kimseyi cezalandırmayacağız’ dedi. Ancak benim kamuoyundan gördüğüm; CHP üye ve yöneticileri buna ikna olmuş değil. Ödüllendirildiklerini ve cezalandırıldıklarını düşünüyorlar. Yine kurultay sonrasında Özgür Özel, ‘Kayıt dışı siyaset olmayacak, adayları şeffafça belirleyeceğiz’ dedi. Bu noktada da problem görünüyor. Bu problemler ortadan kalkmadığı sürece insanlar böyle birbirlerini yerler. Biz gazeteciler için de sanki birini destekliyoruz diğerini yeriyoruz gibi bir algı oluşur. CHP yöneticilerine sesleniyorum; inanın bizler bile yorulduk. Bu kararları verenlerin çıkıp bunları açıklaması gerekir” diye konuştu.

İtibarı iade edilmeli

İlk olarak Uygar Yıldırım’ın belediye başkan adayı gösterildiği, ardından Yıldırım’ın adaylığı geri çekilerek Onur Emrah Yıldız’ın aday olarak ilan edildiği Çiğli’ye ayrı bir parantez açan Kartal, “Çiğli’de kim aday gösterilirse gösterilsin bir tantana kopardı. Çünkü Çiğli, siyasette rekabetin keskin olduğu bir yer… Ama orada da yöntem, usul açıklanmadığı için tepkiler oluştu. Şunu bir kere belirteyim; Onur Emrah Yıldız, Çiğli Belediyesi’ni yönetebilecek en iyi isimlerden bir tanesi… İZSU gibi önemli bir belediye yapısında daire başkanıydı, önemli yatırımların hayata geçirilmesinde görev aldı, çok iyi de bir ekibi var. Uygar Yıldırım konusuna gelirsek; aday olarak açıklandı, birçok yerde olduğu gibi Çiğli’de itirazlar yükseldi, Çiğli’de bu biraz daha sert oldu. Eylemin olduğu gün bazı genel merkez yöneticileri diğer aday adaylarını arayıp ‘adayı değiştireceğiz’ diyorlar. Aday değiştiği gün yapılan açıklamada CHP Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, çok talihsiz bir cümle kuruyor; ‘Zaten biz Uygar Yıldırım’ı yeniden değerlendirmek üzere aday yapmıştık’ diyor.  Uygar Yıldırım ile birkaç gün önce görüştüm, yüz felci olduğunu söyledi, gerçekten de yüzünde sertleşme vardı. Bir yayınını izledim, yayının bir kısmında duygusallaşıyor ve diyor ki; ‘Partiden istifa etmeyeceğim, kimseyi de partiden istifa etmeye davet etmiyorum. Bağımsız aday da olmayacağım, başka partiye de gitmeyeceğim. Ama benim bu yaşadığımı gören gençler siyasete girmez’ diyor. Tek bir talebi var; ‘Benim değiştirilme gerekçem neydi, Genel Başkan, tüm adayların tertemiz olduğunu söyledi, ben kirli miydim?’ diyor. Bunun açıklanmasını istiyor, ‘Bunu açıklasınlar ki üzerimde şaibe kalmasın’ diyor. Çok haklı... Karar vericilerin, bu genç siyasetçiyi insanların önünde şaibeli göstermemek üzere adaylıktan çekme sebeplerini açıklayıp gönlünü almaları gerekir. Tam olarak İzmir’deki tüm itirazların ortaklaşabileceği örnek, Uygar Yıldırım örneği… Neden aday gösterdiğini açıklamayınca tantana çıkıyor, neden geri çektiğini açıklamayınca zan altında bırakıyorsun.  O genç siyasetçi yine de partiyi bırakmayacağını söylüyor. Böyle insanları tüm Türkiye’nin önünde şaibede bırakırsanız, söylediğinizin aksine kayıt dışı siyaset yapmış olursunuz. Uygar Yıldırım’a da bir çağrım var; eğer adayın değişeceğine dair umudu varsa Çiğli’de değişiklik olmaz. Genç bir politikacı olarak kendisini gaza getirenlerin gazıyla kendini, gelecekte utanabileceği yerlere sürüklememeli. Kabahatliyi başka yerde aramamalı, buradaki kabahatli CHP Genel Merkezi’dir. Onur Emrah Yıldız’ın da bir suçu yok. Bence Uygar Yıldırım’dan özür dilemesi gerekenler; Murat Bakan, Deniz Yücel… Onların da dahil olduğu bir tabloda genç bir politikacıyı Türkiye’ye örnek olacak şekilde yeniden kazanıp itibarını iade etmeliler” açıklamalarında bulundu.