Gizem TABAN/İZ GAZETE- Yıkılan Buca Cezaevi arazisini imara açmayı öngören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı planına karşı açılan dava ile ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mimar ve Mühendisler Odası (TMMOB), İzmir Barosu, İzmir Tabip Odası, Buca Cezaevi Özgürleşirken Platformu ortak basın açıklaması düzenledi. Cezaevi alanında gerçekleşen ortak basın açıklamasının metnini TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Aykut Akdemir okurken İzBB Başkanı Tunç Soyer ve DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, konuya ilişkin bir açıklama yaptı.

f6c1a66d-ac75-4572-88f7-8ff0769e6bf2

KİMLER KATILDI?

Basın açıklamasına; İzBB Başkanı Tunç Soyer, Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, TMMOB İzmir İKK Sekreteri Aykut Akdemir, İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, CHP Buca İlçe Başkanı Hacer Taş, CHP İzmir önceki dönem İl Başkanı Deniz Yücel, İzBB CHP Grup Başkanvekili Murat Aydın, KESK, İzmir Tabip Odası, Buca Cezaevi Özgürleşirken Platformu, çevre ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, CHP’li belediye başkanları, ilçe başkanları, il yönetim kurulu üyeleri, belediye meclis üyeleri ve yurttaşlar katıldı.

965a5488-4815-42d0-b931-f04b72e03aac

EYLEMDEN DETAYLAR

Yüzlerce yurttaşın katıldığı eylemde ‘Buca Cezaevi Arazisi Betona Teslim Olmasın, Buca Nefes Alsın’ pankartları yer alırken ‘Susma haykır, temiz çevre haktır’, ‘Çetelere değil halka hizmet’, ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sloganları atıldı. Afet toplanma alanı ihtiyacını vurgulamak için alana sembolik olarak birkaç adet afet çadırı yerleştirildi. Basın açıklaması sonrasında İzBB Başkanı Tunç Soyer, belediye başkanları, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri alana zeytin ağacı dikerek arazinin yeşil alan olması konusunda mücadele etmeye kararlı olduklarının mesajını verdi.

İZMİRLİLERE ÇAĞRI

Buca Cezaevi arazisinin yapılaşmaya açılmaması ve yeşil alan olmasına dair talebi dile getiren ortak açıklamayı okuyan TMMOB İzmir İKK Sekreteri Aykut Akdemir, Buca Cezaevi Alanı Koordinasyonu adına tüm İzmirliler’e açık çağrıda bulundu. Akdemir, “Halkın ortak yararına açıkça aykırı olan işlemin iptal edilmesi ve sonrasında bu alanın olası bir afet anında kentlilerin güvenli bir şekilde sığınacağı bir toplanma alanına, beton binaların gölgesinde değil ağaçların gölgesinde nefes alacak rekreasyon alanına, insan hakları açısından kabul edilemez olaylara sahne olmuş Buca Cezaevi alanının geçmişiyle ilişki kurularak halkın ortak ihtiyacını karşılayacak yeni bir “Kültürpark Alanına dönüşmesi için İzmir 4. İdare Mahkemesi’nin 2022/2696 Esası’na kayden açtığımız davaya en kısa sürede müdahil olmaya davet ediyoruz. Kentin ve kentlinin ortak yararına açıkça aykırı olan bu planların altına imza atan ya da bu karara sessiz kalan tüm karar vericilerin asli görevlerinin kendilerine bu yetkiyi veren kamunun ihtiyaçları doğrultusunda hizmet vermeleri gerektiğini tekrar hatırlatıyoruz. Buca Cezaevi Alanı Koordinasyonu olarak ‘Buca Nefes Alsın’ diyerek başlattığımız mücadele, kamusal alanımızı kazanana kadar devam edecektir” diye konuştu.

‘SAHİP ÇIKACAĞIZ’

Söz konusu arazinin ranta açılmasına izin vermeyeceklerini belirten İzBB Başkanı Tunç Soyer, “Önce Buca Belediye Başkanımıza teşekkür etmek gerekiyor, cezaevinin kaldırılmasında çok büyük emeği var. Başta ona ve cezaevinin kaldırılmasına destek olan herkese teşekkür ediyorum. Burası cezaeviydi, bir özel mülkiyet değil, kamu arazisiydi. Cezaevi buradan gittikten sonra kamuya ait olarak kalmak zorunda. Kamu buradan ticaret mi istiyor, konut mu istiyor, sanayi mi istiyor, ne istiyor? Kamu, vicdanı burada yeşil alan istiyor, zeytin istiyor, ağaç istiyor, yeşil istiyor. Dolayısıyla biz bunun sonuna kadar takipçisi ve savunucusu olmaya devam edeceğiz. Hiç kimse kamunun elinden burayı alıp ranta açamaz! Açtırtmayacağız. Sao Paulo’da olduğu gibi zehir gemisini nasıl İzmir’e reva gördülerse şimdi bu alanı ticarete, sanayiye, ranta reva görenlere asla izin vermeyeceğiz. Burası İzmir’in sarı öküzüyse, ona sonuna kadar sahip çıkacağız. Kimse Bucalılar’ın, İzmirliler’in elinden bu araziyi alamaz. Vermeyeceğiz” açıklamalarında bulundu.

95af9c20-d28a-43ea-9683-53011fe72313

TÜRKİYE’YE MESAJ

Başkan Soyer,  “Göreceksiniz, bu dayanışma sadece İzmir için değildir” diyerek Türkiye’nin her yerinde vatandaşın ranta karşı mücadele etmesi gerektiğini vurguladı.

Başkan Soyer açıklamalarını şöyle sürdürdü:

İzmir bu dayanışmayı gösteriyorsa onlar da gösterebilir. Türkiye’ye İzmir’den şunu söylemek isterim: Biz el ele verdikçe, dayanışmamızı diri tuttukça hiçbir güç elimizden bu memleketin geleceğini alamayacak. Bu memleketin geleceği emekten yana, demokrasiden yana güçlerin yanında olmaya devam edecek. Yüz yıl önce atalarımız nasıl cumhuriyeti kurdularsa, ikinci yüzyılında da cumhuriyeti demokrasiyle taçlandıracak olanlar bizleriz. Bir şey değişecek, her şey değişecek!”

d4cbb1ca-cd78-449e-9214-01b56f6e9cf5

‘MÜSAADE ETMEYECEĞİZ’

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı da şöyle konuştu: “Buca Cezaevi’nde nice acılar yaşandı, hasretler yaşandı. Doğal olarak bu alan boşaltıldığında ilk söylenen şey Buca’ya yeşil alan kazandıracaklarıydı. Aradan birkaç ay geçtikten sonra gerçekler ortaya çıktı; bu alan yeşil alan değil, rant alanına dönüşecekti. O zaman herkes ‘Hayır! Biz buna izin vermeyeceğiz’ dedi. İzmir, bundan iki yıl önce büyük bir deprem yaşadı, Buca da yaklaşık 2,5 ay önce deprem yaşadı. O yüzden bizim deprem alanlarına, toplanma alanlarına ve hatta yeşile çok ihtiyacımız var. Türkiye’de 1980 yılında yaşanan 12 Eylül darbesinde meşhur olan ve hafızalardan silinmeyen 4 ya da 5 cezaevi vardı. Biri Diyarbakır Cezaevi, müze oldu. Bir diğeri Ulucanlar Cezaevi, müze oldu. Metris Cezaevi türküleriyle hala aklımızda… Buca Cezaevi’nde acılar, ölümler, işkenceler, hasretler yaşandı. Tam da bu noktada birlikte hareket edebilme kültürünü geliştiren İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri yine bir arada. Biz varsak, birlikteysek güçlüyüz. Buna müsaade etmeyeceğiz.”