Meclis toplandı: Erol'dan, gönüllü vatandaşlar için su tankeri önerisi

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin eylül ayı ikinci birleşimde sunum yapan Orman Bölge Müdürü Mehmet Erol, kırsal mahallelerdeki gönüllü vatandaşlara belediye tarafından su tankerleri verilmesi önerisinde bulundu.

GENEL 11.09.2019, 22:09 12.09.2019, 09:42
Meclis toplandı: Erol'dan, gönüllü vatandaşlar için su tankeri önerisi

UMUT KARAKOYUN- İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin eylül ayı ikinci birleşimi Belediye Başkan Vekili Mustafa Özuslu yönetiminde yapıldı. Oturumun başında İzmir Orman Bölge Müdürü Mehmet Erol ve Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Murat Varlıorpak, geçen 18 Ağustos’ta başlayan ve 53 saatte kontrol altına alınabilen yangın ile ilgili sunum yaptı. Orman Bölge Müdürü Mehmet Erol, İzmir’de geçmiş yıllara bakıldığında senede ortalama 227 yangın olduğunu, bu yangınlarda ortalama 931 hektar alanın zarar gördüğünü söyledi. Yangınların genellikle saat 11:00 ile 18:00 saatleri arasında çıktığını aktaran Erol, “Araçlarımızı her 5 saniyede bir kayıt altına alarak izliyoruz. Helikopterler de bu sistemin içinde. En detaylı bilgileri kontrol ederek yangınla mücadele ediyoruz. Karabağlar yangınında karşı ateş uygulamamızla eski Orhanlı Mahallesi’ni kurtardık. Yangını sınırda durdurduk. 3 köyü insanlar zarar görmesin diye boşaltmıştık. Yangın anında saatteki hızı 90 kilometre hıza ulaşan bir rüzgar vardı. 18 Ağustos günü 5 yangınımız oldu. Oradan oraya koşturduk, hepsine müdahale ettik. Bu şekilde güçlerimiz bölünmüştü. Orman yangınlarıyla mücadelede durumumuz diğer ülkelere göre daha iyi. Biz Akdeniz kuşağı ülkeleriyle kendimizi karşılaştırıyoruz. Yunanistan, İtalya, Fransa, İspanya gibi ülkelere bakıldığında orman yangınımız az" dedi. 

‘ORASI KENDİ TOHUMUYLA KENDİNE GELECEK’

Mehmet Erol, yangınların ardından zarar gören bölgelerin bir metrekaresinin dahi başka maksatla kullanılmadığını, bu alanların yeniden ağaçlandırıldığını söyledi. Karabağlar bölgesinde zarar gören alanlar için mühendislerin çalıştığını aktaran Erol, şunları söyledi:

“Öncelikle yanan alandaki enkazları değerlendireceğiz. Değerlendirilecek envanter varsa değerlendireceğiz. Ağaçlandırma yapılacak alanlar tespit edilecek. Üzerinde yeterli tohum olan ağaçları kestikten sonra homojen şekilde araziye dağıtacağız ve yeni orman örtüsü getireceğiz. Başka bir işlem yapmayacağız. Orası kendi tohumuyla kendine gelecek. Bölgedeki çiftçilere de gelir getiren fıstık çamı, zeytin gibi fidan destekleri vereceğiz. Kampanya hazırladık. 11 milyon fidan dikilecek. 11-24 Kasım’da ağaçlar dikeceğiz" 

EROL’DAN SU TANKERİ ÖNERİSİ

Mehmet Erol, Büyükşehir Belediyesi’ne, kırsal kesimdeki gönüllü vatandaşlara su tankeri alınması için öneride bulundu. Erol, “İl Özel İdare döneminde köylülere su tankerleri dağıtılmıştı. Büyükşehir Belediyesi’nin de dağıttıkları var. Bize de talepler zaman zaman geliyor. Gönüllü köylüler ‘bize tanker verin’ diyorlar. Mümkün olursa, köylere basınçlı su tankerleri dağıtırsak güzel olur. Tankerler kırsal alan ve köy yangınlarında da kullanılabilecek önemli bir araçtır. Bu konuda desteklerinizi bekliyoruz" diye konuştu. 

Meclis üyelerinin geçmiş yıllarda Tahtalı Barajı bölgesinde gerçekleşen yangınla ilgili, “Çıkan yangınlar için kimileri arazi mafyası, kimisi ‘terör örgütleri kundaklıyor’ diyor. Bununla ilgili tespitleriniz var mı" sorusuna  yanıt veren Erol, şunları söyledi: 

“Tahtalı Barajı yanındaki yangın alanının tamamı ağaçlandırıldı. Burada bir yaşında ağaçlar dikiyoruz. İlk yıllarında ağaçlar gözükmüyor. 4-5 yıl sonra fidanlar anca kendisini gösteriyor. Orman Müdürlüğü olarak 1937 yılından beri istatistik yapıyoruz. 180 yıldır yangın istatistiği yapıyoruz. O günden bu güne kadar tüm yanan alanlar ağaçlandırdı. Orman Kanunu emirleri dışındaki usulsüz müdahalelere izin vermiyoruz. Tabii ki kaçak ağaç kesimi, bina yapılıyor fakat bunların mahkemeleri devam ediyor. Öncelikli işimiz yanık saha üzerinde durmak. Yanan alanları başka bir şekilde kullanma durumu olamaz. Biz oraları yasayla yönetiyoruz. Bir metrekare bile ormancılık amaçları dışında kullanılmıyor. Bunu özellikle söylüyorum.  Bütün yerler ağaçlandırılıyor" 

106 TANE DAHA TANKER PEYDERPEY ALINACAK

Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Murat Varlıorpak da sunum yaptı.

Erol’un su tankeri önerisine değinen Varlıorpak, “Genel müdürümüzün talepte bulunduğu konu bizim de kapsamımızda. Bununla ilgili çalışmalarımız var. 12 ilçede, eskiden köy olan 231 mahallede yangına ilk müdahale konusunda araştırmalar yaptık. Gönüllülere temel yangın eğitimi ve ilk müdahalede kullanılacak tazyikli su tankerlerinin yenilerinin alınması ve bunların da muhtarların tüzel kişiliklerine verilmesi için kapsamlı bir çalışma içindeyiz. İl Özel İdaresi’nden Büyükşehir Belediyesi’ne geçen ve mahallelere verilen 137 tane tanker bulunmakta. Gelen talepleri değerlendiriyoruz ve 106 tane daha tankerin peyderpey alınmasını sağlamak ve yangına müdahale konusunda yüzde 100 seviyesine ulaşmak istiyoruz" dedi.

‘MECLİS FESHEDİLEBİLİRDİ’

AKP Erhan Çalışkan’ın pazartesi günü yapılan oturumda orman yangınlarına ilişkin PKK terör örgütünün lanetlenmesine yönelik verdiği önergenin, CHP’nin oyları ile reddedilmesi, mecliste bir kez daha tartışma yarattı. CHP’li Mustafa Özuslu, “Belediyeler yasasında, ‘belediye meclisinin kendi siyasi konuları dışında karar vermesi halinde İçişleri Bakanlığı tarafından belediye meclisi feshedilir’ yönünde bir madde var. Ben Erhan kardeşimizin art niyetli olmadığını biliyorum. Bu önerge geçmiş olsaydı, belki de bu meclisin tartışılabilir karar alınması ve fesih noktasına Allah muhafaza gidebilirdi" dedi. 

AK Çalışkan da, “Ben önergeyi verirken devletin de korunması gerektiğini söyledim ve burası da devletin kurumudur. Aynı meclisimizin 2018 yılında Afrin’e destek kararı vardır. Bu karardan meclisimiz mi kapatıldı yanıtını verdi. Depremde hasar gören Denizli’nin Bozkurt ilçe hizmet binası için İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacak yardıma dair konuşan Çalışkan, “Aslında belediye binası o kadar zarar görmedi. Müdürlük, 500 bin TL’yi onarım için aktarmıştır. Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ile görüştü. Bozkurt Belediye Başkanının böyle bir talebi de olmamıştır" dedi.

SOYER’İN OTURDUĞU ŞATO’NUN SATILMASINI İSTEDİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait bazı mülklerin satışının yapılmasına yönelik önergenin görüşüldüğü sırada söz alan AKP Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe, Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ve ailesinin taşındığı Şato’nun da satılmasına yönelik teklifi, mecliste şaşkınlıkla karşılandı. Boztepe, “400’e yakın lojman satışını yapılacağını gördük. Belediyemize bütçe olarak zararlar getirmiş olabilir ama çalışan personelimizin kalması önemliydi. Ama böyle bir karar alınmış. Belediye başkanımızın oturduğu şatoyu da bu satılacaklar listesine eklemenizi öneriyorum. İzmir’in en pahalı mülkü olduğuna inanıyorum. 40 milyon TL değeri vardır. Emlakçılara sorabiliriz. Bu satılan lojmanlara bu şatonun da dahil edilmesini öneriyoruz. Tüm başkanlık konutlarının da ilave edilmesini istiyorum. Başkanımız 22 bin TL’lik maaşla çok güzel bir yerde kendine ev de tutabilir. Oradan da bisikletiyle belediyeye gidebilir. Lütfen şatoyu da buraya ilave edin. Karşıyaka’da Rahmetli Piriştina’nın evini de ilave edelim. Oraya da bir şey yapamıyoruz. Orası da 4 milyon TL eder" dedi. 

22 EYLÜL GÜNÜ TOPLU ULAŞIM 1 KURUŞ

Dünyanın çeşitli kentlerinde her sene 16-22 Eylül tarihleri ‘Hareketlilik Haftası’, 22 Eylül günü ise ‘Otomobilsiz Kent Günü’ olarak kutlanıyor. Buna ilişkin otomobilsiz kent günü kapsamında toplu taşıma araçlarının kullanımının arttırılması ve toplu ulaşıma teşvik amacıyla 22 Eylül Pazar günü, gün boyunca İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait toplu ulaşım araçlarında geçerli tarifenin 1 kuruş olarak uygulanmasına yönelik önerge, mecliste oy birliği ile kabul edildi.


DHA

Yorumlar (2)
RIZA VATANSEVER 2 ay önce
YALANINIZI SEVSİNLER. TUTUŞTU MUSTAFA ÖZUSLU SANIRIM:)

FLAŞ- Ateşin Çocukları İnisiyatifi: Sürekli ve kesintisiz ateşten eylem sürecini başlatıyoruz
Ateşin Çocukları İnisiyatifi yaptığı yazılı açıklama ile Türkiye metropollerin de gerçekleşen orman yangınları üstlendi.
25/08/2019 - 16:07
HABER MERKEZİ- Ateşin Çoçukları İnisiyatifi yazılı bir açıklama yaparak 11 Temmuz – 24 Ağustos tarihleri arasında bir çok Türkiye şehrinde gerçekleştirdiği ateşten eylem bilançosunu açıkladı.

Açıklamasında “Cizre bodrumlarında yaralı olan halkı cayır cayır yakıp maç karşılaşmalarında “aşk bodrumda yaşanır” diyenleri ateşte boğacağız” diyen Ateşin Çocukları İnisiyatifi Suruç, Ankara ile Amed katliamını yapanlardan ve sessiz kalarak destekleyenlerden intikamın misliyle alınacağını dile getirdi.

Ateşin Çocukları İnisiyatifi açıklamasında Kürt halkının dilini, kültürünü ve özerkliğini red eden, baskılayarak engelleyen, özgür iradesine karşı şiddet uygulayıp terör yöntemiyle saldıran kişi, kurum, siyaset, ekonomi ve bu sömürge sistemini ayakta tutarak besleyen, büyüten faşist soykırımcı kesimin Kürdistan’ı cehenneme çevirmelerinden edindikleri rahat yaşamlarını, temel hedefleri haline getirdiklerini, aylardır kesintisiz bir biçimde, Hasankeyfin talanı ve Kürdistan dağlarındaki orman yangınlarına karşı Türkiye’de yanan ormanlarını kendilerinin gerçekleştirdiklerini belirtti .

Ateşin Çoçukları İnsiyatifi’nin tam açıklaması ve genel eylem bilançosu şu şekilde:

“Kürt halkının dilini, kültürünü ve özerkliğini red eden, baskılayarak engelleyen, özgür iradesine karşı şiddet uygulayıp terör yöntemiyle saldıran kişi, kurum, siyaset, ekonomi ve bu sömürge sistemini ayakta tutarak besleyen, büyüten faşist soykırımcı kesimin Kürdistanı cehenneme çevirmelerinden edindikleri rahat yaşamlarını, temel hedefimiz haline getireceğimizi kamuoyuna deklare ediyor aylardır kesintisiz bir biçimde Türkiye’de yanan ormanları, Hasankeyfin talanı ve Kürdistan dağlarındaki orman yangınlarına karşı ATEŞİN ÇOCUKLARI İNİSİYATİFİ olarak gerçekleştirdiğimizi ilan ediyoruz. Bundan sonra Polis ve Askerlerin Kürdistan dağlarında yakacağı iki meşe ve palamut ağacına karşın, Türkiye’de yüzlerce hektarlık ormanı kül edeceğimizi peşinen söylüyoruz. Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Doğamıza, tarihimize, insanımıza hayat şansı tanımayan barbar düşmana cevabımız, anladığı dil olacaktır. Polis ve Askerlerin Kürdistan şehirlerindeki sivil halkın üzerindeki uygulamalarını misliyle Türk Metropollerinde farklı biçimlerde yapacağımızı ilan ediyoruz.

Kürtlerin her türlü katliamla, iradesizleştirme politikalarıyla yaşamı zindana dönerken, bu vahşete sessiz kalarak destekleyen, Filistin’e ağlayıp Efrin ve Cizre’deki yüzlerce kadın çocuk katliamına arka çıkan, alkış çalan, zafer naraları atan yüzsüzlere, soytarı sanatçılara, bir hayvanın acı çekmesi karşısında kıyamet kopartıp, söz konusu Kürtler olduğunda insanlık namına gıkı çıkmayan, her türlü faşist odaklara karşı sürekli ve kesintisiz ATEŞTEN EYLEM sürecini başlatıyoruz.

Yüz yıldır her türlü vahşete rağmen Türkleştiremediğiniz Kürtleriz. Kokmasın diye çocuklarının cesetlerini buz dolaplarında saklı tutan analarımızın çığlıklarıyız. And olsun Cizre bodrumlarında yaralı olan kardeşlerimizi cayır cayır yakıp maç karşılaşmalarında “aşk bodrumda yaşanır” diyenleri ateşte boğacağız. Herkes bilsinki biz yanan kardeşlerimizin bedenindeki alevler olarak Cizre, Suruç, Ankara ile Amed katliamını yapanlardan ve sessiz kalarak destekleyenlerden intikam alıp misliyle hesap soracağız. En büyük dersi yaptıkları vahşeti unuttuğumuzu sananlar alacak.

Sömürgeci Türk devletinden medet umduklarından dolayı Mehmet Tunç’un çağrısına cevap verecekleri yerde, Cizre bodrumlarındaki yaralı erkek ve kadın kardeşlerimizi tedavi etmek için yerlerini Polis ve askerlere ifşa eden, saf, düşmanla köprülerini atmayan, sadece konuşarak soykırımı durduracağını sananlar, sömürgeciliği en çok destekleyenler olduğunu bildiğimizden, peşinen bu pasif, düşmana güç ve inanç veren ulus ve düşman bilincinden yoksun olan anlayışı, mücadele çizgisi olarak görmediğimizi ve baştan red ettiğimizi belirtiyoruz.

Tüm dünya ulusları kadar özgür yaşam hakkı olan kadim Kürt toplumuna vahşice saldıran, tarihini imha eden, dilini, kültürünü, iradesini insanlık dışı yöntemlerle yok sayan AKP ve MHP’nin yüz yıllık devlet aklına karşı, Türkiye Metropollerinde başlattığımız yakma uygulamalarını sonuçlandırma aşamasına getirmişken, Kürdün iradesine kayyumlar atayan zihniyete karşı eylem biçimlerimizi zengin ve çok boyutlu çeşitlendirerek süresiz ve kesintisiz bir İNTİKAM hamlesine dönüştürmüş bulunuyoruz. Düşmanın kayyum uygulamaları bizi bu karara götürmüştür. Kayyuma karşı çeşitli yöntem ve uygulamalarla nereye ve nasıl kayyum atayacağımızı herkese göstereceğiz.

Kürdistan’da bireysel rant ve çıkarı için din ve Kürt düşmanı AKP ve MHP’nin üyesi, yönetimi ve çalışanı olanlara sesleniyoruz. Sandık demokrasisinden dem vuran Erdoğan ve Soysuz çetesinin halkın iradesine kayyum atamasına karşı, bu ateş sizi de sarmadan uygulamalara tepki gösterip halkınızın onurlu birer neferi olarak duruş sahibi olmanız gerekir. Birer çete ve Kürt soykırımını uygulayan bu sistem partilerine verdiğiniz her oy, kurşun, bomba, gaz, jop, hapis, işkence ve kayyum olarak ulusunuzun varlığına darbe oluyor. Bir avuç sömürgeci sizin desteğinizle Kürdistan’da tutunabiliyor. Bu suçun ortağısınız. Düşman sizden nefret ediyor sizi halkınıza karşı kullanabilsin diye şirin görünüyor, cebinizi dolduruyor şimdilik. Bu devlet yüz yıldır katliamlarla bugüne geldi. İşi bittiğinde sonunuz Dersim direnişindeki ihanetçi Reyber gibi olacaktır. Çok geçmeden halkınızdan özür dileyerek, af isteyerek sokaklarda iradelerine sahip çıkan halkın yanında yer almanız gerekir. Kürdistan’da Polis asker kontra ve Jitem ile aralarındaki tek fark, siyasi görünümlü özel savaş kontraları olmalarıdır. Eninde sonunda Kürt halkıda özgür olacaktır. Torunlarınıza ihanet ile işbirlikçi anılarını biriktirip boyun eğdireceğinize, ulusunuzun yanında onurlu ve dik durunuz. İnsiyatifimiz yaptığı uyarıyı ikinci kez asla tekrar etmeyecektir. Amed Wan ve Mêrdin’de iradeleri için sokaklara çıkan yaşlı analarımıza bağıran, parmak sallayan, genç kardeşlerimize jopla gazla vahşet uygulayan, Wan’daki gencin kafasına kaskla vuran polisler ve askerler bilsinlerki, Kürdistan’da işlediğiniz suçlar oranında çocuklarınız, kadınlarınız, aileniz, döktüğünüz Kürt kanından aldığınız paralarla keyif süremeyecek, ATEŞİN ÇOCUKLARI kentinizi sokaklarınızı yaşanmaz kılacak, araba ve işyerlerinizi yakacak, evlerinizde huzur bulamayacak, yollarınızı tıkayacaktır. Ateşi o joplarınızla, silahlarınızla önce doğduğunuz kentlerin ormanlarına siz taşıdınız. İşgal ederek vahşet uyguladığınız ülkenin dağlarında, şehirlerine kan kusarken, aileleriniz ve destekleyicinize rahat veren sizin gibi olsun.

Özgür olmayan, kardeş olamaz ancak köle olabilir. Bugüne kadar kardeşlikten payımıza köy yakmaları, işkence, yoksulluk ve katliamdan başka hiçbir şey düşmedi. Bu kardeşliği kökten red ediyoruz. Kimse bizden kardeşlik safsatası altında kölelik beklemesin. Türk halkı bu topraklarda yokken dilimiz ve kültürümüzle Kürdistan’da yaşıyorduk. Eğer kardeşlik yok etmek, asimile etmek, irademize kayyum atılırken sessiz kalarak desteklemekse, ATEŞİN ÇOCUKLARI olarak kardeş olmayı bir tarafa koyalım selam vermeyi, aynı havayı solumayı bile reddetiyoruz. İnsan olmaktan doğan kimliğimizi kabul etmek bir yana terör olarak gören anlayışa karşı sonsuza denk mücadele etmeyi, namuslu ve şerefli yaşam çizgisi olarak biliyoruz.

Türk devletinin Kürt halkına uyguladığı soykırım, irade kırım ve insanlık dışı uygulamalara karşı İNTİKAM ruhu olan Kürdistan halkının yiğit evlatları, genç kadın erkek ve yaşlıları, haksızlığa boyun eğmeyerek yüreğinde özgürlük ateşi besleyen yediden yetmişe herkes,ATEŞİN ÇOCUKLARI İNİSİYATİFİNİN doğal üyesidir. Yaşadıkları sokaklarda kentlerde mahallelerde iş yerlerinde Faşist odaklarla çalışan, onlarla evlenen, iş kuran, selam veren, savaşı destekleyen, yardım eden, siyasal, sosyal, ekonomik olarak Kürdistan katliamına, asimilasyonuna, kayyumuna karşı, usta yöntemlerle yakma eylemleri başta olmak üzere başlattığımız süresiz eylem çizgisine katılacağınıza ve kısa bir dönemde Faşit devlet zihniyetinin temsili olan sistemi KAOSA sürükleyerek, ÖZGÜR KÜRDÜSTAN’I inşa edeceğimizi biliyoruz.

Eylemlerimiz ÖZGÜR ÖZERK KÜRDİSTAN statüsü resmi olarak tanındığı güne kadar kesintisiz devam edecektir.

Farklı kurumların eylem çizgisi veya çağrısı bizi bağlamamaktadır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

11 Temmuz – 24 Ağustos tarihleri arası yaptığımız eylemler:

24 Ağustos günü Kütahya’nın Gediz ilçesinde 8 hektarlık ormanlık alan yakıldı
24 Ağustos günü Mersin’in Tarsus ilçesinde ormanlık alan yakıldı
24 Ağustos günü Edirne’nin Keşan ilçesinde ormanlık alan yakıldı
24 Ağustos günü Uşak’ın Banaz ilçesinde ormanlık alan yakıldı
22 Ağustos günü Balıkesir’in Edremit ilçesinde ormanlık alan yakıldı
22 Ağustos günü Muğla’nın Marmaris ilçesinde ormanlık alan yakıldı
19 Ağustos günü Muğla’nın Marmaris ilçesi Beldibi bölgesinde ormanlık alan yakıldı
18 Ağustos günü İzmir’in Karabağlar ilçesinde başlayarak 500 hektarlık alanı yakıldı
18 Ağustos günü İzmir’in Bornova ilçesinde ormanlık alan yakıldı
18 Ağustos günü İzmir’in Urla ilçesinin Yağcılar ve Demircili mahaleleri arasındaki bölge yakıldı
18 Ağustos günü İzmir’in Menderes ilçesinin Gümüldür mahallesinde ormanlık alan yakıldı
17 Ağustos günü İzmir’in Selçuk ilçesinde ormanlık büyük bir alan yakıldı
12 Ağustos günü Balıkesir Marmara ilçesinde ormanlık alan ve polis lojmanları yakıldı
11 Ağustos günü İstanbul Pendik’te bulunan Göçbeyli Köyü etrafındaki ormanlık alan yakıldı
11 Ağustos günü Mersin’in Bozyazı ilçesinde ormanlık alan yakıldı
11 Ağustos günü Afyonkarahisar’ın Başmakçı ilçesinde Deliktaş mevkisinde ormanlık alan yakıldı
11 Ağustos günü Antalya’nın Kumluca ilçesi Papaz koyunda 10 hektarlık ormanlık alan yakıldı
11 Ağustos günü Bursa’nın İznik ilçesi Hisardere Mahallesi Doruk mevkisinde geniş bir ormanlık alan yakıldı
10 Ağustos günü Çanakale’nin Eceabat ilçesinde 100 hektarlık ormanlık alan yakıldı
7 Ağustos günü Muğlanın Bodrum ilçesi ve Mumcular mevkiinde ormanlık alan yakıldı
4 Ağustos günü İzmir’in Foça ilçesinde 4 hektarlık ormanlık alan yakıldı
24 Temmuz günü Manisa’nın Soma ilçesinde ormanlık alan yakıldı
23 Temmuz günü Antalya’nın Manavgat ilçesinde kaymakamlık konutunun da içerisinde olduğu alan yakıldı
22 Temmuz günü Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde ormanlık alan yakıldı
22 Temmuz günü İstanbul’un Şile ilçesinde ormanlık alan yakıldı
21 Temmuz günü Aydın’ın Nazilli ilçesinde 6 hektarlık ormanlık alan yakıldı
11 Temmuz günü Muğla’nın Fetihiye ilçesinde ormanlık alan yakıldı.”

https://www.nuceciwan29.com/2019/08/25/flas-atesin-cocuklari-inisiyatifi-surekli-ve-kesintisiz-atesten-eylem-surecini-baslatiyoruz/
ALİ AKIN 2 ay önce
TERÖR ÖRGÜTÜ GENÇLİK YAPILANMASI DGH ORMANLARI YAKIP ÜSTLENSİN TUNÇ SOYER BEY DE KCK/PKK/HDP İLE KONFERANS VE PANELLER YAPSIN YAZIKLAR OLSUN !
banner96
banner177
14°
açık
Günün Karikatürü Tümü
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?