İzmir'deki kuvvetli yağışlar barajları doldurdu mu?

İzmir'de yaşayan ziraat mühendisi Ferdan Çiftçi, son yağmurların kuraklık için umut olduğunu ancak bu yağışların barajlara damla kadar etkisinin bulunduğunu söyledi. Yer altı suları ve barajların beslenmesinde henüz istenilen yağış miktarının olmadığına dikkat çeken Çiftçi, yavaş ve doygun yağan kar yağışlarının gerektiğini vurguladı.

GENEL 22.12.2020, 09:48 22.12.2020, 09:50
İzmir'deki kuvvetli yağışlar barajları doldurdu mu?

İzmir'i etkisi altına alan 13-16 Aralık'taki yağmurlar, barajlara umut olmadı. Kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlar ve sulama kuyularında su seviyesinin halen istenilen düzeyde olmadığını belirten uzmanlar, yağmurun yeterli olmadığını, yavaş ve doygun yağan kar yağışının gerektiğini kaydetti.

Kuraklık, iklim krizi ve su yetersizliğinin son dönemde sıklıkla gündeme geldiğini anlatan ziraat  mühendisi Ferdan Çiftçi, sorunun sadece İzmir ve Türkiye'yi değil tüm dünyayı ilgilendirdiğini söyledi. Eylül ayından itibaren ekim, kasım ve aralık aylarında yağışların arttığını belirten Çiftçi, "Aralık, ocak ve şubat ayları en fazla yağış aldığımız aylardır. Özellikle barajlara ve sulama kuyularına bakıldığında su eksikliğimiz ve kuraklık olduğu bir gerçek. Tahtalı, Gördes, Alaçatı, Güzelhisar barajlarında su seviyelerinin yüzde 30'lara hatta daha aşağılara gerilediğini görüyoruz. Kullanılabilir su miktarında da geçen yıllara göre 130 milyon metreküplük bir azalma var. Sulama kuyularında yaklaşık 30 metreden aldığımız suları şimdi 100-150 metre hatta bazı yerlerde daha derinlerden almaya başladık ki bu sürdürülemez bir şey bizim için" dedi.

Suda kriz yönetiminin mümkün olmadığını dile getiren Ferdan Çiftçi, suyun kullanımı konusunda çok sıkı önlemler alınması gerektiğini bildirdi. Kişi başı su tüketiminin giderek kısıtlandığını kaydeden Çiftçi, şöyle konuştu:

"Pandemi süreci bize gösterdi ki tarımsal gıda üretimi çok kıymetli. Su havzaları maalesef kirli. Bakırçay, Gediz ve Küçük Menderes su havzalarınde hep kirlilik sorunu var. Önemli olan var olan suyu temiz tutmak ve verimli kullanmak. Son yağışlar suya ne kadar ihtiyacımız olduğunu gösterdi. Yağışlar yararlı oldu ama sadece bir damla kadar etkisi var. Barajlardaki su seviyesi belli bir yere gelmedi. İzmir'deki yer altı su kaynaklarının beslenebilmesi için yağışların düzenli yağması gerekiyor. Yağışlı gün sayımız önemli. 100 mm yağışı 1 günde almakla 5 günde, yavaş yavaş almak arasında fark var. Bu yağışlar daha başlangıç. İzmir'e bir nebze de olsa katkısı olmuştur. Ama yeterli değil. Geçen yıla göre 120 milyon metreküp  kullanılabilir su miktarı açığımız var."

'TASARRUFLU SU KULLANIMI' UYARISI

Su kaynaklarını kar yağışlarının da beslediğini aktaran Ferdan Çiftçi, İzmir'de yüksek kesimlerin kar yağışı aldığını, barajların ve su kaynaklarının bu yağışlarla su seviyesini arttırdığını söyledi. Karlı yüzeylerin yavaş salınımla yaz dönemlerinde erimenin etkisiyle barajları doldurduğunu anlatan Çiftçi, "Yağışın hangi sıklıkla geldiği ve nasıl düştüğü önemli. Yağışın yüzey akış ile denizlerle buluşması yerine barajları ve yer altı sularını beslemesi gerekiyor. Suyu tasarruflu kullanacağız. Bu tarımda da evsel kullanımda da sanayi kullanımında da böyle olacak" dedi. Ferdan Çiftçi, su kaynaklarının tasarruflu ve temiz kullanılması konusunda şu uyarılarda bulundu:

"Tasarruflu su kullanımı için tarımda sulama yöntemlerini değiştirmemiz gerekiyor. Basınçlı sulama ve özellikle damlama sulama sistemine artık kesinlikle geçmemiz gerekiyor. Bu sistemler daha fazla desteklenmeli, zorunlu hale getirilmeli. Gıda güvenliği için bu önemli. Kentsel ve bölgesel planlamalarda su kaynaklarını doğru yönetmeye önem verilmeli. Maden sahalarının su toplama havzalarının olduğu yerlerde açılmasına izin verilmemeli. Hepimizin birer damla da olsa az su kullanması gerekir. İşimizi bitirir bitirmez suyu kapatmalıyız."

DHA

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
37°
açık
banner177
banner178
Anket Tümü
Koronavirüs aşısı olmayanların sinema, tiyatro, spor müsabakaları, konser vs yerlere girişi kısıtlanmalı mı?