Çaralan, Demirci'nin ölümünü yazdı: 'Bu dünyadan...'

Evrensel Yazarı İhsan Çaralan, Eski EMEP İzmir İl Başkanı Cabbar Demirci’nin ölümünü yazdı.

GENEL 28.07.2019, 12:30 28.07.2019, 12:40
Çaralan, Demirci'nin ölümünü yazdı: 'Bu dünyadan...'

Geçtiğimiz günlerde Emek Partisi kurucularından Cabbar Demirci, İzmir’de geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybetmişti. Evrensel Yazarı İhsan Çaralan, Eski EMEP İzmir İl Başkanı Cabbar Demirci’nin ölümünü yazdı. İşte o yazı:

"Emek Partisi'nin kurucularındandı. İzmir’de 9 yıl partisinin il başkanlığını yaptı. Son çeyrek yüzyılda İzmir’de; emek mücadelesi, insan hakları mücadelesi, demokrasi mücadelesi demeden her mücadelenin içinde, çoğu zaman da başında o vardı.

Diyebiliriz ki, son çeyrek yüzyıldır İzmir’de onun emeğini katmadığı bir mücadele yoktur!

Bu yüzden de onu son yolcuğuna uğurlayanların böylesi geniş bir yelpazenin en öndeki temsilcilerinin olması bir rastlantı değildir.

24 Temmuz günü hayatını kaybeden Cabbar Demirci’den(*) söz ediyorum.

Cabbar, 1947 doğumluydu. Aynı yaştaydık yani.

Ben onu tanığımda, kendisini işçi sınıfının; sınıfsız ve sömürüsüz bir insanlık dünyası davasına adamış, son nefesine kadar yürüyeceği yolu seçmiş bir devrimci öğretmendi.

O günden beri de Cabbar’la her zaman aynı davanın mücadele yoldaşı olarak, bazen de aynı eylemin içinde yan yana omuz omuza oldum. Aradan geçen 45 yıldan sonra bugün Cabbar gibi bir yoldaşla aynı saflarda bu kadar uzun süre mücadele etmiş olmanın onurunu taşıdığım için gururluyum, mutluyum.

Gidenlerin arkasından geride kalanların iyi şeyler söylemesi gelenektir. Bu iyi de bir gelenektir. Ama Cabbar, arkasından sadece iyi şeyler söylemeyi değil ama “Ne söylense az söylendi” denmeyi hak eden bir yoldaşımızdı.

Bu yüzden de ben burada öne çıkan, her Emek Partili, her devrimci kişi için onun mirası olarak sarılmamız gereken birkaç özeliğine değinmek istiyorum.

O her şeyden önce, içimizde alçak gönüllülüğün timsali diyebileceğimiz arkadaşlarımızdan birisiydi. O, “Alçak gönüllü olayım bu siyaset için, benim çıkarlarım için iyi olur” diyenlerden değildi. Alçak gönüllülüğü onun kişiliğinin parçasıydı. Yani alçak gönüllülük ona yakışırdı!

İnsanlarla konuşurken onlarla arasına yaş, görüş, milliyet, hemşehrilik, inanç... ayırımları koyan değil, birleştirici yönlerini öne çıkaran, söylemesi gerekenleri eksiksiz söylerken bunu karşısındakini rencide etmeden yapabilen, ilişkilerini “şaka” ile süslemeyi beceren bir kişiydi.

Onunla görüş ayrılıklarını tartışan bir kişi bile, ayrılırken geldiğinden daha rahatlamış, muhasebesini daha akılcı yapan bir kişi olma duygusuyla ayrılırdı demek, her halde bir abartı olmaz.

Onun bu özelliği siyasi gelenek bakımından Cabbar’a yakın olmayan çevrelerde bile saygınlığını artırmış; söylediklerine değer verilmesini sağlamıştır. Bu onu, İzmir’deki ilerici demokrat güçler ve emek mücadelesi alanındaki çok değişik çevrelerin “Cabbar Abi”si yapmıştır.

Onu son yolcuğunda uğurlamaya gelen ve konuşan, onunla farklı siyasi görüşteki kişilerin de onu bu özelliğine dikkat çekmeleri gösteriyor ki onun bu alçak gönüllülüğü, ilişkiye girdiği her çevrede iz bırakmıştır.

Onun alçak gönüllülüğünün, her çevreyle ve kişiyle böyle rahat ilişki kurmasının arkasında elbette ki, “öz güvenli” bir kişi olması vardı.

Bu “öz güven” bireyci, kendisini herkesin üstünde gördüğü için sağa sola emirler yağdıran bir öz güven değildi. Tersine onun samimi, kişiliğinin parçası olmuş öz güveni, sosyalizm, dahası sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya mücadelesi davasının yenilmezliğine olan sağlam güveninden beslenen bir öz güvendir. Bu onda, her şart altında mücadele etmenin mümkün olduğu bilinciyle birleşmiş, yarım yüzyıllık mücadelesi içinde hiçbir dönemde karamsarlığa düşmeden, mücadelenin her biçimi içinde yer alarak yürümesinin başlıca dayanağı olmuştur.

Cabbar yoldaşımızın “alçak gönüllülüğü” ve “öz güvenli” kişiliğinin tamamlayıcısı ise onu “Yorulmaz bir devrimci” olmasıyla anlamlanmıştır.

Çünkü Cabbar Yoldaş; ne pek çok devrimcinin “Yarın devrim olacak”mış gibi ayaklarının yerden kesildiği gençlik günlerinde ne de faşizmin, cuntaların ülkeyi ve toplumu karanlığa sürüklediği, işkencehanelerin, cezaevlerinin devrimcilerin evi yapılmak istendiği... uzun karanlık yıllarda yılgınlık göstermemiş, her koşulda mücadele ederken enerjisi de hiç tükenmeyen, yorulmayan bir devrimci kişi olarak yolunda yürümüştür.

Burada elbette ki ona yol gösteren işçi sınıfının kurtuluşu davasına (bu insanlığın da kurtuluşu davasıdır) bağlılığı, bu davanın öyle bir heyecanla ayağa kalkmakla zafere ulaşamayacağı gibi, bir yenilgiyle de yok edilemeyeceğine olan sonsuz güvendir.

Tersine Cabbar yoldaş; seçtiği devrim yolunun, “engelli bir maraton” olduğunu, bu maratonun, insanlığın sınıfsız, sömürüsüz, savaşsız bir dünya amacına varana kadar süreceğini, bunu da her kuşağın bir önceki kuşaktan aldığı bayrağı, sonraki kuşaklara devrederek sürdürdüğünün bilinciyle, yarım yüzyıllık mücadele içinde yorulmadan kendi koşusunu tamamlamayı başarmıştır.

Kısacası; benim 45 yıldır kişi olarak da tanıdığım, ama yarım yüzyıllık dostum, mücadele yoldaşım Cabbar için, “Alçak gönüllü, öz güvenli, yorulmaz bir devrimciydi” demeyi hak edecek bir yaşam yaşadığını güvenle söyleyebilirim.

Artık Cabbar, fiziken aramızda olmayacak. Onu elbette ki özleyeceğiz. Özellikle onu yakından tanıma fırsatı bulmuş olanlar, her zor durumda, onun soruna çözüm bulmadan umudunu kesmeyen, işçi sınıfının öğretisinin her sorunu çözmek için bize yol gösterdiğinin bilincinden kaynaklanan devrimci iyimserliği özleyecek, “Keşke Cabbar Başkan olsaydı” diyeceklerdir.

Ama eğer Cabbar’la yürüdüğümüz yolda ısrar edersek, her zaman Cabbar’ı yanı başımızda hissetmeye devam edeceğiz.

Seni özleyeceğiz Cabbar!

Mücadele edersek seni yaşatacağımızı biliyoruz.

Uğurlar olsun; partisine, adına yakışan bir yaşam yaşamış olan Cabbar yoldaş!"

EVRENSEL

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
14°
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 32 70
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Alanyaspor 33 52
6. Gaziantep FK 32 50
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Sivasspor 32 47
10. Göztepe 33 46
11. Antalyaspor 33 42
12. Konyaspor 32 40
13. Ankaragücü 32 36
14. Rizespor 32 36
15. Kasımpaşa 33 36
16. Malatyaspor 32 34
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 32 33
19. Gençlerbirliği 32 31
20. Erzurumspor 33 28
21. Denizlispor 32 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Ümraniye 29 41
9. Tuzlaspor 29 41
10. Bursaspor 29 40
11. Bandırmaspor 29 39
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 29 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 29 22
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 31 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 31 49
8. Everton 29 47
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Burnley 31 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 31 32
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 31 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?