Bornova'da panel: 'Krizin yükünü reddederek yan yana durmalıyız'

İzmir'in Bornova ilçesinde Nuray Sancar ve Zeynep Altıok'un katılımıyla ekonomik kriz ve yerel seçimler konulu panel düzenlendi.İzmir Bornova'da düzenlenen ekonomik kriz ve yerel seçim konulu panelde konuşan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Nuray Sancar, ekonomik krizle birlikte yine işçi ve emekçilerini haklarının gasbedilmek istendiğini belirti.

GENEL 23.12.2018, 19:37 23.12.2018, 20:00
Bornova'da panel: 'Krizin yükünü reddederek yan yana durmalıyız'

Yerel seçimler ve ekonomik kriz üzerinden demokrasi güçlerine çağrıda bulunan Sancar, “Başta bu krizin yükünü ödemeyi reddederek yan yana durmalıyız” dedi. Krizin faturasının emekçilere kesilmek istendiğni belirten CHP’li Zeynep Altıok, yerel seçimler için halkçı belediyecilik anlayışının önemi değindi.İzmir Ekmek ve Gül Kadın Grubu Bornova Atatürk Mahallesinde “Ekonomik Kriz ve Yoksullaşma, Emekçiler Ne Yapmalı” başlığı adı altında panel gerçekleştirdi. Atatürk Mahallesi Kültür Merkezinde gerçekleşen panele konuşmacı olarak EMEP Genel Başkan Yardımcısı Nuray Sancar ve CHP 26. Dönem Milletvekili Zeynep Altıok katıldı.

'EMEKÇİLER, PİYASA EKONOMİSİNİN KÖLESİ HALİNE GELDİ'

Panelde ilk olarak söz alan Nuray Sancar, içinde bulunduğumuz ekonomik krizin plansız bir şekilde uygulanan ekonomik sisteminden kaynaklı olduğunu söyleyerek, AKP iktidarının belirlediği kalkınma planlarının artık tıkanıklık içerisinde olduğuna dikkat çekti. Krizin geleceğinin birkaç yıl önceden belli olduğunu ve iktidarın bunu bilerek sürekli, “Kriz yok psikolojiktir, dış güçlerin oyunudur” dediğini hatırlatan Sancar şunları söyledi:“Bu krizin ekonomik sistem ve yönetim şeklinden dolayı olduğu ortaya çıktı. Artık borcu borçla ödeyemez hale geldiler. Bu yüzden bütçe meselesine  baktığımızda bir tane işçi, emekçi sözü geçmez. Krizi yönetme bakımından iktidar yine zengini tanıdı ve emekçileri saymadı. Yapılan kriz programı sınıf çelişkisinin artık daha da derinleştiğini göstermiştir.”

Dünya burjuvazisinin parlamenter sistemleri artık kendi üstünde bir yük olarak gördüğünü ve tek adam sistemi kurmaya çalıştığına dikkat çeken Sancar, emekçilerin ise piyasa ekonomisinin kölesi haline geldiği bir sürecin yaşandığını söyledi.

‘ÖRGÜTLERİMİZLE HER YERDE SES ÇIKARTMAYALIYIZ’

Grevlerin ve toplum iş sözleşmelerinin iptal edildiği, asgari ücretin en asgari düzeyden belirlenmeye çalışıldığını bu dönemde mücadelenin önemine vurgu yapan Sancar, “Bizim sırtımızdan borçları ödemeye çalışanlara bu borçları biz ödemeyeceğiz demeliyiz. Bulunduğumuz her yerde kendi örgütlerimiz ile ses çıkartmalıyız” dedi. Yerel seçimlere ilişkin ise Sancar, “Bizlerin seçtiği insanların hiçbir hükmünün olmadığı bir hale getirildik. Seçimlerde sadece aday başvurularına ya da hizmetlere bakarak değil bu süreçte emekçileri dışlamayanlara bakarak, emek ve demokrasi güçleri olarak bu sistemin değişmesi için mücadele etmemiz gerekiyor. Başta bu krizin yükünü ödemeyi reddederek yan yana durmalıyız” dedi.

‘KRİZ GERİCİ ZİHNİTEYİN, BASKICI REJİMİN ÜRÜNÜDÜR’

Zeynep Altıok, kriz koşullarının daha da zorlaşacağı bir dönemden geçildiğini belirterek, “Bunun sebebi ekonomik koşullara bağlı değil sadece. Ekonomideki gerilemeyi gericiliğe borçluyuz. Her alanda gerilemeyle bize faturası çıkan gerici zihniyetin baskıcı rejiminin ürünüdür” dedi. Krizi tasfiye etmeye çalışan, hatta krizi örtmeye çalışan politikanın uygulandığını söyleyen Altıok, “Kendi gücünü kurtarmaya çalışan bir Saray var. AKP iktidarında değişen her şey gibi sınıfsal bir değişimde yaşandı. Yoksulun daha da yoksullaştığı bir gerçeklik ortada. Krizin faturası emekçiye, hak talep edilene kesildiği günlerdeyiz” dedi.

Yerel seçimlere dikkat çeken Altıok şunları söyledi:

“Önümüzde bizi bekleyen yerel seçimlerde şirket yönetimi mantığından uzak halkçı, katılımcı bir anlayışın olması lazım. İhtiyacımız olan siyasi bilinçten uzak olamayan yerel yöneticiler. Toplumda iktidarın yaptıklarına karşı dönüştürücü bir rol üstlenebilecek güçte, direnme hakkına saygı duyan yerel yöneticilere ihtiyacımız var. Temel hakları yaşayabilmek, örgütleyebilmek, gerçek demokrasiyi yükselterek meydan okuyabilen, paylaşarak ve ürettiğimiz ile yan yana gelebilen bir Türkiye olmak istiyorsak bu seçimlerde bunları göz önünde tutarak tercihler yapmalıyız.

Evrensel

Yorumlar (0)
banner96
banner177
20°
açık
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?
Günün Karikatürü Tümü