Derleyen: NİLAY MADENÜS/ İZ GAZETE- İz-Web Tv’de yayınlanan Ümit Kartal’la Potkal’ın program konuğu Genel-İş 2 Nolu Şube Başkanı Arif Yıldız Yaklaşan İşçi ve Emekçi Bayramı öncesi Kartal’ın sorularını yanıtlayarak, kıdem tazminatı tartışmalarından yerel seçim sonrası siyasi gündeme kadar geniş değerlendirmelerde bulundu.

'DAMAT FERİT PAŞA' DİYELİM…

1 Mayıs’ta Devrimci İşçi Konfederasyonları’na bağlı sendika ve platformlar arasında meydanlarda aktif rol üstlenen Genel-İş adına İzmir emekçilerinin bu yıl ki talepleri ve gündem başlıkları sorulan Yıldız; “Son 17 yıldır iktidar, sendikaların hangi taleplerde alana çıkması gerektiğini yapmış olduğu politik uygulamalarla zaten kendisi belirliyor. İşçi sınıfının kazanmış oldukları hakları tırpanlama isteğiyle, çıkardığı anti-demokratik yasalarla yapıyor bunu. Özellik en son kıdem tazminatımızın sürekli ısıtılıp önümüze konulması ve en son geçenlerde Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, damadı diyelim, hatta Damat Ferit Paşa diyelim, çıkıp açıklama yaptı. Bir ekonomik reform paketi açıklayacağını söyledi. Biz zaten DİSK ve Genel-İş olarak işçi ile ilgili olumlu bir şey çıkmayacağını zaten biliyorduk. Bizi yanıltmadılar, 17 yıldır olduğu gibi. Açıkladıkları ekonomik reform paketi tamamen işçi sınıfının kazanmış olduğu haklarına dönük bir saldırı, tamamen işverenlere bir teşvik bir de yarattıkları ekonomik krizin vergi sistemi yoluyla tabana yayılacağını göstergesi.” diye konuştu.

'REEL ENFLASYON YÜZDE 45’İN ÜSTÜNDE'

Yerel seçimlerde neden AKP’nin adayı Zeybekci’yi desteklemedikleri sorulan Yıldız,  “Biz, DİSK olarak AKP iktidarının çıkardığı hiçbir adayı, hiçbir ilde desteklemedik. Desteklememizin gerekçelerini zaten kendileri ortaya koyuyorlar. Çıkardıkları yasalar tamamen işçi sınıfının kazanmış olduğu haklara saldırıya yönelik. Ve ciddi bir ekonomik kriz var. 90’lı yıllardan daha derin bir ekonomik kriz var. İşçi sınıfı aslında cebine kısmi de olan giren şeyin çalınmasına tepki koyuyor. 80 kuruşluk soğan 8-10 TL oldu. Temel tüketime yönelik her şeye yüzde yüz, yüzde elli zamlar geldi. İşçinin maaşı yerinde sayıyor. AKP Genel Başkanı ve onun damadının baskılarıyla bugün 2018’in  enflasyon farkı %20.3’e düşürüldü. Ama reelde gerçek enflasyonun yüzde 45’in üzerinde olduğunu biz çok iyi biliyoruz.” şeklinde konuştu. 

'EN SON KALEMİZ, İŞ GÜVENCEMİZ KIDEM TAZMİNATIDIR'

Bu 1 Mayıs’ta örgütlü, örgütsüz her sınıfın meydanlarda olması gerektiğini vurgulayan Yıldız, “Biz hangi talepler doğrultusunda sokağa çıkmamız gerektiğini emekçi kardeşlerimize anlatıyoruz. Şunu da söylüyoruz: ‘dini bayramlar sadece Müslüman ülkelerde kutlanır. Ama işçi ve emekçilerin birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs, dünyanın her tarafında kutlanır.’ İşçiler, öğrenciler, doktorlar gibi kendi talepleriyle alanlarda, sokaklarda, mücadele etrafında birleşerek iktidarlara kendi sesini ve taleplerini duyurmak isteyen her sınıf bir aradadır. Bu 1 Mayıs’ta da örgütlü örgütsüz sınıf mücadelelerinin sokakta olmasını istiyoruz.” dedi.
Kartal’ın ekonomik krizin hissedilen etkileri gündemi işgal ederken bir anda neden kıdem tazminatının tartışmalı bir şekilde gündeme taşındığını sorması üzerine ise Yıldız, “Onlar zaten 17 yıldık çıkardıkları anti-demokratik yasaları iyi bir şeymiş gibi halka yutturmaya çalışıyorlar. Aslında, 31 Mart seçimlerinde gördük ki dibe vurdular. Ülkede satmadıkları hiçbir şey kalmadı. Kendilerine kaynak ayırmak adına İşçi ve Emekçilerin kıdem tazminatına göz dikiyorlar. 45 yaş altı herkes için zorunlu BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) getirmekteki tek amaçları buradan kendilerine kaynak yaratmak. Herkes bu ülkede fonların, özellikle işsizlik fonunun nereye aktarıldığını, nasıl yağmalandığını çok iyi bilir. En son kalemiz ve iş güvencemiz kıdem tazminatıdır. Kıdem tazminatı bir işçinin 3 yıl, 5 yıl ve ya 10 yıl emekli olurken almış olduğu toplu para olarak değerlendirilemez. Bizim iş güvencemiz orada yatıyor. Yasada 30 gün olan kıdem tazminatı süresini 14 güne düşürmek istiyorlar ve bunu tamamen işverenleri devreden çıkarıp devlet güvencesine alınacak diyor. Kocaman yalanlar bunlar. Ekonomik krizi bahane ederek kokordata ilan edenler varken, kıdemsiz, ihbarsız işçi çalıştıranlar varken rahatlıkla işçiyi kapının önüne koyabilecek bir zemin hazırlanıyor aslında.” ifadelerini kullandı.

 'TUNÇ BAŞKANI SEFERİHİSAR’DAN İYİ TANIRIZ'

Yerelde sendikal mücadelenin kazanımları ve Toplu İş Sözleşmesi (TİS) süreci ve bundan sonrası üzerine değerlendirmeleri sorulan Yıldız, “Türkiye’deki en büyük toplu sözleşmenin altında yaklaşık 5.080 arkadaşımızla birlikte imza atacağız. KYK ile geçiş yapan arkadaşlarımızı kapsayan maddeler de olacak. Herkesi kucaklayan, herkesi tatmin eden bir toplu sözleşme olacaktır. İlk oturum 13 Mart’ta başladı. 5 aylık bir sürecimiz var. Kapsamında tabanımızın ve üyelerimizin önerilerini yansıttığımız bir taslağımız var. Taleplerimiz karşılanırsa uzatmak gibi bir derdimiz yok. Taleplerimiz karşılanmazsa arkadaşlarımızla aldığımız kararlar neticesinde alanda, sokakta ne gerekiyorsa bunun mücadelesini veririz.” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’le alakalı olarak ise Yıldız, “Biz Tunç Başkanın kazanması için özellikle 2 No’lu Şube olarak herkesin bildiği katkılar sunduk.  Tunç Başkanı Seferihisar’dan iyi tanırız. Bizim 4 No’lu şubemiz orda örgütlü. İşçiye bakış açısı, yaşadığı kente bakış açısı, doğaya bakış açısı, insanlara bakış açısı, yaklaşımıyla vizyoner bir belediye başkanıdır. Biz de kendisini bir emek örgütü olarak sahiplenip destekledik. Ama destekledik diye yarın işçilerin talepleri karşılanmadığında aman ne yapalım belediye başkanımızdır demeyiz. Çünkü biz kendi koşullarımızı çok iyi biliyoruz. Disk’in önüne geldiğinde de Belediye İş’in önüne gittiğinde de işçi ve emekçi ile ilgili söylediği şeyler hala hafızamızda. Bu konuda bir sıkıntımız yok. Kendisine de yeri, zamanı gelince hatırlatırız. Olur da rehavete kapılırsa biz üyelerimizle gereken mücadeleyi veririz.” ifadelerini kullandı.

'BU BAHAR TÜRKİYE’NİN HER TARAFINDA YAYGINLAŞACAK'
İşçilerin örgütlü olduğu yerlerde özellikle büyük sanayi bölgelerinde ana muhalefet adayların kazandığını vurgulan Yıldız, “Ben AKP iktidarına işçi sınıfının ciddi bir ders verdiğine inanıyorum. Bu bahar Türkiye’nin her tarafında yaygınlaşacak. 31 Mart’ta yaşanan bu işin bir göstergesi. İleride bu ülkenin karanlıklardan aydınlıklara doğru çıkacağına inanıyoruz.” diye konuştu.

'TİS TASLAĞINI NE KADAR SAHİPLENDİĞİMİZİ 1 MAYIS’TA GÖSTERECEĞİZ'

Programda izleyici ve işçilerden gelen soruları da yanıtlayan Yıldız, son olaraksa 1 Mayıs günü ve geniş katılımla alanlarda olacaklarını belirterek sözlerini şöyle noktaladı:
“Biz iktidarın işçi sınıfının kazanılmış haklarını gasp etmesiyle alakalı olarak alana çıkmayacağız. Orada bir mesajımız da iş verenimize olacak. Hazırladığımız toplu sözleşme taslağını ne kadar arkasında olduğumuzu, ne kadar sahiplendiğimizi 1 Mayıs günü göstereceğiz. O gün toplu sözleşmemiz ile ilgili de pankartlarımız olacak. Davet ettiğimiz 5.080 arkadaşımız ile ve çağrıda bulunduğumuz bütün arkadaşlarımızın da kendi örgütlerinin talepleri etrafında birleşmek üzere alanlarda olmasını bekliyoruz.”