Eskişehir'de meydana gelen yangını söndürmek isterken 10 kişi şehit oldu. Şehit olan isimlerden biri de Eyüp Dereli'ydi. Eyüp Dereli'nin şehit olmadan birkaç gün önce arkadaşına "Bu ay maaş zamlı yatar mı?” diye yazdığı ortaya çıktı. Konu ile ilgili Tüm Yerel Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ, İz Gazete için bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı...
Bir yangının ardından: Zamlı maaş alabilecek miyiz?
“Bu ay maaşımızı zamlı alabilecek miyiz?”
Eskişehir’deki orman yangınında hayatını kaybeden orman işçisi Eyüp Dereli, yangından birkaç gün önce arkadaşına böyle yazmıştı.
Bu cümle, sadece bir mesaj değil.
Bir hayatın, bir umudun, bir gerçeğin ta kendisi.
Bütün gün 40 derecenin altında, rüzgarla dans eden alevlere karşı bedenini siper etmiş bir orman emekçisinin, akşam evine dönerken kafasını yastığa koyduğunda düşündüğü tek şey bu:
“Bu ay maaş zamlı yatar mı?”
Ne kadar sade bir cümle değil mi?
Ama sade olduğu kadar ağır.
Çünkü o cümlede, “biraz daha iyi geçinebilir miyim?” sorusu var.
Çocuklarının okul çantasını doldurabilecek mi, pazardan iki kilo yerine üç kilo meyve alabilecek mi, elektrik faturasını gününde yatırabilecek mi…
İşte bunların hepsi tek bir soruda saklı:
“Bu ay zamlı maaş alabilecek miyiz?”
Ama bu soru, Eyüp Dereli’ye mezar oldu.
Onu ve 10 yol arkadaşını Eskişehir Seyitgazi’deki orman yangınında kaybettik.
Yangını söndürmek için gittiler, kendileri de yandılar.
Ve biz şimdi, sadece 11 canı değil; bu ülkenin vicdanını da toprağa verdik.
Bugün memleketin dört bir yanında binlerce orman işçisi hâlâ o mesajı soruyor sessizce.
İtfaiyeciler, zabıtalar, temizlik işçileri, park bahçe emekçileri, şoförler, büro çalışanları…
Hepsi aynı cümleyle yaşıyor:
“Bu ay zamlı maaş alabilecek miyiz?”
Sayın yönetenler,
Sayın karar vericiler,
Yangına koşanların maaşı hâlâ asgari ücretin bile altında kalıyorsa…
Biz bu ülkede sadece ağaçları değil, insanı da yakıyoruz demektir.
Bu yangından geriye sadece küller kalmamalı.
Bu yangının ardından Eyüp’ün o mesajı, bir dönüm noktası olmalı.
Çünkü Eyüp artık aramızda değil.
Ama onun sesi hâlâ yaşıyor:
“Bu ay maaşımızı zamlı alabilecek miyiz?”
Cevap vermek artık bizim borcumuz.
Ve bu borç, sadece bir zamla değil, bir yaşamla ödenebilir.