14.08.2021, 11:00

Yeşil politik dalga Türkiye’ye de gelecek!

Türkiye’de son zamanlarda meydana gelen ve teşvik edilen ekolojik yıkım insanları bunaltır hale geldi. Yeşil ve mavi olan her ne varsa düşman işgaline uğramışçasına işgal ve tahrip  ediliyor. Türkiye sanki “son ağaca kadar, son yeşile kadar yok edeceğiz diyen”  bir zihniyet tarafından yönetiliyor.

Ormanlar yanıyor, yakılıyor, bilinçli olarak söndürülmüyor. Yerlerine otel, rezidans adı altında garip beton bloklar, binalar dikiliyor ve bu binalar ‘Türkiye kalkınıyor’ başlığı altında halka satılmaya çalışılıyor.

Ekolojik yıkım öyle boyutlara vardı ki, içecek suyumuz bile kalmadı. 20 sene önce musluklardan su içen Türk halkı, içebileceği suyu sadece pet şişelerde bulabiliyor.

Artık Türkiye nüfusunun yüzde 80’e yakın bölümü büyük şehirler etrafındaki beton gettolarda, yani köy büyükşehirlerinde yaşamaktadırlar. Bu bölgelerde yoğunlaşan köy kentler hiçbir yeşil alanı olamayan, dikey, beton bloklara hapis edilmişlerdir. Nefes bile alacak ekolojik yeşil alanları yoktur. Bu durum esasında, günümüzde ve ileride pimi çekilmiş bir el bombası gibi sosyolojik patlamalara neden olmaktadır. Kadın ve çocuk cinayetleri, tecavüzler, tarikat sapıklıkları bu patlamanın tipik örnekleridir.

Yeşili yok etmeye yemin etmiş zihniyet milyarlarca para harcayarak hilkat garibesi

‘Millet bahçeleri!’ üretmektedir. Yapay olarak üretilen yeşil alanlar hiçbir zaman doğanın milyonlarca senede yarattığı doğal endemik ortamın yerini tutamaz.

Denizlerimiz, derelerimiz, koylarımız, ormanlarımız kısacası insan hayatı sürdürmek için gerekli olan tüm tabiat varlıklarımız neredeyse devlet eliyle yok edilmektedir. Maalesef ekolojik konuda bilinçli bir toplum değiliz. Yapılan tahribatlara karşı duran, bir avuç çevreci, aydın ve entellektüel insanlar var ancak güçleri bu tahribatları önlemek için yetersiz kalıyor.

İşin enteresan tarafı halkın geneli bu tahribatları önlemekte kendini görevli saymıyor. Kendi meselesi olarak kabul etmiyor ve kendi yaşam alanının yok edildiğini farkında bile değil.

Diğer taraftan aynı halk yeşil sağlıklı alanlar görmek istiyor. Ormanların, denizlerin, doğanın tahrip edilmemesini istiyor.

Bu istek eylemsiz olduğu için havada kalıyor. Zira Türkiye halkı ancak doğrudan kendisini ilgilendirirse yani kendi akarsuyu üzerinde bir hidroelektrik santral yapılırsa azınlık bir grup halinde protestolara katılıyor. Bazıları ise köyümüz ilçemiz gelişecek diye bu tür tahribatları destekliyor.

Eylemsiz ve tepkisiz halk çevreyi kurtarma görevinin sadece çevrecilere ait olduğuna inanıyorlar. Çevreciler, bu iş için özel olarak atanmış memurlar gibi algılanıyor.  Herhangi bir yerde bir tahribat oluştuğunda aynı eylemsiz halk “çevreciler nerede” diye feryat ediyor.

Halkımız Anayasanın 46. Maddesi gereğince çevreyi, bilhassa kendi yaşadığı çevreyi koruma ve anında müdahale etme anayasal hakkına sahip. Maalesef halkımız bu anayasal hakkını bilmiyor, bilsede kullanmıyor. Çoğu sol görüşlü olan çevreciler gelsin bizi kurtarsın istiyorlar. Ama hiçbir zaman hareketi tümüyle kendi insiyatiflerine almıyorlar. Tahribata neden olan devlet büyüklerine ağlaşarak, rica ortamı yaratmaktan başka metot akıllarına gelmiyor.

Çevreyi ve doğal hayatı korumayı kendisine ilke edinmiş partiler Almanya’da Yeşiller Partisi gibi en yüksek oy oranına ulaşıp ülke yönetimine ve kaderini ellerine alıyorlar.

Türkiye’de de bu bilinç artık değişecek. Vatan, millet, Sakarya edebiyatından başka hiçbir şey bilmeyen; halka sadece hamaset edebiyatı pompalayan partiler ekolojik dünyanın değişmesi ile kendi yapılarını da değiştirmek zorunda kalacaklar.

Aynı Avrupa’daki gibi doğal yaşamı, çevre konulmasını desteklemeyen, çevre konusunu parti programlarının 1. Maddesi haline getirmeyen partiler Türkiye halkından oy alamayacaklar.

Bu süreç biraz zaman alacak belki, ama sonuçta gerçekleşecek.
 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner240
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
banner241
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 16 28
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 16 12
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?