06.11.2021, 09:29

Vakfa eski vergi dairesi binasını tahsis etmek

“Bülent, yoksa biz radikal kişiler miyiz? Ya da marjinal adamlar mıyız da böyle bir protestoya gidiyoruz?” Soruyu soran kişi benimle birlikte İzmir Atatürk Lisesinde (İAL) Türkiye Gençlik Vakfına (TÜGVA) derslik tahsis edilmesini protesto etmek için 9 Ağustos 2017 tarihinde okulun önünde yapılacak olan toplantıya katılmaya gelen İAL mezunu bir arkadaşım. O da benim gibi 55 yaşlarında, Türkiye’nin en iyi okullarında eğitim almış, delikanlılık zamanlarında bile mantıklı, olgun, hayatının hiçbir döneminde herhangi bir aşırılığın içinde olmamış, ciddi bir kariyer geçmişi olan bir kişi.  “Aksine” diye yanıtladım. “Biz makul insanlarız. Okulumuzla ilgili olarak yanlış yapıldığını düşündüğümüz bir işe karşı çıkmak üzere demokratik hakkımızı kullanmak için buradayız”.

Geçenlerde İAL’nin bir yöneticisinin TÜGVA’nın İAL’nin imkanlarını kullanmak üzere başlattığı girişimlere karşı çıkması nedeniyle görevinden alındığına ilişkin iddiaların yer aldığı haberleri okuyunca arkadaşımla aramızda geçen yukarıdaki diyaloğu hatırladım.

Atatürk Lisesine 1976 yılında Nazilli’den gelen bir yatılı öğrenci olarak başlamıştım. Uyum sağlamam çok zor olmuştu. 40 kişilik sınıfımda neredeyse 25 kişi okul ya da sınıf birincisiydi. Ama ilginçtir ki, böyle olması öğretmenleri pek ilgilendirmiyordu. Sınıfın önüne bizleri zorlayacak yüksek bir eğitim çıtası koymuşlardı ve bizden büyük bir entelektüel sıçrama bekliyorlardı. Verdikleri mesaj çok net ve katıydı; Matematik, Fen Bilgisi, Coğrafya, Edebiyat, İngilizce ve diğerleri…Bunları çok çalışın ve öğrenin ya da bu sıraları ve yatakhaneyi meşgul etmeyin. Başka bir seçeneğe yer yoktu. Bu talimatı eğip bükme olanağı da yoktu. Çünkü bu talep, okulun 1888 yılından 1976 yılına uzanan geleneğini yansıtıyordu.

Bu gelenek çerçevesinde yetişen İAL mezunları başarılı sanatçılar, bilim insanları, başbakanlar, bakanlar, komutanlar, mesleklerinde başarılı bireyler olarak topluma büyük hizmetler verdiler. Ayrıca hem öğrenciler hem de mezunlar arasında dünyada az görülebilecek olağanüstü bir dayanışma oluşmuştur. Bu dayanışmanın temelini bilgi paylaşımı, dostluk ve yardımlaşmanın oluşturması topluma önemli faydalar sağlamaktadır.

Bu gerçek bütün açıklığı ile ortada iken okulun dersliklerinin daha üç sene önce kurulmuş ve camia tarafından tasvip edilmeyen bir kuruma tahsis edilmesine itiraz edilmişti. Bu itirazlar üzerine konu kapandı, tahsis gerçekleşmedi. Bununla birlikte, bugünlerde bu tahsise karşı çıkan okul yöneticisinin idare tarafından soruşturulduğu, başka görevlere atandığı, mahkeme kararı ile görevine iade edilmesine rağmen yeniden başka görevlere atandığına dair haberler basında yer aldı.

Bu konu ilgimi çekti. Mahkeme kararlarının idare tarafından görmezden gelindiği iddiası çok hassas bir konu olduğundan olayı internette farklı kaynaklardan incelemek için araştırdığımda karşıma bundan daha ilginç bir haber çıktı: Menemen’in eski vergi binası TÜGVA’ya tahsis edilmişti.

Menemen Vergi Dairesinin TÜGVA’ya TAHSİS EDİLMESİ

Bu haberin çok daha sembolik bir önemi var. Çünkü devlet vatandaşın vergileri ile edindiği bir vergi dairesi binasını bir vakfa bedelsiz olarak tahsis ediyor. Türkiye’de 5 binin üzerinde vakıf var. İzmir’de de eğitim dâhil olmak üzere yıllardır faaliyet gösteren pek çok vakıf ve dernek var. 85 milyona ait bir mülkün kim tarafından, hangi yetkiyle, hangi gerekçeyle bir vakfa verildiğini merak ettim. Merak etmemin sebebi de bu binanın parasının halkın cebinden çıkmış olması. Haber basında yer alalı iki haftadan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen ilgililerden bir açıklama gelmedi. Hâlbuki çoktan, hem de belgelere dayanılarak bir açıklama yapılmış olması gerekirdi.

“Belgeler” deyince kastettiğim şey şu: Birincisi, uzmanlar tarafından hazırlanmış, bu kamu binasının kamu yararını en üst düzeyde sağlayacak şekilde kullanma yönteminin (bir başka kamu kuruluşunun ihtiyacına tahsis edilmesi de dâhil olmak üzere) ne olduğunu ortaya koyan ve kanıtlayan bir rapor. İkincisi; Eğer rapor bu binanın devletin ihtiyaçları için kullanılması değil de, eğitimle ilgili bir vakıf veya derneğe bedelsiz olarak devredilmesinin en yüksek kamu yararını sağlayacağını kanıtlıyor ve böyle yapılması önerisinde bulunuyorsa, söz konusu rapor doğrultusunda hareket edilmesini, yani binanın amacı eğitim olan vakıf ve dernekler arasından yapılacak bir seçim sonucu bedelsiz olarak tahsis edilmesini onaylayan ve yetkili bir heyet tarafından alınmış karar belgesi. Üçüncüsü;  binanın seçilecek bir eğitim vakfı veya derneğine tahsis edilme kararı ile tahsis edileceği kuruluşun seçilme kriterlerini açıklayan, bu kriterler çevresinde binayı değerlendirmek isteyen vakıf ve derneklerin projelerini belli bir başvuru tarihine kadar ilgili başvuru makamı olan devlet kuruluşuna iletilmesi gerektiğini uygun medya araçları ile ilan eden duyuru. Dördüncüsü, birbiri ile yarışan vakıf ve dernekler ile projelerinin içinden duyurulan kriterlere en uygun olanının yetkili bir heyet tarafından seçildiğini gösteren belgeler. Beşincisi, idare ile vakıf veya dernek arasında imzalanan, binanın kullanımına ilişkin sözleşme.

Aynısı olması şart değil. Ama belgelemenin genel hatlarıyla yukarıdaki paragrafta verilen çerçevede gerçekleşmesi gerekir. Çok fazla şey istendiği düşünebilir. Ama burada vatandaşların cebinden çıkan paralarla edinilmiş bir vergi dairesi binasından bahsedilmekte. Tabii ki bu paraların her kuruşunun hesabının detaylı bir belgeleme ile verilmesi gerekir. Ayrıca, yedi asrı aşkın bir tarihi ve imparatorluk geçmişi olan bir devletin kamu kaynaklarını kullanırken son derece ilkeli olması gerekir. Ülkeye ve/veya insanlığa fayda yaratmak iddiası ile faaliyet gösteren vakıf ve derneklerin de bu kuralları özellikle desteklemesi, bunlara uyması beklenir. Kurallara uygun ve şeffaf bir şekilde yapılan tahsisler tarafları önemli hukuki risklerden de koruyacak, gelecekte beklenmedik ve öngörülemeyen hukuki sorunların yaşanmasına engel teşkil edecektir.  

Daha bundan beş sene önce bini aşkın vakıf ve derneğin kapatıldığı hafızalarda. Kapatılmalarının gerekçesi bunların kamu yararı üretmemeleri hatta kamuya zararlı olduğu görüşüydü. Bu noktaya gelinmesinde muhtemelen modern bir devletin denetim ve kontrol araçlarının bu kuruluşlara etkili bir şekilde uygulanmaması da önemli rol oynamıştı. Bu nedenle vakıf ve dernekler her ne kadar iyilik üreten kuruluşlar olarak görülse de bunların özellikle devlet kaynaklarından faydalanmasının çok ciddi kurallara bağlanması ve takip edilmesi gerekir. 

Devletin şeffaf davranması da çok önemli bir konu. Bu eski vergi dairesi binasının vakıf ve derneklere verileceğinin en geniş şekilde ilanından başlayarak tüm sürecin şeffaf olması gerekir. Özelikle diğer başvuruların neden kabul edilmediğinin, projeleri reddedilen derneklere ve vakıflara iletilmesi çok önemlidir. Reddedilme sebeplerinin iletilmesi reddedilen vakıf ve derneklerin kendilerini geliştirmelerine büyük katkı sağlayacaktır.

Menemen’in eski vergi dairesi binasının TÜGVA’ya yukarıda belirtilen prensipler çerçevesinde; yani kamu yararı, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri gözetilerek, müracaatta bulunan tüm vakıf ve derneklerin projelerin adil ve eşitlikçi bir yaklaşımla değerlendirilerek tahsis edilmiş olması ve bunların belgelenebilmesi gerekir. Böyle yapılmadıysa hatadan dönülmesi, tahsisin iptal edilmesi ve sürecin düzgün bir şekilde yeniden başlatılması gerekir.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner238
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner237
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 15 34
2. Rizespor 14 25
3. Pendikspor 14 25
4. Keçiörengücü 14 25
5. Boluspor 14 25
6. Samsunspor 14 24
7. Bodrumspor 14 22
8. Bandırmaspor 14 21
9. Manisa FK 13 20
10. Sakaryaspor 15 19
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 14 16
15. Erzurumspor 14 14
16. Altınordu 13 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 14 7
19. Denizlispor 14 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?