Ege Fonksiyonel Tıp Merkezi kapılarını İz Gazete’ye açtı: ‘Hastalarımız kendi hayatlarının kaptanı’

Hastalık durumunu değerlendirirken danışanlarının, her konuyu anlamış ve inanmış olmasını; uygulamanın her detayında da danışanlarının yanında olmayı önemsediklerini belirten Ege Fonksiyonel Tıp kurucuları, “Hastalarımız kendi hayatlarının kaptanıdırlar” dedi.

TANITIM 25.02.2021, 13:17
Ege Fonksiyonel Tıp Merkezi kapılarını İz Gazete’ye açtı: ‘Hastalarımız kendi hayatlarının kaptanı’

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Dr. Saime ve Orhan Dostugür, Alsancak’ta hizmet verdikleri Ege Fonksiyonel Tıp Merkezi’nin kapılarını İz Gazete’ye açtı. Dostugür çifti, fonksiyonel tıpı, kök sebeplerini, merkezlerinde hizmet verme biçimlerini anlattı.

Son zamanlarda fonksiyonel tıp yaklaşımını çok duyuyoruz. Fonksiyonel tıp nedir?

Fonksiyonel tıbbı, en iyi kök ve dallarından oluşan bir ağaç modeli ile açıklayabiliriz. Dallarında birbiri ile farklı isimlerle tanımlanan hastalıklara kök sebeplerle yaklaşımı simgeler. Tiroit hastalıkları, insülin direnci, diyabet gibi metabolik sorunlar. Romatoid artrit gibi kas iskelet sistemi hastalıkları, depresyon, migren, alzheimer gibi psiko -nörolojik rahatsızlıklar, egzama, sedef gibi cilt sorunları, hipertansiyon, sindirim-bağırsak sorunları, huzursuz bacak sendromu vs. gibi pek çok kronik rahatsızlığı bireye özgü tamamen kişiselleştirilmiş, kök nedenlerini analiz ederek hastalığı tedavi etmeyi hedefler. Amaç mevcut semptomları baskılamak değil bunları oluşturan nedenleri çözmektir.

Kök sebepleri nasıl açıklayabiliriz?

Fonksiyonel tıp bedene tek tek organlar olarak bakmak yerine sistemler bütünlüğü olarak bakar. Beden bir orkestra gibi birbiriyle uyumlu bir ahenk içindedir. Ve bozulmalar da bu bütünlük içinde olmaktadır. Sağlıklı bir beden için temiz ve çok renkli beslenme, kaliteli bir uyku, stres kontrolü, eksik vitamin ve minerallerin yerine konması, sirkadiyen ritme göre beslenme ve uyku düzeni, toksik madde girişinin azaltılması, egzersiz, yeterli sindirim enzimlerine sahip olunması, epitel bütünlüğü korunmuş bir bağırsak sistemi, hormonal denge gibi unsurlar önemlidir.

Bunu bir örnekle açıklayalım. Günümüzün yaygın tanılarından biri olan depresyona fonksiyonel tıp nasıl yaklaşır? Depresyonun gerçek nedeni, hastadan hastaya çok büyük çeşitlilik gösterebilir. Sorun beslenmemizdeki glutenin yarattığı inflamasyonla bağırsak epitel bütünlüğünün bozulması, glutene karşı harekete geçen savunma sisteminin benzer hücre yapısı ile tiroit hücrelerine zarar vermesi sonucunda bozulan tiroit fonksiyonları ve sonuç depresyon olabilir

Sorun reflü için asit bloklayıcı ilaçların uzun süreli kullanımına bağlı olarak gelişen b12 eksikliği, ya da foslat eksikliği veya D vitamini eksikliği olabilir. Fazlasıyla ton balığı içeren bir beslenmeye dayalı cıva gibi ağır metal birikimi ya da yağlı balık açısından çok düşük düzeyde beslenmeye bağlı omega-3 eksikliği veya glikoz yüksekliği olabilir Görüldüğü gibi pek çok farklı nedene bağlı oluşabilecek bir duruma herkese aynı ilacı vererek iyileştirebilir miyiz?

UYKU DÜZENİNE DİKKAT

Kaliteli bir uyku demekle neyi ifade ediyorsunuz?

Bedenimiz sirkadiyen ritim denilen bir biyolojik döngü içindedir ve her şey denge halindedir. Sabah hafiften yükselişe geçen kortizol hormonu bize enerji kazandırarak bizi güne hazırlar saat 17’den sonra inişe geçerek bizi uykuya hazırlar. Gece 23 ile 03 arası en yüksek seviyede olan melatonin hormonu ise sağlıklı bir uyku ile salınır. Melatonin sadece uyku mediatörü değil en güçlü antioksidanlardan biridir. Gün içinde oluşan atık maddeleri serbest radikalleri temizler. Yani gece yapılan çok iş var, temizliğin yapıldığı zaman. Melatonin hormonu hipofiz bezinden büyüme hormonu salgılanmasını sağlar. Büyüme hormonu vücut yağlarının yakılmasını, kolejen dokunun onarılması, kemik yoğunluğunun iyileştirilmesi, bağışıklığı artırmaya yarar ve de bizi ertesi gün mutlu huzurlu hissettirecek serotonine dönüşür. Bu döngülerdeki bir aksama birbirine bağlı olarak pek çok sistemde bozukluğa yol açar. Yine görüldüğü üzere kalori hesabıyla sayısız diyet denemelerimizde sonuç alamıyorsak sık sık hastalanıyorsak, mutsuz huzursuz ruh halindeysek bunların ardında kaliteli olmayan bir uyku düzenimiz olabilir.

Size başvuran bir hastaya yaklaşımınız nasıl olmaktadır?

Öncelikle kişiyi ruhsal ve bedensel bütünlük içeresinde değerlendiriyoruz. Fonksiyonel tıp akademisinin geniş kapsamlı hazırladığı anamnez formunu dolduruyor hastamız. Daha kişi gelmeden geçmişten bugüne tüm öyküsü, beslenme, uyku düzeni, stres durumu vs. gibi bilgileri alarak bir ön çalışma yapıyoruz. Sağlıklı bir iletişim güçlü bir iş birliği ile ilerliyoruz.

Detaylı bir beslenme planlaması yapıyoruz. Olay kalori hesabı değil bedende inflamasyona yol açabilen gıdaları elimine etmek oluyor. Hastalarımızdan çok duyuyoruz ‘Gluteni kestim yine iyileşemedim’ diye. Çünkü bedende inflamasyona yol açan gıdalar sadece gluten değildir, bir bütün içinde eliminasyon yapılmalıdır.

Yine sağlıklı bir beden için işlevsel sindirim enzimlerine ve bütünlüğü bozulmamış epitel yapısına sahip bağırsaklara ihtiyaç vardır. Eğer yeterli mide asidine sahip değilsek yeterli sindirim enzimi salgılanamaz ve biz gluteni kesip sağlıklı bir gıda olarak protein aldığımızı düşünsek bile bu protein eksik enzim varlığında küçük parçalara ayrılamaz ve bedende gluten benzeri reaksiyonlara yol açar. Yine yeterli mide asitine sahip değilsek pek çok vitamin ve mineral emilimi de bozulmaktadır.

Kişinin stres durumu değerlendirilir. Uzun süreli stresin bozduğu biyokimyasal reaksiyonlar değerlendirilir. Stres durumunda uzun süreli salınan kortizol bedende yıkıcı etkiye sahiptir.

Kişinin maruz kaldığı toksik yükler ve ağır metal birikimi değerlendirilir. Çünkü dışarıdan gelen toksik yük attıkça karaciğerimizin detoksifikasyon mekanizmaları yetersiz kalmakta, atık maddeler bedende hormon benzeri etkiler yaratarak pek çok mekanizmayı bozmaktadır. Ağır metal yükü de hücreler için elzem olan mineraller ile yarışmaya girerek onların hücre içine girişini engeller. Sonuç olarak hücre fonksiyonlarında bozulmaya yol açarlar. Detaylı bir laboratuvar ile hücre içi vitamin mineral eksikliği, inflamasyon kriterleri test edilir ve gereken destekler planlanır.

Öncelikle güven dolu sağlıklı iletişim bizim için en önemli başlangıcı oluşturuyor. Sonrasında tıp dedektifliği şeklinde bulmaca çözer gibi bulguları değerlendiriyoruz. Hastamızın ifade ettiği her durum, yaşamıyla ilgili her detay bizim için önemli olmaktadır.

EĞİTİMLER İÇİN TEŞEKKÜR

Siz nasıl fonksiyonel tıpa yöneldiniz? Neden fonksiyonel tıp?

Son 50 yılda insan bedeninin maruz kaldığı kimyasal yük çok fazla artmış durumda. Elektromanyetik kirlilik, hava kirliliği, radyasyon yükü, tarımda kullanılan pestisitler evrimsel olarak aynı şekildeki karaciğerimiz için çok fazla yük getirmektedir. Aynı zamanda toprakta azalan mineraller nedeniyle gıdaların besin değeri oldukça azalmıştır. Bu da çok fazlasıyla vitamin ve mineral eksikliğine yol açmaktadır

Günümüz de kişiler yorgun. Mutsuz, sindirim sorunları, kronik ağrılarla, veremedikleri kilolarla branş branş gezmektedirler. Bizim öğrenciliğimizde çok nadir olan hashimoto tiroidi gibi hastalıklar, artık her iki kişiden birinde görülmektedir.

1988 Ege Tıp Fakültesi mezunuyuz. 30 yıllık bir tecrübenin sonunda değişen yaşam şekilleriyle birlikte hastalık seyirlerinin de değişmeye başladığını fark ettik. Kronik hastalıkların sayısı artmakta, somut bir hastalığı olmayan geniş bir kitlenin de ellerinde sayısız tetkiklerle branş branş hekim gezdiklerini görüyorduk. Bu kişiler tıbben hastalık tanısı almadıkları halde yorgun mutsuz bir şekilde yaşam kalitelerini gitgide düştüğü bir süreç yaşıyorlardı ta ki bedende tam bir hastalığa dönüşünceye dek. Hekim olarak sadece semptomları baskılayıcı ilaçlarla kişilerin iyileşmediklerini gördükçe de farklı neler yapılabilir arayışına girdik. Amerika da fonksiyonel tıp eğitim alan ve bu konuda çok güzel bir kitabında yazarı olan Dr. Mustafa Atasoy’un fonksiyonel tıp eğitimlerine katıldık. 3 yıl gibi bir sürede geniş kapsamlı bir eğitim alarak ilk mezunlar arasına girdik.

Hem hastalarımıza daha kaliteli bir sağlık hizmeti vermek hem de mesleki keyif olarak bize çok şey katan eğitimler için kendisine teşekkür ediyoruz.

FARKLI TERAPİLER

Son olarak kliniğinizi biraz tanıtır mısınız?

Alsancak’taki kliniğimizde bütünsel bir bakış açısıyla hastamızın durumuna ve ihtiyaçlarına yönelik tedaviler planlıyoruz. Parmak izi nasıl kişiye özgü ise hastalıklar da aynı şekilde kişiye biriciktir. Kişinin mevcut toksik yükünü, stres durumunu, beslenme biçimini, yaşam şeklini detaylı olarak değerlendiriyoruz. Kişinin ifade ettiği her sorun bizim için değerli ve bunu sistem bütünlüğü içinde alıyoruz. Hastalarımızla sürekli olarak iletişim ve iş birliği içinde oluyoruz. Yani biz doğruları aktaran onlar da tek başına uygulayıcı olmuyorlar. Durumu değerlendirirken danışanımızın her detayında konuyu anlamış ve inanmış olmasını; uygularken de her detayında onun yanında olmayı önemsiyoruz. Hastalarımız kendi hayatlarının kaptanıdırlar.

Bir hekim farklı enstrümanları kullanma becerisine sahip olmalı ve hastanın ihtiyacına göre devreye sokabilmelidir. Bizde kliniğimizde fonksiyonel tıp yanında; bağışıklık sistemini güçlendirici anti oksidan kapasiteyi artıran ozon terapi, stres kontrolünde, bağımlılık tedavilerinde yaygın kullanılan biorezonans frekans terapileri aromaterapi uygulamaları yapmaktayız.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner218
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 13 30
2. Man City 13 29
3. Liverpool 13 28
4. West Ham 13 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. M. United 13 18
9. Brighton 13 18
10. Leicester City 13 18
11. Brentford 13 16
12. Crystal Palace 14 16
13. Aston Villa 13 16
14. Everton 13 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 13 14
17. Watford 13 13
18. Norwich City 14 10
19. Burnley 12 9
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 14 33
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7
banner178
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?