25.05.2022, 08:19

Susma! Bir kere kaçarsan, hep kaçarsın

“İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor. Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.” diyor W.Shakespeare.

Aslında korkularımız yönlendiriyor bizi ve yaşamı korkularımızın etrafında inşa ediyoruz. Etrafını örüyor, görünmez kılmaya çalışıyoruz. Çoğu kez yok sayıyoruz. Fakat bu durum bütün karanlığı ile insan aklını bir kez ele geçirdi mi, bütün kuralları da belirler hale geliyor.

Suçluyoruz. Suçlamak rahatlatıyor. Kendimizi suçluyoruz, başkalarını suçluyoruz. Böylece bir neden buluyoruz. Nedenler sayesinde korkularımızla anlaşmaya, uzlaşmaya çalışıyoruz.

Kimi zaman korkularımızdan kaçıyor, fakat sığındığımız yerde yeni korkular yaratıyoruz. Gerçeği ve doğruyu korkularımız üzerinden belirliyoruz ve böylece kendimize korkunç gerçeklere gömülü bir esaret yaratıyoruz. İşte korkularımıza odaklanıp, bu çukuru evimiz sanıyoruz.

Oysa gerçek tanımlanacak bir şey değil, ancak parçası olunacak, dahil olunacak bir şey ise, bütünüyle bize dair olacaktı. Akıl ile algılamaya çalıştığımız dünyaya hiç dokunmadan, koklamadan alışmaya çalışıyor, hislerimizin uzağına düşüyoruz. Gerçeğin uzağına, insanın uzağına, yaşamın uzağına hatta düşüyoruz. Düşe düşe uçmayı öğrenir mi insan? Böylece aklın ve zamanın da uzağına düşüyoruz.

Susmayı öğretiyorlar ve öğreniyoruz. Susmayı bir edep sanıyoruz. İtiraz gerektiren durumlarda kaçmayı tercih ediyoruz. Direnmenin dayanmaya evirildiği bir süreci yaşıyor, çoğu kendimizden bile kaçıyoruz.

Yaşadığımız öğrenilmiş çaresizlik durumu büsbütün bizi kuşatırken, sezgilerimizi, duygularımızı ve heyecanımızı unutup yalnızca akıl ile var olmayı marifet sanıyoruz.

Oysa insan sadece suçluyken kaçmaz. Ama bir kere kaçmaya başladıysan, hep kaçacaksın! Çünkü zamanın ahlakı ile yüzleşmek için bir kahraman olmanız gerekir.(1)

Öyle ki sadece korkaklar, sezgilerini, duygularını ve heyecanını bir kenara bırakıp sadece akıllarına güvenirler. Hakikat diye kabul ettikleri, korkunun ve çaresizliğin dizayn ettiği yapay gerçeğin, esiridirler. Oysa hakikat akılla ya da başka bir şeyle kavranmaz. Ancak onun parçası olunur.
Böylece adil olmak aynı zamanda adil yaşamak demektir. Oysa egemen anlayış bize korkularımız ve sessizliğimiz içinde bir yaşamı hazırlar ve bunun için elindeki bütün organları kullanır. Çünkü, iktidarlar öncelikle boyun eğdirilmiş bedenler yaratmayı amaçlar.(2)

Böylece insanlar, olmak istediğine değil, olması gerektiğine dönüşür. Korkuları ve suskunluğu içinde yaşayan bu tek tip insan güruhunu bir yerden bir yere taşımak ya da bir amaca yönlendirmek için artık tek bir doğru ya da tek bir dizayn edilmiş gerçek yeterlidir.
Çünkü, bir yerde herkes birbirine benziyorsa; orada kimse yok demektir.(3)

Korkularımızın açtığı çukurdan çıkmanın tek ve gerçek yolu ise, sesimizi daha güçlü çıkarmaktan başka bir şey olamaz. Susmak, tercih, korunma ya da saygı gösterme biçimi değil, aksine konuşmadan kaçınmak, gerçekleri söylememek ile ortaya konan davranışsal bir yalan söyleme biçimidir.

Susmak sabretmek değil, içine atarak yapılan en yavaş intihar biçimidir.
Susmak bir gerek ya da tavır olamaz. Çünkü konuşmak marifetli bir direniştir.
Susmak bir başkası olmayı, ortalama bir insana dönüşmeyi kabullenmek ve bununla memnun olacak kadar kendi varoluşunu reddetmektir.

Çünkü ahlak doğru bildiğini paylaşmak ve hakikatin parçası olmayı ve onu büyütmeyi bir mesele edinmektir.
Çünkü sessizlik bir edep değil tam tersine insan doğasına karşı işlenmiş ciddi bir suçtur.

Özgür insan, saygıyı hak edene, korkak olan saygıyı ihtiyaç duyana gösterir.

Çünkü; Günümüzün sorunu artık ne olduğumuzu keşfetmek değil, olduğumuz şeyi reddetmektir.(4)

“Karanlık dönemlerde peki, şarkı da söylenecek mi? Elbette şarkılar da söylenecek belgeleyen karanlık dönemleri.” (5)

Alıntılar
(1) (2) (3) (4) Michel Foucault
(5)Bertolt Brecht)


 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Anket Tümü
Olası bir erken seçimde veya 2023'te Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı kim olmalı?