Gizem TABAN/İZGAZETE- İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB) kasım ayı olağan sekizinci meclis oturumu İzBB Başkanı Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Tunç Soyer’in yönetiminde gerçekleşti. Bütçe maratonunun son oturumunda; İzBB’nin 2023 Mali Yılı Bütçesi ve Performans Programı görüşüldü.

ESKİ BAŞKANLARA ‘ONUR KARTI’

Meclisi gündeminde yer alan önergeye göre; İzmir ili sınırları içerisinde belediye başkanı olarak görev yapmış ve görevi sona ermiş olan belediye eski başkanlarını onurlandırmak ve verdikleri hizmetler nedeniyle şükran sunmak amacıyla İzmir Halkı adına kişiye özel ‘Onur Kartı’nın düzenlenerek belediye eski başkanlarına teslim edilecek. 

TELEFERİK FORMÜLÜ KABUL EDİLDİ

Ulaşım sorunu ile gündeme gelen Bayraklı Şehir Hastanesi için teleferik formülünü öngören etüt raporu komisyonlardan geldiği gibi oy birliğiyle kabul edildi. 

YAKLAŞIK 26 MİLYARLIK BÜTÇE

İzBB’nin 2023 Mali Yılı Bütçesi 25 milyar 900 milyon TL olarak belirlendi. AKP ve MHP’nin ret oyu verdiği İzBB 2023 Mali Yılı Bütçesi ve Performans Programı oy çokluğuyla kabul edildi. İzBB’nin 2023 Mali Yılı Gelir bütçesi 21 milyar 923 milyon lira olarak belirlenirken tabloya göre Belediye’nin 2023 yılı için en az 3 milyar 977 milyon lira borçlanması bekleniyor.

‘BU SIRAYI KABULLENMİYORUZ’

Bütçe ve Performans Programı hakkında söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Aydın, “Büyükşehir Belediyesi, bu yıl da yüksek bir yatırım bütçesi öngörüyor. Yaşanan ekonomik krize, hatta ekonomik şiddete, yoksullaşmaya, tüm idari mekanizmalardaki bozulmaya rağmen, bütçesinin yüzde 41’ini yatırıma ayırmış durumda. Bu oran halen Türkiye’de kamu bütçelerinde yatırım ayrılan kısım bakımından en yüksek oranlardan birisi.  Devletin açıkladığı rakamlara göre İzmir’e yapılan tüm kamusal yatırımların yaklaşık üçte ikisini belediyeler yapıyor. Son on yılda merkezin yönetim bütçesinden İzmir’e yapılan doğrudan yatırım miktarı oldukça düşük.  İzmir en çok vergi veren üçüncü il durumundayken, merkezi yönetim tarafından yapılan kamusal yatırımlar sıralamasında 71’inci sırada. Merkezi yönetimin yapması gereken yatırımlar bu şehre yapılmıyor. 71’inci sırada olmayı kabullenmiyoruz” diye konuştu.

‘VEBALİ HEPİMİZİN OLACAK’

Büyükşehir Belediyesi’nin yatırımlarını detaylı bir şekilde anlatan CHP’li Aydın, konuşmasının sonunda kent gündeminde tartışma konusu olan; yıkılan Buca Cezaevi alanına değindi. Söz konusu arazinin yeşil alan olması gerektiğini vurgulayan Aydın, “Bu alana beton dikilmesine izin vermenin vebali hepimizin olacaktır” dedi.

RAKAMLARLA YATIRIMLAR

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı CHP Meclis Üyesi Bülent Sözüpek de stratejik hedefler doğrultusunda rakamlarla yatırım kalemlerini açıkladı. Sözüpek, şöyle konuştu: “Altyapı stratejik alanına 2023 yılı bütçemizden 4 milyar766 milyon 575 bin TL bütçe ayırdık. 2023 yılında en büyük yatırımımızı 6 milyar 1 milyon 356 bin TL ile Yaşam Kalitesi stratejik alanına yapıyoruz. Ekonomi alanına ise 2023 yılı Bütçemizden 802 milyon 944 bin TL bütçe ayırdık. Demokrasi ve kent hakkı olarak 2023 yılı bütçemize 2 milyar 531 milyon 804 bin TL bir bütçe ayırdık. Bütçemizde doğayla uyumla ilgili ayırdığımız 2023 bütçesi ise; 737 milyon 176 bin TL’dir. Kültür ve Sanat stratejik alanımıza 2023 yılı bütçemizden 670 milyon 773 bin TL bütçe ayırdık. Yaşayarak Öğrenme ve Kurumsal Kapasite stratejik alanımıza 2023 yılı bütçemizden 2 milyar 54 milyon 182 bin TL bütçe ayırdık.”

O SÖZLER GÜLÜŞMELERE NEDEN OLDU

Oturumda söz alan AKP Grup Başkanvekili Özgür Hızal’, Büyükşehir Belediyesi’ne eleştirilerini sıralarken bütçe konusunda ilginç bir çıkışta bulundu. AKP’li Hızal, “İzBB, gelirlerin artması noktasında herhangi bir katkı ortaya koymuyor. 2023 yılında 21 milyar 923 milyonu merkezi idareden hak ettiğiniz paydan, yani yüzde 90’ı…. Siz kendi işlerinizle gelir dinamiğinizi yüzde 30 artırmışsınız. Burada vardığımız sonuç şu: İzBB, bu bütçeyi hazırlayan siyasi akıl ve irade ‘Ben kendime güvenmiyorum. Geçen yıl da başarılı yapamadım, bu yıl da yapamayacağım. Nasıl olsa benim güçlü bir siyasi hükümetim var ve bu hükümetin başında güçlü bir Cumhurbaşkanı var’ diye düşünüyor” ifadelerini kullandı. Hızal’ın ‘Güçlü hükümet’ sözleri CHP’li meclis üyeleri arasında gülüşmelere neden oldu. 

‘GEREKENLER YAPILACAKTIR’

Muhalefetin eleştirilerine değinen İYİ Parti Grup Başkanvekili Kemal Sevinç, “Dile getirilen konularda idaremiz gerekli önlemleri alacaktır. Kimsenin şüphesi olmasın. Tüm dünyayı etkisi altına alan salgın, 2 yıldan fazla süreyle ülkemizde de etkisini gösterdi, kentimizde yaşanan deprem büyük bir üzüntü oluşturdu. Belediyemiz gece gündüz gerekli çalışmaları yapmış ve yapmaya devam etmektedir. Bu yaşanan olaylardan dolayı bazı projelerde gecikmeler olabilir. Ancak Belediyemiz stratejik hedeflerine ulaşacaktır” ifadelerini kullandı. 

‘RAHATSIZ ETMEK MAHARET DEĞİL’

Aynı zamanda Menemen Belediyesi Meclis Üyesi olan AKP’li Yusuf Demircioğlu, oturumda yaptığı konuşmada sözü Menemen’e getirdi. Demircioğlu, CHP’nin Menemen Belediyesi’ni kaybetmesine atıfta bulundu. Demircioğlu’nun sözlerini sarf ettiği esnada salonda tansiyon yükseldi. CHP’li meclis üyelerinden tepki geldi. Bunun üzerine AKP Grup Başkanvekili Özgür Hızal ve AKP Grup Sözcüsü Hakan Yıldız, AKP’li Demircioğlu’nu konuşmasından dolayı tebrik etti. AKP ve CHP meclis üyeleri arasında gerginlik yaşanırken Başkan Soyer, Meclis’i sakinliğe davet etti. Meclis üyelerine de uyarı da bulunan Başkan Soyer, “Meclisi rahatsız etmek maharet değil. Uyum içinde yapılan görüşmelerde meclisi rahatsız etmek maharet değildir, lüzumsuzluk yaratmak, insanları germek… Bu mecliste gerginlik isteyen arkadaşlar olabilir, hiç gerek yok” dedi. 

‘2024’ÜN BAŞKANI SOYER’

AKP ve MHP’nin eleştirilerine karşın söz alan CHP Meclis Üyesi Serkan Kalmaz, “Anlaşılan, Tunç başkanın başarısı bazı AK Partili arkadaşları kıskandırıyor. Bazıları kahramanlık yapmaya çalıştı. Ama ülkeyi parsel parsel satanlar İzmir’de kahramanlık yapamaz, Andımız’ı kaldıranlar İzmir’de kahramanlık yapamaz, İzmir’e ‘Gavur’ diyenler İzmir’de kahramanlık yapamaz, Menemen’de Urla’da vatandaşın hakkını çalanlar İzmir’de kahramanlık yapamaz. Eğer bir kahraman varsa bu İzmir’i vizyonuyla yöneten Tunç Başkan’dır. Yakın zamanda CHP iktidarında siz çatlasanız da patlasanız da 2024’ün İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı yine Tunç Soyer’dir” diye konuştu.

TUGAY’DAN STAT ÇIKIŞI: AYIPTIR

Aynı zamanda Karşıyaka Belediyesi Meclis Üyesi olan AKP’li Ahmet Uğur Baran’ın tartışmalı Karşıyaka Stadı üzerinden yaptığı eleştirilere cevap veren Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Israrla aynı yalanın söylenmesinden ben hicap duyuyorum. Doğru olmayan söylemlerle Karşıyaka halkı kandırılmaya çalışılıyor. Ben şahidim, bütün Karşıyaka halkı da bilsin; Tunç başkan bu konuda her zaman samimi ve dürüst davrandı, her zaman bu sorunun çözümü için yapıcı bir tavır takındı. Ancak mimar, muvafakat vermezse burayı geri alma fırsatımız yok, geri alamazsak da ne projesini yapma şansımız var ne de ihale yapma şansımız var. Anlamadığımız şekilde ilçe başkanı şov yapıyor, il başkanı açıklama yapıyor. Bu ayıptır. Mimardan bir muvafakat belgesi gelecek ve ondan sonra ne olduğunu görecekler. Bu süreci tamamen siyaset dışında tutulmasını rica ettim. Farklı siyasi görüşe sahip olan Karşıyakalılar, ortak kanaat olarak bir stat istiyor. Buradan bu çağrımı yineliyorum; çözüm için çare Bakanlık, kendileri Bakanlığa gidip mimardan muvafakat belgesini göndersinler” açıklamalarında bulundu.

‘BU PAY BİR LÜTUF DEĞİL’

CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç, AKP Grup Başkanvekili Özgür Hızal’ın Belediye’nin gelir bütçesinin yüzde 90’ının merkezi hükümetten geldiğine yönelik açıklamasına yanıt vererek, “Merkezi idareden gelen paylar, bir lütuf değildir. İzmir, Türkiye’de en fazla vergi toplayan üçüncü kenttir. Ama hükümet yatırımlarında en son sıralarda yer alıyor. Bu pay, İzmirlinin vergisinin İzmir’e dönüşüdür. Bunun altını çizmek gerekiyor” dedi. 

SOYER’DEN TOPLU YANIT

Toplantı sonunda muhalefetin eleştirilerine yanıt veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in öne çıkan açıklamaları şöyle:

İZMİR BİZİM İÇİN KAVGA KONUSU DEĞİL

Mazbatayı aldığım günden beri, 3 buçuk senedir İzmir için aşkla çalışıyorum. O günden bugüne şehrimiz, ülkemiz, dünya, pek çok zorlu sınavdan geçti. Biz İzmir’de insanların birbiriyle, doğayla uyum içinde yaşadığı örnek bir metropol olması için çalışıyoruz. Bunun için de birlik beraberlik içinde hareket etmek gerekiyor. İzmir’deki, bu Meclis’teki asili görevimiz herkes için daha iyisini başarmaya çalışmak. İzmir ve ülkemizde milyonlarca aç vatandaşımız bizden bunu bekliyor. Atalarımız bizden bu temel vazifeyi bekliyor. Elbette yolumuz uzun, işimiz zor… Ama Türkiye’yi hak ettiği noktaya getirmek için önümüzdeki en büyük engeli, yani kişisel ihtiraslarımızı yendiğimizde, önümüzde durabilecek hiçbir güç yok. Bu nedenle 3 yılı aşkın süredir kent paydaşları ev dünyanın diğer şehirleriyle ortaklıklar kurmak için çalışıyoruz. İzmir bizim için; kavga konusu değil, bir çözüm meydanıdır, zorluklara göğüs gerdiğimiz ve bu sayede vatandaşımıza hizmet ettiğimiz kenttir. Seçim kampanyamızda İzmir’in refahını büyütme ve bunu adil paylaştırma sözü vermiştik. Bu hedeften bir gün bile ayrılmadık.  Gururla söylüyorum; Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını yüzde 100 kapsayan bir stratejik planımız var. Stratejimiz; her geçen gün derinleşen yoksulluğa ve karamsarlığa rağmen şehrimizdeki refahı artırmak ve bunu adil bölüştürmek için bize rehberlik ediyor.,

SINIRLARI KORUMAK YETMEZ

Bir ülkeyi korumak için sadece sınır çizgilerini korumak yetmez, o sınır çizgilerini nasıl koruyorsak o sınırın içindeki değerleri de korumak mecburiyetindeyiz. Bu değerlerin başında evlatlarımız, gençlerimiz geliyor. Bir ülkede umutlu gençlik yoksa, o ülkenin geleceği de yoktur. Son dönemde yapılan bir araştırmadan bahsedeyim; gençlerin yüzde 84’ü, ‘Geleceğe dair fikriniz var mı?’ dendiğinde ‘Yok’ diyor. Gençlerimizin yüzde 84’ünün bu memleket ile ilgili hayali bile yok. 

HÜKÜMET TEK BİR METRO YAPMADI

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin tek bir metre metro hattı yapmadığı tek şehir İzmir... O yüzden, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı metro hatlarıyla ilgili konuşurken lütfen bunu hafınızda tutarak konuşun.

KENDİMİZE YAKIŞTIRMAYIZ

Son beş yılda muhalefet partilerinin TBMM’de sunduğu 3 bin 845 kanun teklifinin hiçbiri yasalaşmadı. Muhalefetin sunduğu meclis araştırma önergelerinin hiçbiri iktidar tarafından kabul edilmedi.  İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi ise çok başka bir ruh ve anlayışla yönetiliyor. Muhalefetten gelen önergeler şayet İzmir’in yararına ise derhal işleme alıyor. Sırf muhalefetten geldi diye şehrimiz, ülkemiz için doğru olan bir fikri sümen altı etmeyi kendimize asla yakıştıramayız.

KİMİN PARASINI KİME LÜTFEDİYORSUNUZ?

‘Pandemi döneminde hükümet her ay düzenli ödeme yaptı” denildi. Kimin parasını kime lütfediyorsunuz? İzmir, Türkiye’de vergilerin yüzde 11’ini topluyor. İzmir’in hakkı olanı gönderiyorsunuz ama yatırımda yüzde 2… Hükümet tek bir projemizde dahi İzmir’in elinden tutmamakla kararlı. Destek olmak şöyle dursun, pek çok projede Ankara’dan gelecek notu, orada atılacak bir imzayı bekliyoruz.

İSRAF DEĞİL KURDAKİ ARTIŞ

Mart 2019’da 5 milyar lira borç vardı, 2022’de bu borç 14.6 milyar liraya çıktı. Bu sürede 6.9 milyar borç ödedik, 6.7 milyar borç aldık. 2019 mart ayında kur 6.24 iken ekim 2022’de 18 oldu. Borcun artış nedeni İzBB’nin israfı değil, kurdaki 3 misli artış... İki tane daha Narlıdere metro yapardık, eğer bu artış olmasaydı. Nakit akışı ve finansman, belediyelerin nefes borusudur. İzBB piyasadaki tüm borçlarını ödemekte, hiçbir borcuna öteleme, yapılandırma talebinde bulunmamıştır. İzBB’nin disiplinli ve güçlü bir mali yapısı var. Ancak ülkenin içinde bulunduğu durumdan ötürü finansmana erişim kısıtlanmıştır. 

SPONSOR DİYE BİR ŞEY DUYDUNUZ MU?

‘Tarkan konserinden dolayı işçilere para ödememişsiniz’ dendi. Siz hayatınızda sponsor diye bir şey duydunuz mu?  Beni bilen bilir bilmeyen kendi gibi bilir. Tarkan konseri için sponsor desteğiyle organizasyonu kurduk.

ZARARIN YÜZDE 84’Ü ULAŞIM

Şirketlerin zararının yüzde 84’ü ulaşım şirketlerine ait… UKOME’de ücret artışına onay gelmiyor, şirketler zarar ediyor. İzBB ulaşım şirketlerini sübvanse ediyor. Bir de bunun hesabını soruyorsunuz. Bu anlaşılır bir şey değil.

PARTİZANLIK BİZDE YOK

Partizanlıktan bahsedildi. İlçelere yaptığımız yatırımları paylaşmak istiyorum; Kiraz’a 113 milyonluk iş yaptık, Bergama’da 367 milyon liralık iş yapıldı, Bayındır’a 243 milyon, Kınık’a 218 milyon yatırım yapıldı. Partizanlığı kim nerede ararsa arasın bizde yok. Biz kimin nereye oy verdiğine bakmaksızın eşit hizmet etmeye devam edeceğiz. Partizanlığı bizde ararsanız yanlış ararsınız, bizde yok. 

GÖREVE DAVET EDİYORUM

Şu ana kadar sizlere Belediyemizin yaptıklarını ve yapacaklarını anlattım. Şimdiyse, yapamadıklarımızdan söz etmek istiyorum. Yapamadıklarımız nedeniyle bürokratları, Cumhuriyet’in yüzüncü yılını geride bırakan Cumhuriyet savcılarını ve hakimleri göreve davet ediyorum.

ASLA KABUL ETMİYORUZ

İzmirlilerin hakkı olan çok sayıda icraatımızın sekteye uğratılmasını asla kabul etmiyoruz. Aynı duruşu ülkemizin saygıdeğer bakanları, bakan yardımcıları, yargı mensupları ve bürokratlarından da bekliyoruz. Çünkü atmadığınız, beklettiğiniz her imza ya bir kamu zararı ya da kamuya zarar üretmektedir. Veyahut her ikisine birden neden olmaktadır.

İZMİR DÜŞMAN TOPRAĞI DEĞİL

Açıkçası hizmetin nasıl olup da bu kadar siyasete alet edilebildiği bir noktaya geldik, bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Siyaset kurumu böyle bir şey değildir. Vatandaşın aleyhine siyaset yapılamaz. Şunu lütfen unutmayın. İzmir düşman toprağı değildir. İzmirliye bunlar reva görülemez. İzmir, bu ülkenin 81 ilinden biridir. Ayrılmaz bir parçasıdır. İzmir’in Ankara’da bekleyen işleri sadece bu şehrin Belediye Başkanı olarak beni değil, hangi partiden olursa olsun İzmirlilerin oylarıyla bu salona gelen tüm Meclis üyelerimizi bağlar.

BEKLETİLEN PROJELERİ BİR BİR ANLATACAĞIM

Şimdi size, bazıları uzun yıllardır bekletilen projelerimizin listesini tüm İzmirlilerin ve Türkiye’nin huzurunda bir bir anlatacağım. Birinci başlık, kamu zararına neden olunan durumlar. Hükümetin yanlış ekonomi politikaları nedeniyle dünya ölçeğindeki enflasyon artışını en az on misliyle yaşıyoruz. Hepinizin bildiği gibi en büyük fiyat artışı akaryakıt ve enerji fiyatlarında gerçekleşiyor ve yerel yönetimlerin omzuna büyük bir külfet yüklüyor. Yerel yönetimlerin, toplu ulaşım hizmetlerinde kullandığı akaryakıt ve enerji bedellerinden KDV ve ÖTV alınmaması talebimiz Bakanlık tarafından reddedildi.  

Yine ulaşım başlığında, ESHOT Genel Müdürlüğü’nün filosuna katmayı planladığı 100 adet elektrikli otobüs için finansman kaynağı yaratma hedefiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na başvurduk ve 421 milyon TL’lik kredinin iç borçlanma ile karşılanması için onay talep ettik. Geçtiğimiz yedi aylık süre içerisinde bakanlıktan olumlu ya da olumsuz bir cevap alamadık.

İzmir’de deniz ulaşımını güçlendirmek için geliştirdiğimiz projeler de engellerden nasibi aldı. 

Deniz ulaşımında kullanılan iskelelerin belediyeye devrine ilişkin talep Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 8 yıldır cevaplanmadı.

Bostanlı Vapur iskelesi yanındaki Balıkçı Barınağı’nın bir kısmının, Körfez'de yolcu taşımacılığı yapan gemilerin bağlama yeri sorununu çözmek için kullanılması amacıyla yapılan imar planı, Ulaştırma ve Altyapı ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygun görüş verilmediği için uygulanamadı. 

Ardından gemilere barınak olarak kullanılması planlanan Bostanlı Balıkçı Barınağı’nın belediyeye tahsisine ilişkin talep, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından önce uygun bulundu, ardından reddedildi.

Yaz döneminde vatandaşlarımızın günübirlik tatillerini ekonomik olarak yapabildiği Yassıcaada’nın kira sözleşmesinin yenilenmesi talebi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından uygun görülmedi ve Yassıcaada tesisleri atıl hale getirildi.

Bayraklı - Şehir Hastanesi teleferik hattı için hazırlanan etüt proje ihale edilerek proje sürecine başlanmasına rağmen, Büyükşehir Belediyesi tarafından hastane bölgesinde yapılması planlanan üst istasyon bölgesinin kullanım hakkı talebine cevap alınamadı.

Kentin kuzeyinde Bergama'da İslamsaray Mahallesi'nde belediye hizmetlerini sağlıklı bir şekilde yürütmek için kurulacak şantiye alanının tahsisi için yapılan başvuru Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan 3 yıldır cevap bekliyor.

Alsancak, liman arkası bölgesindeki Tarihi Elektrik Fabrikası’nın üzerinde bulunduğu taşınmazın özelleştirilmesine yönelik satış ihalesini Grand Plaza A.Ş. kazanmasına rağmen söz konusu ihale iptal edildi. Bir daha yenilenmedi. İzmir’in bu eşsiz kültür mirası, 4.5 milyon İzmirli’nin gözleri önünde gün gün çürüyüp gidiyor. Bu kamu zararı değil de nedir? Tekrar ihaleye çıkmayan bürokratlara sesleniyorum. İzmir’e bunu reva görmeyin. O bina çürüyüp gitmesin, biz talip olduğumuzu söyledik.
30 Ekim İzmir depreminin ardından İzmir Valiliği kararıyla Kemalpaşa Sütçüler Mahallesi'nde, binaların enkaz atıklarını geri dönüştürmek ve ekonomiye kazandırmak için kurulacak tesise onay verilmedi.

Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin revizyonu için dış finansmanı, ihaleyi alan firmanın bulacağı şekilde ihaleye çıktık. Bu kapsamda, proje için dış finansman kullanılabilmesine dair şubat ayında izin yazısı yazıldı. Ancak Hazine onayı gelmeyince İZSU bu büyük yatırımı öz kaynakla yapmak zorunda kaldı.

Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi IV. Faz II. ikmal inşaatı için yine dış finansmanı ihaleyi alan firmanın bulacağı şekilde ihaleye çıktık. Burada da dış finansman kullanılabilmesine dair onay şubat ayından bu yana verilmedi.

ATILMAYAN İMZALARI VİCDANLARA BIRAKIYORUM

İkinci başlık, doğrudan kamuya zarar veren durumlar.

Çevre ilçelerin ulaşım sorununa kesin çözüm üretecek projemize vize verilmedi. Özel taşıma kooperatiflerini kentin ulaşım ağına dahil etmek, nakit ödeme yerine elektronik biniş kartı aracılığıyla yurttaşların indirimli ulaşımdan yararlanabilmesini sağlamak için 2019 yılında Seferihisar ilçesinde başlatılan İZTAŞIT Projesi'ni yaygınlaştırma hedefi “özel kuruluşlardan alınmak istenen toplu ulaşım hizmetinin ihaleyle yapılması zorunluluğu” mevzuatına takıldı. Bu hizmetin yapılacak protokollerle birden fazla kooperatiften alınması yönündeki talebe, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan olumsuz yanıt geldi.

Bu konudaki ikinci engel ise UKOME’nin işleyişine müdahale edilerek gerçekleştirildi. Büyükşehir belediyelerinin görev, yetki ve sorumluluk alanında kalan yerlerde ulaşım ve trafik ile ilgili kararları alarak planlama ve koordinasyonu sağlayan Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü'nün (UKOME) yapısı değiştirildi. Yeni Bakanlık temsilcileri eklenerek ve buna göre çoğunluk 15 üye ile devlet kurumlarından oluşturuldu. Böylelikle UKOME’ye yaptığımız zorunlu fiyat artışı başvurumuz reddedildi.  

Kamuya zarar başlığı altındaki diğer meselemiz ise kentsel dönüşüm. 

Kentsel dönüşüm alanında karşımıza çıkarılan engeller arasında, maalesef hepimizi çok yaralayan, depremzedelerin mağduriyetini giderecek kredi onayının iki yıla yakın bir süre bekletildikten sonra gelmiş olmasıdır. Fakat gelen karar, bu uzun bekleme sürecinden çok daha vahim. İzmirli depremzedeler için büyük emek sonucunda elde ettiğimiz uluslararası düşük faizli konut kredisinin çok büyük kısmı, İzmir’e değil, Türkiye’nin başka illerine yönlendirildi.

Gaziemir ilçesi, Aktepe ve Emrez mahallelerindeki kentsel dönüşüm alanında, hak sahibi olan yurttaşların tapularında yer alan hazine fazlalıklarının kaldırılmasına ilişkin teklifimiz ise Bakanlık tarafından cevapsız bırakıldı.

Bu kapsamda, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mezarlık yeri için arazi tahsis talebinin bile 5 yıldır bekletildiğini üzülerek ve utanarak söylemek zorundayız.

Son olarak, engellenmesi nedeniyle hem kamuya zarar veren hem de doğrudan kamu zararına neden olan dört projeden bahsedeceğim.

Kentin güneyinde 6 ilçenin evsel katı atıklarını geri dönüştürmek ve atıklardan elektrik üretmek amacıyla Menderes’te yapılacak Güney-2 Entegre Katı Atık Yönetim Tesisi’ne 2 yıldır onay verilmedi.

Kentin kuzeyinde verilecek hizmetlerin önünü açacak şantiye alanı için belediyeye 3 yıldır yer tahsisi verilmiyor.

Seferihisar şantiye alanı için de tüm kurum onayları alınmış olmasına rağmen Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tahsise izin vermiyor.

Çiğli Tramvayı yapımı kapsamında, Mavişehir Uzatma Hattı için yaptığımız başvuru ise çözümsüz kaldı.

Önümüzdeki engelleri, atılmayan imzaları, İzmir’in, Türkiye’nin bürokratların, savcıların vicdanına bırakıyorum.