İZ GAZETE-  SOL Parti İzmir İl Örgütü, İzmir İl Binası'nda bir basın açıklaması düzenleyerek yaklaşan genel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulundu. 

"Şiddete, patriyarkal kapitalizme ve gerici tahakküme karşı yürüyen kadınlar, vahşi sömürü ve çalışma koşulları dayatılan emekleri çalınan emekçiler, açlığa mahkum edilen emekliler, yurtdışına kaçmaktan başka çare bırakılmayan gençler, kültürel hakları yok sayılan halklar, faturayı nasıl öderim derdiyle kederlenen, hayatta kalma savaşı veren milyonlar birleştiğinde bu kötülük iktidarına son vereceğimizi biliyoruz" ifadeleri kullanılan açıklamayı SOL Parti İzmir İl Başkanı Kadir Bülbül okudu.

'HER TÜRLÜ HİLE VE ZORBALIĞA BAŞVURACAĞI AÇIK'

Yapılan açıklamada, "AKP’nin 20 yıllık iktidarı sonunda ülkemiz başta ekonomi olmak üzere, tarım, adalet sistemi, toplumsal, kültürel yapısı ve etik değerleriyle bütün alanlarda büyük bir çöküş yaşıyor. Tek adamın buyruklarına dayalı siyasal İslamcı AKP rejimi emekçilere vahşi sömürü, halka derin yoksulluk, gençlere işsizlik ve geleceksizlik, kadınlara artan şiddet ve eşitsizlikler, ekolojik yıkım, yolsuzluk, yağma ve talan dışında hiçbir şey vaat etmiyor. Seçim kazanmak uğruna her türlü kirli yönteme başvurmakta, ülkeyi savaşa sokmakta, ölüm saçmakta tereddüt dahi etmiyor. Bu felaket rejimine son vermek hepimiz için bir hayat memat meselesi haline gelmiştir. Önümüzdeki seçimler aslen bu rejimin oylanacağı bir referandum niteliği kazanmıştır. AKP iktidarının da tam bu nedenle her türlü hile ve zorbalığa başvuracağı açıktır. Her hamlesini karşısındaki ittifakı dağıtmak için tasarlayan, halka, emekçilere, kadınlara, gençlere hiçbir şey vaat etmeyen, vahşi sömürüyü, yağma ve talanı sürdüreceği açık olan iktidara karşı sağa yaslanmış politikalarla, AKP’nin dümenine su taşıyan söylemlerle, din ve kimlik eksenli açılımlarla mücadele edilemez. Sağa yaslanmış politikalar ve açılımlarla ancak hızlı bir çöküşle sonuna ilerleyen iktidara yeni manevra alanları açılabilir" ifadeleri kullanıldı.

'BU REJİMDEN KURTULMANIN EN GERÇEKÇİ YÖNTEMİ...'

"Biliyoruz ki bu ülkenin muhalefet birikimi, ilerici toplumsal mücadele dinamikleri bu kötülük imparatorluğuna son verecek güçtedir" denilen açıklamada, "Bu rejimden kurtulmanın, emekçi halklar için bir çıkış yolu yaratmanın en gerçekçi yöntemi anti-emperyalist, laik, kamucu ve toplumsal barışı hedefleyen bir mücadeleyi örgütlemektir. Bugün yapmamız gereken zenginlerin serveti artarken açlık ve derin bir yoksulluk dayatılan, geçinemeyen milyonları bu mücadelenin içinde birleştirmek, toplumu din, mezhep ve etnik kimlik temelinde bölmeye yönelik demagojilere karşı emekçilerin en geniş birliğini, dayanışmasını, örgütlü mücadelesini geliştirmektir. Ancak bu şekilde özelleştirilen tüm kurumlarımızı geri alabiliriz, tarikat ve cemaatlerin devlet içindeki kadrolaşmalarına son verebiliriz, emperyalist şirketlerin topraklarımız üzerindeki sömürü ve yağmasını durdurabiliriz. Emekçilerin devrimci demokratik cumhuriyetini kuracak gücü kendi ellerimizle yaratabiliriz. Yeter ki herkes bu rejime son vermek sorumluluğu ve kararlılığı ile hareket etsin. Artık ortak akıl ve sorumlulukla kazanacağımız güne adım adım yürümenin zamanıdır; seçime kadar her tür hileyi, zorbalığı, baskıyı, sansürü boşa düşürecek yolları oluşturmanın zamanıdır" ifadeleri yer aldı. 

'BU KÖTÜLÜK İKTİDARINA SON VERECEĞİMİZİ BİLİYORUZ'

Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

Şiddete, patriyarkal kapitalizme ve gerici tahakküme karşı yürüyen kadınlar, vahşi sömürü ve çalışma koşulları dayatılan emekleri çalınan emekçiler, açlığa mahkum edilen emekliler, yurtdışına kaçmaktan başka çare bırakılmayan gençler, kültürel hakları yok sayılan halklar, faturayı nasıl öderim derdiyle kederlenen, hayatta kalma savaşı veren milyonlar birleştiğinde bu kötülük iktidarına son vereceğimizi biliyoruz.

Biz AKP iktidarına karşı hiçbir yanılsamaya kapılmadan verdiğimiz 20 yıllık mücadelemizin onuruyla bu rejime son verecek birlikteliği yaratmak için kentin sokaklarında, meydanlarında, mahallelerinde olacağız. Bu rejime son verecek yolu açmak için birlikte konuşacak, birlikte tartışacağız. Halkın, emekçilerin her düzeyde söz, yetki, karar sahibi olduğu bir devrimci demokratik cumhuriyetin nüvelerini bugünden kuracağız.

İzmir halkını yapacağımız etkinliklere güç vermeye, KAZANMA iradesi etrafında birleşmeye, ortak akıl ve sorumluluk buluşmalarında inisiyatif almaya çağırıyoruz.