Geçtiğimiz hafta içerisinde Alsancak Plevne Bulvarı “Otomobilsiz Kent haftası” nedeni ile araç trafiğine kapatılıp yayalara açıldı. Benim için birkaç yıldır arkadaşlarımın fotoğraflarından bakıp uzaktan takip etiğim bir etkinlikti. Büyükşehir Belediyesi farklı bir çalışma yapıyordu. Çıkış noktası güzel ancak geliştirilmesi ve tüm ilçelere yayılması daha anlamlı olabilecek bir çalışma. 4 milyonluk şehrin sadece bir sokağında yapılan etkinlikten çok fazla sonuç beklemek fazla iyi niyetlilik olur zannedersem.

Bu yılki etkinliği yerinde görmek için tören başlamadan Plevne Bulvarına doğru yola çıktım. Pek çok çalışmayı önceden basınla paylaşıp haberdar eden büyükşehir belediyesi bu etkinlikle ilgili herhangi bir duyuru yapma gereği duymamıştı. Ben de bu nedenle etkinliği tesadüfen öğrendim. 11.00’de başlayacak etkinlik için 10.30’da sokağa varmış tur atıyordum. Oldukça sakin ve de boştu sokak. Herhalde hazırlıkları yapılıyordur diye iyimser düşünerek sokağın sonuna kadar yol aldım. Yeni yeni birkaç masa kuruluyordu, tören için hazırlanan platformun oraya geldiğimde 20-30 kadar ilkokul öğrencisini görebildim. Belediyenin bando grubu geldi, birkaç şarkı çaldılar, çocuklar bisikletlerine binip alanda birkaç tur attı. Sonra Genel sekreter Buğra Gökçe geldi biraz dolaşıp o da alandan ayrıldı. Konuşma yapacağını söylemişlerdi ancak yapmadığını gördük. Gökçe, etkinlikten ayrıldıktan sonra sokağı yeniden birkaç defa dolaştım, neler yapılıyor diye, açıkçası hiçbir şey bulamadım. Belediye çalışanları kurdukları standlarda oturuyor, gelip bir şey soran olursa yardımcı oluyor veya broşür veriyordu. İp atladılar bir ara, sonra masa topu oynayanların yanına gittim, etkinliği sordum. Esnaftı konuştuklarım, etkinliğin ne kadar hazırlıksız olduğunu benim gibi her şeyi sonradan öğrendiklerini fark ettim. Sokağın trafiğe kapatılmasının iyi bir fikir olduğunu ancak halkın bunu bilmediği için, sokağın tamamen sessiz kaldığını bir günlerinin de neredeyse kayıp olarak geçtiğini söylediler. Haklılardı, yayalara açılan yoldan yayaların haberi olmazsa etkinlik nasıl dolu geçecekti. Sadece araç sahipleri bulvarın trafiğe kapatıldığını biliyordu. Bulvarın esnafı neredeyse tüm gününü sokakta oturarak geçirdi. Sokağı neredeyse sadece oradan o gün geçenler kullandı, kaydırak ise çoğu zaman öylece boş kaldı. İnsanlar geçerken birkaç broşür alıp yollarına devam ettiler. Ben akşamüzeri 4’e kadar sokakta sürekli dolaşarak bir etkinlik olacak mı, olursa onu haber yapayım diye bekledim ancak haber yapılabilecek herhangi bir aktivite göremedim. Basın mensubu hiçbir arkadaşımın da haber yapmak için geldiğine rastlamadım. Onların da haberi olmamış demek ki.

4 milyonluk şehirde güzel bir etkinlik yapıyorsunuz, ancak içini doldurmak için hiçbir çaba harcamıyorsunuz. Bunun nedenini gerçekten merak ediyor insan. Şehrin en kalabalık caddesini sadece trafiğe kapatmak mıdır yapılabilecek şey. Sabah ve öğleden sonra uygun olabilecek okullardan öğrenciler, liselerden gençler davet edilip etkinlik gerçek sahipleri olan yayalarla buluşturulamaz mıydı, birkaç tiyatro grubu sokakta keyifli bir oyun oynayamaz mıydı veya programda yazdığı gibi canlı performans sanatçıları sokağın farklı noktalarında trafiksiz hayata değinen performans çalışması yapamaz mıydı? İzmir’in trafiğinin rahatlatılması, daha akıcı ve kullanılabilir olması için çaba harcayan mimar mühendis odaları ile birlikte etkinlik yapılamaz mıydı, elbette yapılabilirdi. Bu sorunları çoğaltmak mümkün. Ancak bunun için bu fikri taşımak ve etkinlikleri halk için yapma anlayışını benimsemek gerekir. Halka rağmen, halka sormadan onun sağladığı kaynakları harcamak en kolayıydı. Sunumlarda, raporlarda birkaç cümle ile geçilecek ‘falanca sayıda broşür dağıtıldı’ olarak düşecek etkinliklerin artık son bulmasını istiyor bu kentli. Bilbordları süsleyen hamasi sloganlar değil. Gerçekten kendisine dokunan, ulaşabildiği ve dokunabildiği etkinlikler görmek istiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.