Gizem TABAN/İZGAZETE- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) kasım ayı olağan dördüncü meclis oturumu İBB Başkan Vekili Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Mustafa Özuslu’nun idaresinde Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) gerçekleşti.  Toplantının gündemi İBB’nin 110 milyonluk borçlanma talebi oldu. 

KREDİ TARTIŞMASI

Komisyonlardan oy çokluğu ile meclis gündemine gelen; ‘İBB 2021 Mali Yılı Bütçesinde yatırım, kamulaştırma ve diğer harcamalar için nakdi veya gayri nakdi olarak, dilimler halinde kullanılmak üzere; bankalardan 110 milyon TL’ye kadar kredinin sağlanması ve kullanılması, borçlanma yapılması ve buna ilişkin her türlü işlem için İBB Başkanı Tunç Soyer’e yetki verilmesi’ hakkındaki önerge tartışmalara neden oldu. AKP Grubu, kredi kullanılması ve belediyenin mali yapısı hakkında eleştirilerde bulunurken CHP Grubu da eleştirileri yanıtladı. Önerge oy çokluğu ile kabul edildi.

SES KAYDI KRİZİ GÜNDEME GELDİ

AKP Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe, kredi kullanılmasına ilişkin eleştirilerde bulundu. Boztepe, önceki gün CHP Konak İlçe Başkanlığı görevinden istifa eden Çağrı Gruşçu’nun İBB Başkanı Soyer ve Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’a işçi alımları konusunda hareket ettiği öne sürülen ses kaydı krizini gündeme getirdi. AKP’li Boztepe, ses kaydı krizine atıfta bulunarak belediyenin mali yapısının işçi alımları nedeniyle kötü durumda olduğunu ileri sürdü. Boztepe ayrıca İBB Başkan Vekili Özuslu’nun da belediyeye işçi aldırdığını iddia etti. 

‘SİYASET MALZEMESİ YAPAMAZSINIZ’

Ses kaydı konusunun siyaset malzemesi yapılamayacağını belirten CHP Meclis Üyesi Gamze Gül Çamur, AKP Grubu’nun manipülasyon yaptığını ifade etti. İBB’nin kredi kullanma nedeninin ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz olduğunu vurgulayan CHP’li Çamur, “110 milyonluk borçlanma belediyenin bütçesiyle ilgili ve biz bunu sadece İzmir sınırları içerisinde değerlendiremeyiz. Dolar, Euro, altın fiyatlarına baktığımızda bütçemizde öngörmediğimiz durumlar var, aslında öngördük ama bu kadar fırlayacağını düşünmedik. Tabi ki muhalefet yapacaklar ama bu ses kaydı üzerinden siyaset yapmalarına izin vermeyeceğiz. Siz bunu siyasi malzeme yapamazsınız, konu yargıya taşınmıştır. Onun söyledikleri onu bağlar, onun konuştukları üzerinden işçi alımları üzerinden bize hesap soramazsınız. Biz, kentin parasını kentin çıkarları doğrultusunda harcıyoruz. Biz bu krediyi neden kullanacağımızın cevabını verdik, bizi bu krediyi kullanmaya iten ülkenin ekonomik durumu… Bu ses kaydı olayının siyaseten de malzeme yapmasını doğru bulmuyorum. O konu o şahsı ilgilendirir” diye konuştu.

‘BİR KİŞİ BİLE İŞE ALMADIM’

AKP’li Boztepe’nin kendisine yönelik yaptığı ithamlara yanıt veren İBB Başkan Vekili Özuslu, İBB’ye bir kişi bile almadığını vurguladı. Özuslu, “İBB’nin işe alım proseslerinin nasıl yürüdüğü insan kaynaklarının kayıtlarında mevcuttur. O, bahse konu olan tapelerle ilgili bahsedilen işe alım ise benim şahsımla ilgili değil. O arkadaşımız ‘Şu kadar kişi getirdi, o kadar insanı işe aldı’ diyor. O bahsettiği Büyükşehir Belediye Başkanımız’ın kadın süpürgeciler hareketidir. İzmir’de 300 kişilik kadın süpürgeciler istihdam alanı yaratıldı. Bunu belli metropol ilçelerle sınırlı tuttu. Bürokrasimiz yaptığı çalışma sonucu hangi ilçeye kaç kişi alınacağını belirttiler. Bu operasyonu ben yürüttüm. Başkanımızın o gün söylediği şey belediye başkanlarına başvurular var, memlekette işsizlik var. İşsizliği yaratan da CHP değil. Kadın istihdamı da düşük olduğu için bu operasyonu yaptık. O arkadaşımızın bahsettiği CV’ler de onlar. Ne tanırım ne bilirim. Kontenjanları, rakamı, seçilen insanları ben belirlemedim. Dolayısıyla bilmeden, sormadan eğer bir ithamda bulunuyorsanız böyle açığa düşersiniz. Haydi, açıklayın bu pirincin taşı. Bizim alnımız ak, başımız dik. 300 kadını biz işe aldık, İzmirliler duysun. Kadın şoförleri de aldık. Aynı şekilde devam edeceğiz” açıklamalarında bulundu.

‘YANLIŞ BİR ŞEY YAPMADIM’

Kendisinin meclis üyesi olmadan önce yaklaşık 15 yıl Büyükşehir’den kiraladığı bir yeri işlettiğini de belirten Özuslu, “Orayı kiraladığımda parti üyesi bile değildim. Meclis üyesi olduğum gün ceketimi aldım, anahtarı bıraktım, yazarkasamı aldım ve oradan çıktım. Hala tablolarım, gölgeliklerim kullanılıyor. İzmir halkına helali hoş olsun. Asla bir yanlış yapmadım, yapmayacağım da… Orada çalışanları Büyükşehir işe aldı, olay bu. Bahsettiği isimlere çok üzüldüm, gerek yoktu. O emekçi insanlar işsiz kalacaktı, çünkü meclis üyesi oldum ve kapattım. Büyükşehir oranın yürümesi için onları işe aldı ve çalıştırdı, olay bu. Bunun dışında değerli AK Partili konuşmacının söylediklerinin aslı ve astarı yoktur” dedi.

‘BORÇ BATAĞINDA DEĞİLİZ’

AKP Grup Başkan Vekili Özgür Hızal da önceki yönetimden kalan güçlü mali yapının altüst olduğunu iddia ederek kredi talebini ve belediyenin mali durumunu eleştirdi. AKP’li Hızal’ın eleştirilerine yanıt İBB Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Bülent Sözüpek’ten geldi. Belediyenin mali yapısı hakkındaki iddialara açıklık getiren Sözüpek, “İBB Bürokratlarımız namuslu, şerefli, işine layıkıyla yapan bürokratlarımızdır. Bu saatlere kadar bizlerle birlikte çalışmakta, İzmir’e hizmet etmektedir. Bu ülkede bürokratların nasıl atandığını hepimiz biliyoruz. 17-24 Aralık’ta hırsızlıktan yargılanan bir bakanın başka bir ülkede Büyükelçi olarak atandığını da biliyoruz. Belediyemizin borçlanması yüzde 42, borç batağında bir belediyemiz yok. Gerçekleşme oranlarını faaliyet raporlarında göreceğiz. Geçen sene yüzde 98’e yüzde 93’tü. Bu sene de o hedefe ulaşmak için canla başla çalışıyoruz. İşçilerimizin maaşları da tıkır tıkır ödeniyor. Bu ülkede atanamadı diye boyacılık yapan öğretmenimiz elektrik akımına kapılıp öldü. Siz önce bunu sorgulayın. Bu ülkeyi yönetenler önce bunları sorgulamalı. Ekonominin ne halde olduğu malum. Bakanlık açıkladı, süpermarketlerde yağ ve şeker satışlarında kota uygulanacak. Vatandaş istediği kadar gidip alamayacak. Bu ülkeyi, bu kentleri kimin yatırdığı belli” ifadelerini kullandı.

‘KASET SİYASETİ’ ÇIKIŞI

AKP Meclis Üyesi Burçin Kevser Tourchian da bütçe ve mali yapı konusunda eleştirilerde bulundu. Tourchian’a yanıt CHP Meclis Üyesi Murat Aydın’dan geldi. Aydın, “Bu belediyenin tüm çalışanları mesleğini layıkıyla yapan insanlardır, havadan para alan insanlar değildir. Asgari ücret yoksulluk sınırının altında kalırken, bu asgari ücreti veren bir merkezi hükümetin temsilcilerinin bu şehrin belediye çalışanları ile ilgili bu şekilde konuşmaması gerekir. Burada ‘kaç kişiyi işe aldınız, kaç tanıdık işe aldınız’ diyenler bu ülkenin tüm idarelerinde nasıl işe alımlar yapıldığını bilirler. Öyle hukuk dışı yollarla elde edilmiş, kumpas kurularak oluşturulmuş tırnak içinde kasetleri de dinlemeye gerek yok bunun için. Anlaşılan 2021’de kaset siyasetine başlayacağız” açıklamalarında bulundu.

‘DEVLET, HANGİ TAHMİNİ TUTTURDU?’

Aydın, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Burçin Hanım doğru söyledi, ‘bilimsel verilerle hareket edilmeli’ dedi. Evet doğru. İBB, hangi bilimsel verilerle hareket edecek? Bu ülkenin bir Merkez Bankası var, Maliye Bakanlığı var, bir devleti var. Ve her yıl tahminler yapıyor; ‘enflasyon şu olacak, döviz bu olacak’ diye. Son 10 yılda hangi tahminlerinin tuttuğunun gördünüz? 2021’in başında devletin enflasyon tahmini yüzde 9.4’tü, şubat ayında bunu 12.2’ye yükselttiler, temmuz ayında 12.2 olan tahmini 14.1’ yükselttiler, ekim ayında 14.1 olan tahmini 18.4’e yükselttiler. Ekim ayında enflasyonu 19.26 oldu. 20 gün sonra açıklayacağınız enflasyonu tahmin edemediniz, İBB’ye bilimsel verileri tahmin etmeli diyorsunuz. Maliye Bakanlığı’nın, Merkez Bankası’nın döviz ve enflasyon tahminine itibar etmeyecek miyiz, bunlar tutmayınca bunun acısını beraber çekmeyecek miyiz?”