Tüm Yerel-Sen'de toplu istifa!

Tüm Yerel Sen İzmir 1 Nolu Şube Yönetimi topyekün istifa etti. İstifa kararının gerekçesi Sendika Genel Merkez’inin 1 Nolu şubeyi bölerek 3 Nolu şubeyi kurması gösterildi.

SENDİKA 23.09.2020, 15:10 23.09.2020, 15:26
Tüm Yerel-Sen'de toplu istifa!

İZGAZETE- Tüm Yerel Sen İzmir 1 Nolu Şube yönetimi toplu olarak olarak istifa etti. Şube Yönetimi istifa kararını kamuoyuna duyurdu. 
Yapılan açıklamada, sendika genel merkez yönetiminin 10 Eylül 2020 tarihinde aldığı kararla İzmir 1 nolu şubenin ikiye böldüğü ve üçüncü bir şube kurulduğu belirtildi.  Yeni kararla birlikte bugüne kadar işverenlerin karşısında tek yetkili şube olan İzmir 1 Nolu şubenin yetki alanları da kısıtlandı. 


Bugüne kadar İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, ESHOT ve İzmir’in güneyindeki ilçe belediyelerinden sorumlu olan şubeden İzmir Büyükşehir Belediyesi alındı. Tüm Yerel İzmir 1 Nolu Şube Yönetimi söz konusu kararın şubeyi kapatmakla eşdeğer olduğunu ifade ederek topyekün istifa ettiklerini açıkladı. 

Tüm Yerel İzmir 1 Nolu Şube’nin yaptığı açıklama şöyle:

TÜM YEREL SEN TARİHİNDE GÖRÜLMEMİŞ BİR İHANETLE KARŞI KARŞIYAYIZ!
Sendika genel merkez yönetimi, 10 Eylül 2020 tarihinde, eşi benzeri görülmemiş bir karara imza atarak, İzmir 1 nolu şubemizi ikiye bölmüş ve üçüncü bir şube kurmuştur. Bu karar, şubemizi kapatmakla eşdeğerdir. 6 ay önce gerçekleşen genel merkez genel kurulunda, 'şube açma ve kapama yetkisi'ni genel merkeze veren tüzük maddesi, tüm itirazlara rağmen oy çokluğuyla kabul edilmiş, itirazlarımız üzerine kürsüye çıkarak açıklama yapma ihtiyacı duyan ve şu anda genel başkanlık makamını işgal eden kişi, "şube kapatacak kadar hain olmadıklarını" konuşmasında dile getirmiştir. Şimdi soruyoruz! Bir şubeyi kapatmak amacıyla bölmeniz, sendikal mücadeleye ihanetten başka ne anlama gelmektedir?
 
KARGOYLA GÖNDERİLEN KARAR, ACİZLİĞİN İFADESİDİR!
 Tüm Yerel Sen İzmir 1 Nolu Şubemiz, şubenin bölünmesi kararını, 16 Eylül 2020 tarihinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin önünde, "önce insan, sonra iş" diyerek, pandemideki tedbirlerin yetersizliğine dair gerçekleştirdiği eylemden 2 saat önce, şube binasına gelen kargoyla öğrenmiştir. Bu bile, alınan kararın ne denli sinsice olduğunu ortaya koymaktadır. Gerekçesiz ve hiçbir dayanağı olmayan bir kararla, var olan şubeyi ikiye bölmek, seçimle yıkamadıkları bir yönetime, atama bir yönetimle darbe vurmaktan ve seçimi kaybedenlere koltuk yaratmaktan başka bir şey değildir. Genel kuruldan sonra en yetkili organ olan Başkanlar Kurulu'nda dahi bu karar değerlendirilmemiş, açıkça tüm örgütten gizlenmiştir. Böylesine önemli bir karar, ne o şubenin üyesiyle, ne de yönetimiyle paylaşılmamış, telefonla bile bilgi verilmemiştir. Kararı alan genel merkez, aldığı kararın arkasına duramayacak kadar acziyet ve korkaklık içerisindedir.
 
TÜM YEREL SEN, KİRLİ EMELLERLE YÖNETİLECEK BİR SENDİKA DEĞİLDİR!
 
İzmir 1 Nolu Şubemizin görev alanı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU ve ESHOT ile güneyde kalan, merkez dışındaki ilçe belediyeleridir. Üçüncü şubenin kurulmasıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi bu görev alanlarından çıkartılmıştır. Şu anda İzmir 1 Nolu Şube, yalnızca ESHOT ve İZSU ile belirttiğimiz ilçe belediyelerinden sorumlu olacak, mevcut gücü bölünecektir. 
 
Şimdi soruyoruz;
 
Memuriyet hayatına İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde başlamış olan 1 nolu şubenin başkanı dahil dört yöneticisi, bu karardan sonra 3 nolu şubeye dahil olmak durumunda kalmış ve yıllarca çalışma alanı olan büyükşehir belediyesinde sendikal yetkisi kalmamıştır. Bu hangi mantıkla izah edilebilir?
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde yetki tek iken, işverenin karşısında bölünmüş iki şube olması nasıl açıklanabilir?
 
İzmir'de mevcut şubeyi bölerek içinden yeni bir şube icat etmenin, sendikamızın büyümesine değil, üye kaybına hizmet edeceği ortadayken, bu denli pervasız bir karar "küçük olsun benim olsun" zihniyetinin ürünü değil midir?
 
İşverenin, yetkili sendikayı güçlendirmek için elinden geleni yaptığı ve yetkili sendikanın işverenle omuz omuza vermişçesine emekçilerin sorunlarını görmezdenen geldiği bir dönemde, yetkili sendikanın, üyelerimizin cebinden haksız ve hukuksuzca dayanışma aidatı almasına rağmen üyelerimiz, sendikamıza ve şubesine sahip çıkmaya devam etmektedir. Şubemizin yıldızının parladığı böyle bir zamanda, genel merkezin şubemizi bölerek yetkili sendikanın ekmeğine yağ sürmesi, tüm üyelerimizin iradesine yapılmış bir ihanet değil de nedir?
 
 BU HAKSIZLIĞA DUR DEMEK, TÜM ÖRGÜTÜN SORUMLULUĞUDUR!
 
Sendikal mücadelemize zarar veren bu anti demokratik karar, örgütümüzün tamamına karşı yapılmış bir darbe niteliğindedir. "Ben yaptım oldu anlayışı" ne yazık ki bugün, genel merkez yöneticilerine de sirayet etmiştir. Bu yanlışa dur demek, sadece İzmir 1 nolu şubenin değil, bu zihniyet sonucu yarın aynı duruma düşecek tüm şubelerin tarihi sorumluluğu ve görevidir. Buradan kendilerine sesleniyoruz; seçilmiş şube yönetimlerine sorulmadan, fikirleri ve onayları alınmadan, şubeler ikiye ya da üçe bölünebilir mi? Üyelerin iradesi sonucu, seçimle göreve gelmiş bir şubeyi tasfiye etmek, karar hemen şimdi düzeltilmediği takdirde kişilere değil Tüm Yerel Sen'e zarar verecektir. Bu tahribatı düzeltmek, uzun yıllar alacaktır. Çünkü emekçiler kişileri değil, sendikamızı yargılayacaktır.
 
KOLTUKLAR SİZİN, MÜCADELE BİZİM OLSUN!
 
Bugün, üyelerimizin iradesiyle seçilmiş ve Tüm Yerel Sen'in kuruluşundan bu yana emek vermiş olan İzmir 1 nolu şubenin önceki dönem genel başkanı dahil tüm yönetim, denetim, disiplin  kurulları asil ve yedek yöneticileri, temsilci ve aktivistler olarak, bizleri göreve taşıyan iradeye karşı sorumluyuz. Şimdiye kadar, üye iradesini hiçe sayan hiçbir oluşumun içerisinde bulunmadık, bundan sonra da bize inanlara karşı aynı bilinçle hareket etmeye devam edeceğiz. Koltuklar gelip geçicidir, önemli olan üyelerimizin güvenini kaybetmemektir. Şubemizi ve mücadelemizi bölen bu kararın sorumluluğu, bizim değil, kararı alan genel merkez yöneticilerinin üzerindedir. Bu karardan sonra, sendikamızın içine gireceği kaostan kendileri sorumludur. Alınan bu karardan utanç duyuyoruz. Tüm Yerel Sen'i bugünlere taşıyan üyelerimize hesap veremeyeceğimiz bu karara, kendimizle birlikte üyelerimizi de mahkum edemeyiz. Tüm bu gerekçelerle, sendikal mücadelede var olan bizler, mevcut tüm görevlerimizden çekiliyoruz. Bu süreçten sonra sendikal mücadelemiz, bu kötü niyetli zihniyete örgütümüzü teslim etmemek adına, sendikamızın onurlu bir üyesi ve neferi olarak devam edecektir.

Yorumlar (1)
Sevgi 1 ay önce
Ne demişler;
"Etme bulma dünyası"
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
açık
Anket Tümü
İzmir'de de başlayan MHP'nin 'askıda ekmek' kampanyası hakkında ne düşünüyorsunuz?