Biletlere baktıysak gerçeklere dönelim

2020’ yılında da Türkiye gündeminin çok daha uzun bir süre ekonomik krizi konuşması muhtemel görünüyor. 2019’un Aralık ayında belirlenen 2020 yılı asgari ücretinin sokaktaki enflasyona göre değil, hedeflenen enflasyon oranında belirlenmiş olması da asgari ücrete günlük 10 lira olarak yansıdı

SENDİKA 01.01.2020, 14:04 01.01.2020, 14:22
Biletlere baktıysak gerçeklere dönelim

TUGAY CAN / İZ GAZETE - 2019’UN Aralık ayında toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu 2020 yılına ilişkin asgari ücret kararını 2 bin 324 lira olarak belirledi. Böylece 2019’da 2020 lira olan asgari ücrete de 304 liralık bir zam gelmiş oldu. Ancak asgari ücrete ilişkin tartışmalar 2020’nin ilk günlerinden itibaren uzun süre daha konuşulacağa benziyor.

Asgari ücretliye yapılan 304 liralık zam günlük yaklaşık 10 liraya denk geliyor.

Türk-İş ve Hak-İş’e kıyasla sokakta daha fazla görünür olan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK)Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer almıyor oluşu da tartışmaların etken noktalarından sadece bir tanesi. DİSK’in komsiyonda yer alması durumunda izleyeceği yol haritasını da DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı şu ifadeler ile anlattı:

“Eğer bugün biz masada olmuş olsaydık. Ortaya koyacağımız ilk şey şu olacaktı; Zaten birinci ve ikinci görüşmede hükumetin ve işverenlerin belirlediği ücretler hemen hemen aynıydı. Tam da bu noktada ikinci görüşmeden sonra dün de olduğu gibi sokakta olan DİSK masada da tavrını ortaya koyarak henüz masa devrilmeden sokağa genel grevi örgütlemek için çağrı yapardı”

DİSK’in asgari ücrete ilişkin 3 bin 200 lira olan talebinin insanca yaşanacak bir ücret olduğunu savunan DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası 7 No’lu Şube Başkanı Özgür Genç ise İz Gazete’ye yaptığı değerlendirmede DİSK’in bulunmadığı Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na tepkisini dile getirdi. Genç, “DİSK olarak alanda her ne kadar mücadele ediyor da olsak masada bulunmadığımız ve karşılıklı pazarlık noktasında DİSK’in sesi olmadığı için burada asgari ücreti bu şekilde belirleyeceklerini tahmin ediyorduk” dedi.

2019’un sonlarına doğru Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın enflasyona dair açıklamaların asgari ücrete ilişkin pazarlıkların çok daha önce yapıldığına işaret olduğunu kaydeden Özgür Genç, “Bu ülkede 7 milyon asgari ücretli var. Bir ülkenin sosyal bir devlet olduğunu belirlemenin yolu Saray’da ya da lüks yerlerde yaşayanlardan çok, asgari ücretlilerin haklarını korumaktan geçer. Ekonomik krizin işçiyi, emekçiyi, halkı, esnafı, sokaktaki herkesi bu derece hırpaladığı bir süreçte asgari ücretin 2 bin 104 lira olması kabul edilebilir bir şey değildir. Çünkü siz dört kişilik bir ailenin yaşam koşullarını belirlemeye çalıştığınızda o insanları yoksulluğa değil açlığa mahkum ediyorsunuz. Tabii ki yukarıdan bazı pembe cümleler söyleniyor. Ancak biz o pembe cümlelerin altında yatan gerçeği biliyoruz.” diye konuştu.

‘İŞÇİ JEST BEKLEMİYOR’

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın asgari ücrete dair yaptığı ‘Jest yapacağız’ açıklamasını da ele alan Genç, “Kimsenin kimseden bir jest beklediği yok kimse kimseye jest yapmasın. İşçinin de kimseden jest beklentisi olmawsın. Emekçiler hak ettiğini bekliyor. Bu ülkede nasıl yaşayabilriz, nasıl daha verimli olabilirizin karşılığında hak ettiğini bekliyor. İşçi kimseden jest beklemiyor, aksine hak ettiği ücreti istiyor” ifadelerini kullandı.

Genel-İş Sendikası 7 No’lu Şube Başkanı Özgür Genç şöyle konuştu: “Asgari ücrete yaklaşık 300 lira zam yapıldı. Yılbaşının amortisi bile asgari ücretliye vurmadı. Çeyrek bilet 20 lira, asgari ücrete yapılan zam ise günlük 10 lira”

Hükumetin asgari ücretin belirlenmesinde hedeflenen enflasyon oranı üzerinden hesaplama yapmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Genç, “Mevsim meyvelerini bile tüketemeyen halka 2 bin 104 lira ile yaşamınızı sürdürün, çocuklarınızı okula gönderin, sağlık giderlerinizi karşılayın, giyim eşyalarınızı sürdürün ve gayet mutlu olun deniyor. Biz bu paralarla mutlu olamayız” dedi.

‘KANALA İHTİYAÇ YOK’

Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından insan onuruna yakışmayan bir asgari ücretin bir kez daha belirlendiğini kaydeden Memiş Sarı ise “İstanbul’un kanala ve çılgın projelere ihtiyacı yok. İstanbul’un ve Türkiye’nin sorunu iştir, aştır. Kanal İstanbul’a 110 milyar lira vermek isteyenler asgari ücretli işçiye günlük 10 liralık zammı reva görmüş, asgari ücretten vergi almaya devam demiştir” ifadelerini kullandı.

Diyanet’in fitre hesabından yola çıkarak örnekler veren Sarı, “Diyanetin fitre ve zekat olarak belirlediği miktar günlük 25 liradır. Dört kişilik bri ailenin günlük gideri 100 lira demektir. Bunu aya vurduğunuzda ise 3 bin lira anlamına geliyor. Doğal olarak Diyanet’in bile belirlediği fitreye denk gelmeyen asgari ücret. Bizim de talebimiz 3 bin 200 liraydı. Bunu söylerken işverenin üzerindeki vergi ve sigorta yükünü muaf tutularak hükumetin taşın altına elini koymasıydı. Maalesef ki asgari ücretli yokluğa, sefalete mahkum edilmiştir” dedi.

MİKROFON KAZASI

Hükumet temsilcileri ile asgari ücret görüşmeleri başlamadan önce Türk-İş’in asgari ücret konusunda mutabık kalınması yönünde ısrarcı olduğunu kaydeden Sarı, “Maalesef ki sadece masada bizlerle birlikte olan Türk-İş, sokakta asgari ücretle ilgili grevi, eylemi ve sokak eylemliklerini örgütleyemeyerek bundan altı ay önce Kamu işçileri ile yaşanan toplu sözleşmede yaşanan mikrofon kazasını bir diğer bedelini asgari ücretliye ödeterek sadece ben masayı terk ediyorum diyerek bu sorumluluğun altından kurtulamaz” şeklinde konuştu.

PAZAR % 40 ZAMLANDI

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Faruk Saral ise “Biz DİSK olarak insan onuruna yakışır bir ücret derken, masa başında oy verenler yaşam maliyetini hesaplayarak değerlendiriyorlar. Bu sefalet ücretinin karar vericileri bu ücretler ile bir ay boyunca kendileri yaşasınlar, yaşamaya çalışsınlar. Gerçekleri bir de bu gözle görsünler. Enflasyon değerleri bile bir değer olmaktan çıkmış durumda. Tahimin edilen enflasyon üzerinden oranlar verilmekte. Çarşı-Pazar, yüzde kırk dolayında zamlanmış durumda. Bu durumda asgari ücrete yapılan yüzde 15’lik zam oranı ne kabul edilebilecek ne de yaşanabilecek orandadır. Her sene yaşanan bu tiyatro sahnesi oy çokluğu ile belirlenmekten çıkartılıp tüm sendikaların hakkının olduğu ve oybirliğinin geçerli olduğu bir sistem uygulanmalı” ifadelerini kullandı.

ENFLASYON %45 SEVİYESİNDE

Asgari ücret yaklaşık 7 milyon insanı ilgilendiren bir durum olduğunu ifade eden Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Arif Yıldız ise “Asgari ücrete yapılan zam, işçinin bot parasını dahi karşılayamıyor. Emekçileri sefalete sürükleyenler de utanmadan ‘İşçimizi ezdirmedik’ diyorlar. Enflasyon yüzde 13 deniyor. Ancak gerçek enflasyon yüzde 45’leri aşmış durumda” diye konuştu.Arif Yıldız ayrıca “Asgari ücret ile çalışan emekçi açlığa ve sefalete mahkum edilmiş durumda. Burada Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer alan sendikaların da samimiyetsizliği söz konusu. Asgari ücret bir ülkedeki en büyük toplu iş sözleşmesi.

Asgari ücret için gerçekleştirilmesi gerekilen mücadele topyekun bir mücadeledir” ifadelerini kullandı.

‘İŞÇİ MEVSİM SEBZELERİNİ TÜKETEMİYOR’

Asgari ücretlinin alım gücünün günden güne düştüğünün altını çizen Özgür Genç sözlerini şöyle sürdürdü:“Siz neyin tepeden belirlerseniz belirleyin, sokağa çıkmadığınız, evlere girmediğiniz sürece, elektrik faturasını kendiniz yatırmadığınız, doğalgaz faturası ödemediğiniz sürece enflasyonu gerçek oranda hesaplayamazsınız. Önce çarşıya çıkacaksınız. Her fırsatta dile getirdiğimiz bir nokta var; İşçi artık mevsim sebzelerini tüketemiyor. Bu kadar vahim bir durum yoktur. Hastaneye gidiyor. Masrafları karşılayamıyor. Çocuğunu okula gönderecek. Eğitim masraflarını karşılayamıyor. Kıyafet alacak, alamıyor. Bir bot 100 lira. Asgari ücrete gelen fark ise 300 lira. Yedi milyon asgari ücretli çalışmak için yaşıyor, yaşamak için çalışmıyor. Oysa tam tersi olmalı”

ÇAY-SİMİT HESABI DA TUTMUYOR

Asgari ücrete yapılan 304 liralık zam günlük ortalama 10 liraya denk geliyor. Buna göre Türkiye’de siyasetçilerin yıllarca meydanlarda kullandığı simit-çay hesabına göre ise günlük 10 liralık zam, 4 kişilik bir ailenin simit-peynir hesabını dahi karşılamıyor. Simit, peynir ve çay üçgeni 5 lirayken asgari ücretliye verilen zam ise ne emekçiyi ne de kamuoyunu tatmin etmedi.

SİMİT: 1,5 LİRA

PEYNİR:

1,5 LİRA

ÇAY:

2 LİRA

Asgari ücrete sokaktaki enflasyon oranında değil de hedeflenen enflasyon oranında artış yapılması da yapıaln zammın az olmasında etkili oldu.

Yorumlar (0)
banner96
banner177
11°
sisli
Günün Karikatürü Tümü
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?