02.04.2021, 10:58

Senaryoyu yazanlar acımasız

Kaddafi’nin öldürülmesinin ertesinde 22 Ekim 2011’de Ticaret Gazetesinde “Bu Sonu Kimse Hak Etmez” diye yazmıştım. Yazının içinde şöyle bir değerlendirme vardı:

“Geçmişe kısa bir göz atalım; bazı ülkelerde bazı parlak gençlere iktidar yolu açılıyor. Kaddafi, Nasır, Hafız Esad gibi… Bunların arkasında büyük devletler var, ellerine silah verip iktidar yapıyorlar, sonra yıllarca ülkeyi yönetirken silah satıyorlar, doğrudan, dolaylı.

Zaman değişiyor, şimdi gidin deniyor bunlara; gitmem diyene önce gösteri, ardından ateş, yani kurşun…

Suikastla ölmeyen lider muhalif kurşunu, tekmesiyle ölüyor. O muhalif kim, Batının alelusul eğiterek eline silah verip, iktidarın üzerine saldığı eğitimsiz, gözünü kan bürümüş, ihtirası öldürmek olan yoksul gençler…

Birkaç ay öncesine dek kendisini şaşa ile ağırlayan devlet başkanları, “öldürüldü, sorun bitti” diyebiliyor.  İnsanın aklına Nobel edebiyat ödülü kazanan Gabriel García Márquez’in Kırmızı Pazartesi öyküsü geliyor. Herkesin bildiği, kendisinin bilmediği bir sona aslında sevdiğine doğru büyük bir mutluluğu düşleyerek giden bir genç adamın öyküsüdür bu. Herkes onu seyreder, sahtecilikle selam da verir, uyaran kimse çıkmaz.

İnsanoğlu bu kadar sahtekârlıkla ne yapmak istiyor?

Duygusuz, öldürmeyi amaç edinenlerle dünyayı şekillendirmek mümkün mü?”

İktidar olduktan sonra öldürmekten kaçınmayan diktatörlerin senaryosunu yazanlar var. Suriye’de üniversite öğrencisi iken CİA tetikçisi olan Saddam Hüseyin gün geldi devlet başkanı oldu. Yıl 1979.   ABD’nin yeni planlarına uyum yapamadı, Ya sonra? ABD Silahlı Kuvvetleri 20 Mart 2003’te silah atmadan girdiği Irak’ta 9 Nisan’da Bağdat’a girdi. 2006’da Saddam idam edildi. 24 yıl devlet başkanlığı yap, sonrasında bir hücrede asılmayı bekle.

Kaddafi 1969’dan 20 Ekim 2011’e kadar ülkeyi yönetti, yakalandı öldürüldü. Dile kolay 41 yılı aşan bir mutlak iktidar yaşadı. Onun senaryosunu yazanlar, paralarını Amerikan bankalarında tutmasını da öğütlemişlerdi.

Güzel bir atasözümüz var; Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.

Hiçbir şeyin yokken, parmağındaki evlilik yüzüğünden başka, az bir işçilik, memurluk yaptıktan sonra önünü açanlar sayesinde, demokratik geleneklerle, yönetim basamaklarından ta tepelere kadar çıkabilirsin. Hizmet halka olursa herkes elini öper. Ancak, hizmeti başkalarına yaparsan, halkı da oyalarsan iktidar etkisi gün gelir tersine dönebilir.

 Senaryoyu yazanlar genelde diktatörlerin yaşamı konusunda uzmandır. Az gelişmiş ülkelerde, köklü kültürden gelmeyen yandaşlarına dönük senaryo yazarlar. Demokrasi konusunda algısı Anadolu kültürüyle pek uyuşmaz, onun için daha önceki askeri darbeleri ne öğrenebildiler ne de yorumlayabildiler. Ancak yapabildikleri bir şey var, onu yaptılar. Zücaciye dükkanına giren fil gibi her şeyi kırdılar, döktüler. Arkada ne Türklerin binlerce yıllık yönetim ve askeri geleneği kaldı ne de kurumsal yapısı.

Teknolojik ilerleme ile ekonomik yönden dünya ülkelerinin çok önüne geçen birkaç ülke var. Bunlar insanların teknoloji merakını ve ülkelerin teknolojik gereksinimini kullanarak tüm dünyayı “sömürdüler”. Bu şekliyle yönetimlerin biçimlenmesine de etki yapmaktalar.

Senaryolar yazılıyor, uygulanıyor. İstanbul Sözleşmesinden çıkılıyor, subay olmada irtica araştırması istenmiyor, İstanbul’a kanal yapılarak 100 yıllık anlaşmalar zorlanmaya çalışılıyor, Suriye’de Akdeniz’e ulaşması istenen bir Kürdistan projesi tartışılıyor, Irak Türkmen Cephesi başkanı değiştiriliyor… Merkez Bankası başkanı sürekli değiştiriliyor, yönetime gelenler “bizim adamımız” mı, yoksa yabancıların verdiği kredilerin, fonların denetimini sağlamak için “onların güvendiği adamlar” mı? Bu konu zaman içinde açıklığa kavuşur.

Ancak yaylım ateşi devam ediyor: Yargıtay şunu yapsın, bunu yapsın, Anayasa Mahkemesi bunu yapmazsa kapatılsın diyenler var. Hukuktan nefret edecek neler yapıldı ki bu kişilere?  Hukuk, adalet yoksa ülkenin insanlarına yazık olur. Konuşmayı unutan kişiler maalesef hala siyasette iddialı. Ancak, onlara senaryo yazanlar gerçekten acımasız. Koltuk insanı yanıltmasın.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 31 67
2. Fenerbahçe 32 63
3. Galatasaray 32 62
4. Trabzonspor 33 58
5. Gaziantep FK 31 50
6. Alanyaspor 32 49
7. Hatayspor 32 49
8. Karagümrük 33 49
9. Göztepe 33 46
10. Sivasspor 31 44
11. Konyaspor 31 40
12. Antalyaspor 32 39
13. Rizespor 32 36
14. Kasımpaşa 32 35
15. Malatyaspor 31 33
16. Ankaragücü 31 33
17. Başakşehir 32 33
18. Kayserispor 31 33
19. Gençlerbirliği 31 31
20. Erzurumspor 32 28
21. Denizlispor 31 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 29 60
2. Samsunspor 29 57
3. Adana Demirspor 29 55
4. Altay 29 53
5. Altınordu 29 52
6. İstanbulspor 29 51
7. Ankara Keçiörengücü 29 49
8. Tuzlaspor 29 41
9. Bursaspor 28 40
10. Bandırmaspor 29 39
11. Ümraniye 28 38
12. Boluspor 29 35
13. Balıkesirspor 29 32
14. Adanaspor 28 31
15. Menemenspor 29 30
16. Akhisar Bld.Spor 29 25
17. Ankaraspor 28 19
18. Eskişehirspor 29 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 30 60
3. Leicester City 30 56
4. Chelsea 31 54
5. Liverpool 31 52
6. West Ham 30 52
7. Tottenham 30 49
8. Everton 29 47
9. Leeds United 31 45
10. Aston Villa 30 44
11. Arsenal 30 42
12. Wolverhampton 31 38
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 30 36
15. Burnley 30 33
16. Brighton 30 32
17. Newcastle 30 29
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 30 21
20. Sheffield United 30 14
Takımlar O P
1. Real Madrid 30 66
2. Atletico Madrid 29 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 29 58
5. Real Sociedad 29 46
6. Real Betis 29 46
7. Villarreal 29 46
8. Levante 30 38
9. Celta de Vigo 29 37
10. Athletic Bilbao 30 37
11. Granada 29 36
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 29 33
14. Osasuna 29 31
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 29 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?