7 kadından biri meme kanseri

Sağlıkta Kalite Derneği (SAĞKAL) Başkanı Cüneyt Tuğrul, Meme Kanseri Farkındalık Ayı'nda tüm kadınlara, 'Bedeninize sahip çıkın' çağrısında bulundu.

7 kadından biri meme kanseri

Sağlıkta Kalite Derneği (SAĞKAL) Başkanı Cüneyt Tuğrul, Meme Kanseri Farkındalık Ayı'nda tüm kadınlara, 'Bedeninize sahip çıkın' çağrısında bulundu.

10 Ekim 2018 Çarşamba 11:10
7 kadından biri meme kanseri

UMUT KARAKOYUN - SAĞKAL Derneği Başkanı Opr. Dr. Cüneyt Tuğrul, Meme Kanseri Farkındalık Ayı'nda, önemli bilgiler paylaştı. Doğumdan sonra emzirme dönemleri bittiğinde, yoğun stresin, aşırı duygusallığın, meme üzerinde gereksiz bir hormon baskısına neden olduğunu aktaran Cüneyt Tuğrul, tüm bu gelişmelerin daha sonra memede dejenerasyon yarattığını belirtti. Bu yaşananların beraberinde riskleri getirdiğini söyleyen Tuğrul, meme kanserinin korkunç bir hızla yükseldiğini ifade ederek, "Bunun nedeni, kadının yoğun stres ve baskı altında kalması. Yoğun bir kavga veriyor. Bu kavga az bir kavga değil. Erkek buna alışık. Anne, evde hayatın düzenini kuran kişiydi ama bu şimdi böyle değil. Erkek ruhunu savaşa göre kodluyor. Ama kadının savaşa göre kodladığı ruhu yok. O tam tersine, çocuğun korunması, çevresinin korunması, daha duygusal, vefalı. Böyle olunca çalışma hayatında, erkeklere göre daha sert kırılmalar yaşıyor. Çünkü işinde de evdeki çocuğuna, ailesine davrandığı gibi davranıyor. Bu aslında güzel, başarılı olmasını sağlıyor fakat başarının paralelinde sağlık sorunlarının artmasına neden oluyor" dedi.

7 KADINDAN BİRİ MEME KANSERİ

Dünyada meme kanserinin arttığına işaret eden Cüneyt Tuğrul, "1960'lı yıllarda 16 kadından birinde meme kanseri görülüyordu. Bu oran 1980'lerde 10-12 kadından birinde görülmeye başladı, 2000'lerde bu 8 kadından birine düştü. Şimdi ise 7 kadından birinde meme kanseri görülüyor. 2050 yılında da 5 kadından birinde meme kanserinin görülebileceği ifade ediliyor" dedi.

Bazı gıdalardaki östrojenlerin artmasının, kadının sağlığına bozucu etki yaratan ekstra faktörler olduğuna değinen Tuğrul, yine kadınların hayatını dışardan etkileyen kimyasalların da bir tehdit olduğuna dikkat çekti. Yüksek doz doğum kontrol haplarının yanı sıra böcek ilaçları gibi bazı kimyasalların da meme kanserine yol açtığını aktaran Tuğrul, "Karıncalar çimleri yemesin diye ilaç atıyoruz sonra bu çimenlere çıplak ayaklar ile basıyoruz. Bu yapılmamalı. Bitkilere atılan böcek ilaçlarının, bitkiler toplanmadan en az 20 gün önce atılması gerekiyor. Bu kurallara uymuyorsanız, yediğiniz gıdada böcek ilacı alıyorsunuz demektir. Bunlar hem kadında hem erkekte aynı etkiyi yaratıyor. Ama asıl çocukların biyolojik yapısında probleme neden oluyor. Doğaya atılan plastik poşetler de doğada bozulmuyor ama doğal kirlilik meydana getiriyor. Güneş etkisi ile bozulup parçalanıyorlar ve bünyelerinde zeno östrojenleri içeriyor" dedi.

HAYATIMIZDAKİ TEHLİKE

Pet şişedeki suyun güneşte kalması halinde bunun içilmemesi gerektiğini söyleyen Tuğrul, "Evinizde kullandığınız herhangi bir bidonu, güneş altında bırakmayın. Gıda saklayabilir özelliğine uygun olmayan kapların içerisinde su bulundurmayın, hele sıcak su hiç bulundurmayın. Çünkü bunların tümü, o maddeleri bozuyor ve o maddeler bünyemize geçiriyor. Doğaya plastik poşet atmayın. Deniz kıyısında bıraktığınız poşetler, denize karışıyor. Attığınız poşet doğada parçalanıyor ve zeno östrojenlere dönüşüyor. Siz bir hafta sonra suya giriyorsunuz, çocuğunuzu o suya sokuyorsunuz. Aslında su temiz. Ama artık içinde östrojenler var. Bu çocuklarda erken gelişmeye neden oluyor. Kadınlarda meme kanserine neden oluyor. Erkeklerde de sperm azalması, üreyememe ve cinsel sorunlara neden oluyor. Dünyada kısırlık oldukça yaygınlaşmaya başladı. Bu yine zeno östrojenler nedeniyle oluyor. O nedenle hepimizin çevreye karşı duyarlı olması gerekiyor. Akdeniz'de 5 balık türünün, suda yükselen östrojen nedeniyle dişileştiği ve bundan dolayı üreyemediği, türlerinin tehlike altında olduğu geçen yıl tespit edildi" diye konuştu.

KENDİNE KENDİNE MEME KONTROLÜ ÖNEMLİ

Kendi kendine meme muayenesinin önemine de değinen Cüneyt Tuğrul, kadınların cihazlardan daha erken bu kanseri yakalayabildiğini belirterek, şunları söyledi: "Kendi kendine meme muayenesinin yaşı 35 değil 18. En genç meme kanseri hastası 15'indeydi. O, kendi kendine yaptığı muayenenin ardından tümörü yakaladı ve şimdi çocuğu, ailesi var. Ama bütün o badireyi, erken tanı sayesinde atlattı. Ama kitleyi fark edip, bunu umursamadığınızda da ciddi sorun yaratır çünkü bu büyümeye devam ediyor. Erken yakalandığında kimi zaman kemoterapi bile olmadan rahatlıkla atlatılabiliyor. Tıbbi cihazlardaki gelişmeye rağmen hala tümörün yüzde 80'ini kadın yakalıyor. Çünkü kişinin kendini ondan iyi kimse tanıyamaz. En ufak farkı görüyor. Bir sızı, ağrı yakalandığında hemen kadının bir hekime gitmesi gerekir. O sırada bir değişiklik fark edilmese bile 3 ay sonra bir kez daha gitmeli. O dönem kistle karıştırılan bir yapı 6 ay sonra 7-8 milimetre büyüyebilir. O aranın kaçırılmaması gerekiyor."

KANSERDEN KORUNMAK İÇİN NELER YAPMALI?

SAĞKAL Derneği Başkanı Opr. Dr. Cüneyt Tuğrul, kadınların meme kanserine karşı kendilerini koruma yöntemlerine dair de bilgiler verdi. Tuğrul, "Önce kendi ruhunuzda bir kırılmaya neden olacak faktörleri mümkün olduğu kadar hayatınızdan uzak tutun ve kendinize konsantre olun. Kadının ruhen ve bedenen kendini koruması gerekiyor. Karaciğerinizi iyi koruyun. Karaciğerinizi doğru beslenerek koruyabilirsiniz, şekeri azaltmalısınız. Meme kanseri erkekte de olabilir. Ama erkekte ciddi karaciğer problemi yoksa, bu çok da ortaya çıkmıyor, çünkü östrojen birikmiyor. İyi uyku şart. Beslenmeye dikkat. Yeşillik, sebze, doğru yağlar tüketilmeli, yağlar yakılmadan yenmeli. Aşırı kilodan kaçınılmalı. İleride karşılaşabileceğiniz kansere karşı kendinizi koruyabilirsiniz. Çünkü yağ kendi başına östrojen üretiyor. Hipotiroidi olan kişilerde, meme kanseri hem daha kolay gelişiyor, hem de daha hızlı büyüyor. Bu nedenle hipotiroidin kontrol altında olması gerekiyor. Vitamin eksiklikleriniz, bağışıklık sisteminin çökmesine neden olur. Eskiden 45 yaş ve sonrası için bu hastalık söz konusuyken şimdi 25- 35 yaş arasında da bir yükselme görüyoruz. Çok ciddi sayıda genç hastalarımız var. Bu nedenle yıllık meme muayenesi yaptırılmalı" diye konuştu.

DHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.