<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İz Gazete - İzmir Haberleri - Son Dakika Haberler</title>
    <link>https://www.izgazete.net</link>
    <description>İz Gazete, İzmir haberleri, son dakika izmir haberleri, güncel ve en son haberler, ege haberleri, spor, ekonomi, siyaset, magazin, İzmir Büyükşehir Belediyesi haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.izgazete.net/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2016-2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 00:15:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin yiyen amip nedir? Beyin yiyen amip bulaşıcı mıdır? Beyin yiyen amip nerede bulaşır?]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/beyin-yiyen-amip-nedir-beyin-yiyen-amip-bulasici-midir-beyin-yiyen-amip-nerede-bulasir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/beyin-yiyen-amip-nedir-beyin-yiyen-amip-bulasici-midir-beyin-yiyen-amip-nerede-bulasir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kosta Rika'da tatil yapan 11 yaşındaki Jordan Smelski, soğal sıcak sularda yüzdükten birkaç gün sonra başlayan şiddetli baş ağrısı, kusma, bilinç bulanıklığı ve halüsinasyonlar kısa sürede ölümcül bir beyin enfeksiyonuna dönüştü. Halk arasında 'beyin yiyen amip'  olarak bilinen Naegleria fowleri nedeniyle yaşamını yitirdiği tespit edilirken kısa sürede gündem oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Beyin yiyen amip' olarak bilinen <strong>Naegleria fowleri</strong>, mikroskobik tek hücreli bir amiptir. Halk arasında "beyni yiyen canlı" olarak anılsa da aslında beyin dokusunu fiziksel olarak tüketmez. Beyne ulaştığında oluşturduğu şiddetli iltihaplanma ve doku hasarı nedeniyle bu isimle anılır.</p>

<p>Amip, insanlarda <strong>Primer Amebik Meningoensefalit (PAM)</strong> adı verilen çok nadir ancak son derece ölümcül bir enfeksiyona neden olur. Hastalık, beyin ve beyin zarlarının hızla iltihaplanmasına yol açar.</p>

<p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre hastalık oldukça nadir görülse de ölüm oranı son derece yüksektir. Tanı konulmasının güç olması nedeniyle tedaviye çoğu zaman geç başlanabilmektedir.</p>

<p><strong>İlk belirtiler genellikle enfeksiyondan 1 ila 12 gün sonra ortaya çıkar. Belirtiler arasında şunlar yer alır:</strong></p>

<p>Şiddetli baş ağrısı<br />
Yüksek ateş<br />
Mide bulantısı<br />
Kusma<br />
Boyun tutulması<br />
Işığa hassasiyet<br />
Bilinç bulanıklığı<br />
Halüsinasyon<br />
Nöbet<br />
Koma</p>

<p>Hastalığın seyri oldukça hızlıdır ve belirtilerin başlamasının ardından hastalar birkaç gün içinde yaşamını kaybedebilir.</p>

<h2>BEYİN YİYEN AMİP NEDEN OLUR?</h2>

<p>Naegleria fowleri enfeksiyonu, kirli suyun <strong>burundan içeri girmesi</strong> sonucu meydana gelir. En önemli nokta ise enfeksiyonun <strong>su içmekle bulaşmamasıdır.</strong></p>

<p>Amip yalnızca burun yolundan girerek koku siniri boyunca ilerler ve doğrudan beyin dokusuna ulaşabilir.</p>

<p>Risk oluşturan durumlar şunlardır:</p>

<p>Sıcak tatlı su göllerinde yüzmek</p>

<p>Doğal sıcak su kaynaklarında bulunmak</p>

<p>Kaplıcalarda suyun buruna kaçması</p>

<p>Bakımsız veya yeterince klorlanmamış havuzlarda yüzmek</p>

<p>Su sporları sırasında suyun burundan yüksek basınçla girmesi</p>

<p>Kirli su oyun alanlarında bulunmak</p>

<p>Jordan Smelski vakasında da ailesinin aktardığına göre çocuk, Kosta Rika'daki doğal sıcak su kaynağında saatlerce su kaydıraklarında vakit geçirdi. Eve döndükten kısa süre sonra başlayan belirtiler hızla ağırlaştı ve yapılan incelemelerde ölüm nedeninin PAM olduğu belirlendi.</p>

<p>Uzmanlar özellikle suya balıklama atlama, su kayağı, wakeboard ve benzeri aktivitelerde buruna yoğun miktarda su kaçmasının riski artırabileceğini belirtiyor.</p>

<p>Enfeksiyon;</p>

<p>İnsan insana bulaşmaz.</p>

<p>İçme suyuyla bulaşmaz.</p>

<p>Gıdalarla bulaşmaz.</p>

<p>Havadan bulaşmaz.</p>

<p><strong>BEYİN YİYEN AMİP HANGİ ÜLKELERDE GÖRÜLÜYOR?</strong></p>

<p>Naegleria fowleri dünyanın birçok bölgesinde tespit edilmiş olsa da daha çok sıcak iklime sahip ülkelerde görülüyor.</p>

<p>1962-2023 yıllarını kapsayan bilimsel incelemelerde bildirilen vakaların büyük bölümü şu ülkelerde kaydedildi:</p>

<p>ABD</p>

<p>Pakistan</p>

<p>Avustralya</p>

<p>Hindistan</p>

<p>Tayland</p>

<p>Meksika</p>

<p>Kosta Rika</p>

<p>Son yıllarda daha önce riskli kabul edilmeyen bazı bölgelerde de vakalar bildirildi. Bunlar arasında;</p>

<p>Slovakya</p>

<p>İtalya</p>

<p>Belçika</p>

<p>Tayvan</p>

<p>ABD'nin Minnesota gibi kuzey eyaletleri</p>

<p>yer alıyor.</p>

<p>Bilim insanlarına göre bunun en önemli nedenlerinden biri küresel iklim değişikliğiyle birlikte göl ve nehir sularının sıcaklığının artması.</p>

<p>Uzmanlar ayrıca vaka sayılarındaki artışın yalnızca yayılımdan değil, gelişen laboratuvar yöntemleri sayesinde enfeksiyonların daha doğru teşhis edilmesinden de kaynaklandığını belirtiyor.</p>

<p>Hindistan'ın Kerala eyaletinde son yıllarda bildirilen vakalar ise araştırmacılar tarafından yakından takip ediliyor. Bölgede uygulanan erken tanı ve standart tedavi protokollerinin sağ kalım oranlarını artırdığı bildiriliyor.</p>

<h2>BEYİN YİYEN AMİP TUZLU SUDA YAŞAR MI?</h2>

<p>Naegleria fowleri doğal olarak tuzlu deniz suyunda yaşayamaz.</p>

<p>Bilimsel araştırmalara göre bu amip;</p>

<p>Tatlı suları tercih eder.</p>

<p>Ilık ve sıcak sularda çoğalır.</p>

<p>Yaklaşık 25-46 derece sıcaklık aralığında aktif hale gelir.</p>

<p>Yüksek tuzluluk oranına sahip sularda yaşamını sürdüremez.</p>

<p>Bu nedenle denizler ve okyanuslar, göl ve sıcak su kaynaklarına kıyasla çok daha düşük risk taşır.</p>

<p>Bununla birlikte uzmanlar, tatlı su ile deniz suyunun karıştığı düşük tuzluluk bölgelerinde farklı mikroorganizmaların bulunabileceğini, bu nedenle su kalitesinin her zaman dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.</p>

<h2>BEYİN YİYEN AMİP DENİZDE OLUR MU?</h2>

<p>Genel olarak hayır.</p>

<p>Naegleria fowleri denizlerde yaygın olarak yaşayan bir organizma değildir.</p>

<p>Bilimsel veriler, enfeksiyonların neredeyse tamamının;</p>

<p>Tatlı su göllerinde</p>

<p>Nehirlerde</p>

<p>Doğal sıcak su kaynaklarında</p>

<p>Kaplıcalarda</p>

<p>Bakımsız havuzlarda</p>

<p>Yeterince dezenfekte edilmemiş su parklarında meydana geldiğini gösteriyor.</p>

<p>Bu nedenle denizde yüzmek, sıcak tatlı sularda yüzmeye göre çok daha düşük risk taşıyor.</p>

<p>Uzmanlar özellikle yaz aylarında uzun süre güneş altında kalan küçük tatlı su göletleri ile su seviyesinin düştüğü göllerde daha dikkatli olunmasını öneriyor.</p>

<h2>İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ RİSKİ ARTIRIYOR MU?</h2>

<p>Bilim insanlarının üzerinde durduğu en önemli konulardan biri iklim değişikliği.</p>

<p>Artan hava sıcaklıkları nedeniyle göller ve nehirler daha uzun süre yüksek sıcaklıklarda kalıyor. Bu durum Naegleria fowleri için daha uygun yaşam alanları oluşturuyor.</p>

<p>Kent Üniversitesi Moleküler Parazitoloji Uzmanı Dr. Anastasios Tsaousis, gelecekte daha fazla ülkede yeni vakaların görülebileceğini değerlendirirken, su sıcaklığındaki artışın amibin çoğalmasını kolaylaştırdığını ifade ediyor.</p>

<p>Uzmanlara göre özellikle yaz aylarında sıcak tatlı sularda yapılan su sporları sırasında alınacak basit önlemler riski azaltabiliyor.</p>

<h2>ÇOCUKLAR NEDEN DAHA FAZLA RİSK ALTINDA?</h2>

<p>Araştırmalar, çocukların ve gençlerin enfeksiyona yakalanma olasılığının yetişkinlere göre daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Bunun başlıca nedenleri şunlar:</p>

<p>Yaz aylarında daha uzun süre suda vakit geçirmeleri</p>

<p>Suya daha sık dalış yapmaları</p>

<p>Buruna daha fazla su kaçması</p>

<p>Burun ile beyin arasındaki anatomik yapının enfeksiyona daha elverişli olabileceğine yönelik bilimsel değerlendirmeler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle uzmanlar özellikle çocukların sıcak tatlı sularda oynarken daha dikkatli olunmasını tavsiye ediyor.</p>

<h2>TEDAVİSİ VAR MI?</h2>

<p>Primer Amebik Meningoensefalit (PAM) enfeksiyonunda erken tanı hayat kurtarıcı olabiliyor.</p>

<p>Tedavide çeşitli antiparaziter ilaçlar, antifungal tedaviler, antibiyotikler ve beyin ödemini azaltmaya yönelik yoğun bakım uygulamaları birlikte kullanılabiliyor.</p>

<p>Son yıllarda özellikle Hindistan'ın Kerala eyaletinde uygulanan erken teşhis ve standartlaştırılmış tedavi yaklaşımlarının geçmiş yıllara kıyasla daha başarılı sonuçlar verdiği bildirildi. Bu gelişme, hastalığın her zaman tedavi edilemez olmadığı yönündeki bilimsel değerlendirmeleri güçlendirse de uzmanlar, hastalığın hâlâ çok yüksek ölüm oranına sahip olduğunun altını çiziyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/beyin-yiyen-amip-nedir-beyin-yiyen-amip-bulasici-midir-beyin-yiyen-amip-nerede-bulasir</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/beyin-yiyen-amip.webp" type="image/jpeg" length="62045"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları açıkladı: Uyku borcu hafta sonu kapanmaz!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/bilim-insanlari-acikladi-uyku-borcu-hafta-sonu-kapanmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/bilim-insanlari-acikladi-uyku-borcu-hafta-sonu-kapanmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hafta içi yoğun iş temposu nedeniyle geceleri birkaç saat eksik uyuyup, hafta sonu uzun süre uyuyarak bunu telafi etmeye çalışan milyonlara bilim insanlarından kötü haber geldi. Hafta sonu yapılan "uyku telafisinin" bazı faydalar sağlayabileceğini ancak hafta boyunca biriken uyku borcunu tamamen kapatmadığını belirten uzmanlar, “En sağlıklı yöntem, her gün düzenli ve yeterli uyumak” uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araştırmalar, hafta sonu yapılan <strong>"uyku telafisinin"</strong> bazı faydalar sağlayabileceğini ancak hafta boyunca biriken uyku borcunu tamamen kapatmadığını gösteriyor. <strong>Uzmanlara göre en sağlıklı yöntem, her gün düzenli ve yeterli uyumak.</strong></p>

<h2>“UYKUSUZLUĞUN ETKİLERİ TAMAMEN ORTADAN KALKMAZ”</h2>

<p>BirGün’ün haberine göre, Springer Nature tarafından yayımlanan hakemli bilim dergisi <strong>Sleep and Breathing</strong>'de yayımlanan kapsamlı bir derleme, hafta sonu yapılan <strong>"telafi uykusunun" kısa vadede bazı yararlar sağladığını ancak kronik uykusuzluğun etkilerini tamamen ortadan kaldırmadığını ortaya koydu.</strong> Araştırmacılar, bugüne kadar yayımlanan epidemiyolojik, klinik ve deneysel çalışmaları birlikte değerlendirerek uyku telafisinin sağlık üzerindeki etkilerini inceledi.</p>

<h2>“İKİ GÜN UZUN UYKU YETERLİ DEĞİL”</h2>

<p>Çalışmaya göre hafta sonu biraz daha uzun uyumak, özellikle hafta içi düzenli olarak yetersiz uyuyan kişilerde yorgunluğu azaltabiliyor, ruh halini iyileştirebiliyor ve dikkat ile bilişsel performansta geçici bir toparlanma sağlayabiliyor. <strong>Araştırmacılar, beynin kısa vadede uyku borcunun bir bölümünü telafi edebildiğini ancak bunun sınırlı bir etki yarattığını vurguluyor.</strong> Kronik uyku yoksunluğunun etkilerinin yalnızca iki gecelik uzun uykuyla ortadan kalkmadığı konusunda uyarılarda bulunan uzmanlara göre, hafta boyunca biriken uyku eksikliği; bağışıklık sistemi, metabolizma, hormon dengesi ve beynin çalışma biçimi üzerinde kalıcı etkiler bırakabiliyor. Hafta sonu yapılan telafi uykusu ise bu etkilerin yalnızca bir bölümünü düzeltebiliyor.</p>

<h2>“SOSYAL JET LAG RİSKİNİ ARTIRIYOR “</h2>

<p>Bazı araştırmalar, hafta sonu yapılan makul düzeyde telafi uykusunun önemli yararlar sağlayabileceğini gösterse de çok uzun süre uyumanın da her zaman faydalı olmadığını ortaya koydu. 2026 yılında Journal of Affective Disorders dergisinde yayımlanan ve 326 binden fazla kişinin verilerini bir araya getiren bir çalışma, hafta sonu telafi uykusunun yalnızca gerçekten uyku borcu bulunan kişilerde yararlı olabileceğini ortaya koydu. <strong>Düzenli olarak yeterince uyuyan kişilerin hafta sonu gereğinden fazla uyuması ise biyolojik saatin bozulmasına ve kan şekeri kontrolünün olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor.</strong> Benzer şekilde bazı çalışmalar, hafta sonları çok geç yatıp çok geç kalkmanın "sosyal jet lag" olarak adlandırılan biyolojik ritim bozukluğunu artırabileceğine dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/bilim-insanlari-acikladi-uyku-borcu-hafta-sonu-kapanmaz</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/uykusuzluk-uykusuzluk-iz-gazete.jpg" type="image/jpeg" length="41573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarından yeni keşif... Kas kaybetmeden yağ yakmak mümkün mü?]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/bilim-insanlarindan-yeni-kesif-kas-kaybetmeden-yag-yakmak-mumkun-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/bilim-insanlarindan-yeni-kesif-kas-kaybetmeden-yag-yakmak-mumkun-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, kilo verirken kas kütlesini koruyup yağ yakımını artırabilecek yeni bir biyolojik mekanizma keşfetti. Araştırmada, MTCH2 adı verilen proteinin etkisinin azaltılmasının hücrelerin daha fazla yağ yakmasını sağladığı ve yeni yağ hücrelerinin oluşumunu zorlaştırdığı belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kilo verirken kas kütlesini koruyup yağ yakımını artırabilecek yeni bir biyolojik mekanizma keşfedildi. Araştırmada, MTCH2 adı verilen proteinin etkisinin azaltılmasının hücrelerin daha fazla yağ yakmasını sağladığı ve yeni yağ hücrelerinin oluşumunu zorlaştırdığı belirlendi.</p>

<h2>KAS KAYBETMEDEN YAĞ YAKMAK MÜMKÜN MÜ?</h2>

<p>Araştırmayı yürüten ekip, daha önce fareler üzerinde elde edilen bulguları bu kez insan hücrelerinde de doğruladı. MTCH2 proteininin baskılanmasıyla hücrelerin enerji yetersizliği varmış gibi davranmaya başladığı, bu nedenle yağ, karbonhidrat ve aminoasitleri daha yoğun şekilde enerji üretiminde kullandığı tespit edildi.</p>

<p>Çalışmada ayrıca MTCH2 proteini devre dışı bırakılan öncü yağ hücrelerinin olgun yağ hücrelerine dönüşmekte zorlandığı görüldü. Araştırmacılar, bu durumun yalnızca mevcut yağların yakılmasını değil, yeni yağ depolanmasının da önüne geçebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bilim insanları, günümüzde kullanılan bazı zayıflama tedavilerinde görülen kas kaybının önemli bir sorun olduğuna dikkat çekerek, MTCH2'yi hedef alan yeni ilaçların hem yağ yakımını artırıp hem de kas kütlesini koruyabilecek bir seçenek sunabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak uzmanlar, araştırmanın henüz deneysel aşamada olduğunu ve bu proteini hedefleyen bir tedavinin insanlar için güvenli ve etkili olduğunun söylenebilmesi için kapsamlı klinik çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/bilim-insanlarindan-yeni-kesif-kas-kaybetmeden-yag-yakmak-mumkun-mu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/kilo-kaybooo.webp" type="image/jpeg" length="35339"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcaklara karşı bakanlıktan açıklama: Nelere dikkat edilmeli?]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/sicaklara-karsi-bakanliktan-aciklama-nelere-dikkat-edilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/sicaklara-karsi-bakanliktan-aciklama-nelere-dikkat-edilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, yaz sıcaklarının etkisinin artmasıyla beraber dikkat edilmesi yönünde önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının devam etmesiyle beraber sıcaklıklar her geçen gün daha yorucu ve bunaltıcı hale geliyor. Sağlık Bakanlığı, yaz aylarında dikkat edilmesi gerekenlere dair açıklamalarda bulundu.</p>

<h2>SIVI VE MİNERAL KAYBIYLA BAYILMALAR YAŞANABİLİR</h2>

<p>Habertürk’ün haberine göre; bakanlıktan yapılan açıklamada, yaz aylarında yaşanabilecek sıvı ve mineral kayıplarına dikkat çekildi. Açıklamada, “Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem nedeniyle vücut ısısı yükselmekte, metabolizma bu duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcak havaların etkisiyle artan terleme sonucunda başta sıvı olmak üzere mineral kayıpları yaşanabilmekte; buna bağlı olarak bayılma hissi, bulantı ve baş dönmesi gibi sağlık sorunları görülebilmektedir” denildi.</p>

<h2>DENGELİ BESLENME ALIŞKANLIKLARI SÜRDÜRÜLMELİ</h2>

<p>Özellikle kronik hastalığı bulunanlar, 65 ve üstü bireyler, küçük çocuklar ve hamilelerin dikkatli olması yönünde yapılan uyarıda “Kronik hastalığı bulunan kişiler, küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki bireyler, hamileler ve açık alanda çalışanlar sıcaklık değişimlerinden daha fazla etkilenmektedir. Bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının sürdürülmesi, yeterli sıvı tüketiminin sağlanması ve besin güvenliği kurallarına uyulması, sağlığın korunması açısından önem taşımaktadır” ifadeleri kullanıldı.</p>

<h2>SU İÇMEK İÇİN SUSAMAYI BEKLEMEYİN</h2>

<p>Su içmenin önemine değinilen açıklamada, “Su içmek için susama beklenmemelidir. Günlük su ihtiyacı, vücut ağırlığının her kilogramı için yaklaşık 35 mL olarak hesaplanabilmekte, bu miktar yetişkin bir birey için ortalama 2,5-3 litre su tüketimine karşılık gelmektedir. Sıvı ihtiyacının karşılanmasında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine yarım yağlı süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>BOL VE AÇIK RENKLİ GİYSİLER TERCİH EDİLMELİ</h2>

<p>Giyilen kıyafetler konusunda dikkatli olunması gerektiği belirtilirken son olarak şunlar söylendi:</p>

<p>Ayrıca yaz aylarında egzersiz yapan bireylerin, egzersiz sırasında kaybedilen sıvının yerine konulması amacıyla yeterli miktarda su tüketmeleri önerilmektedir. Aşırı sıcaklardan korunmak amacıyla bol, hafif ve açık renkli giysiler tercih edilmeli, serinlemek için ılık duş yapılmalı, sıcağa bağlı hastalık belirtileri hissedildiğinde vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınmalıdır. Yaşamın her döneminde olduğu gibi yaz aylarında da yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunmasının temelini oluşturmaktadır. Günün en önemli öğünü olan kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzelere yer verilmeli, kafein içeren içecekler yerine yarım yağlı süt, meyve suyu ile ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/sicaklara-karsi-bakanliktan-aciklama-nelere-dikkat-edilmeli</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/sicak-hava-aa-1569857.jpg" type="image/jpeg" length="17978"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havuzlarda enfeksiyon riski: Uzmanlardan ebeveynlere kritik uyarı var]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/havuzlarda-enfeksiyon-riski-uzmanlardan-ebeveynlere-kritik-uyari-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/havuzlarda-enfeksiyon-riski-uzmanlardan-ebeveynlere-kritik-uyari-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeterince temizlenmeyen havuzların çocuklarda enfeksiyon riskini artırdığı konusunda İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Dilek Yılmaz’dan uyarı geldi. Yılmaz, ebeveynlere alınabilecek önlemleri anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style type="text/css"><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:DengXian; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} @font-face {font-family:Aptos; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:536871559 3 0 0 415 0;} @font-face {font-family:&quot;\@DengXian&quot;; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:DengXian; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} @font-face {font-family:Aptos; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:536871559 3 0 0 415 0;} @font-face {font-family:"\@DengXian"; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Aptos",sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:"Aptos",sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div>
</style>
<p><strong>İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Dilek Yılmaz</strong>, yeterince temizlenmeyen ve düzenli denetlenmeyen <strong>havuz</strong>ların <strong>çocuk</strong>larda çeşitli <strong>enfeksiyon hastalıkları</strong>na yol açabileceğini belirterek, aileleri hijyen konusunda dikkatli olmaları yönünde uyardı.</p>

<p>Yılmaz, okulların tatil olup yaz aylarının başlamasıyla birlikte <strong>çocuklar tarafından havuz kullanımı</strong>nın arttığını söyledi.</p>

<p><img src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/07/prof-dr-dilek-yilmaz.png" /><br />
Havuz kullanımına bağlı olarak idrar yolu enfeksiyonları, bağırsak enfeksiyonları, göz enfeksiyonları, dış kulak yolu enfeksiyonları ve çeşitli cilt enfeksiyonlarının gelişebildiğini belirten Yılmaz, bazı vakaların hastanede tedavi gerektirebildiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dirençli etkenlerin neden olduğu idrar yolu enfeksiyonları, ağır ishaller ve ciddi cilt enfeksiyonlarında çocukların hastaneye yatırılarak tedavi edilebildiğini aktaran Yılmaz, ailelerin çocuklarını hijyen ve denetim koşulları uygun havuzlara götürmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>EBEVEYNLERE KRİTİK UYARI</h2>

<p><strong>Küçük yaştaki çocukların havuz</strong> suyunu yutabildiğine dikkati çeken Yılmaz, "<strong>Havuz sularının yutulmaması gerektiğini anne ve babalar çocuklarına çok iyi anlatmalı. Özellikle havuza girmeden önce ve sonra çocuklara duş yaptırılmalı ve kulaklarının çok iyi kurulanmasını öneriyoruz.</strong>" dedi.</p>

<p>İshal şikayeti bulunan çocukların hastalık tamamen düzelene kadar havuza girmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, serinlemek amacıyla süs havuzları ve denetlenmeyen su birikintilerine girilmesinin de <strong>enfeksiyon riski</strong>ni artırdığı uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/havuzlarda-enfeksiyon-riski-uzmanlardan-ebeveynlere-kritik-uyari-var</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 19:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/cocuk-havuz.png" type="image/jpeg" length="25245"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak hava dalgaları neden kadınları daha fazla etkiliyor?]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/sicak-hava-dalgalari-neden-kadinlari-daha-fazla-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/sicak-hava-dalgalari-neden-kadinlari-daha-fazla-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde rekor kıran sıcak hava dalgaları, kadınları daha çok etkiliyor. Bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleri; hormonal dalgalanmalar, biyolojik farklılıklar ve sosyoekonomik etkenler nedeniyle kadınların aşırı sıcaklardan daha çok etkilendiğini ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak hava dalgaları, halk sağlığını tehdit ediyor.</p>

<p><i>Cumhuriyet’in aktardığına göre;</i> BBC Türkçe’de yer alan haberde İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) bünyesinde görev yapan kadın sağlığı uzmanı Dr. Nighat Arif, sıcak hava dalgalarının kadınların kardiyovasküler sistemleri için bir "stres testi" olduğunu ve onları erkeklerden çok daha fazla olumsuz etkilediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, giderek artan bu iklim krizi karşısında kadınlara yönelik farkındalığın artırılması ve hedefli koruma politikalarının geliştirilmesi çağrısında bulunuyor.</p>

<p>Kadınların sıcağa karşı daha savunmasız olmasının arkasında iki temel biyolojik neden yatıyor. Birincisi, Kadın hormonlarının doğal dalgalanması. İkinci neden ise vücudun ısıya verdiği farklı tepkiler.</p>

<p>Hormon seviyelerinin düşüp yükselmesi, kadınların ısı hassasiyetini doğrudan şekillendiriyor:</p>

<p><strong>Adet Döngüsü:</strong> Adet öncesi dönemde yükselen progesteron, vücut ısısını artırarak sıcak havanın yarattığı rahatsızlığı ikiye katlıyor. Adet başladığında ise östrojenin en düşük seviyeye inmesi, kalbin vücudu soğutabilmesi için daha fazla baskı altında çalışmasına neden oluyor. Ayrıca yoğun kanama dönemlerinde yaşanan demir kaybı, oksijen iletimini düşürerek kardiyovasküler sisteme ek yük bindiriyor.</p>

<p><strong>Menopoz Dönemi:</strong> Östrojen seviyesinin düşmesiyle tetiklenen sıcak basmaları ve gece terlemeleri, sıcak hava dalgalarıyla birleştiğinde kadınlar için süreci adeta bir "iki kat darbe" haline getiriyor. Küresel ısınmanın bu semptomları daha da şiddetlendirdiği gözleniyor.</p>

<p><strong>Hamilelik Süreci:</strong> Lancet'te yayımlanan araştırmalara göre hamile kadınlar, artan metabolik ısı ve sıvı ihtiyaçları nedeniyle vücut ısılarını düzenlemekte büyük güçlük çekiyor. Özellikle yüksek riskli gebeliklerde, ısı stresinin anne ve bebek sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurma olasılığı artıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/sicak-hava-dalgalari-neden-kadinlari-daha-fazla-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/kaidndnd.jpg" type="image/jpeg" length="37701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alkol zehirlenmesi nedir? Alkol zehirlenmesi ölüm riski taşır mı?]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/alkol-zehirlenmesi-nedir-alkol-zehirlenmesi-olum-riski-tasir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/alkol-zehirlenmesi-nedir-alkol-zehirlenmesi-olum-riski-tasir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alkol zehirlenmesi, kişinin aşırı miktarda alkol alımından kaynaklanan ciddi ve acil müdahale gerektiren bir durum olarak görülür. Alkol zehirlenmesi, solunum sorunları, bilinç kaybı, kusma gibi belirtilere neden olabilir. Kanda çok fazla alkol bulunması başta beynin bazı bölümlerini etkilemeye başlayarak kişinin genel sağlığını etkileyebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>ALKOL ZEHİRLENMESİ NEDİR?</h2>

<p>Alkolün aşırı tüketimi sonucunda beyin fonksiyonlarında yavaşlamaya bağlı olarak görülen durum alkol zehirlenmesi olarak tanımlanır. Bazı hayati fonksiyonları etkileyen alkol zehirlenmesi, sağlık problemlerine neden olabilir. Kısa sürede aşırı doz alkol tüketimi sonucu zehirlenme belirtileri hızlıca yaşanabilir. Bunun yanı sıra uzun süre alkol tüketimi sonucu zehirlenme süreci uzun zamana yayılarak belirtileri zaman içerisinde verebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşırı alkol tüketiminin beyin ve sinir sistemini etkileyerek solunum sisteminde, kalp üzerinde ve vücudun diğer önemli görevlerinde meydana getirdiği yavaşlamalar ve hasarlar alkol zehirlenmesi olarak adlandırılır. Karaciğer de alkol zehirlenmesinden etkilenen başlıca organlar arasındadır. Alkol zehirlenmesi kişinin yaşına, cinsine, metabolizmasına, beslenmesine, sağlık geçmişine bağlı olarak farklı miktarda alkol tüketimi ile ve farklı sürelerde oluşabilir.</p>

<h2>ALKOL ZEHİRLENMESİ BELİRTİLERİ NELER?</h2>

<p>Alkol zehirlenmelerinde baş dönmesi, zihinsel bulanıklık, çift ve bulanık görme, bilinçli ve ayık kalmada zorluk, mide bulantısı, kusma, nefes almada zorluk, kalp atışında yavaşlama ve vücut sıcaklığının düşmesi gibi belirtiler yaşanır. Alkol aşırı dozu kalıcı beyin hasarına veya ölüme yol açabilir.kısa süre içerisinde görme kaybı, bilincin bulanıklaşması, kusma gibi belirtilerle kendini gösterebileceği gibi uzun süre sonra ortaya çıkan belirtiler de söz konusudur.</p>

<h2>ALKOL ZEHİRLENMESİ ÖLÜM RİSKİ TAŞIR MI?</h2>

<p>Alkol zehirlenmesi hayati tehlike arz eden acil bir durumdur. Bilinç kaybı, düzensiz solunum, aşırı düşük vücut ısısı ve şiddetli kusma gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden acil tıbbi yardım (112) çağrılmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/alkol-zehirlenmesi-nedir-alkol-zehirlenmesi-olum-riski-tasir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/alkol-zehirlenmesi.webp" type="image/jpeg" length="12654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muayene ücretlerine zam... Tabip Odası: SGK'nın gözü vatandaşın cebindeki 3 kuruşta]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/muayene-ucretlerine-zam-tabip-odasi-sgknin-gozu-vatandasin-cebindeki-3-kurusta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/muayene-ucretlerine-zam-tabip-odasi-sgknin-gozu-vatandasin-cebindeki-3-kurusta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’na bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına, kamu ve vakıf üniversitesi hastaneleri ile özel sağlık kuruluşlarına muayene için başvuran yurttaşlardan alınan katılım payı bedellerine 1 Temmuz’da yapılan zamma ilişkin İstanbul Tabip Odası’ndan tepki geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style type="text/css"><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:DengXian; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} @font-face {font-family:Aptos; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:536871559 3 0 0 415 0;} @font-face {font-family:&quot;\@DengXian&quot;; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:DengXian; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} @font-face {font-family:Aptos; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:536871559 3 0 0 415 0;} @font-face {font-family:"\@DengXian"; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Aptos",sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:"Aptos",sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div>
</style>
<p>1 Temmuz’da Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına, kamu ve vakıf üniversitesi hastaneleri ile özel sağlık kuruluşlarına <strong>muayene</strong> için başvuran yurttaşlardan alınan <strong>katılım payı bedeli</strong> yaklaşık <strong>yüzde 250</strong> oranında artırıldı.</p>

<p><strong>İstanbul Tabip Odası</strong> (İTO), katkı paylarına yapılan <strong>zam</strong>ma ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Sayıştay raporlarına dikkat çekilen açıklamada, SGK’nın sağlık fonunda yeterli kaynak bulunmasına rağmen vatandaşlardan katılım payı alındığı belirtilerek uygulamaya tepki gösterildi.</p>

<h2>"EKONOMİK KRİZ TOPLUMUN TAMAMINI ETKİLER HALE GELMEKTEDİR"</h2>

<p>Açıklamada şunlar aktarıldı:</p>

<p>“Katılım payı alınmasına ihtiyaç duyulmayacak yeterlilikte kaynak SGK’nın sağlık fonunda mevcuttur. GSS (Genel Sağlık sigortası) fon gelirleri, GSS kapsamında sağlanan sağlık hizmetlerini karşılamak için yeterli gelmekte ve artmaktadır. SGK Sayıştay denetim raporlarında da gösterildiği üzere, GSS’den sağlanan ve sağlık hizmetleri dışında başka bir amaçla kullanılmaması gereken GSS fonunun 5510 ve 5502 Sayılı Kanunlara aykırı olarak sosyal sigorta fonu açıklarını kapatmak ve son zamanlarda Kamu Özel İş birliği (Şehir) Hastanelerinin kira ve hizmet bedellerini karşılamak için kullanıldığı tespit edilmiştir. Ekonomik kriz giderek derinleşmekte ve başta yoksullar olmak üzere toplumun tamamını etkiler hale gelmektedir. İşsizlikle boğuşan ve yoksulluk sınırının altında kıt kanaat yaşam sürmekte olan yurttaşlardan ise, sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyduğunda, rakamların açıkça gösterdiği gibi, SGK tarafından hiç de gerek olmadığı halde katılım payı alınmaktadır. SGK, GSS fon varlığı fazla vermesine rağmen gözünü hâlâ yoksullukla yaşam mücadelesi veren vatandaşın cebindeki üç kuruşa dikmekten çekinmemektedir”</p>

<h2>"KIT KANAAT GEÇİNEN VATANDAŞLARDAN KATILIM PAYI ALINMASI UYGULAMASINA SON VERİLMELİ"</h2>

<p>“01.07.2026 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile Sağlık Bakanlığına bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarına, kamu ve vakıf üniversitesi hastaneleri ile özel sağlık kuruluşlarına muayene için başvuran yurttaşlardan alınan katılım payı bedeli yaklaşık %250 oranında artırıldı. Birinci basamakta katılım payı alınmazken, buradan yapılan sevklerde ise bu bedel yüzde 50 daha az ödenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle ekonomik krizin daha da yoğun yaşandığı bugünlerde SGK’nın zaten kıt kanaat yaşam sürmekte olan vatandaşlardan katılım payı alması uygulamasına son verilmelidir. İşsizlik, pahalılık ve ekonomik belirsizliğin zirve yaptığı bugünlerde, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatını sürdürmekte güçlük çeken milyonlarca vatandaş elektrik, su, doğalgaz faturalarını ödeyemez, ocağında aş kaynatamaz durumdadır, gıda ihtiyaçlarını akşam pazarından çıkma gıdalarla veya tane ile satın alarak karşılamaya çalışmaktadır. Pek çoğu hâlihazırda borç yükü altında kalmakta, sağlık harcamaları cep yakmaktadır."</p>

<h2>"EMEKLLİLER ÖLÇÜSÜZ İLAVE ÜCRETLER ALTINDA EZİLİYOR"</h2>

<p>"Yıllarca ülkeye hizmet eden ve sağlık primlerini düzenli olarak ödeyen, aldıkları maaşla zaten zor geçinen emekliler ve halen düşük ücretle çalışanlar, katılım payı, ilaç fark ücreti ödediği, yeterli sağlık hizmeti alamadığı için başvurmak zorunda kaldıkları özel sağlık kuruluşlarının ölçüsüz ilave ücretleri altında ezilmektedir.</p>

<p>Katılım payı, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için Genel Sağlık Sigortası (GSS) olanlar veya bakmakla yükümlü olduğu kişiler tarafından ödenecek tutarı ifade eder. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 68. Maddesi’nde sağlık hizmetleri için kullanılan tıbbi malzemeler ile ayakta tedavide sağlanan ilaçlardan ‘gereksiz kullanımı azaltma’ gerekçesiyle katılım payı alındığı belirtilmiştir.<br />
Katılım payı alınmasına ihtiyaç duyulmayacak yeterlilikte kaynak SGK’nın sağlık fonunda mevcuttur. GSS fon gelirleri, GSS kapsamında sağlanan sağlık hizmetlerini karşılamak için yeterli gelmekte ve artmaktadır. SGK Sayıştay denetim raporlarında da gösterildiği üzere, GSS’den sağlanan ve sağlık hizmetleri dışında başka bir amaçla kullanılmaması gereken GSS fonunun 5510 ve 5502 Sayılı Kanunlara aykırı olarak sosyal sigorta fonu açıklarını kapatmak ve son zamanlarda Kamu Özel İş birliği (Şehir) Hastanelerinin kira ve hizmet bedellerini karşılamak için kullanıldığı tespit edilmiştir."</p>

<h2>"YAŞAM MÜCADELESİ VEREN YURTAŞLARIN ÜÇ KURUŞUNA GÖZ DİKİLMEMELİ"</h2>

<p>"Ekonomik kriz giderek derinleşmekte ve başta yoksullar olmak üzere toplumun tamamını etkiler hale gelmektedir. İşsizlikle boğuşan ve yoksulluk sınırının altında kıt kanaat yaşam sürmekte olan yurttaşlardan ise, sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyduğunda rakamların açıkça gösterdiği gibi, SGK tarafından hiç de gerek olmadığı halde katılım payı alınmaktadır. SGK, GSS fon varlığı fazla vermesine rağmen gözünü hâlâ yoksullukla yaşam mücadelesi veren vatandaşın cebindeki üç kuruşa dikmekten çekinmemektedir. SGK’nın vatandaşlardan sağlık hizmetlerine erişirken muayene, tetkik, tıbbi malzeme, reçete adı altında aldığı tedavi katılım payına son verilmelidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/muayene-ucretlerine-zam-tabip-odasi-sgknin-gozu-vatandasin-cebindeki-3-kurusta</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/hasta-muayene.jpg" type="image/jpeg" length="16872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu açıkladı: Türkiye’nin yüzde 65’i kilolu]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/bakan-memisoglu-acikladi-turkiyenin-yuzde-65i-kilolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/bakan-memisoglu-acikladi-turkiyenin-yuzde-65i-kilolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmeyle birlikte görünen bir problem olan ‘fazla kilolara’ dair Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu açıklamalarda bulundu. Memişoğlu, “Toplumumuzun maalesef yüzde 65'i kilolu. Hareketsiz yaşam, kilo ve beslenme sorunlarımız risk altında” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda Avrupa ve ABD’de etkili olan ‘kilo’ problemi Türkiye’de de etkili olmaya devam ediyor. Hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmeyle birlikte yıllar içinde daha görünür hale gelen ‘fazla kilolar’ hakkında Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Memişoğlu, Aksaray’da gerçekleştirdiği ziyarette bulunduğu açıklamalarda, kilo ve beslenme konusundaki risklere değinerek, “Toplumumuzun maalesef yüzde 65'i kilolu. Hareketsiz yaşam, kilo ve beslenme sorunlarımız risk altında. Bu nedenle 'Hareket yaşını öğren sağlıklı kal' adında bir kampanya başlattık. Şu ana kadar 1,2 milyon kişiyi hareket ve kas kuvveti konusunda fizyoterapistlerimize yönlendirdik. Vatandaşlarımızın sağlıklı hayat merkezlerine ve aile hekimlerine gitmesini istiyoruz. Diyetisyen, psikolog, fizyoterapistlerimiz, koruyucu diş ve kanser taramalarına giderek ücretsiz yapılan hizmetlerimizden yararlanın. Vatandaşlarımızın öncelikle sağlıklı kalmalarını istiyoruz. Türkiye, sağlık hizmetleri kapsamında dünyanın en iyi sağlık hizmetlerini sunuyor. Bunun için de gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/bakan-memisoglu-acikladi-turkiyenin-yuzde-65i-kilolu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/6690d80bdf483b2b99532315.webp" type="image/jpeg" length="41110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çarpıcı araştırma: 30 dakikadan fazla hareketsiz kalmak kanser riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/carpici-arastirma-30-dakikadan-fazla-hareketsiz-kalmak-kanser-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/carpici-arastirma-30-dakikadan-fazla-hareketsiz-kalmak-kanser-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanser ve hareketsiz yaşama ilişkin yapılan bilimsel bir araştırma, her gün tek seferde 30 dakikadan fazla oturmanın, kanserden ölüm riskinin artmasıyla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style type="text/css"><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:DengXian; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} @font-face {font-family:Aptos; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:536871559 3 0 0 415 0;} @font-face {font-family:&quot;\@DengXian&quot;; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:&quot;Aptos&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:DengXian; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} @font-face {font-family:Aptos; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:536871559 3 0 0 415 0;} @font-face {font-family:"\@DengXian"; panose-1:2 1 6 0 3 1 1 1 1 1; mso-font-charset:134; mso-generic-font-family:auto; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-1610612033 953122042 22 0 262159 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Aptos",sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:"Aptos",sans-serif; mso-ascii-font-family:Aptos; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:DengXian; mso-fareast-theme-font:minor-fareast; mso-hansi-font-family:Aptos; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div>
</style>
<p>"PLOS Medicine" dergisinde yayımlanan <strong>araştırma</strong>da, <strong>hareketsizlik ve kanserden ölüm riski arasındaki bağlantı</strong> incelendi.</p>

<p>Ortalama 12 yıl boyunca yaklaşık 90 bin kişiye ait verilerin incelendiği araştırmada, bulgular, her gün uyanıkken 30 dakikadan uzun süren hareketsizliğin kanser riskinin artmasıyla ilişkili olduğuna işaret etti.</p>

<p>Buna göre, her gün <strong>uzun süreli hareketsizliğe</strong> eklenen her bir saatin, <strong>kanserden ölüm riski</strong>nde yaklaşık yüzde 10'luk bir artışla ilişkilendirildiği belirtildi.</p>

<h2><strong>FİZİKSEL AKTİVİTELER RİSKİ AZALTIYOR</strong></h2>

<p>Araştırmada ayrıca, uzun süreli hareketsizliği, her gün 1 saatlik <strong>hafif fiziksel aktivite</strong>lerle değiştirmenin,<strong> kanser</strong>den ölüm riskinde yüzde 12'lik bir azalma sağladığı da ortaya kondu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda her gün 30 dakikalık hareketsizliği ortalama bir tempoda yürüyüş gibi orta yoğunlukta fiziksel aktiviteyle değiştirmenin riski yüzde 8, 5 dakikalık yoğun fiziksel aktiviteyle değiştirmenin ise yüzde 22 azalttığına da işaret edildi.</p>

<p>Öte yandan, araştırmanın gözlemsel bir çalışmanın istatistiksel analizine dayanması sebebiyle, nedensellik ilişkisinin kanıtlanmadığı ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu da ifade edildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/carpici-arastirma-30-dakikadan-fazla-hareketsiz-kalmak-kanser-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-03-202348.png" type="image/jpeg" length="81294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muayene katılım ücretlerine zam: Tedaviye erişim artık daha zor!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/muayene-katilim-ucretlerine-zam-tedaviye-erisim-artik-daha-zor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/muayene-katilim-ucretlerine-zam-tedaviye-erisim-artik-daha-zor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) yaptığı değişiklikle muayene katılım paylarını yıl içinde ikinci kez artırdı. Yüzde 246’ya varan zamlarla muayene ücreti devlet hastanesinde 50 TL, eğitim ve araştırma ile üniversite hastanelerinde 90 TL, özel hastanelerde 100 TL’ye çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sosyal Güvenlik Kurumu</strong> (SGK), Sağlık Uygulama Tebliği’nde (SUT) değişiklik yaptı. <strong>Yıl içinde ikinci kez artırılan muayene katılım paylarına yüzde 246’ya varan zam yapıldı.</strong> Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren muayene katılım payı, reçete katkı payı, ilaç fiyat farkı ve benzeri çok sayıda ödeme kalemi nedeniyle zaten ağırlaşan sağlık faturası, son artışla birlikte daha da kabardı. Kronik hastalığı bulunan, kanser, kalp ve diyabet gibi hastalıklar nedeniyle sık hastaneye gitmek zorunda kalan yurttaşlar için tedaviye erişimin maliyeti arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İLAVE ÜCRET DE ALINACAK</h2>

<p>İkinci basamak devlet hastanelerinde muayene katılım payı <strong>26 TL’den 50 TL’ye çıkarıldı.</strong> Eğitim ve araştırma hastaneleri, şehir hastaneleri ile devlet üniversitesi hastanelerinde ücret <strong>26 TL’den 90 TL’ye</strong>, Vakıf üniversiteleri ile özel hastanelerde ise katılım payı <strong>60 TL’den 100 TL’ye</strong> yükseltildi. Düzenlemeyle aile hekimi veya işyeri hekimi sevkiyle hastaneye başvuranlardan alınacak katılım payında yüzde 50 indirim uygulanacak. Ancak acil durumlar dışında aynı uzmanlık dalında 10 gün içinde farklı hastanelere yapılan başvurularda 30 TL ilave ücret alınacak.</p>

<h2>“DAR GELİRLİ İÇİN CİDDİ BİR ENGEL”</h2>

<p>BirGün Gazetesi’nden Sibel Bahçetepe’ye açıklamalarda bulunan CHP Sağlık Politikaları Kurulu Başkanı ve Bursa Milletvekili <strong>Kayıhan Pala</strong>, yapılan zamların <strong>özellikle kronik hastalığı bulunan ve sık hastaneye gitmek zorunda kalan yurttaşlar açısından ciddi bir yük oluşturduğunu vurgulayarak,</strong> "Özellikle dar gelirli, en düşük emekli maaşı alan yaşlı hastaların, kronik hastalıkları süresince hem devlet hem eğitim araştırma hastanelerine hem üniversite hem de özel hastanelere erişiminin önünde ciddi bir engel olmaya başladı" dedi.</p>

<h2>“EKONOMİK KOŞULLAR ORTADA”</h2>

<p>İstanbul Tabip Odası Başkanı <strong>Prof. Dr. Talat Kırış</strong> ise muayene katılım paylarındaki artışın kabul edilemez olduğunu söyledi. Kırış, "Ülkenin ekonomik koşulları ortada. İnsanlar giderek fakirleşiyor. <strong>Böyle bir dönemde sağlık hizmetine erişimin katkı paylarıyla daha da zorlaştırılması son derece üzücü</strong>" değerlendirmesini yaptı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/muayene-katilim-ucretlerine-zam-tedaviye-erisim-artik-daha-zor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 08:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/muayene-katilim-ucretleri-zamlandi-saglikta-yuk-yine-hastanin-sirtinda.jpg" type="image/jpeg" length="54895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile hekimliği yönetmeliğine tepki: Zulüm devam ediyor!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/aile-hekimligi-yonetmeligine-tepki-zulum-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/aile-hekimligi-yonetmeligine-tepki-zulum-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED), Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği ile aile hekimliği çalışanlarının aylık gelirlerinin yaklaşık yüzde 65’inin performans kriterlerine bağlandığını, uzun süreli tedavi gören hekimlerin ise 180 günü aşan rapor süreleri gerekçe gösterilerek sözleşmelerinin feshedildiğini açıkladı. Dernek, "Hekimlik suç değildir, hastalanmak hiç değildir" diyerek uygulamaya tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED)</strong>, Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği nedeniyle aile hekimlerinin gelirlerinin büyük bölümünün performansa bağlandığını, 180 günü aşan rapor alan hekimlerin ise sözleşmelerinin feshedildiğini belirtti.</p>

<h2>“AİLE HEKİMLİĞİNDE ZULÜM DEVAM EDİYOR”</h2>

<p>İSTAHED Yönetim Kurulu, aile hekimliği çalışanlarının yaşadığı mağduriyetlere ilişkin <strong>“Aile hekimliğinde zulüm devam ediyor”</strong> başlıklı yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</p>

<h2>“EKONOMİK VE MESLEKİ YIKIM”</h2>

<p>“Aile hekimliği çalışanları olarak, Sağlık Bakanlığı tarafından birbiri ardına çıkarılan yönetmeliklerle her geçen gün daha ağır hak kayıplarına ve daha büyük mağduriyetlere maruz bırakılıyoruz.</p>

<p>Son olarak yürürlüğe konulan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği ile aylık gelirlerimizin yaklaşık yüzde 65’i performans kriterlerine bağlanmıştır. Bu düzenleme, özellikle uzun süreli tedavi görmek zorunda kalan meslektaşlarımızı ağır bir ekonomik ve mesleki yıkımla karşı karşıya bırakmıştır.</p>

<p><strong>Kanserle, ağır kronik hastalıklarla, ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele eden meslektaşlarımız; önce gelirlerinin üçte ikisini kaybetmiş, ardından 180 günü aşan rapor süreleri gerekçe gösterilerek sözleşmeleri feshedilmiştir.</strong> Üstelik mevcut mevzuat nedeniyle bu meslektaşlarımızın iki yıl boyunca yeniden aile hekimliğine dönmelerinin de önü kapatılmıştır.</p>

<p>Yani bugün, yıllarca bu ülkenin insanına hizmet etmiş, salgınlarda, depremlerde, afetlerde fedakârca görev yapmış hekimler ve sağlık çalışanları, hasta oldukları gün sistem tarafından kapının önüne konulmaktadır.</p>

<p>Bu konuda açtığımız davada Danıştay tarafından önce yürütmenin durdurulmasına karar verilmiş, ancak daha sonra yapılan itiraz üzerine bu karar kaldırılmış ve sözleşme fesihleri uygulanmıştır. Hukuki süreç devam etmekle birlikte ortaya çıkan mağduriyet, telafisi güç ve derin yaralar bırakmıştır.</p>

<p>Bizler şunu açıkça söylüyoruz:</p>

<p>Hasta olduğu için gelirinden olan, tedavi gördüğü için işinden edilen, yaşam mücadelesi verirken bir de geçim ve gelecek kaygısıyla baş başa bırakılan meslektaşlarımızın uğradığı bu muameleyi kabul etmiyoruz.</p>

<p>Hekimlik suç değildir. Hastalanmak hiç değildir.</p>

<p>Meslektaşlarımız bir yandan hayata tutunmaya çalışırken diğer yandan idarenin bu vicdansız uygulamalarıyla mücadele etmek zorunda bırakılmaktadır. Bu tablo ne hukukla ne vicdanla, ne de sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sözleşmeleri feshedilen tüm arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu, bireysel davalarının açılmasından görevlerine iade edilecekleri güne kadar her platformda bu haksızlığa karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi ve bu zulmün takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYLÜL EMEK KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/aile-hekimligi-yonetmeligine-tepki-zulum-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 07:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/aile-hekimligi-yonetmeligine-tepki-hasta-olan-hekimin-sozlesmesi-feshediliyor.webp" type="image/jpeg" length="97081"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’deki hastanede tahtakurusu paniği… 1,5 aydır çözülmedi]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/izmirdeki-hastanede-tahtakurusu-panigi-15-aydir-cozulmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/izmirdeki-hastanede-tahtakurusu-panigi-15-aydir-cozulmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de bulunan Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’nde ciddi ve yaşamı tehdit eden hastalığı bulunan hastaların kaldığı palyatif servisinde tahtakurusu şikayetlerinin olduğu belirtildi. Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, şikayetlerin 1,5 aydır çözülmediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de bulunan ve bölgenin en önemli hastanelerinden olan Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’nde tahtakurusu paniği yaşandı. Hastanede ileri hastaların kaldığı yer olan palyatif servisinde 1,5 ay önce tahtakurusu şikayetlerinin olduğu belirtildi.</p>

<h2>1,5 AYDIR TEDBİRLER ALINMADI</h2>

<p>Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, şikayetlerin ardından 1,5 ay geçmesine rağmen hastane yönetiminin gerekli tedbirleri almadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="6A43Ddc3 9Ca6 44D9 825E 0621Fa2Ba160 1024X778-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/06/6a43ddc3-9ca6-44d9-825e-0621fa2ba160-1024x778-1.jpeg" width="948" /></p>

<p>Doğruyol, sosyal medya hesabı üzerinden olayın detaylarına dair açıklamalarda bulundu. Doğruyol, şunları söyledi:</p>

<p>Devlet hastanesinde tahtakurusu paniği. İzmir ilimizde Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi palyatif servisinde ortaya çıkan tahta kutuları hastaları, hasta yakınlarını ve çalışanları tedirgin etti. Yaklaşık 1,5 ay önce başlayan şikayetler için hastane yönetiminin gerekli tedbirleri almadığı ortada. Bugünün teknolojisiyle, binlerce vatandaşımızın hizmet aldığı bir devlet hastanesinde yaklaşık 1,5 aydır bir böcekten kurtulamamak düşündürücü. Tahta kurusundan nasıl kurtuluruz diye internete yazsanız karşınıza onlarca çözüm yolu çıkarken bir buçuk aydan bu yana bir böcekle baş edememek acı gerçek. Tabi pek çok idarecimiz, asli görevleri olan vatandaşlarımıza en iyi sağlık hizmeti verme görevlerini unutarak, siyasilere, siyasi yakınlarına hizmet etmeyi görev edinmelerinin sonucu bugün yaşadığımız liyakatsizlik. Maalesef. Yöneticilere sesleniyorum. Üzerinize vazife olmayan işlerle uğraşacağınıza asli görevlerinizi yapın.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>DOĞUKAN FİKRİ FİDAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR HABERLERİ, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/izmirdeki-hastanede-tahtakurusu-panigi-15-aydir-cozulmedi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/23819-2.jpg" type="image/jpeg" length="32194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma sonuçları doğruladı: Elektronik sigarada kanser riski!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/arastirma-sonuclari-dogruladi-elektronik-sigarada-kanser-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/arastirma-sonuclari-dogruladi-elektronik-sigarada-kanser-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya merkezli kapsamlı bir araştırma, nikotin içeren elektronik sigaraların akciğer ve ağız kanseri riskini artırabileceğini ortaya koydu. Profesör Brian Stewart, "Bu inceleme, elektronik sigara kullanan kişilerin kullanmayanlara kıyasla daha yüksek kanser riski taşıdığına dair şimdiye kadarki en net değerlendirme olabilir" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Avustralya</strong>'daki <strong>Yeni Güney Galler Üniversitesi Sydney</strong> (UNSW) öncülüğünde yürütülen ve Carcinogenesis dergisinde yayımlanan inceleme, elektronik sigara kullanımının kanserle bağlantısına ilişkin şimdiye kadarki en geniş değerlendirmelerden birini ortaya koydu.</p>

<h2>AKCİĞER VE AĞIZ KANSERİ RİSKİ VAR!</h2>

<p>Klinik çalışmalar, laboratuvar deneyleri ve hayvan araştırmalarından elde edilen verileri bir araya getirerek elektronik sigaraların doğrudan kanser gelişimine katkı sağlayıp sağlamadığını inceleyen araştırmacılar, <strong>nikotin içeren elektronik sigaraların akciğer kanseri ve ağız kanseri riskini artırdığı yönünde güçlü bulgular elde etti.</strong> Sputnik’in haberine göre, UNSW Sydney'den Profesör Brian Stewart, "Bu inceleme, elektronik sigara kullanan kişilerin kullanmayanlara kıyasla daha yüksek kanser riski taşıdığına dair şimdiye kadarki en net değerlendirme olabilir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>HAYVAN DENEYLERİ DE DOĞRULADI</h2>

<p>Araştırma sürecinde yapılan <strong>hayvan deneylerinde, akciğer tümörleri gözlemlendiği</strong>, <strong>laboratuvar çalışmalarında ise hücre hasarı ve kanser gelişimiyle bağlantılı biyolojik bozulmaların tespit edildiği aktarıldı.</strong> Araştırmacılar, elde edilen bulguların farklı disiplinlerden gelen verilerde benzer sonuçlar vermesinin dikkat çekici olduğunu vurguladı.</p>

<h2>TEHLİKE 4 KAT DAHA FAZLA!</h2>

<p>Araştırmada yer alan UNSW Sydney'den <strong>Doçent Freddy Sitas</strong>, elektronik sigara kullanan ve aynı zamanda sigara içmeye devam eden kişilerin akciğer kanseri geliştirme riskinin 4 kat daha yüksek olduğuna ilişkin yeni verilerin ortaya çıktığını söyledi. Uzmanlar, sigaranın sağlık üzerindeki etkilerinin kabul edilmesinin onlarca yıl sürdüğünü hatırlatarak elektronik sigaralar konusunda benzer bir gecikme yaşanmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/arastirma-sonuclari-dogruladi-elektronik-sigarada-kanser-riski</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/elektronik-sigara-hastaligi-e-v-a-l-i-sendromu.webp" type="image/jpeg" length="33085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HPV araştırmasında tarihi sonuç: Rahim ağzı kanseri ölümleri sıfırlandı]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/hpv-arastirmasinda-tarihi-sonuc-rahim-agzi-kanseri-olumleri-sifirlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/hpv-arastirmasinda-tarihi-sonuc-rahim-agzi-kanseri-olumleri-sifirlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'de yapılan kapsamlı bir araştırma, HPV'ye karşı 12-13 yaşlarında aşılanan çocukların rahim ağzı kanseri nedeniyle hayatını kaybetme riskine ilişkin çarpıcı sonuçları ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’de yapılan bir çalışma, HPV aşısının önemini ortaya çıkaran önemli bir sonuca vurdu.</p>

<p>HPV'ye karşı 12-13 yaşlarında aşılanan çocukların 30 yaşına gelmeden rahim ağzı kanseri nedeniyle hayatını kaybetme riskinin neredeyse sıfıra düştüğü ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>HaberGlobal’in aktardığına göre; </i>Alanında yapılan ilk çalışma özelliğini taşıyan araştırma, kız çocuklarına 2008 yılında sunulmaya başlanan HPV aşısının ardından ölüm oranlarında keskin bir düşüş yaşandığını gösterdi.</p>

<p>Verilere göre 2020-2024 yılları arasında 20-24 yaş grubundaki kadınlarda rahim ağzı kanserine bağlı hiçbir ölüm kaydedilmedi. Bu, söz konusu yaş grubunda beş yıllık bir dönem boyunca ilk kez görülen bir durum oldu.</p>

<h2>“HPV VİRÜSÜ VAKALARIN YÜZDE 99’UNDAN SORUMLU”</h2>

<p>Rahim ağzı kanseri hâlâ Birleşik Krallık'ta kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında 14. sırada yer alıyor. Ülkede her yıl yaklaşık 3 bin 300 kişiye bu teşhis konuluyor. Uzmanlar, yakın ten teması yoluyla bulaşan HPV virüsünün bu vakaların yüzde 99'undan sorumlu olduğunu düşünüyor.</p>

<h2>ERKEK ÇOCUKLARI DA AŞILANMALI</h2>

<p>HPV aşısı uygulamasına rağmen 25-64 yaş arasındaki kadınların rahim ağzı kanseri taramalarını düzenli olarak yaptırmaları tavsiye ediliyor.</p>

<p>İngiltere'de 2019 yılından bu yana erkek çocuklarına da HPV aşısı uygulanıyor. Uzmanlar bunun anal kanser, penis kanseri ile ağız ve boğaz kanserlerine karşı koruma sağladığı, ayrıca virüsün kız çocuklarına bulaşma riskini azalttığı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/hpv-arastirmasinda-tarihi-sonuc-rahim-agzi-kanseri-olumleri-sifirlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/hppvvv.jpg" type="image/jpeg" length="90207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları açıkladı: Depresyonunuzun sebebi çocukken uyumamanız olabilir]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/bilim-insanlari-acikladi-depresyonunuzun-sebebi-cocukken-uyumamaniz-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/bilim-insanlari-acikladi-depresyonunuzun-sebebi-cocukken-uyumamaniz-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de yapılan araştırmaya göre, bebeklikten ilkokul çağına kadar yetersiz uyumak, yetişkinlik çağında depresyona yakalanma ihtimalini iki kat arttırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>University of Birmingham, 15 binden fazla çocuğun katılımıyla uyku ve depresyon ilişkisine dair bir araştırma yaptı. <i>People.com’un haberine göre</i> çalışmaya katılan 6 aylık 7 yaşı arasında değişen çocukların uyku düzenleri incelendi, bu çocuklar 13-22 yaşlarına geldiklerinde ise depresyon belirtilerini merkeze alan bir inceleme daha yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>UYKU DÜZENİ KÖTÜ OLANLARIN DEPRESYON RİSKİ İKİ KAT DAHA FAZLA</h2>

<p>Araştırma, istikrarlı biçimde uykusuzluk sorunu çeken çocukların risk atlında olduğunu ortaya koyuyor. Küçük yaşlarda daha az uyuyan çocukların, yetişkinlik ve ergenlik dönemlerinde depresyona yakalanma riskinin 2 kat daha fazla olduğu araştırmanın bulguları arasında.</p>

<h2>ÇALIŞMANIN BAŞYAZARINDAN EBEVEYİNLERE TAVSİYELER</h2>

<p>Araştırmanın başyazarı olan Dr. Isabel Morales-Munoz, uyku alışkanlıklarının değiştirilebilir olduğunu vurguladı. Az uyumanın, çocuklarının gelişimine zararı olacağını söyleyen Munoz, ebeveynlere bu konuda tavsiyeler verdi.</p>

<p>Munoz, ebeveynlerin çocuklarını daha erken saatlerde uyutmalarını ve bunu tekrar etmelerini önerdi. Sağlıklı uyku için, çocukların ekran süresinin azaltılmasını ve fiziksel aktiviteyle desteklenmesi gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/bilim-insanlari-acikladi-depresyonunuzun-sebebi-cocukken-uyumamaniz-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/uyku-bozukluklari-6-13-yas.jpg" type="image/jpeg" length="62333"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klor kokusu kötü 'şey'lerin habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/klor-kokusu-kotu-seylerin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/klor-kokusu-kotu-seylerin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz sıcaklarında serinlemek için tercih edilen yüzme havuzlarında hijyen eksikliği, sağlık sorunlarına neden olabilmekte. TMMOB İzmir Şubesi, klor kokusunun her zaman ‘temiz’ havuz anlamına gelmediği konusunda yurttaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle artan sıcaklıklar karşısında serinlemek için yüzme havuzlarını tercih ediyor. Havuzların yoğun kullanımıyla beraber olası sağlık riskleri de artıyor. Türkiye Makine Mühendisleri Odası (TMMOB) İzmir Şubesi risklere karşı dikkat edilmesi gereken noktalarda yurttaşları uyardı.</p>

<h2>KLOR KOKUSU HER ZAMAN ‘TEMİZ’ HAVUZUN GARANTİSİ DEĞİL</h2>

<p>Oda, toplumdaki yaygın görüşün aksine, havuzlarda hissedilen keskin ve ağır klor kokusunun, her zaman temizliğin göstergesi olmadığını söyledi. Yoğun klor kokusunun, çoğuz zaman ter, idrar ve benzeri organik kirleticilerin, klorla reaksiyona girmesinden kaynaklandığı ve bu unsurların insan bedenine zarar verebileceğini iletti. Bu konularda işletmelerin, pH değeri ve serbest klor düzeyi standartlara uymasının, temiz havuz suyu için önemli olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SUYUN TEMİZ OLMASI HİJYEN RİSKLERİNİ ORTADAN KALDIRMIYOR</h2>

<p>Oda ayrıca, suyun temizliğinin tek başına yeterli olmadığı, kullanıcı yoğunluğu, çevre temizliği, duşların ve tuvaletlerin hijyeni, filtreleme sistemlerinin etkinliği gibi unsurların, havuzların hijyen standartları için önemli olduğunu söyledi.</p>

<h2>KULLANICILAR KURALLARA UYMALI</h2>

<p>Oda, havuz işletmecilerinin yanında bireylerin de hijyen kurallarına uymalarının öneme dikkat çekti. Havuza girmeden önce duş alınması, enfeksiyon belirtisi bulunan kişilerin havuzu kullanmaması, çocukların yetişkin gözetiminde bulunması ve havuz kurallarına uyulması hem kişisel sağlık hem de toplum sağlığı açısından önem taşıdığı vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>TMMOB İZMİR ŞUBESİ BASIN BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/klor-kokusu-kotu-seylerin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/swimming-pool-large.jpg" type="image/jpeg" length="28514"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘Afrika’dan gelen’ sivrisineklerden nasıl korunabiliriz?]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/afrikadan-gelen-sivrisineklerden-nasil-korunabiliriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/afrikadan-gelen-sivrisineklerden-nasil-korunabiliriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın meclis oturumunda sivrisinek şikayetleri üzerine yaptığı açıklamalarda Afrika’dan gelen yeni bir sinek türünün İzmir’e yerleştiğini söylemişti. Tugay, bu sinek türüyle mücadele yöntemlerini uzmanlarla tartıştığını iletmişti. Peki, İzmirliler için hayatı zorlaştıran ‘Afrikalı sinekler’ gerçekten Afrikalı mı ve bu sineklerle nasıl mücadele edebiliriz?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Büyükşehir Belediyesi meclis oturumunda sivrisinek şikayetleri üzerine sineklerin Afrika’dan gelen yeni bir tür olduğu iddiasında bulunmuştu.</p>

<h2>SİNEKLERİMİZ ‘AFRİKALI’ DEĞİL ‘ASYALI’ DA OLABİLİR</h2>

<p>Tugay’ın iddialarıyla uyuşan, kamuoyuyla paylaşılmış herhangi bir bilimsel yayın şu an kadar yayımlanmadı. Bilim insanları, kıtalar arası yüksek ticaret yoğunluğu ve iklim krizi gibi etkilerden dolayı belli türlerin uzun mesafeleri atlatıp kıta değiştirdiklerini aktarıyor. Yani, Tugay’ın ‘Afrikalı sinek’ iddiası, bilimsel olarak ispatlanmasa da mantıksız olmayabilir. Fakat Güneydoğu Asya’dan gelen sinek türleri İzmir’e uğramış olması da güçlü bir ihtimal.</p>

<p>Muhammet Akiner ve arkadaşları tarafından 2016 yılında yayımlanan araştırmada, Aedes albopictus türü sineğin, anavatanı olan Güneydoğu Asya’dan Karadeniz kıyılarına kadar ulaştıklarını tespit etmişlerdi. Bu yayılımın Ege ve İzmir kıyılarına kadar ulaştığını, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) haritasında görülebiliyor.</p>

<h2>‘ASYALI SİNEKLER’ DAHA AGRESİF VE DAHA DAYANIKLI</h2>

<p>Aedes albopictus sinekleri, agresif yapıları ve gündüz de ısırmalarıyla ayrılıyor. Küçük su birikintilerinde bile yumurtlayabilen bu tür, evimizdeki saksı altlığı ve kovada bile üreyebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SİNEKLERDEN NASIL KORUNURUZ</h2>

<p>Peki bu agresif sinekler nasıl korunabiliriz? Bu korumaların en başında üreme alanlarını ortadan kaldırılması geliyor. Evdeki saksı altılıklarına, kovalar ve sulama kapları gibi eşyalara dikkat edilmesi gerektiği söyleniyor. Saksı altılarında su bırakmam ve sulama kaplarını sık sık değiştirmek, sineklerin üremelerine karşı bir iyi bir önem olabilir.</p>

<h2>KOYU RENKLİ KIYAFETLERDEN UZAK DURUN</h2>

<p>Kişisel olarak ise sivrisineklerin hedefi olmamak için koyu renkli kıyafetler giymek ve sinek kovucu spreyleri doğru şekilde kullanmak gerekiyor. Evin pençelerine sineklik takmak, dışardan gelecek sineklere karşıda en basit ve etkili yollardan biri.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HAYRİ CEM GÖR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR HABERLERİ, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/afrikadan-gelen-sivrisineklerden-nasil-korunabiliriz</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/f80b1f64-9d29-44c7-a0bf-25c88109d97b-1.webp" type="image/jpeg" length="55934"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yalancı enfeksiyon vakaları arttı… Hastanelere 65 yaş üstü akını]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/yalanci-enfeksiyon-vakalari-artti-hastanelere-65-yas-ustu-akini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/yalanci-enfeksiyon-vakalari-artti-hastanelere-65-yas-ustu-akini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Alper Şener, artan hava sıcaklıklarıyla beraber 65 yaş üstü kişilerin az su tüketimi nedeniyle hastanelere "yalancı enfeksiyon" bulgularıyla başvurduğunu söyledi. Şener, yaz aylarında su tüketimini 2 kat attırılması gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Şener, artan hava sıcaklıklarına bağlı olarak özellikle 65 yaş üstü kişilerin az su tüketimi nedeniyle hastanelere "yalancı enfeksiyon" bulgularıyla başvurduğunu söyledi. Şener, yaz aylarındaki yüksek hava sıcaklarından dolayı 5 yaş altı ve 65 yaş üstü kişilerin, az su tüketimi yüzünden acil servislere yüksek ateş şikayetleriyle başvurduklarını söyledi.</p>

<h2>YAZ AYLARINDA SU TÜKETİMİNİ 2 KAT ATTIRILMASINI ÖNERDİ</h2>

<p>Şener, yetersiz su tüketimin ‘Yalancı enfeksiyon’ belirtilerinin yanında, ağrılara da sebep olacağını hatırlatarak "Susuz kalmak, kas, eklem ağrısı, mide bulantısı, sürekli uyku hali ve ateş yüksekliğine sebep olabiliyor. Özellikle 65 yaş üzerindeki hasta grubunun dikkat etmesi gerekiyor. Normal insan vücudunun su ihtiyacı 1,5 ya da 2 litredir. Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte normalde içtiğimiz suyu 1,5 ya da 2 kat üzerine çıkarmak lazım." dedi.</p>

<p><img alt="1618130123194 Sener" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/06/1618130123194-sener.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>65 YAŞ ÜSTÜ DAHA DİKKATLİ OLMALI</h2>

<p>Şener, susuzluğun sebep olacağı rahatsızlıktan dolayı özellikle 65 yaş üstü vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini “Özellikle 65 yaş üstünün hava sıcaklığının artmasıyla birlikte su tüketimini artırması gerekiyor." sözleriyle ifade etti.</p>

<h2>DOKTORLAR YANLIŞ TEDAVİ UYGULAYABİLİYOR</h2>

<p>Az su tüketimin sebep olduğu ‘yalancı enfeksiyon’ belirtilerinin bazı doktorlar tarafından yanlış tedavilere sebep olabildiğini söyleyen Şener, “ Yapılan tahlillerde kandaki su miktarı az olduğu için bazen enfeksiyon bulgularında yükselmeler görülüyor. Bu oynamalar enfeksiyon olmadan enfeksiyon varmış gibi algılanarak, gereksiz antibiyotik kullanımına ya da gereksiz tetkiklerin yapılmasına neden oluyor. Yaşlı hasta grubunda uykuya meyil, baş ağrısı, bulantı kusma da eşlik edecek olursa yanlışlıkla beyin iltihabı olabilir şüphesiyle görüntülemeler, hastanın belinden su alınması ve ileri kan tetkiklerinin yapılması gerekiyor. Bunun önüne geçilmesi için hastaların susuz kalma bulgularına dikkat edilmesi gerekir. Bunu kişiler de rahatlıkla ayırt edebilir. Eğer dilinizde ve ağzınızda sık kuruma oluyorsa, derilerinizde sertleşme ve pullaşma olduysa beraberinde halsizlik ve susuzluk oluyorsa ve su içtiğinizde bu şikayetleriniz geçiyorsa su tüketiminin az olmasına bağlı bu şikayetleri yaşıyorsunuz demektir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/yalanci-enfeksiyon-vakalari-artti-hastanelere-65-yas-ustu-akini</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/depositphotos-171630144-stock-photo-life-support-of-an-old.jpg" type="image/jpeg" length="58171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğruyol’dan üniversite hastanelerinde yaşanan öğretim üyesi eksikliğine tepki]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/dogruyoldan-universite-hastanelerinde-yasanan-ogretim-uyesi-eksikligine-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/dogruyoldan-universite-hastanelerinde-yasanan-ogretim-uyesi-eksikligine-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, üniversite hastanelerinde yaşanan öğretim üyesi eksikliğine ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style type="text/css"><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:10.0pt; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:10.0pt; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div>
</style>
<p>Birlik Sağlık- Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, öğretim üyelerinin özel hastanelerde çalışma talebinin artığını ifade etti. Üniversite hastanelerinde öğretim üyesi sıkıntısı yaşandığını kaydeden Doğruyol, sağlık çalışanlarının itibarının ve özlük haklarının güçlendirilmesini söyledi.</p>

<h2>“SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NDAN DA ÇOK BÜYÜK PARALAR AKTARILIYOR”</h2>

<p>Özellikle özel hastanelerin sunduğu imkanlar nedeniyle akademisyenlerin kamu üniversitelerinden ayrıldığını ifade eden Doğruyol, “İzmir'de yeni açılan bir özel hastaneden dolayı sadece Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden 20'ye yakın hocamız, 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden de 10'a yakın hocamız o özel hastaneye transfer olmuşlardır. Hepimizin bildiği gibi özel hastanelerin önceliği para kazanmaktır. Bu doğaldır belki. Ama vatandaşlarımızın ödediği ücretin dışında Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan da çok büyük paralar özel hastanelere aktarılmaktadır ve bunların yeterlilik denetlemesinin yapıldığına biz şahsen inanmıyoruz” dedi.</p>

<h2>“‘GİDERLERSE GİTSİNLER’ MANTIĞINDA DEĞİL, BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ DİYEN ATATÜRK MANTIĞINDA OLAN İNSANLARIZ”</h2>

<p>Doğruyol, "Bunun yanında yine vatandaşlarımızın kamudan kaliteli sağlık hizmeti almalarının da yolu bir şekilde kapanmaktadır. Bundan dolayı özel hastanelere geçen hocalarımızdan kaynaklanan boşluklara yabancı doktor getirmek çözüm değildir. Biz, ‘Giderlerse gitsinler’ mantığında değil, ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mantığında olan insanlarız. Burada yapılması gereken, itibar kaybına uğrayan hocalarımızın ve sağlık çalışanlarımızın itibarlarının bir şekilde iade edilmesi; özellikle giden hocalarımızın da gidişlerinin önlenmesi adına gerek sosyal gerek ekonomik düzenlemelerin bir an önce yapılmasında büyük yarar vardır” ifaderine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/dogruyoldan-universite-hastanelerinde-yasanan-ogretim-uyesi-eksikligine-tepki</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-08-152425.jpg" type="image/jpeg" length="76890"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
