<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İz Gazete - İzmir Haberleri - Son Dakika Haberler</title>
    <link>https://www.izgazete.net</link>
    <description>İz Gazete, İzmir haberleri, son dakika izmir haberleri, güncel ve en son haberler, ege haberleri, spor, ekonomi, siyaset, magazin, İzmir Büyükşehir Belediyesi haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.izgazete.net/rss/karaburun" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2016-2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 05:36:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/rss/karaburun"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaburun’da çevrecilerden Çevre Günü hatırlatması]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/karaburunda-cevrecilerden-cevre-gunu-hatirlatmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/karaburunda-cevrecilerden-cevre-gunu-hatirlatmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5 Haziran Dünya Çevre Günü’ne özel olarak Karaburun Sivil İnisiyatif ilçede çevreye zarar veren projelere ve yürütülen mücadelelere dair açıklama metni yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler öncülüğünde her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü’ne özel Karaburun Sivil İnisiyatif açıklamalarda bulundu. Yapılan açıklamalarda Karaburun ve Yarımada’ya dair önemli çevre konularına değindi.</p>

<p>Değinilen konular arasında; Yarımada’da yapılan rüzgar enerji santralleri, İris Gölü çevresinde yapılan düzenlemeler, ilçe sınırları içinde yer alan güneş enerji santralleri ve Yaylaköy konularına değinildi. Metinde, "Dileğimiz; Karaburun -Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanı ile habitatının, biyoçeşitliliğinin, bitki örtüsünün önemi tescillenen Yarımadada yatırım ve rant baskılarına boyun eğmeyen, Karaburun’daki yaşamı yeniden canlandıracak, bütününde tüm canlıların refahını birlikte gözeten politikaların hayata geçirilmesidir. Karaburun’un geleceği, yeni talan alanları yaratmakla değil; doğayla uyumlu, adil ve yaşamı merkeze alan bir anlayışla şekillenmelidir...” ifadeleri yer aldı.</p>

<p><strong>Karaburun Sivil İnisiyatif’ten konuyla ilgili yapılan açıklamada;</strong></p>

<p>“...Karaburun Yarımadası 2019’da Karaburun-Ildırı Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) kararı öncesinden başlayan RES, GES, JES, Balık Çiftlikleri ve Taş-Mıcır ocakları yatırımları ile karşı karşıya. Bu süreçte yapılan eylemler ve açılan yurttaş davaları yatırım süreçlerini yavaşlatsa da yeni yatırımların önünü kesemedi ne yazık ki.. Karaburun Yarımadası’nın yüzde 89’unu kapsayacak şekilde 7 rüzgar enerji santrali (RES), bölgenin doğal ve çevresel değerlerinin yanında sosyal ve ekonomik yapısını da olumsuz etkiliyor. Bölgenin temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık. Alandaki kadimden beri kullanılan tescilli meralar, rüzgar enerjisi santralleri için tahsis edilmesi sebebiyle daraltıldı. Ayrıca, bu alanların tahsisi ve etrafının çevrilmesi, hayvancılık ile uğraşan yöre halkının ortak kullanılan mera alanlarına ve su kaynaklarına erişimine de engel oluyor. Karaburun’da mevcut ve öneri RES ve GES projeleri mera, tarım, zeytinlik ve orman alanların üzerinde yer alıyor.</p>

<p><strong>Karaburun Yarımadası’nda koruma kararı sonrası verilen ÇED kararları, plan kararları ve onaylar Özel Çevre Koruma Bölgesi kararı öncelikleriyle ters düşüyor!.. </strong></p>

<p>1/25.000 ölçekli Karaburun–Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi Nazım İmar Planı’nda, plan hükmünde yapılan değişiklikle bölgede plan onayından önce Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) Enerji Üretim Lisansı almış rüzgar ve güneş enerjisi projelerinin, yerleşim alanlarına 1500 metreden daha yakın mesafede kurulabilmesine olanak tanımıştır. Bu hüküm, koruma kararından sonra lisans alan projelerin de bu kapsamda değerlendirilmesine yol açmakta ve koruma amacını zedelemektedir.</p>

<p>Öte yandan, kısmen onaylanan 2024 yılı Karaburun-Ildır ÖÇKB Nazım İmar Planı kapsamında “Hassas Alan B” olarak işaretlenen ve çoğunlukla orman, mera ve doğal alanları kapsayan bölgelerde, ilgili kurumların uygun görmesi halinde RES ve GES yapılabilecektir. Oysa yenilenebilir enerji faaliyetleri bölgedeki başlıca tehdit unsurlarından biridir.</p>

<p>Geçtiğimiz aylarda bazı yardımcı kaynak GES (Lodos Enerji/Karaburun GES) ve lisanssız GES (Yaylaköy/ Karaburun GES, Eğlenhoca/Fırattekstil GES) projelerinin “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararlarına karşı açılan davalar sonuçlanmadan projelere ilişkin imar planları onaylanmış ve askıya çıkmıştır. Bu projeler zeytinlik alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar, hassas alanlar ve orman alanları arasında kalan ekolojik bağlantı/koridor işlevi gören açıklıklar üzerinde önerilmektedir.</p>

<p>Karaburun Yarımadası genelinde çok sayıda RES ve GES projesi bulunmaktadır. Karaburun–Ildır Körfezi ÖÇKB koruma kararı sonrası önerilen yeni GES projeleri yeni iletim hatları, servis yolları ve altyapı tesisleriyle birlikte orman ve mera tahribatına, habitat bütünlüğünün bozulmasına, ekolojik koridorların parçalanmasına ve yangın riskinin artmasına neden olacaktır. Her bir projenin etkisinin proje bazında değerlendirilmesi, parçacıl ve kontrolsüz yatırımların önünü açacaktır.</p>

<p>Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesine ilişkin yönetim planı yapılmadan yatırım girişimlerine yönelik kısıtlayıcı kararlar alınmadığı takdirde Yarımada’nın taşıma kapasitesinin aşılmasıyla doğal, sosyal ve kültürel değerlerine geri dönüşü olmayan zararlar verilecektir. Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanının amacı binlerce yılda oluşmuş ekolojik, kültürel ve kırsal değerleri bütüncül bir yaklaşımla korumak olmalıdır. Karaburun Yarımadası’nda koruma kararı sonrası verilen ÇED kararları, plan kararları ve onaylar koruma öncelikleriyle ters düşmektedir.</p>

<p><strong>Karaburun- Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesinin Onaylanmış Yönetim Planı Yoktur </strong></p>

<p>Karaburun- Ildır Körfezi ÖÇKB karasal ve denizel biyoçeşitlilik çalışması tamamlanmış ancak sonuçları yerel ile paylaşılmamıştır. Koruma ilanı sonrası yapılması gereken özel çevre koruma bölgesine ilişkin denizel yönetim planı henüz onaylanmamış, karasal yönetim planı süreci ise yeni başlamıştır. Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanından bugüne 7 yıl geçmiştir. Bu durum, yeni yatırımlara ilişkin verilecek kararların değerlendirilmesinde tedbirli olmayı gerektirse de alandaki enerji yatırımlarının sosyal ve çevresel etkilerine ilişkin açılmış olan davalardaki bilirkişi incelemeleri ve farklı kurum ve kuruluşların raporlarına rağmen Karaburun- Ildırı Körfezi ÖÇKB ilanı sonrasında yeni rüzgar enerji türbinleri inşa edilmiş, yeni güneş enerji santrali ve hibrit enerji yatırımlarının başvuru süreçleri başlatılmıştır.</p>

<p><strong>Yaylaköy’de habitat parçalanması yaşanıyor</strong></p>

<p>Yarımadada yatırım talanının boyutları görünenden de büyüktür. ÖÇKB ilan edilen ve yönetim planları yapılmamış, hem de kesin korunacak alan olarak tescil edilmiş Karaburun Yaylaköy’de RES ve GES projeleri, hız kesmeden ve onay alarak devam etmektedir<strong>. 2019 yılında afet alanı ilan edilen Yaylaköy’de</strong> bugün, vatandaşın zeytin dikim alanındaki 5 bin zeytin ağacı hukuksuzca GES projesi için kesilmiştir. Vatandaşın açtığı davada, GES projesinin ÇED raporu iptal edilirken ilgili bakanlık yatırımcı için yeni bir ÇED süreci başlatmış ve imar planlarını askıya çıkarmıştır. Davaya konu olan Bilirkişi İnceleme Raporu; “GES projesi RES sahası içinde yapılacağı için GES+RES birlikte kümülatif etkisi ekosistemin tamamen bozulmasına neden olacaktır, Yaylaköy’de habitat kaybı ve parçalanması yaşanacaktır” diyor.<strong> </strong></p>

<p><strong>Mordoğan Ayıbalığı ve İris Gölü için tehditler devam ediyor</strong></p>

<p>Mordoğan Ayıbalığı Koyu’nda yapılan kaçak İskele konusu basında çokça yer aldı. İskele, kıyı kanununa aykırı ve Akdeniz Fokunun Ege Denizinde en önemli üreme mağarasının yanı başındaydı. Kaçak iskele, Sualtı Araştırmaları Derneği-Akdeniz Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG) ve Karaburun Yerel Fok Komitesi’nin 1,5 yılı aşan mücadelesi sonucunda 2025 yazında kaldırıldı. Akdeniz Foku yaşam alanı olarak Yarımadanın en değerli bölgesindeki tehdit bu kez, Karaburun Belediyesi Aralık 2024 Meclis Toplantısında alınan “Ayıbalığı eski adıyla Urkuç Mevkii’nde kısmi yapılaşma” karar ile devam ediyor.</p>

<p>Yarımadanın tek sulak alanı İris Gölü de yakınına yapılan GES yatırımları ile risk altında. Kuraklık, kaçak su kullanımı, otlatma ve kaçak avcılık baskısı İris Gölü için bir tehdit olmayı sürdürürken, ilgili kurumlardan mahalli sulak alan tescil kararının çıkması ve koruma amaçlı planların yapılması bekleniyor.</p>

<p>Mordoğan Ayıbalığı ve İris Gölü’ne ilişkin Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Yerel Fok Komitesinin ilgili kurumlarla iletişimleri, itirazları ve bölgedeki gözlem, belgeleme çalışmaları sürdürülmektedir.</p>

<p>Son olarak, geçtiğimiz aylarda Mordoğan Mahallesi kıyılarında, Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan doğal ve arkeolojik sit alanı niteliğindeki parselleri de kapsayan bir alanda, zeytin ağaçlarının da bulunduğu tarım arazilerinin turizm kullanımına dönüştürülmesi amacıyla otel ve tatil köyü yapılmasına yönelik nazım ve uygulama imar planı değişikliği onaylanmış ve askıya çıkarılmıştır. Karaburun Sivil İnisiyatif tarafından, plan pafta ve plan notları incelenerek askı süresi içinde itiraz edilmiştir.</p>

<p><strong>Urla – Çeşme -Karaburun Yarımadası bir bütün olarak ele alınmalıdır</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karaburun Yarımadası, Urla – Çeşme – Karaburun hattı ile birlikte ekolojik bir bütün olarak ele alınmalıdır. Karaburun – Çeşme – Foça kıyıları Akdeniz Foku’nun yaşam alanı olup deniz çayırları ve hassas kuş türleri açısından önem taşımaktadır. Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi, Gediz Deltası ve Alaçatı Sulan Alanı biyolojik çeşitlilik açısından önemli alanlardır. Urla – Çeşme – Karaburun aksında önerilen plan ve projeler; yaratacağı yapılaşma yoğunluğu, artacak enerji ve su ihtiyacı ile atık yükü açısından birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle rüzgar ve olası deniz üstü rüzgar/güneş enerji yatırımlarının kıyı ve denizel alanlara etkisi göz önünde bulundurulmalıdır. Bölgede “büyüme” hedeflerinden önce “koruma” ilkesi esas alınmalıdır.</p>

<p><strong>Yenilenebilir enerji yatırımları yaşam alanlarını çölleştiriyor</strong></p>

<p>Yarımada’nın risk altında bulunan endemik türleri, önce rüzgar enerji santralleri ile rahatsız edildi, yetmedi halkı ve keçileri yerinden edildi. Şimdi de habitatı, merası, zeytin ağaçları köylerin etrafını devasa aynalar gibi çevreleyecek güneş enerji santralleri ile tehdit altında. Hem de Karaburun -Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanından, habitatının, biyoçeşitliliğinin, bitki örtüsünün önemi tescillendikten sonra! Yenilenebilir enerji ve yeşil ekonomi ile vaat edilen kurtuluşun bu bölgede bir “yok oluş” anlamına geldiğini hem yapılan çalışmalar hem de yöre halkının giderek zorlaşan var olma çabasından biliyoruz. Bu durum kentlerde tarımsal üretimin sıkıntıya girmesi ile gıdaya erişememek gibi dolaylı sorunlar olarak karşımıza çıkarken, ekosistemin dengesinin bozulması ile meydana gelebilecek ön göremediğimiz karmaşık sorunlardan henüz habersiziz. Sürdürülebilir kalkınmayı sınırsız bir kullanım olarak algıladığımız, koruma bölgelerini bile bu yatırımların yer alabileceği birikim alanları olarak tanımladığımız sürece ne çevre ne de onun parçası olan bizim varlığımızı devam ettirmemiz mümkün değil. <strong>Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi doğayla yeniden nasıl ilişki kurabileceğimiz konusunda bize yol gösterebilecekken yenilenebilir enerji yatırımları ile donatılan bir çöl haline getiriliyor. </strong> Yenilenebilir enerji ambalajıyla tarım ve turizm alanlarına, mera ve otlaklara, yerleşim yerlerinin yakınlarına, ormanlara kurulan ve kurulması planlanan yatırımlar, tüm canlıların yaşam alanlarını yok ediyor. Balık çiftlikleri denizleri, denizlerin oksijen kaynağı deniz çayırlarını, denizlerdeki zengin biyoçeşitliliği, kıyıları kirletiyor. Bu toptan “yok oluş” süreci, ekosistem yıkımının önünü açan yeni yasalar ve yönetmelik değişiklikleriyle hızlanıyor.</p>

<p>Dileğimiz; Karaburun -Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanı ile habitatının, biyoçeşitliliğinin, bitki örtüsünün önemi tescillenen Yarımadada yatırım ve rant baskılarına boyun eğmeyen, Karaburun’daki yaşamı yeniden canlandıracak, bütününde tüm canlıların refahını birlikte gözeten politikaların hayata geçirilmesidir. Karaburun’un geleceği, yeni talan alanları yaratmakla değil; doğayla uyumlu, adil ve yaşamı merkeze alan bir anlayışla şekillenmelidir...”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KARABURUN SİVİL İNSİYATİFİ BASIN BÜLTENİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Karaburun</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/karaburunda-cevrecilerden-cevre-gunu-hatirlatmasi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/mordogan-ayibaligi-magarasi.jpeg" type="image/jpeg" length="18521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İris'e vurulan kepçede karar çıktı!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/irise-vurulan-kepcede-karar-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/irise-vurulan-kepcede-karar-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaburun’un tek doğal sulak alanı olan İris Gölü’nü kurutmak amacıyla yapılan 2019 yılında yapılan kazı çalışmasıyla ilgili olarak mahkemeden karar çıktı. Bölgede kazı yapanlar hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 200 TL adli para cezasına karar verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Karaburun ilçesinde bulunan ve bölgenin tek doğal sulak alanı olarak kabul edilen İris Gölü ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Gölü kurutma amaçlı kanal açılma hamlesine dair açılan davada karar çıktı. Karaburun Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda; gölde yapılan fiziki müdahale suç olarak değerlendirildi.</p>

<h2>GÖLÜN ÇEVRESİNİ KAZANLARA CEZA VERİLDİ</h2>

<p>Kararın gerekçesinde; gölün 1. Derece Doğal Sit Alanı üzerinde bulunduğuna ve yapılan kazı çalışmalarında geri dönüşümü mümkün olmayan zarara neden olduğu belirtildi. Kazıyla ilgili olarak sanıklar hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 200 TL adli para cezasına karar verildiği ifade edildi.</p>

<p>BİLİRKİŞİ RAPORUNDA ‘ACİL REHABİLİTASYON’ UYARISI</p>

<p>Bilirkişi raporu detaylarında ise; gölün bir kısmının kuruduğu belirtildi. 2019 yılında açılan kanalın kapatılmasının gerektiği ancak tek başına yetersiz olduğu dile getirildi. Gölde ve gölün çevresinde acilen rehabilitasyon çalışması yapılması gerektiğinin ise altı çizildi.</p>

<h2>BUGÜNE KADAR NELER OLDU?</h2>

<p>Konuyla ilgili olarak Karaburun Sivil İnisiyatif’i açıklamalarda bulundu. Yapılan açıklamada, ilk olarak gölün geçmişine değinilerek, “Karaburun Yarımadası’nın tek doğal sulak alanı olan İris Gölü’nün suyunu boşaltmak amacıyla ‘70’li yılların sonunda kanalların açıldığı ve gölün kurutulmaya çalışıldığı, kadastral parselasyon yapılarak özel mülkiyete geçirildiği, benzer girişimlerin aralıklı olarak yapıldığı biliniyor.2019 yılında, gölün ekolojik karakterini olumsuz yönde etkileyen göl kurutma girişiminin basında geniş bir şekilde yer alması sonucu T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Bölge Komisyonu 20.12.2019 tarihinde toplanarak İris Gölü ile ilgili bir dizi karar almış, 2020 yılında ise İzmir Valiliği Mahalli Çevre Kurulu tarafından konunun uzmanlarından oluşan bir komisyon oluşturulmuştu” denildi.</p>

<h2>GÖLÜN YENİDEN CANLANDIRILMASI İÇİN ADIM</h2>

<p>İnisiyatif tarafından gölün yeniden canlanması için çalışmalar yapılması gerektiği belirtilerek, şunlar söylendi:</p>

<p>2019’dan 2026 yılına kadar geçen süre içinde Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Yerel Fok Komitesi olarak İris Gölü’nde gözlem, kayıt ve belgeleme çalışmalarını sürdürüyoruz. İlgili kurumlarla yürüttüğümüz iletişimler ve Sulak Alan Envanterine de işlenen İris Gölü için hazırlamış olduğumuz teknik raporun tescil çalışmalarına ışık tutacağına olan inancıyla konunun Mahalli Sulak Alan Komisyonu gündemine alınmasını ve İris için Mahalli Sulak Alan Tescil kararının bir an önce verilmesini bekliyoruz. Ülkemizde pek çok tatlı su gölünün kuruduğu bu dönemde, İris vb. küçük göllerin varlığını sürdürmesi hem bölgemiz hem de yaban hayatı açısından büyük önem taşımaktadır. İris Gölü ve çevresi önemli kuş türlerinin üreme, konaklama ve barınma alanıdır. Önümüzdeki süreçte İris Gölü’nün yeniden canlanması kurumlar arasındaki iletişim, kararlılık ve uygulama ile önem kazanacaktır. İris için Mahalli Sulak Alan tescil kararı, İris’e insan eliyle geçmişte yapılmış olan suçların bir daha yaşanmaması adına önemli işlev görecektir. İnsan yaşamı, doğal hayatın korunması ile güçlenir. Doğal alanların korunması sağlıklı ve dengeli bir yaşam adına işlev taşır.</p>

<h2>NE OLMUŞTU?</h2>

<p>Yarımada’nın tek doğal sulak alanı olan İris Gölü’nün 70’li yılların sonunda suyunun kanallar açılarak kurutulmaya çalışıldığı, kadastral parselasyon yapılarak özel mülkiyete geçirildiği ve ancak zaman içinde gölün kendini yeniden toparladığı bilinmektedir. İris Gölü’nü kurutmak amaçlı açılan kanallar 1999 yılı topografik haritalarında görülmektedir. Bu bilgiler Göl suyunun birkaç kez bu amaçla boşaltıldığını göstermektedir. Benzer bir girişim parsel sahipleri tarafından 2019 yılında tekrarlanmış ve konu ile ilgili kamu davası açılmıştı.</p>

<p>2019 yılında, yerel platformlar ortaklığında hazırlanan İris Gölü ile ilgili yapılmış bilimsel çalışma ve gözlemlerin derlendiği bir rapor ilgili kurumlarla paylaşılmıştı. İris’teki bu gelişmeler basında geniş bir şekilde yer almış ve T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Bölge Komisyonu 20.12.2019 tarihinde toplanarak İris Gölü ile ilgili bir dizi karar almıştı. Kanalların ivedilikle kapatılmasını kararlaştıran komisyon, Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 9. ve 65. Maddeleri kapsamında yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Karaburun Kaymakamlığı ve Karaburun Belediye Başkanlığı’nca alanın eski haline getirilmesine oy birliğiyle karar vermişti. 12.02.2020’de ise İris Gölü’nü kurutmak için açılan kanalın ağzı Karaburun Belediyesi tarafından kapatılmıştı. 10.03.2020 tarihli ve 320/2020/01 sayılı İzmir Valiliği Mahalli Çevre Kurulu toplantısında ise İris Gölü ile ilgili konunun uzmanlarından oluşan bir komisyon oluşturulması kararı alınmıştı.</p>

<p>24.11.2020 tarihinde DSİ 2. Bölge Müdürlüğü organizesinde içinde İris Komisyonu üyesi kurumlarla birlikte İris Gölü’nü Kıyı Kenar Çizgisi tespiti çalışmaları için alanın tabii ve suni göller tanımına giren alanlardan olup olmadığına yönelik saha ziyareti yapılmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İris Gölü saha çalışmasında;</p>

<p>1) İris Gölü’nün doğal ve tabii göl olduğu,</p>

<p>2) DSİ 2.Bölge Müdürlüğü tarafından kıyı çizgisi ve haritalama tespit çalışmalarının yapılması gerektiği,</p>

<p>3) Göl’ün mahalli sulak alan vasfının tespiti için Tarım ve Orman 4. Bölge Müdürlüğü’ne görüş sorulması, hususları karara bağlanarak tutanak tutulmuştu.</p>

<p>2021 yılında ise DSİ tarafından kıyı kenar çizgisi ve su stok tesbit işlemleri tamamlanmıştı.</p>

<p>2019’dan bugüne süreci takip ederek, bölgede gözlem ve belgeleme çalışmalarını yürüterek İris’i gündemde tutan Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Yerel Fok Komitesi, Türkiye Sulak Alan Envanterine de işlenen İris Gölü için hazırlamış olduğu Teknik Raporu 10.03.2025 tarihinde T.C Tarım ve Orman Bakanlığı T.C. Doğa Koruma ve Milli Parklar İzmir İl Müdürlüğü’ne göndermişti. Raporun, tescil çalışmalarına ışık tutacağına olan inancıyla konunun Mahalli Sulak Alan Komisyonu gündemine alınmasını ve İris Gölü için sulak alan tescil sürecinin başlatılarak, plânlama, projelendirme, uygulama, bakım, kontrol, denetim vb. çalışmaların hızlandırılmasını istemişti.</p>

<p>2019’dan 2026 yılına kadar alanda yapılan gözlem çalışmalarında kapatılan kanallarda su sızmasının olduğu saptanmış durumdadır. Ayrıca, İris’te kaçak su kullanımı ve yoğun otlatma baskısı devam etmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Karaburun</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/irise-vurulan-kepcede-karar-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-14-at-091209.jpeg" type="image/jpeg" length="84765"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaburun'un doğasına hançer vuracaktı... Mahkemeden iptal kararı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/karaburunun-dogasina-hancer-vuracakti-mahkemeden-iptal-karari-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/karaburunun-dogasina-hancer-vuracakti-mahkemeden-iptal-karari-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Karaburun Küçükbahçe’de planlanan DGES ve elektrik depolama tesisi projesine verilen “ÇED olumlu” kararı, İzmir 5. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Kararda, projenin özel çevre koruma bölgesi ve hassas doğal alan içinde yer aldığı, çevre ve mera ekosistemine zarar verebileceği gerekçesi öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karaburun Küçükbahçe, Çullubağ Mevkii’nde Nano Yenilenebilir Enerji Yatırımları A.Ş tarafından yapılması planlanan Karaburun DGES ve Elektrik Depolama Tesisi hakkında yeni bir gelişme yaşandı. Proje hakkında verilen <strong>ÇED olumlu kararı iptal edildi.</strong></p>

<p>Süreç hakkında kararın iptali için açılan davada, İzmir 5. İdare Mahkemesi hukuka aykırı bularak ÇED olumlu kararını Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere iptal etti.</p>

<p>Açıklanan kararda, proje alanının “Çayır-Mera ve Özel Çevre Koruma Bölgesi” içerisinde yer aldığı ve "Kesin Korunacak Hassas Alan" olarak tescil edilen alan içinde olduğu belirtildi. Bu alanda GES panellerinin mera florasındaki bitki türlerini azaltacağı ve doğal çeşitliliğe zarar verileceğinin altı çizildi.</p>

<h2>MUHTAR DAĞDELEN: KARAR BİZİ SEVİNDİRDİ, BÖLGEDE BENZER YATIRIMLARA İZİN VERİLMEMELİDİR</h2>

<p>Konuyla alakalı olarak <strong>Küçükbahçe Muhtarı Gizem Tezel Dağdelen </strong>açıklamalarda bulundu. Dağdelen, “Mahkemenin DGES Projesi’nin ÇED’ini iptal etmesi Küçükbahçe Mahallesi halkı olarak umutlarımızı arttırmıştır. Küçükbahçe, İzmir kent-bölgesine gıda tedariği sağlayan önemli bir mahalledir. DGES projesinin gündelik yaşamımızı, tarım ve hayvancılığımızı olumsuz etkileyeceği ortadayken ÇED süreci başlatılmıştır. Küçükbahçe’nin kadim kültürüne, merasına, tarım ve yaşam alanlarına zarar verecek benzer yatırım projelerine izin verilmemelidir” dedi.</p>

<p><img alt="Küçükbahçe 2-1" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/05/kucukbahce-2-1.jpeg" width="2048" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“İLGİLİ KURUMLARIN DOĞADAN YANA TAVIR ALMASINI BEKLİYORUZ”</h2>

<p>Karar’a ilişkin Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Yerel Fok Komitesi’nden yapılan açıklamada ise; “Karaburun Yarımadası, yerel ekonomik ve ekolojik döngü dikkate alınmaksızın, çok sayıda ve plansız bir şekilde yapılan RES ve GES projeleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Yarımadada yenilenebilir enerji yatırımlarının kurulacağı arazilerin tarım arazisi ya da zeytinlik, orman, çayır, mera alanı vb. olması da ne yazık ki yatırımların önünde bir engel teşkil etmemektedir. Geçen 11 yıllık süreçte ÇED Olumlu kararlarını defalarca iptal ettirdiğimiz birçok yenilenebilir enerji projesi Karaburun’da yeşil el koymanın sembolü haline gelmiştir. DGES projesi Nihai ÇED Raporu için hazırladığımız ve kurumlarla da paylaştığımız Değerlendirme/İtiraz Raporumuzun Bilirkişi Raporuna ve Dava Kararına da yansımış olması umut vericidir. Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesine ilişkin yönetim planı yapılmadan yatırım girişimlerine yönelik kısıtlayıcı kararlar alınmadığı takdirde Yarımada’nın doğal, sosyal ve kültürel değerlerine geri dönüşü olmayan zararlar verileceği açıktır. İlgili kurumların doğadan yana tavır almasını ve ÖÇKB kararlarını uygulamasını bekliyoruz” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p><img alt="G E S-1" class="detail-photo img-fluid" height="756" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/05/g-e-s-1.jpg" width="1397" /></p>

<h2>NE OLMUŞTU?</h2>

<p>Karaburun Küçükbahçe, Çullubağ Mevkii, 518 ada, 100, 101 ve 102 parsel, (24,46 ha) sınırları içerisinde, Nano Yenilenebilir Enerji Yatırımları A.Ş tarafından yapılması planlanan Karaburun DGES (24 MWm /16 MWe- 24,46 ha) ve Elektrik Depolama Tesisi (16MWe/16MWh) projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği İl Müdürlüğü 10.05.2025 tarihinde Komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri de dikkate alınarak projeye ÇED Olumlu kararı verildiğini duyurmuştu.</p>

<p>Karaburun DGES projesi ÇED ve Nihai Raporuna ilişkin Karaburun Yerel Fok Komitesi tarafından Değerlendirme/İtiraz Raporu ilgili birimlere sunulmuş ayrıca konunun Karaburun Belediyesi Meclis gündeminde değerlendirilmesi ve hukuki sürecin başlatılmasına yönelik Karaburun Belediyesi Meclis üyeleri ile iletişime geçilmişti. Bununla birlikte Küçükbahçe, Parlak, Merkez, İskele ve Ambarseki Muhtarlıkları projenin geri çekilmesi için itirazlarını ilgili birimlerle paylaşmıştı.</p>

<p>11.06.2025 tarihinde ise Karaburun Belediyesi tarafından T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na karşı ÇED Olumlu Kararı’nın iptali için dava açılmış, İzmir 2. İdare Mahkemesi 2025/1062 Esas’ta açılan davanın bilirkişi incelemesi 21.11.2025 tarihinde yapılmıştı. 30.01.2026 tarihinde Mahkemeye sunulan Bilirkişi İnceleme Raporunda; “Sonuç olarak, bilirkişi kurulumuzca dava konusu edilen projenin yapılmasının çevreye olumsuz etkileri olacağı, ÇED dosyasının eksik ve yetersiz olarak hazırlandığı, alınacak önlem ve etkilerin tam olarak yansıtılmadığı bu nedenlerle de projenin belirtilen alanda yapılmasının uygun olmadığı konusunda ortak bir kanaate varılmış bulunulmaktadır” denilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KARABURUN SİVİL İNSİYATİFİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, Karaburun</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/karaburunun-dogasina-hancer-vuracakti-mahkemeden-iptal-karari-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/05/kucukbahce-1.jpeg" type="image/jpeg" length="26926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaburun'da 'Nergis Kafe' tepkisi: Kültürel hafıza yok ediliyor karardan dönülsün!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/karaburunda-nergis-kafe-tepkisi-kulturel-hafiza-yok-ediliyor-karardan-donulsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/karaburunda-nergis-kafe-tepkisi-kulturel-hafiza-yok-ediliyor-karardan-donulsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Karaburun'da sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve yurttaşlar, ilçenin 30 yıllık kültürel hafızası olan Nergis Kafe'nin tek taraflı bir kararla çocuk oyun parkına dönüştürülmesini protesto etti. Yurttaşlar, çocuk parkı ihtiyacının kültürel alanlar yok edilerek değil, alternatif alanlar yaratılarak çözülmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Karaburun'</strong>da yerel demokrasi bileşenleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri, <strong>Karaburun Belediyesi’</strong>nin <strong>Nergis Kafe</strong> alanında yaptığı düzenlemeye karşı ses yükseltmek için bir araya geldi. Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın talimatıyla alanın çocuk oyun parkına dönüştürülmesine tepki gösteren yurttaşlar, kafede ortak bir basın açıklaması düzenledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Protestoya <strong>'Ritmaster Müzik Dinletisi</strong>' de eşlik ederken, uygulamanın geri alınması için başlatılan imza kampanyasının genişleyerek devam ettiği duyuruldu.</p>

<p><img alt="362B6A69 3109 4649 8791 49B288905F40" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/04/362b6a69-3109-4649-8791-49b288905f40.jpg" width="900" /></p>

<h2>"BEN BİLİRİMCİ ANLAYIŞLA KÜLTÜREL HAFIZA SİLİNİYOR"</h2>

<p>Alanda yapılan ortak açıklamada, <strong>Nergis Kafe</strong>’nin 30 yılı aşkın süredir şenliklere, dayanışma toplantılarına, yerel üretici pazarlarına ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yaptığı vurgulandı.</p>

<p>Alanın kentin kültürel hafızasında önemli bir damar olduğu belirtilen açıklamada, sürecin katılımcılıktan uzak yürütüldüğü ifade edilerek şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"Bir sosyal alanı ihya ederken, yılların emeğiyle oluşmuş bir kültür-sanat ve etkinlikler alanını feda etmek, yerel yönetim vizyonu açısından ciddi bir eksikliktir. Bu tür köklü değişikliklerin kentin mevcut kültürel dokusuna zarar vermeden, alternatif çözümlerle yürütülmesi esastır."</p>

<p><img alt="9D742545 4Dc9 4936 Be6C 6Bd578Ac5C3A" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/04/9d742545-4dc9-4936-be6c-6bd578ac5c3a.jpg" width="900" /></p>

<h2>ELEŞTİRİLERİN ODAĞINDA BAŞKAN ERDOĞAN VAR</h2>

<p>Kararın doğrudan <strong>Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan</strong> tarafından "tek taraflı ve diktacı" bir tutumla alındığının savunulduğu açıklamada, eleştirilerin hedefini netleştiren önemli bir vurgu da yapıldı.</p>

<p>Uygulamanın, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) sanata, sanatçıya ve kültürel alanların korunmasına verdiği tarihsel önemle çeliştiği belirtildi. Açıklamada, "Eleştirimiz, CHP'nin kurumsal değerlerine değil, bu spesifik yönetim anlayışınadır. Halka hizmet noktasında özerk karar alma mekanizmalarına sahip olan yerel yönetimin bu tek taraflı kararı doğrudan Başkan ve yönetimine aittir" denildi.</p>

<h2>ÇÖZÜM ÇAĞRISI: "ÇOCUK PARKI İÇİN ALTERNATİF ALANLAR YARATILMALI"</h2>

<p>Kent gelişiminde çocuk oyun alanlarının gerekliliğinin yadsınmadığına dikkat çeken Karaburunlular, sorunun çözümüne yönelik taleplerini de net bir dille ifade etti.</p>

<p>Belediye başkanlığı makamına "ben yaptım oldu" anlayışından uzaklaşma çağrısı yapılan açıklama, şu taleplerle son buldu:</p>

<p>"Sanat ve kültür etkinlikleri bir kentin ruhunu diri tutan en önemli unsurlardır. Nergis Kafe asıl kimliğine dönüştürülerek yeniden demokratik kitle örgütlerinin ve halkın hizmetine sunulmalı; çocuk parkı ihtiyacı ise mevcut kültürel alanlar yok edilerek değil, uygun alternatif alanlar yaratılarak çözülmelidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Karaburun</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/karaburunda-nergis-kafe-tepkisi-kulturel-hafiza-yok-ediliyor-karardan-donulsun</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/04/0578b4b3-f099-4545-b22d-d38c98cb3d3d.jpg" type="image/jpeg" length="48637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaburun Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde kaçak merdiven isyanı: Eski haline getirilsin]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/karaburun-ozel-cevre-koruma-bolgesinde-kacak-merdiven-isyani-eski-haline-getirilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/karaburun-ozel-cevre-koruma-bolgesinde-kacak-merdiven-isyani-eski-haline-getirilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaburun Saipaltı Mevkii’nde kıyı yapısının değiştirildiği ve “kaçak merdiven kanalı” açıldığı iddiaları yeniden gündeme geldi. Sivil toplum kuruluşları, alanın tam olarak restore edilmediğini savunarak bölgenin acilen eski doğal haline getirilmesini talep ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Karaburun ilçesi Saip Mahallesi Saipaltı Mevkii’nde, denize ulaşım amacıyla yapıldığı iddia edilen müdahaleler yeniden gündeme geldi. Sivil toplum kuruluşları, kıyı yapısının değiştirildiğini ve oluşturulan merdiven kanalının tamamen kapatılmadığını ileri sürerek alanın acilen eski doğal haline getirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Söz konusu alanın, 427 ada 11 parselde yer alan ve Mimas Port Apart Hotel projesi kapsamında değerlendirilen bir bölge olduğu belirtilirken, iddialar kıyı düzenlemeleri ve çevresel etkiler üzerinden tartışma yarattı.</p>

<p><img alt="-165" class="detail-photo img-fluid" height="952" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/04/165.jpg" width="536" /></p>

<h2>“KIYI YAPISI DEĞİŞTİRİLDİ”</h2>

<p><strong>Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD-AFAG)</strong>, Karaburun Y<strong>erel Fok Komitesi ve Karaburun Sivil İnisiyatifi t</strong>arafından yapılan ortak açıklamada, bölgede iş makineleriyle kazı ve dolgu yapıldığı, falez yapısının değiştirildiği ve doğal kıyı formunun tahrip edildiği öne sürüldü.</p>

<p>Açıklamada, kıyıya ulaşım için açıldığı belirtilen merdiven yapısının daha sonra kaldırıldığına dair tutanak tutulmasına rağmen, alanın tamamen eski haline getirilmediği, yalnızca toprak ve taşla örtülerek gizlendiği ifade edildi.</p>

<h2>“KANAL KAPATILMADI”</h2>

<p>Sivil toplum temsilcileri, 11 Mart 2026 tarihinde yapılan gözlemlerde merdiven kanalının hâlâ kapatılmadığını, yalnızca üzerinin geçici şekilde örtüldüğünü tespit ettiklerini belirtti. Bu durumun, kıyı ekosistemi açısından risk oluşturduğu savunuldu.</p>

<p>Açıklamada, alanın ileride yeniden beton veya ahşap yapılarla düzenlenebileceği iddiası da dile getirilerek, kalıcı bir mühendislik çözümüyle bölgenin tamamen kapatılması çağrısı yapıldı.</p>

<h2>“ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ” VURGUSU</h2>

<p>Karaburun Yarımadası’nın Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer aldığı hatırlatılan açıklamada, bölgenin Akdeniz fokları başta olmak üzere birçok deniz canlısı için kritik yaşam alanı olduğu vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kıyı şeridinde deniz çayırları ve hassas türlerin bulunduğu belirtilerek, yapılan her türlü müdahalenin ekosistem üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratabileceği ifade edildi.</p>

<p><img alt="Saipaltı Proje 3" class="detail-photo img-fluid" height="1223" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/04/saipalti-proje-3.jpeg" width="720" /></p>

<h2>YASAL SÜREÇ VE KURUM YAZIŞMALARI</h2>

<p>Olayla ilgili süreçte daha önce çeşitli kamu kurumlarının da bölgeye ilişkin incelemeler yaptığı, bazı tutanakların düzenlendiği ve merdivenin kaldırıldığına dair kayıtların oluşturulduğu hatırlatıldı.</p>

<p>Ancak son gözlemlerde alanın tamamen rehabilite edilmediği yönündeki iddialar, yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.</p>

<h2>“KIYI KANUNU’NA AYKIRILIK” İDDİASI</h2>

<p>Sivil toplum kuruluşları, yapılan müdahalelerin 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na aykırı olduğunu savunarak, kıyı alanlarında kazı, dolgu ve yapılaşma faaliyetlerinin doğal yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirtti.</p>

<p>Ayrıca uluslararası çevre koruma sözleşmelerine de dikkat çekilerek, biyolojik çeşitliliğin korunmasının zorunluluk olduğu ifade edildi.</p>

<h2>“ALAN ACİLEN ESKİ HALİNE GETİRİLMELİ” ÇAĞRISI</h2>

<p>Açıklamanın sonunda, Saipaltı Mevkii’nde yapılan müdahalelerin durdurulması, kıyı yapısının tamamen restore edilmesi ve ilgili kurumların daha etkin denetim yapması çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Sivil toplum temsilcileri, Karaburun Yarımadası’ndaki tüm uygulamaların ekosistem bütünlüğü gözetilerek ele alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BÜLTEN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Karaburun</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/karaburun-ozel-cevre-koruma-bolgesinde-kacak-merdiven-isyani-eski-haline-getirilsin</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/04/saipalti-proje-2.jpeg" type="image/jpeg" length="97580"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
