<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İz Gazete - İzmir Haberleri - Son Dakika Haberler</title>
    <link>https://www.izgazete.net</link>
    <description>İz Gazete, İzmir haberleri, son dakika izmir haberleri, güncel ve en son haberler, ege haberleri, spor, ekonomi, siyaset, magazin, İzmir Büyükşehir Belediyesi haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.izgazete.net/rss/cevre" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2016-2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 09:47:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/rss/cevre"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP İzmir’den Yukarıkızılca çıkarması: Başkan Gümrükçü ‘madene hayır’ mitingine katıldı!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/chp-izmirden-yukarikizilca-cikarmasi-baskan-gumrukcu-madene-hayir-mitingine-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/chp-izmirden-yukarikizilca-cikarmasi-baskan-gumrukcu-madene-hayir-mitingine-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ve il yönetim kurulu üyeleri, Kemalpaşa’ya bağlı Yukarıkızılca’da hayata geçirilecek olan madene karşı düzenlenen mitinge katıldı. İl yönetiminden Engin Avunç, “Birlik ve dayanışma içinde; doğamızı, yaşam alanlarımızı ve ortak değerlerimizi korumak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İzmir</strong>’in Kemalpaşa ilçesi <strong>Yukarıkızılca</strong> Mahallesi, Aşağı Kızılca ve Örnekköy mevkilerini kapsayan ormanlık alanda Volcan Metal Madencilik Sanayi AŞ tarafından kurulması planlanan <strong>kurşun ve çinko madenine karşı miting düzenlendi.</strong> Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı <strong>Utku Gümrükçü</strong> ve il yönetim kurulu üyeleri de mitinge katılarak yöre sakinleriyle doğa savunucularının mücadelesine destek verdi.</p>

<p><img alt="CHP İzmir’den Yukarıkızılca çıkarması: Başkan Gümrükçü ‘madene hayır’ mitingine katıldı!" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/07/snap-instato-747862528-18610706707015205-5879405272875160798-n.jpg" width="540" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRECEK”</h2>

<p>CHP İzmir İl Örgütü yöneticilerinden Engin Avunç, sosyal medya paylaşımında direnişe destek verirken, “Mitinge, İzmir CHP İl Başkanımız Sayın Utku Gümrükçü ve İl Yönetim Kurulu üyelerimizle birlikte katılarak imza kampanyasına destek verdik. <strong>Birlik ve dayanışma içinde; doğamızı, yaşam alanlarımızı ve ortak değerlerimizi korumak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz”</strong> açıklamasında bulundu.</p>

<p><img alt="CHP İzmir’den Yukarıkızılca çıkarması: Başkan Gümrükçü ‘madene hayır’ mitingine katıldı!" class=" detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/07/snap-instato-751504318-18610706782015205-2805198338137303618-n.jpg" width="540" /></p>

<h2>“YAŞAM ALANLARIMIZI KORUYACAĞIZ”</h2>

<p>Avunç paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Doğamıza, toprağımıza ve geleceğimize sahip çıkmak için Kemalpaşa Yukarıkızılca’da düzenlenen “Madene Hayır” mitingine, İzmir CHP İl Başkanımız Sayın Utku Gümrükçü ve İl Yönetim Kurulu üyelerimizle birlikte katılarak imza kampanyasına destek verdik.</p>

<p>Bu mücadelede emeği geçen tüm hemşehrilerimize, sivil toplum kuruluşlarına ve katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz.</p>

<p>Bizleri misafirperverlikle ağırlayan Türkoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Murat Türkoğlu’na ve değerli ailesine nazik kahvaltı davetleri için ayrıca teşekkür ederiz.</p>

<p>Birlik ve dayanışma içinde; doğamızı, yaşam alanlarımızı ve ortak değerlerimizi korumak için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYLÜL EMEK KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/chp-izmirden-yukarikizilca-cikarmasi-baskan-gumrukcu-madene-hayir-mitingine-katildi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/snap-instato-719426790-18610706254015205-4713321276607750990-n-1.jpg" type="image/jpeg" length="54637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kemalpaşa’da maden tepkisi büyüyor: Suyumuzu kirletmelerine izin vermeyeceğiz!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/kemalpasada-maden-tepkisi-buyuyor-suyumuzu-kirletmelerine-izin-vermeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/kemalpasada-maden-tepkisi-buyuyor-suyumuzu-kirletmelerine-izin-vermeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Kemalpaşa ilçesine bağlı Yukarıkızılca Mahallesi'nde maden arama çalışmalarına karşı tepkiler büyüyor. Kemalpaşa Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Meclis Üyesi Ahmet Cemil Balyeli, maden sahasının bölgenin içme suyu havzası üzerinde bulunduğunu belirterek, "En büyük endişemiz içme suyumuzun kirlenmesi. Ne pahasına olursa olsun buna izin vermeyeceğiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya'da çinko ve kurşun madeni işleten <strong>Volcan Metal Madencilik Sanayi A.Ş.</strong>'nin Kemalpaşa'nın <strong>Yukarıkızılca Mahallesi</strong>'nde yeniden sondaj çalışmalarına başlaması bölgede tepkilere neden oldu. Kemalpaşa Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Meclis Üyesi <strong>Ahmet Cemil Balyeli</strong>, söz konusu ruhsatın yeni olmadığını belirterek süreci <strong>İz Gazete</strong>'ye anlattı.</p>

<p>Balyeli, şirketin daha önce de bölgede çalışma yapmak istediğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Kurşun ve çinko madeni için geçmişte verilmiş bir arama ruhsatı var. Bu ruhsata istinaden firma 2021 yılında köyümüze geldi. O dönem köylüler ciddi tepki gösterince çalışmalarını sürdüremeden geri döndüler. <strong>Şimdi yeniden geldiler. Şu anda sondaj aşamasındalar.</strong> Çıkacak rezerv miktarına göre burada maden işletmesi kurup kurmayacaklarına karar verecekler."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"İÇME SUYUMUZUN ÜZERİNDE MADEN İSTEMİYORUZ"</h2>

<p>Balyeli, asıl tehlikenin maden sahasının içme suyu kaynaklarının tam üzerinde bulunması olduğunu söyledi. Bölgedeki suyun doğrudan kaynaktan kullanıldığını vurgulayan Balyeli, "Bizim asıl üzerinde durduğumuz konu içme suyu. <strong>Sadece Yukarıkızılca'nın değil, Örnekköy ve Aşağıkızılca'nın da kullandığı içme suyu kaynağı bu bölgede bulunuyor</strong>. Su kaynağının bulunduğu alan kireçtaşı yapısına sahip. Kireçtaşı çok geçirgen bir yapı. Dağdan çıkan su doğrudan bu yapıdan geçerek geliyor. İZSU bu suyu depoya alıyor, sadece klorluyor ve vatandaşlara ulaştırıyor. <strong>Burada maden işletmesi kurulursa ya da en küçük bir kirlilik oluşursa bunun etkisi doğrudan içme suyuna yansıyacak.</strong> Yaklaşık 8-9 bin kişinin kullandığı içme suyu risk altına girecek. Bizim diğer maden sahalarından farkımız tam da bu. Burası içme suyu havzasının üzerinde" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Kemalpaşa’da maden tepkisi büyüyor: Suyumuzu kirletmelerine izin vermeyeceğiz!" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/07/370501583-1508870563254475-8499419892774524920-n.jpg" width="737" /></p>

<h2>"EN KÜÇÜK KİRLİLİK BİLE SUYA KARIŞACAK"</h2>

<p>Balyeli, bölgedeki hidrojeolojik yapının büyük risk oluşturduğunu belirterek mücadelelerinin temel gerekçesinin su kaynaklarını korumak olduğunu söyledi.</p>

<p>"Orada oluşacak en küçük kirlilik bile doğrudan içme suyuna karışacak. Bu nedenle çok daha hassas davranılması gerekiyor. Biz yalnızca doğayı değil, insanların kullandığı suyu korumaya çalışıyoruz."</p>

<h2>HUKUK MÜCADELESİ BAŞLATILDI</h2>

<p>Bölge halkının örgütlü şekilde mücadele ettiğini belirten Balyeli, hukuki sürecin de başlatıldığını açıkladı.</p>

<p>"Köylülerimiz örgütlenmiş durumda. <strong>Ne pahasına olursa olsun bu maden işletmesini yaptırmayacağız.</strong> Bir yandan hukuk mücadelemiz devam ediyor, diğer yandan kamuoyu oluşturmaya çalışıyoruz." Balyeli, ilgili kurumlara da resmi başvuruların yapıldığını belirterek, "DSİ'ye, İZSU'ya ve Kemalpaşa Kaymakamlığı'na dilekçelerimizi verdik. Süreci hukuki olarak da takip ediyoruz. Mücadelemiz bundan sonra da devam edecek" dedi. Maden çalışmalarına karşı bölge halkının <strong>pazar günü kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştireceğini</strong> belirten Balyeli, tüm yaşam savunucularını ve yurttaşları dayanışmaya çağırdı.</p>

<blockquote>
<p><strong>MAHALLELİLER İMZA KAMPANYASI BAŞLATMIŞTI</strong></p>

<p>Volcan Metal Madencilik Sanayi A.Ş.'nin Yukarı Kızılca Mahallesi'nde maden arama ruhsatı almasının ardından mahalle sakinleri de <strong>Change.org</strong> üzerinden imza kampanyası başlatmıştı. Arkeolojik sit alanı içerisinde yürütülmesi planlanan çalışmaların ormanlık alanlara, su kaynaklarına ve yaban hayatına zarar vereceğini savunan yurttaşlar, ruhsatın iptal edilmesini ve maden arama faaliyetlerinin durdurulmasını talep ediyor.</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>DOĞUKAN FİKRİ FİDAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/kemalpasada-maden-tepkisi-buyuyor-suyumuzu-kirletmelerine-izin-vermeyecegiz</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/yukarikizilca-koyu-940x705-1.webp" type="image/jpeg" length="94633"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küçük Menderes’te maden isyanı: Dağlarımızı terk etmeyeceğiz!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/kucuk-mendereste-maden-isyani-daglarimizi-terk-etmeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/kucuk-mendereste-maden-isyani-daglarimizi-terk-etmeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel iklim krizinin yıkıcı etkileri ve Küçük Menderes Havzası’nı tehdit eden madencilik faaliyetleri, Ödemiş’in UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan tarihi Birgi köyünde düzenlenen Fotoğraf Ekoloji Buluşması’nda masaya yatırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Küçük Menderes Havzası</strong>’nı tehdit eden madencilik faaliyetleri, tarihi Birgi köyünde düzenlenen <strong>Fotoğraf Ekoloji Buluşması</strong>’nda masaya yatırıldı. Ödemiş Belediyesi, Ödemiş Kent Konseyi, EGEÇEP, ANTROG ve Küçük Menderes Direniyor Platformu’nun geniş çaplı iş birliğiyle hayata geçirilen etkinlik; sergilerden panellere, söyleşilerden çocuk atölyelerine uzanan zengin bir programla gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“HER BİR AĞACIMIZA KURBAN OLURUZ”</h2>

<p>Bölgedeki ekolojik yıkım projelerine karşı güçlü bir direniş çağrısına dönüşen buluşmaya katılan köylüler, <strong>“Her bir ağacımıza kurban oluruz, dağlarımızı terk etmeyeceğiz”</strong> ifadeleriyle topraklarını savunacaklarının altını bir kez daha çizdi. Alanında uzman isimlerin katıldığı panellerde, maden şirketlerinin bölgeye 5 milyar dolarlık gelir sağlayacağı yönündeki iddialar çarpıcı bir veriyle çürütüldü. Cumhuriyet Gazetesi’nden Yusuf Körükmez’in haberine göre, havzanın tarımsal potansiyeline dikkat çekilen sunumlarda, <strong>“Maden firmasının doğayı tahrip ederek elde etmeyi vadettiği toplam ekonomik değer, bu bereketli havzada tarım yapılarak sadece 20 ayda üretilebiliyor. Yerin üstündeki altın bize yetiyor, yerin altındaki altına ihtiyacımız yok”</strong> vurgusu yapıldı.</p>

<h2>“ATOM BOMBASI ETKİSİ YARATIR”</h2>

<p>Doğa kıyımının boyutlarına dikkat çeken eski Birgi Belediye Başkanı ve Ödemiş Belediye Başkan Yardımcısı <strong>Cumhur Şener</strong>, “Bizim için yer altındaki madenden ziyade, yer üstündeki tarımsal ve kültürel zenginliğimiz çok daha kıymetli. <strong>Bozdağları’na açılmak istenen bir maden, bu bölgenin kalbine atılmış bir atom bombası etkisi yaratacaktır.</strong> Üst toprağın sıyrılmasıyla başlayacak ekolojik yıkım, altın ayrıştırma sürecinde kullanılacak siyanür liçi ile geri döndürülemez bir tahribata dönüşecek. Bu felaket, Küçük Menderes Havzası’nda yetişen tüm gıdaları ve dolayısıyla hepimizin hayatını zehirleyecek” dedi.</p>

<h2>“BİRGİ MADEN UĞRUNA FEDA EDİLEMEZ”</h2>

<p>Tarihi ve kültürel dokusuyla öne çıkan <strong>Birgi</strong>’nin maden uğruna feda edilemeyeceğini belirten Şener, “Altın uğruna bu yaşam alanını mahvetmenin hiçbir anlamı yok. Altın aranmasına sonuna kadar karşıyız” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/kucuk-mendereste-maden-isyani-daglarimizi-terk-etmeyecegiz</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/07/km-1.jpg" type="image/jpeg" length="32000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fethiye koyları tehdit altında: İskele projesi için ‘ÇED gerekli değil’ kararı!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/fethiye-koylari-tehdit-altinda-iskele-projesi-icin-ced-gerekli-degil-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/fethiye-koylari-tehdit-altinda-iskele-projesi-icin-ced-gerekli-degil-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni marina ve iskele projelerini taşıyamayacak noktaya gelen Muğla’nın Fethiye ilçesinde üç ayrı tekne bağlama iskele projesi için ‘‘ÇED gerekli değildir’’ kararı verildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kararı tepki yaratırken, iskelelerin yapılacağı alanların Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde bulunduğu belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla’nın <strong>Fethiye</strong> ilçesinde üç ayrı tekne bağlama iskele projesi için <strong>‘‘ÇED gerekli değildir’’</strong> kararı verildi. <strong>Projelerin tamamının Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içindeki koylar için planlandığı belirtilirken</strong>, halk doğal alanları talan riskine açacak girişime tapki gösterdi. İlçe genelinde kent merkezindeki dört, Göcek'teki altı marina ile birlikte toplam 10 marina faaliyet gösterirken, bağlama kapasitesinin 4 bine yaklaştığını belirten <strong>uzmanlar körfezin yeni marina ve iskele projelerini taşıyamayacak noktaya geldiği uyarısında bulundu.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>BAKANLIK, ‘ÇED GEREKLİ DEĞİL’ DEDİ</h2>

<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı</strong>, Fethiye'de üç ayrı tekne bağlama iskelesi projesi için <strong>"çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir"</strong> kararı verdi. BirGün Gazetesi’nden Aycan Karadağ’ın haberine göre, kararlarla birlikte Karagözler Mahallesi'ndeki Gökgemile ve Oyuktepe koyları ile Kaya Mahallesi'ndeki Darboğaz Mevkii'nde, toplam yaklaşık 150 tekne kapasiteli yeni bağlama alanlarının yapılmasının önü açıldı.</p>

<h2>YATIRIM BEDELİ 280 MİLYON LİRA!</h2>

<p>Karagözler Mahallesi'nde, ALB Tur tarafından hazırlanan <strong>Gökgemile Koyu</strong> projesi ile Tepe Marine tarafından hazırlanan <strong>Oyuktepe Koyu</strong> projesinin her biri 25 tekne kapasitesi için tasarlandı. Halkın ücretsiz kullandığı kıyı alanlarını kapsayan iki projenin yanı sıra, Vianka Turizm tarafından <strong>Kaya Mahallesi Darboğaz Mevkii</strong>'nde hazırlanan projede yaklaşık 100 teknenin bağlanabileceği iskele ve rıhtım yapılması öngörüldü. Üç projenin yatırım bedeli toplamda yaklaşık 280 milyon lirayı aştı.</p>

<h2>ÖZEL KORUMA BÖLGESİ İÇİNDE!</h2>

<p>Proje tanıtım dosyalarında, iskelelerin yapılacağı alanların <strong>Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde bulunduğu belirtildi.</strong> Dosyalarda proje alanları için "önemli doğa alanı" tanımı da kullanıldı. Bazı alanların doğal sit statülerine komşu olduğu bilgisine de yer verildi. Oyuktepe ve Gökgemile koylarında planlanan iki iskele projesi daha önce de gündeme gelmiş, şirketlerin sunduğu proje tanıtım dosyalarının teknik revizyon gerekçesiyle iade edilmesi üzerine ÇED süreci durdurulmuştu. Ancak şirketler dosyalarını yenileyerek yeniden başvuru yaptı. Son kararla birlikte iki proje için de "ÇED gerekli değildir" denildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/fethiye-koylari-tehdit-altinda-iskele-projesi-icin-ced-gerekli-degil-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 08:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/koylara-iskele-kiskaci-geliyor.jpg" type="image/jpeg" length="29268"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım arazileri TOKİ eliyle satışa mı çıkarılıyor: Soru önergesi TBMM’de]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/tarim-arazileri-toki-eliyle-satisa-mi-cikariliyor-soru-onergesi-tbmmde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/tarim-arazileri-toki-eliyle-satisa-mi-cikariliyor-soru-onergesi-tbmmde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, belli bölgelerdeki tarım arazilerinin, TOKİ aracılığıyla satışa çıkarıldığı iddialarını, TBMM’ye sunduğu soru önergesiyle iletti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi (SP) Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, tarım arazileri hakkında kamuoyunda yer alan bazı iddialar üzerine TBMM’ye soru önergesi iletti. Soru önergesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a yöneltildi. Önergede, kamuoyunda gelişim alanları olarak bilinen, köylerdeki görece esnek yapılaşma izni sunan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’ne tabi araziler için çıkan söylentilere dair sorular yer aldı.</p>

<h2>TARIMSAL ÜRETİM ALANLARI DARALIYOR, RANT BASKISI ARTIYOR</h2>

<p>Kılınç, sunduğu soru önergesinde, tarımsal alanların TOKİ aracılığıyla satışa çıkarıldığı iddialarının, tarımsal üretimin ve kırsal nüfusun geleceği için endişelere sebep olduğunu söyledi. Kılınç, önergesinde, tarımsal alanların TOKİ aracılığıyla satışa çıkarıldığı iddiasının kırsal yaşama olumsuz etkilerine dair “Köylerin üretim alanlarının daralması, tarımsal faaliyetlerin gerilemesi ve kırsal bölgelerin rant baskısına açık hale gelmesi riskini beraberinde getirmektedir” dedi.</p>

<h2>SORU ÖNERGESİNDE SON 5 YIL İÇİNDE TOKİ TARAFINDAN SATIŞA ÇIKARTILAN GELİŞİM ALANLARI YER ALIYOR</h2>

<p>Önergede, son 5 yıl içinde TOKİ tarafından kaç metrekare arazinin satışa çıkarıldığı sorusu yer aldı. Ayrıca, satışlardan ne kadar gelir elde edildiği ve köylülere yönelik rant baskısına karşı bakanlık tarafından yürütülen bir çalışma olup olmadığı soruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>KÖY GELİŞİM ALANLARI: RANT MI İHTİYAÇ MI?</h2>

<p>Gelişim alanı (yerleşik alan), köyün gelecekteki konut ve yapılaşma ihtiyacı için ayrılan genişleme bölgesidir. Bu alanlar, köylünün barınma ve tarımsal ihtiyaçlarını karşılamada kullanılıyor. Fakat, büyükşehir yasasının ardından bu alanların görece yapılaşmaya izin veren hukuki statüsü, bu alanların üzerinden emlak rantı üretildiği dair tartışmalar sebep oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/tarim-arazileri-toki-eliyle-satisa-mi-cikariliyor-soru-onergesi-tbmmde</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-25-165511.png" type="image/jpeg" length="31864"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akbelen direnişçisi Esra Işık’ın duruşması ertelendi]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/akbelen-direniscisi-esra-isikin-durusmasi-ertelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/akbelen-direniscisi-esra-isikin-durusmasi-ertelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akbelen direnişçisi Esra Işık gözaltına alınmış ve 42 gün sonra tahliye edilmişti. Davanın üçüncü duruşması bugün görüldü, mahkeme 6 Temmuz’a ertlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla gözaltına alınan ve 42 gün sonra tahliye edilen Akbelen direnişçisi Esra Işık’ın üçüncü duruşması bugün görüldü. Mahkeme davayı 6 Temmuz’a erteleme kararı aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “görevi yaptırmamak için direnme” ile suçlanan Işık, 11 Mayıs’ta yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla 42 gün sonra tahliye edilmişti. Esra Işık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağı daha sonra kaldırılmıştı.</p>

<h2>IŞIK’IN DURUŞMASI 6 TEMMUZ’A ERTELENDİ</h2>

<p>Davanın üçüncü duruşması bugün görüldü. Duruşmada Işık ve avukatları hazır bulunurken, çok sayıda kişi de Işık'ı desteklemek için davayı takip etti. Mahkeme, eksiklerin giderilmesi için davayı 6 Temmuz’a erteledi.</p>

<h2>NE OLMUŞTU?</h2>

<p>Akbelen Ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde bulunan toplam 679 parsellik tarım arazisinin, Yeniköy Termik Santrali’ne kömür sağlanması amacıyla 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilmişti.</p>

<p>Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından kamulaştırma kapsamındaki parsellerin değer tespiti ve el koyma işlemleri için dava açılırken, 30 Mart’ta kamulaştırma kararı verilen alanlarda bilirkişi keşfi yapılmıştı. Keşif işlemlerine protestoların ardından İkizköylü Esra Işık, aynı gün gece saatlerinde gözaltına alınmış, 31 Mart’ta tutuklanmıştı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/akbelen-direniscisi-esra-isikin-durusmasi-ertelendi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/esra-isik2.webp" type="image/jpeg" length="68235"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaburun’un geleceği, Karaburunlulara sorulmadı]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/karaburunun-gelecegi-karaburunlulara-sorulmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/karaburunun-gelecegi-karaburunlulara-sorulmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi için hazırlanan yönetim planının ilk paydaş toplantıları yapılırken, bölgede yıllardır ekolojik mücadele yürüten sivil inisiyatifler ve kooperatiflerin davet edilmemesi, sürecin şeffaflığı ve katılımcılığı konusunda tartışmalara neden oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Karaburun, Çeşme ve Urla ilçelerin içine alan ve 14 Mart 2019'da ilan edilen Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) için hazırlanan Karasal Alan Yönetim Planı'nın 17, 18 ve 19 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilen 1. Paydaş Toplantısı yapıldı<i>. Evrensel’den Özer Akdemir’in haberine göre</i>, bölgenin ekolojisini ve geleceğini ilgilendiren toplantıya, yerel çevre-ekoloji örgütleri ve kooperatifler davet edilmedi.</p>

<h2>ÇEVRE ÖRGÜLERİNİN DAVET EDİLMEMESİ ‘DÜŞÜNDÜRÜCÜ’</h2>

<p>Karaburun Sivil İnsiyatif’i yaptığı açıklamada, toplantının yerel paydaşlara haber verilmeden yapıldığını söyledi. İnsiyatif, yerel paydaşların katılımı konusunda adım atılmamasını, son derece “düşündürücü” olduğunu ifade etti.</p>

<h2>KATKI SUNANLAR DIŞARDA BIRAKILDI</h2>

<p>Yerel örgütler, sürecin başından beri destekleyici adımlar atan kurumların toplantıya çağırılmaması tepkiyi artırdı. Karasal Alan Yönetim Planına dair yetkilileriyle görüşmeler yapan Karaburun Sivil İnisiyatif, "Karaburun Yarımadası Sosyo-Ekonomik Yapı Analizi" anketine hem sözlü katılım sağlamış hem de detaylı bir yazılı rapor sundu.</p>

<h2>İNSİYATİF, SÜRECİN ŞEFFAF YÖNETİLMEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR</h2>

<p>Açıklamada, Karaburun Yarımadası’ndaki ekolojik dengeyi olumsuz etkileyen balık çiftlikleri, taş ocakları ve RES yatırımları karşısında, doğayı korumayı hedefleyen sürecin ilk fitilini “Karaburun Biyosfer Rezerv Alanı Raporu” ile Karaburun Sivil İnsiyatif’nin paydaşlarının yaktığı vurgulandı.</p>

<p>İris Gölü, Sazak Köyü, Mordoğan Ayıbalığı ve Karareis Barajı gibi hassas alanların korunması için uzman görüşlerine dayalı raporlar hazırlayan, 1/25.000 Nazım İmar Planlarına itirazlar sunan sivil inisiyatifler, sürecin şeffaf yürütülmediği ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karasal ve Denizel Biyoçeşitlilik Araştırma Çalışması sonuçlarının talep edilmesine rağmen TVK tarafından paylaşılmaması ve tamamlanan Denizel Yönetim Planı'nın kamuoyuna açıklanmaması da örgütler tarafından sürecin şeffaflığına dair soru işaretleri oluşturan konular arasında.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/karaburunun-gelecegi-karaburunlulara-sorulmadi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/saasd.png" type="image/jpeg" length="12792"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Esra Işık için ‘acil eylem’ planı]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/esra-isik-icin-acil-eylem-plani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/esra-isik-icin-acil-eylem-plani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü, Akbelen direnişçisi Esra Işık’a yöneltilen suçların düşürülmesi için imza kampanyası başlattı.  ‘Acil eylem’ başlattığını duyuran Af Örgütü, dilekçeyi dünya geneline açarak imzaya sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme” ve “kamu görevlisine hakaret” suçlamalarıyla yargılanan Akbelen Direnişçisi Esra ışık için Uluslararası Af Örgütü imza kampanyası başlattı.</p>

<p><i>Bianet'in  haberine göre </i>22 Haziran’da yapılacak duruşma öncesinde Işık’a yönetilmiş suçlamaların düşürülmesi istendi. Milas Cumhuriyet Başsavcılığı’na hitaben yazılan dilekçe, Af Örgütü tarafından ‘acil eylem’ başlığı altında değerlendirildi. Uluslararası Af Örgütü internet sitesi üzerinden eylem dilekçesini paylaşıldı.</p>

<p>Dilekçede şunlar söylendi:</p>

<blockquote>
<p>“Bu dava, Milas-Yatağan bölgesinde uzun yıllardır devam eden daha geniş çevre ve arazi davaları bağlamında ortaya çıkmıştır. Esra Işık’ın ailesi de dahil bölgedeki yerel topluluklar madencilik faaliyetleri nedeniyle defalarca yerinden edilme riskiyle karşılaştı. Son yıllarda yerel topluluklar, <a href="https://bianet.org/etiket/akbelen-92257" rel="nofollow">Akbelen</a> bölgesinde yüzlerce parsel özel araziyi etkileyen acele kamulaştırma kararına karşı düzenlenen protestolara katılımları da dahil kömür madenlerinin genişlemesine barışçıl bir şekilde karşı çıkmaktadır.</p>

<p>7 Mayıs’ta Danıştay 6. Dairesi, <a href="https://bianet.org/etiket/ikizkoy-74227" rel="nofollow">İkizköy</a>’ün Akbelen bölgesindeki altı mahallede özel mülklerle ilgili acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurdu. Kömür madeniyle ve Akbelen Ormanı’nın yok edilmesiyle ilgili daha geniş hukuki ihtilaf yedi yıldır devam ederken, yerel topluluklar da daha fazla maden genişlemesini durdurmak için barışçıl çaba sarf etmeyi sürdürmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başsavcılığınızı Esra Işık’a yöneltilen suçlamaların derhal düşürülmesini ve Türkiye’nin uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülükleri uyarınca Işık’ın ifade, örgütlenme ve barışçıl toplanma özgürlüğü haklarına saygı gösterilmesini sağlamaya çağırıyoruz.”</p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/esra-isik-icin-acil-eylem-plani</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/esra-isik-1.webp" type="image/jpeg" length="28748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık Bafa Gölü’nün dibindeki madene onay verdi]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/bakanlik-bafa-golunun-dibindeki-madene-onay-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/bakanlik-bafa-golunun-dibindeki-madene-onay-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beşparmak Dağları ve Bafa Gölü coğrafyasında yapılması planlanan maden ocağına Çevre Bakanlığı’ndan onay geldi. Doğal sit alanına 30 metre mesafe yapılması planlanan maden için bölgede planlı patlatmalar yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akbelen Ormanları ve doğa katliamları hakkında tartışmalar sürerken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan Aydın’da bir başka maden ocağı için onay geldi. Cumhuriyet’te Şeyda Öztürk’ün haberine göre, Söke ilçesinin Yeşilköy Mahallesi çevresinde kurulması planlanan maden ocağı ve kırma eleme tesisi projesine nakliye yolu ve patlatma patern değişikliği onaylandı.</p>

<h2>BAFA GÖLÜ’NE 30 METRE UZAKLIKTA PATLAMA YAPILACAK</h2>

<p>Bıçaklar Madencilik’in bakanlığa sunduğu ÇED raporuna göre alandan feldispat, kuvars ve kuvarsit madenleri çıkarılacak. Bafa Gölü doğal sit alanına 30 metre mesafede bulunan madende patlatma işlemi yapılacak. ANFO tipi patlayıcı ve dinamit kullanılacak işlem sırasında, yıllık  36 bin 306 delik açılacak.</p>

<p>Şirket’in nakliye yolu olarak kullandığı yer 3 derece sit alanına 7 metre mesafede bulunuyor. Şirket, sit alanına herhangi bir müdahalede bulunmayacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, EGE HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/bakanlik-bafa-golunun-dibindeki-madene-onay-verdi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/dji-0111-kopya.jpg" type="image/jpeg" length="67477"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye çöp ihracatında rekor kırdı]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/turkiye-cop-ihracatinda-rekor-kirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/turkiye-cop-ihracatinda-rekor-kirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Greepeace’in yayımladığı rapora göre, 2025 yılında 27 Avrupa Birliği ülkesinden Türkiye’ye 503 bin ton çöp gönderildi. Bu rakamla Türkiye, AB üyesi olmayan ülkeler arasında çöp ihracatından tepeye oturdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da düzenlenecek olan Birlemiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı öncesi Greenpeace’in yayınladığı “Söylemin Ardındaki Gerçek: Türkiye’nin Sıfır Atık Politikasının Görünmeyen Yüzü” adlı raporda ilgi çekici konu başlıkları yer aldı.</p>

<h2>TÜRKİYE 2025 YILINDA 503 BİN TON PLASTİK ATIK İHRAÇ ETTİ</h2>

<p>Eurostat tarafından yayımlanan verilere göre, Türkiye 2025 yılında 27 AB üyesi ülkeden toplam 503 bin plastik atık ihraç etti. Bu sayı, AB üyesi olmayan ülkeler arasında Türkiye’yi plastik atıkların en büyük varış noktası yaptığı olduğunu gözler önüne serdi.</p>

<h2>KİRLENMEMİŞ TOPRAĞA GÖRE 400.000 KAT DAHA FAZLA KİMYASAL VAR</h2>

<p>Greenpeace’in raporunda yer alan bir başka noktada, ihraç edilen ve Türkiye içinde yaratılan atıkların ancak yarısı geri dönüştürülebiliyor. Dönüştürülemeyen atıklar ise yasadışı yollarla ya çevreye atılmakta ya da yakılmakta. Raporda, bu durumun yarattığı tahribata Adana örnek olarak gösterildi. Adana’da yasadışı boşaltım ve yakım işlemi yapılan toprakla, kirlenmemiş toprak arasında yapılan ölçümlerde büyük fark bulundu. Rapora göre; kirlenmiş toprakta kirlenmemiş toprağa göre 400 bin kat daha fazla kimyasal madde tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/turkiye-cop-ihracatinda-rekor-kirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/t25-adanayi-cop-daglari-sardi-868.webp" type="image/jpeg" length="55793"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÇMO İzmir’den anlamlı günde İzmir raporu: Çevresel baskıların yoğun hissedildiği kentlerden biri]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/cmo-izmirden-anlamli-gunde-izmir-raporu-cevresel-baskilarin-yogun-hissedildigi-kentlerden-biri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/cmo-izmirden-anlamli-gunde-izmir-raporu-cevresel-baskilarin-yogun-hissedildigi-kentlerden-biri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası ve Çevre günü kapsamında, İzmir’in çevre sorunlarına değinen bir açıklama yayınladı. Yapılan açıklamada, İzmir’in çevresel baskıların yoğun olarak hissedildiği kentlerden biri olduğu vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style type="text/css"><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:10.0pt; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-font-kerning:1.0pt; mso-ligatures:standardcontextual; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-size:11.0pt; mso-ansi-font-size:11.0pt; mso-bidi-font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:10.0pt; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --></div>
</style>
<p>Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, 31 Mayıs - 5 Haziran tarihlerinde , ekoloji ve meslek örgütleri tarafından sermaye odaklı politikalara, doğanın metalaştırılmasına ve yaşam alanları üzerindeki baskılara dikkat çekmek amacıyla Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası ve Çevre günü kapsamında basın açıklaması yayımladı. Yapılan açıklamada, İzmir’in çevresel baskıların yoğun olarak hissedildiği kentlerden biri olduğu vurgulanırken, Gediz, Küçük Menderes ve Bakırçay havzalarının madencilik faaliyetlerinin baskısı altında olduğu vurgulandı.</p>

<p>Öte yandan, uzun zamandır kritik sorunlardan biri olan hava kirliliğinin de İzmir için önemli çevre sorunlarından biri olduğu kaydedildi.</p>

<h2>“İZMİR ÇEVRESEL BASKILARIMN YOĞUN OLARAK HİSSEDİLDİĞİİ KENTLERDEN BİRİ”</h2>

<p>“İzmir, tarih boyunca bir körfez kenti, bir liman kenti ve Akdeniz'in en önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur” denilerek, “Denizle kurduğu ilişki, verimli tarım havzaları, kültürel birikimi ve doğal zenginlikleri kente önemli avantajlar sağlamıştır. Ancak bugün aynı özellikler, İzmir'i çevresel baskıların yoğun olarak hissedildiği kentlerden biri haline getirmektedir” diye belirtildi.</p>

<h2>“GEDİZ, KÜÇÜK MENDERES VE BAKIRÇAY HAVZALARI MADENCİLİK FAALİYETLERİNİN BASKISI ALTINDA KALMAKTADIR”</h2>

<p>Açıklamada, “Gediz, Küçük Menderes ve Bakırçay havzalarının verimli toprakları bir yandan tarımsal üretimi desteklerken, diğer yandan sanayi, enerji ve madencilik faaliyetlerinin baskısı altında kalmaktadır. Kentin farklı bölgelerinde neredeyse her gün yeni bir maden, enerji veya sanayi projesi gündeme gelmekte; buna karşılık yaşam alanlarını korumaya çalışan çevre platformları, yerel inisiyatifler ve yurttaş dayanışmaları da büyümektedir” ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“SU TEMİNİ O FAKTÖRLER GÖZ ÖNÜNE ALINARAK YAPILMALI”</h2>

<p>Yapılan açıklama şöyle devam etti:</p>

<p>“Aliağa bölgesi, bu baskıların en yoğun hissedildiği alanlardan biridir. Gemi söküm tesisleri, ağır sanayi yatırımları, liman faaliyetleri ve enerji üretim tesisleri uzun yıllardır aynı bölgede yoğunlaşmakta; ortaya çıkan çevresel yük yalnızca Aliağa'yı değil tüm İzmir'i etkilemektedir. İzmir'in önemli özelliklerinden biri de yaz ve kış nüfusları arasındaki büyük farklılıktır. Yaz aylarında nüfusu katlanan ilçelerle birlikte kent adeta iki farklı nüfus büyüklüğüyle yönetilmektedir. Su temini, atık yönetimi, ulaşım, kanalizasyon ve diğer altyapı yatırımlarının bu gerçeklik göz önüne alınarak planlanması gerekmektedir”</p>

<h2>“HAVA KİRLİLİĞİ İZMİR’İN EN ÖNEMLİ ÇEVRE SORUNLARINDAN BİRİ”</h2>

<p>“Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanan hava kalitesi verileri incelendiğinde, İzmir'de hava kirliliğinin yıllardır devam eden önemli çevre sorunlarından biri olduğu görülmektedir. Özellikle bazı ilçelerde ölçülen kirletici parametrelerin zaman zaman ülke genelinde üst sıralarda yer alması, kentteki ulaşım yoğunluğu, sanayi faaliyetleri, enerji üretimi ve plansız kentleşmenin çevresel etkilerinin daha bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır”</p>

<h2>“UZUN VADELİ UYUM VE DİRENÇLİLİK STRATEJİLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ ZORUNLU”</h2>

<p>“İklim değişikliğini yalnızca sıcak hava dalgaları veya yangınlar üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Sıcaklıklarda meydana gelen görece küçük değişimler dahi İzmir Körfezi'nin ekolojik dengesi üzerinde önemli sonuçlar yaratabilmekte; su kalitesi, oksijen seviyeleri ve ekosistem süreçlerini etkileyebilmektedir. Benzer şekilde içme suyu, atıksu ve arıtma altyapıları da değişen iklim koşullarından doğrudan etkilenmektedir. Bu nedenle mevcut çevre sorunlarıyla mücadele etmek kadar, gelecekte ortaya çıkabilecek risklere karşı uzun vadeli uyum ve dirençlilik stratejilerinin geliştirilmesi de zorunludur”</p>

<h2>“BİLİMSEL VE KAMUSAL YARARI ÖNCELEYEN ANLAYIŞA İHTİYAÇ VAR”</h2>

<p>“Çevresel sorunların çözümü için korumayı esas alan bir politika ve mevzuat ile birlikte, ulusal ve yerelde güçlü yönetim kapasitesi gereklidir. Ancak son yıllarda yerel yönetimlerin yetki ve kaynakları üzerindeki çeşitli kısıtlar, çevre altyapılarının geliştirilmesini ve uzun vadeli planlamaların uygulanmasını zorlaştırmaktadır. İklim krizinin etkilerinin giderek arttığı günümüzde merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında iş birliğini güçlendiren, bilimsel planlamayı destekleyen ve kamusal yararı önceleyen bir anlayışa ihtiyaç vardır”</p>

<h2>“İKLİM KRİZİNE EKOLOJİK YIKIMLARI YARATMAK KABUL EDİLEMEZ”</h2>

<p>Birleşmiş Milletler'in bu yılki Dünya Çevre Günü temalarından biri olan yeşil dönüşüm ise yalnızca enerji üretim biçimlerinin değişmesi anlamına gelmemektedir. Gerçek yeşil dönüşüm; yaşamı merkeze alan, doğal varlıkları ekonomik bir meta olarak değil ortak geleceğimiz olarak gören bir anlayış değişimini gerektirmektedir. İklim krizine çözüm ararken yeni ekolojik yıkımlar yaratmak kabul edilemez. Ormanların parçalanması, doğal alanların baskı altına alınması ve ekosistemlerin tahrip edilmesi sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyecektir.</p>

<h2>“İHTİYACIMIZ OLAN ŞEY; YENİ DÜŞÜNME BİÇİMLERİ VE YAŞAM MODELLERİDİR”</h2>

<p>Küresel ısınmanın yarattığı sorunlara daha fazla enerji tüketimi ve daha fazla karbon salımıyla çözüm aramak, sorunun kendisini büyütmekten başka sonuç vermeyecektir. İhtiyacımız olan şey yalnızca yeni teknolojiler değil; doğanın sınırlarını gözeten yeni düşünme biçimleri ve yeni yaşam modelleridir. Bu sese kulak verilmez, insanlar öğrenmek, sorgulamak ve harekete geçmek yerine beklemeyi tercih ederse, ödenecek bedel her geçen gün daha da ağır olacaktır.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, İZMİR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/cmo-izmirden-anlamli-gunde-izmir-raporu-cevresel-baskilarin-yogun-hissedildigi-kentlerden-biri</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-08-110851.jpg" type="image/jpeg" length="61646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye su fakiri olma yolunda: Kişi başına düşen miktar sınırın altında]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/turkiye-su-fakiri-olma-yolunda-kisi-basina-dusen-miktar-sinirin-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/turkiye-su-fakiri-olma-yolunda-kisi-basina-dusen-miktar-sinirin-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSİ verilerine göre Türkiye’nin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir su potansiyeli 112 milyar metreküp. Buna göre kişi başına yıllık 1301 metreküp su düşerken, su zengini sayılmak için bu miktarın 1700 metreküpün üzerinde olması gerekiyor. Nüfus artışı ve iklim krizinin etkileriyle Türkiye’nin gelecek yıllarda su kısıtı yaşayan ülkeler arasında yer alacağı öngörülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye'</strong>nin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir <i>112 milyar metreküplük su potansiyeli </i>dikkate alındığında <strong>kişi başına yılda 1301 metreküp su düştüğü hesaplandı.</strong></p>

<p><strong>Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü </strong>verilerinden derlenilen bilgiye göre, Türkiye'nin 78 milyon hektarlık toplam yüz ölçümünün yaklaşık 24 milyon hektarı ekilebilir tarım arazisinden oluşuyor. 2028 yılı sonuna kadar 7,85 milyon hektar alanın sulanabilir hale getirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yarı kurak iklim özelliklerine sahip Türkiye'nin yağış rejimi, iklim ve mevsimsel özelliklerine bağlı olarak bölgesel farklılıklar gösteriyor. Bununla birlikte yıllık yağış miktarı 450 milyar metreküp olarak hesaplandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rasat faaliyetleri kapsamında anlık olarak hidrometrik, hidrometeorolojik, sediment, kar ve su kalite gözlemleri yapılırken HES'lerden bırakılan doğal hayat suyu seviyeleri de izleniyor. Türkiye genelinde depolama hacmi mevcut durumda 183,82 milyar metreküp olduğu kayıtlara geçerken sulanan alanın brüt 7,28 milyon hektar olduğu tespit edildi.</p>

<h2>KİŞİ BAŞINA 1700 METREKÜPTEN FAZLA SU DÜŞÜYOR</h2>

<p><strong>Türkiye İstatistik Kurumu </strong>verilerine göre Türkiye'nin nüfusu 31 Aralık 2025 itibarıyla 86 milyon 92 bin 168 kişi olarak belirlendi. Bir ülkenin su yönünden zengin olarak değerlendirilebilmesi için kişi başına su potansiyelinin yıllık 1700 metreküpten fazla olması gerekiyor. Türkiye'nin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir 112 milyar metreküp su potansiyeli dikkate alındığında kişi başına düşen su miktarı yıllık 1301 metreküp düzeyinde bulunuyor.</p>

<p>Su potansiyeli bakımından zengin bir ülke olmayan Türkiye'nin, nüfus artışı ve iklim değişikliği etkileri dikkate alındığında gelecek yıllarda su kısıtı bulunan ülkeler arasında yer alacağı tahmin ediliyor. Bu nedenle suyun tasarruflu ve optimum şekilde kullanılması önem taşıyor. Depolamalı tesisler yapılarak su kaynakları potansiyelinin değerlendirilmesi ve çok maksatlı kullanılmasına yönelik çalışmaların yürütülmesi gerekiyor.</p>

<h2>25 HİDROLOJİK HAVZADA MASTER PLANLARI GÜNCELLENECEK</h2>

<p>Ayrıca, işletmede olan sulamalarda kayıpların önüne geçilerek suyun daha etkin ve verimli kullanılabilmesi, toprağın kalitesini etkileyen drenaj sorunlarının giderilebilmesi için yenileme projelerinin ön plana çıkarılması ve klasik açık sistem sulama şebekeleri yerine modern kapalı basınçlı borulu sulama sistemlerinin kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>Son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle yağış miktarı ve rejiminde büyük değişimler görülüyor. Bu durum geliştirilen projelerde kaynak-ihtiyaç dengesini olumsuz yönde etkiliyor. İklim değişikliği etkilerinin dikkate alınarak mevcut projelerden maksimum fayda elde edilebilmesi ve optimum proje formülasyonlarının geliştirilebilmesi amacıyla 25 hidrolojik havzada master planlarının güncellenmesi için hazırlık yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/turkiye-su-fakiri-olma-yolunda-kisi-basina-dusen-miktar-sinirin-altinda</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/05/lkslkdlsklds.jpg" type="image/jpeg" length="47407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaburun'un doğasına hançer vuracaktı... Mahkemeden iptal kararı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/karaburunun-dogasina-hancer-vuracakti-mahkemeden-iptal-karari-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/karaburunun-dogasina-hancer-vuracakti-mahkemeden-iptal-karari-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Karaburun Küçükbahçe’de planlanan DGES ve elektrik depolama tesisi projesine verilen “ÇED olumlu” kararı, İzmir 5. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Kararda, projenin özel çevre koruma bölgesi ve hassas doğal alan içinde yer aldığı, çevre ve mera ekosistemine zarar verebileceği gerekçesi öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karaburun Küçükbahçe, Çullubağ Mevkii’nde Nano Yenilenebilir Enerji Yatırımları A.Ş tarafından yapılması planlanan Karaburun DGES ve Elektrik Depolama Tesisi hakkında yeni bir gelişme yaşandı. Proje hakkında verilen <strong>ÇED olumlu kararı iptal edildi.</strong></p>

<p>Süreç hakkında kararın iptali için açılan davada, İzmir 5. İdare Mahkemesi hukuka aykırı bularak ÇED olumlu kararını Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere iptal etti.</p>

<p>Açıklanan kararda, proje alanının “Çayır-Mera ve Özel Çevre Koruma Bölgesi” içerisinde yer aldığı ve "Kesin Korunacak Hassas Alan" olarak tescil edilen alan içinde olduğu belirtildi. Bu alanda GES panellerinin mera florasındaki bitki türlerini azaltacağı ve doğal çeşitliliğe zarar verileceğinin altı çizildi.</p>

<h2>MUHTAR DAĞDELEN: KARAR BİZİ SEVİNDİRDİ, BÖLGEDE BENZER YATIRIMLARA İZİN VERİLMEMELİDİR</h2>

<p>Konuyla alakalı olarak <strong>Küçükbahçe Muhtarı Gizem Tezel Dağdelen </strong>açıklamalarda bulundu. Dağdelen, “Mahkemenin DGES Projesi’nin ÇED’ini iptal etmesi Küçükbahçe Mahallesi halkı olarak umutlarımızı arttırmıştır. Küçükbahçe, İzmir kent-bölgesine gıda tedariği sağlayan önemli bir mahalledir. DGES projesinin gündelik yaşamımızı, tarım ve hayvancılığımızı olumsuz etkileyeceği ortadayken ÇED süreci başlatılmıştır. Küçükbahçe’nin kadim kültürüne, merasına, tarım ve yaşam alanlarına zarar verecek benzer yatırım projelerine izin verilmemelidir” dedi.</p>

<p><img alt="Küçükbahçe 2-1" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/05/kucukbahce-2-1.jpeg" width="2048" /></p>

<h2>“İLGİLİ KURUMLARIN DOĞADAN YANA TAVIR ALMASINI BEKLİYORUZ”</h2>

<p>Karar’a ilişkin Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Yerel Fok Komitesi’nden yapılan açıklamada ise; “Karaburun Yarımadası, yerel ekonomik ve ekolojik döngü dikkate alınmaksızın, çok sayıda ve plansız bir şekilde yapılan RES ve GES projeleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Yarımadada yenilenebilir enerji yatırımlarının kurulacağı arazilerin tarım arazisi ya da zeytinlik, orman, çayır, mera alanı vb. olması da ne yazık ki yatırımların önünde bir engel teşkil etmemektedir. Geçen 11 yıllık süreçte ÇED Olumlu kararlarını defalarca iptal ettirdiğimiz birçok yenilenebilir enerji projesi Karaburun’da yeşil el koymanın sembolü haline gelmiştir. DGES projesi Nihai ÇED Raporu için hazırladığımız ve kurumlarla da paylaştığımız Değerlendirme/İtiraz Raporumuzun Bilirkişi Raporuna ve Dava Kararına da yansımış olması umut vericidir. Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesine ilişkin yönetim planı yapılmadan yatırım girişimlerine yönelik kısıtlayıcı kararlar alınmadığı takdirde Yarımada’nın doğal, sosyal ve kültürel değerlerine geri dönüşü olmayan zararlar verileceği açıktır. İlgili kurumların doğadan yana tavır almasını ve ÖÇKB kararlarını uygulamasını bekliyoruz” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p><img alt="G E S-1" class="detail-photo img-fluid" height="756" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/05/g-e-s-1.jpg" width="1397" /></p>

<h2>NE OLMUŞTU?</h2>

<p>Karaburun Küçükbahçe, Çullubağ Mevkii, 518 ada, 100, 101 ve 102 parsel, (24,46 ha) sınırları içerisinde, Nano Yenilenebilir Enerji Yatırımları A.Ş tarafından yapılması planlanan Karaburun DGES (24 MWm /16 MWe- 24,46 ha) ve Elektrik Depolama Tesisi (16MWe/16MWh) projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği İl Müdürlüğü 10.05.2025 tarihinde Komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri de dikkate alınarak projeye ÇED Olumlu kararı verildiğini duyurmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karaburun DGES projesi ÇED ve Nihai Raporuna ilişkin Karaburun Yerel Fok Komitesi tarafından Değerlendirme/İtiraz Raporu ilgili birimlere sunulmuş ayrıca konunun Karaburun Belediyesi Meclis gündeminde değerlendirilmesi ve hukuki sürecin başlatılmasına yönelik Karaburun Belediyesi Meclis üyeleri ile iletişime geçilmişti. Bununla birlikte Küçükbahçe, Parlak, Merkez, İskele ve Ambarseki Muhtarlıkları projenin geri çekilmesi için itirazlarını ilgili birimlerle paylaşmıştı.</p>

<p>11.06.2025 tarihinde ise Karaburun Belediyesi tarafından T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na karşı ÇED Olumlu Kararı’nın iptali için dava açılmış, İzmir 2. İdare Mahkemesi 2025/1062 Esas’ta açılan davanın bilirkişi incelemesi 21.11.2025 tarihinde yapılmıştı. 30.01.2026 tarihinde Mahkemeye sunulan Bilirkişi İnceleme Raporunda; “Sonuç olarak, bilirkişi kurulumuzca dava konusu edilen projenin yapılmasının çevreye olumsuz etkileri olacağı, ÇED dosyasının eksik ve yetersiz olarak hazırlandığı, alınacak önlem ve etkilerin tam olarak yansıtılmadığı bu nedenlerle de projenin belirtilen alanda yapılmasının uygun olmadığı konusunda ortak bir kanaate varılmış bulunulmaktadır” denilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KARABURUN SİVİL İNSİYATİFİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, Karaburun</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/karaburunun-dogasina-hancer-vuracakti-mahkemeden-iptal-karari-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/05/kucukbahce-1.jpeg" type="image/jpeg" length="60349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çeşme'nin doğasını katledecek projeye itirazlar yükseliyor: ÇED olumsuz kararı verilmelidir!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/cesmenin-dogasini-katledecek-projeye-itirazlar-yukseliyor-ced-olumsuz-karari-verilmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/cesmenin-dogasini-katledecek-projeye-itirazlar-yukseliyor-ced-olumsuz-karari-verilmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Çeşme ilçesinde yapılması planlanan ve Sabancı Holding'e ait olan GES projesi hakkında nihai ÇED raporu askıya çıkarıldı. Askıya çıkan raporun ardından Çeşme Çevre Derneği basın açıklaması gerçekleştirdi. Dernek, projenin yapılması planlanan alanın doğal sit alanı üzerinde kaldığını ve Çeşme için özel bir alan olduğunu belirterek, "Bu proje kamu yararı taşımamaktadır. Talebimiz nettir: “ÇED olumsuz” kararı verilmelidir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Çeşme ilçesinde Sabancı Holding'e bağlı Enerjisa'nın kurmayı planladığı güneş enerji santrali (GES) projesine dair tartışmalar yaşanmaya devam ediyor. Son olarak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, projeyle ilgili olarak nihai ÇED raporunu askıya çıkardı.<br />
ÇED raporunun askıya çıkmasının ardından projeye dair tartışmalar yeniden alevlendi. Daha önce de projeye itiraz eden Çeşme Çevre Derneği konuyla ilgili bir basın açıklaması düzenledi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 12.19.45" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-121945.jpeg" width="1280" /></p>

<p><br />
Çeşme Çevre Derneği adına basın açıklamasını okuyan Dr. Ahmet Güler, halkın katılım toplantılarının süreç içerisinde yapılmadığını ve halkın fiilen sürecin dışında tutulduğunu belirtti. Güler ayrıca GES için tahsis edilecek alanın doğal sit alanları ve verimli tarım arazileri üzerinde bulunduğunu belirtti. Güler, bu projeye dair 'ÇED olumsuz' kararı verilmesinin gerektiğini belirti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 12.19.46" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-121946.jpeg" width="726" /></p>

<p><br />
Yapılan açıklama şu şekilde:</p>

<p><br />
Sabancı GES Projesi: Çeşme Halkı Yok Sayılamaz<br />
Çeşme’de Enerjisa tarafından hayata geçirilmek istenen Sabancı GES Projesi ile ilgili ÇED sürecinde yeni bir aşamaya geçilmiştir. T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “nihai” rapor askıya çıkarılmıştır. Ancak açıkça ifade etmek isteriz ki; bu süreç ne hukuka ne de kamu yararına uygundur.<br />
<br />
Bu proje daha önce Çeşme halkının açık ve kararlı tepkisiyle iki kez durdurulmuştur. Halkın Katılımı Toplantıları protestolar nedeniyle gerçekleştirilememiş, süreç fiilen işlememiştir. Buna rağmen bugün, halk tamamen devre dışı bırakılarak aynı projenin doğrudan bakanlık eliyle yeniden gündeme getirilmesi kabul edilemez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Proje kapsamında yaklaşık 600 dönüme yakın alanın özel bir şirkete tahsis edilmesi planlanmaktadır. Bu alanlar:<br />
<br />
- Çeşme’nin en verimli tarım arazileri,<br />
- Doğal sit alanları,<br />
- Ve ekolojik açıdan hassas bölgeleridir.</p>

<p>Bu girişim;<br />
<br />
Tarımı yok saymak, Doğal yaşamı riske atmak, Halkın ortak varlıklarını şirketlere devretmek anlamına gelmektedir. Çeşme bugün zaten ciddi bir su krizi ile karşı karşıyadır. Böylesi bir bölgede, geniş alan kaplayan enerji projelerinin planlanması bilimsel ve çevresel gerçeklerle bağdaşmamaktadır.<br />
<br />
Biz Çeşme Çevre Derneği olarak:<br />
- Bu projeye karşı resmi itirazımızı bakanlığa sunmuş bulunuyoruz.<br />
- Çeşme halkının iradesinin yok sayılmasına karşı durmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz.<br />
<br />
Açık çağrımızdır:<br />
Çeşme’nin toprağı, suyu ve doğası şirketlere devredilemez. Bu proje kamu yararı taşımamaktadır. Talebimiz nettir: “ÇED OLUMSUZ” kararı verilmelidir. Aksi halde, hukuki ve toplumsal mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYLÜL EMEK KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/cesmenin-dogasini-katledecek-projeye-itirazlar-yukseliyor-ced-olumsuz-karari-verilmelidir</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-121945-1.jpeg" type="image/jpeg" length="24755"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Endişe veren keşif: Yunanistan dağlarındaki kar örtüsü yok oluyor!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/endise-veren-kesif-yunanistan-daglarindaki-kar-ortusu-yok-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/endise-veren-kesif-yunanistan-daglarindaki-kar-ortusu-yok-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cambridge Üniversitesi’nden bilim insanlarının iklim değişikliğine dair araştırmasında, endişe verici sonuçlar elde edildi. Araştırmaya göre, Yunanistan’daki dağlık bir bölgede kar örtüsü son 40 yılda artan sıcaklıklar nedeniyle yüzde 58 oranında azaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cambridge Üniversitesi</strong>’nin iklim değişikliği ile ilgili araştırması, giderek daha az gündeme gelen <strong>‘Küresel Isınma’</strong> başlığının insanlığın geleceği için önemini koruduğunu kanıtladı. Araştırmaya göre, <strong>Yunanistan’daki dağlık bir bölgede kar örtüsü son 40 yılda artan sıcaklıklar nedeniyle yüzde 58 oranında azaldı.</strong> Cumhuriyet’in haberine göre, uydu görüntüleri, iklim verileri ve yapay zekâ destekli analizler kullanılarak yapılan çalışmanın sonuçları bilimsel dergi The <strong>Cryosphere</strong>’da yayımlandı.</p>

<h2>“ZAMANLA DEĞER KAZANIR”</h2>

<p>Karın doğadaki kritik rolüne dikkat çeken çalışmanın baş yazarı Konstantinos Alexopoulos, <strong>“Kar, doğal bir rezervuar gibidir. Parayı birikime koymak gibi; hemen harcamak yerine zamanla değer kazanır”</strong> dedi. Karın yavaş erimesi sayesinde yaz aylarında nehirleri, gölleri ve yeraltı sularını beslediğini belirten Alexopoulos, <strong>bunun tarım, hidroelektrik üretimi ve günlük su ihtiyacı açısından hayati öneme sahip olduğunu hatırlattı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SU KAYNAKLARI İÇİN BÜYÜK RİSK!</h2>

<p>Aynı zamanda <strong>karlı geçen zaman aralığının kısaldığını</strong> da ortaya koyan araştırmaya göre, sıcaklıkların yüksek seyretmesi nedeniyle kar daha geç yağıyor ve daha erken eriyor. <strong>Bu durum, özellikle su kaynaklarına bağımlı bölgelerde ciddi riskler yaratıyor.</strong> Araştırmanın ortak yazarlarından Prof. <strong>Ian Willis</strong> ise sıcaklık artışının yağış türünü doğrudan etkilediğini belirterek, “Sıcaklık arttıkça yağışın kar yerine yağmur olarak düşme ihtimali artıyor. Biriken kar da daha hızlı eriyor” dedi.</p>

<blockquote>
<p><strong>KAR REZERVLERİ YOK OLUYOR!</strong></p>

<p>İklim krizini sert biçimde hisseden Yunanistan’da kış aylarında sıcaklıkların nadiren sıfırın altına düşmesi, geçmişte kuraklığa karşı koruyucu rol oynayan kar rezervlerinin hızla yok olmasına neden oluyor. Bilim insanları, bu eğilimin devam etmesi halinde yalnızca su kaynaklarının değil, aynı zamanda bölgedeki ekonomik faaliyetlerin de ciddi şekilde zarar görebileceği uyarısında bulunuyor.</p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/endise-veren-kesif-yunanistan-daglarindaki-kar-ortusu-yok-oluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/05/low-res-1.jpg" type="image/jpeg" length="96980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vahşi madenciliğin önü açık: Koruma zırhı iptal edildi!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/vahsi-madenciligin-onu-acik-koruma-zirhi-iptal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/vahsi-madenciligin-onu-acik-koruma-zirhi-iptal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmî Gazete’de yayımlanan kararla, maden faaliyetlerinin nerede ve hangi koşullarda yapılacağını belirleyen Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği iptal edildi. Ormanlardan su havzalarına kadar geniş bir koruma çerçevesi çizen yönetmelik, madencilik faaliyetlerinin kontrolsüz biçimde yürütülmesini engelleyen ana çerçeveyi oluşturuyordu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Madencilik faaliyetleri için ormanlardan su havzalarına kadar geniş bir koruma çerçevesi çizen <strong>Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği</strong>, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla kaldırıldı. BirGün Gazetesi’nden İlayda Soku’nun haberine göre, Resmî Gazete’de yayımlanan kararla, <strong>maden faaliyetlerinin nerede ve hangi koşullarda yapılacağını belirleyen yönetmelik iptal edildi.</strong></p>

<h2>KRİTİK BİR DÖNÜM NOKTASI</h2>

<p>AKP’li Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>’ın imzasıyla yayımlanan karar, çevre koruma ve kamu denetimi açısından kritik bir dönüm noktası niteliği taşıyor. <strong>2005’ten bu yana yürürlükte olan ve uzmanların yetersiz olması nedeniyle düzenleme yapılması yönünde uyarılarda bulunduğu yönetmelik,</strong> madencilik faaliyetlerinin kontrolsüz biçimde yürütülmesini engelleyen ana çerçeveyi oluşturuyordu.</p>

<h2>KURALLAR VE SINIRLAMALARLA KORUNUYORDU</h2>

<p>Hangi alanlarda madencilik yapılabileceğini, hangi kurumlardan izin alınması gerektiğini ve çevre, tarım ile orman alanlarının nasıl korunacağını net kurallara bağlayan yönetmelikte, <strong>Ormanlar, milli parklar, tarım arazileri, meralar, su havzaları, kıyılar ve denizler, turizm bölgeleri, sit alanları, kültürel miras sahaları ve askerî bölgelere yapılacak her faaliyet farklı kurallar ve sınırlamalarla denetleniyordu.</strong></p>

<h2>DENETİM SİSTEMİ ORTADAN KALKTI!</h2>

<p>Farklı alanlar için özel koruma hükümleri getiren yönetmeliğe göre;</p>

<p>• Ormanlarda faaliyet için izin zorunlu tutuldu. Ağaçlandırma bedeli ödenmesi şart koşuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>• Tarım arazilerinde verimli alanlar kural olarak korundu, ancak “kamu yararı” gerekçesiyle istisnalar tanındı.</p>

<p>• Meralarda tahsis amacı değiştirildi ve bedel ödenerek kullanım açıldı.</p>

<p>• Su havzaları en sıkı korunan alanlar arasında yer aldı; mutlak koruma alanlarında madencilik yasaklandı.</p>

<p>• Kıyılarda faaliyetler kıyı mevzuatına bağlandı. Sit ve kültürel alanlarda ise özel izinler zorunlu tutuldu, herhangi bir buluntu halinde faaliyet durduruldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/vahsi-madenciligin-onu-acik-koruma-zirhi-iptal-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 07:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/04/a-c-i-k-l-a-m-a-2.webp" type="image/jpeg" length="20630"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akbelen direnişçisi Esra Işık'ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/akbelen-direniscisi-esra-isikin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/akbelen-direniscisi-esra-isikin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milas Ağır Ceza Mahkemesi, Esra Işık'ın tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protestoların ardından tutuklanmasına yapılan itirazı reddetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muğla</strong>’nın <strong>Milas</strong> ilçesinde <strong>Akbelen Ormanı</strong> çevresindeki <strong>tarım arazilerinin acele kamulaştırılması</strong>na karşı düzenlenen protestoların ardından 30 Mart gecesi gözaltına alınarak tutuklanan <strong>İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık tutuklanmıştı.</strong></p>

<p>Hakkında hazırlanan iddianemeyi kabul eden <strong>Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi, Esra Işık'ın tutukluğuna yapılan itirazı reddetti.</strong></p>

<p>Esra Işık, <strong>27 Nisan'da hakim karşısına çıkacak.</strong></p>

<p>Bu karara karşı yapılan itirazı Milas Ceza Mahkemesi karara bağladı. Mahkeme, "suçun vasıf ve niteliği, mevcut delil durumu, delillerin henüz tam olarak toplanmamış olması ve tutuklulukta geçen süre" gerekçesiyle Esra Işık'ın tutukluluk halinin devamına yönelik karara yapılan itirazı reddetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>NE OLMUŞTU?</h2>

<p><strong>Akbelen Ormanı’</strong>ndan acele kamulaştırmaya karşı direnen yaşam savunucusu Esra Işık, 30 Mart gecesi köyündeki evinden gözaltına alınmıştı. İkizköy Muhtarı Necla Işık’ın kızı olan yaşam savunucusu <strong>Esra Işık, 31 Mart’ta tutuklanmıştı.</strong></p>

<p>Işık, Akbelen bölgesindeki kömür ocağı için 6 köyde alınan acele kamulaştırma kararıyla ilgili yapılan keşif sırasında tepki göstermişti. "Görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla savcılığa sevk edilen Esra Işık'ın ifadesini alan savcı, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etmişti.</p>

<p>Mahkeme hakimi kararında, "Şüphelinin mahkeme heyetinin bölgede başkaca keşiflerinin olması sebebiyle heyetteki baskı yapabileceği kanaatine varılmakla adli kontrolün bu aşamada yetersiz kalınacağı, tutuklama talebinin ölçülü olacağı" gerekçesiyle tutuklama kararı vermişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/akbelen-direniscisi-esra-isikin-tutukluluguna-yapilan-itiraz-reddedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/04/esra-saasdas.jpg" type="image/jpeg" length="81922"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akbelen’de büyük buluşma!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/akbelende-buyuk-bulusma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/akbelende-buyuk-bulusma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akbelen Ormanı'nda acele kamulaştırma kararının ardından bölge halkı, 19 Nisan Pazar günü saat 13.00’te Akbelen’de geniş katılımlı bir miting düzenleyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muğla’</strong>nın <strong>Milas</strong> ilçesinde acele kamulaştırma kararının ardından bölge halkı ve ekolojistlerin direnişi devam ediyor.</p>

<p><strong>İkizköy</strong> ve <strong>Akbelen Ormanı</strong> halkı, bu hafta sonu büyük bir dayanışma eylemi için bir araya geliyor.</p>

<p>Yıllardır doğası ve zeytinlikleri için direniş gösteren halk, <strong>19 Nisan Pazar günü saat 13.00’te</strong> Akbelen’de geniş katılımlı bir miting düzenleyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Binlerce dönümlük tarım arazisini kapsayan kamulaştırma kararlarına karşı köylüler, seslerini duyurmak için bir araya gelecek.</p>

<p>İkizköylüler, pazar günü yapılacak mitinge doğaya sahip çıkan herkesi davet ediyor.</p>

<p><strong>Mitingte öne çıkan talepler şöyle:</strong></p>

<ul>
 <li>Tutuklanan İkizköy Çevre Komitesi Sözcüsü Esra Işık’ın serbest bırakılması,</li>
 <li>Zeytinlikleri ve tarım alanlarını kapsayan kararların Anayasa Mahkemesi ve Danıştay tarafından durdurulması,</li>
 <li>Nesiller boyu süren üretim kültürünün şirket faaliyetlerine feda edilmemesi.</li>
 <li><img alt="Akbelen’de büyük buluşma!" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/04/akbelen-buyuk-bulusma-gorsel.jpeg" width="566" /></li>
</ul>

<h2>NE OLMUŞTU?</h2>

<p><strong>Akbelen Ormanı’</strong>ndan acele kamulaştırmaya karşı direnen yaşam savunucusu Esra Işık, 30 Mart gecesi köyündeki evinden gözaltına alınmıştı. İkizköy Muhtarı Necla Işık’ın kızı olan yaşam savunucusu <strong>Esra Işık, 31 Mart’ta tutuklanmıştı.</strong></p>

<p>Işık, Akbelen bölgesindeki kömür ocağı için 6 köyde alınan acele kamulaştırma kararıyla ilgili yapılan keşif sırasında tepki göstermişti. "Görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla savcılığa sevk edilen Esra Işık'ın ifadesini alan savcı, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk etmişti.</p>

<p>Mahkeme hakimi kararında, "Şüphelinin mahkeme heyetinin bölgede başkaca keşiflerinin olması sebebiyle heyetteki baskı yapabileceği kanaatine varılmakla adli kontrolün bu aşamada yetersiz kalınacağı, tutuklama talebinin ölçülü olacağı" gerekçesiyle tutuklama kararı vermişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYLÜL EMEK KILINÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/akbelende-buyuk-bulusma</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/04/akbelendsad.jpg" type="image/jpeg" length="51907"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EMEP’ten Akbelen’e ziyaret: Halkın değil, zenginlerin iktidarı!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/emepten-akbelene-ziyaret-halkin-degil-zenginlerin-iktidari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/emepten-akbelene-ziyaret-halkin-degil-zenginlerin-iktidari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP Muğla İl Örgütü’yle Akbelen’de geçim kaynaklarını ve yaşam alanlarını savunmak için mücadele eden köylüleri ve tutuklu bulunan Esra Işık’ın annesi İkizköy muhtarı Nejla Işık’ı ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Emek Partisi</strong> (EMEP) Genel Başkanı <strong>Seyit Aslan</strong> ve Muğla İl Örgütü, Akbelen’de yaşam alanlarını savunmak için mücadele eden yurttaşları ziyaret etti. Ziyarette konuşan Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Türkiye’nin dört yanında ülke topraklarının yabancı şirketlere terk edildiğini belirterek, “Bu iktidar halkın, üretici köylünün, fabrikada 14 saat çalışan işçinin, yoksullukla mücadele eden emeklinin iktidarı değil. Bu iktidar zenginlerin iktidarıdır” dedi.</p>

<h2>“GÖZDAĞI VERMEK İSTİYORLAR”</h2>

<p>Tutuklu bulunan <strong>Esra Işık</strong>’ın annesi, İkizköy muhtarı <strong>Nejla Işık</strong> ise “Kızım doksan yaşındaki ninesinin de beş yaşındaki çocuğumuzun da hakkını koruduğu için tutuklu. <strong>Esra’nın tutuklanmasıyla hepimize gözdağı vermek istiyorlar</strong>” dedi. Toprakları hakkında verilen acele kamulaştırma kararlarına da tepki gösteren Işık, “Yürütmeyi durdurma kararı bir an önce çıkmalı. Bugün burada kepçeyi getirip sökecek, bizi sokağa atacak. Bu karar geciktiğinde bir işe yaramayacak. <strong>Acele kamulaştırma kararı iptal edilsin, kızım Esra Işık bir an önce serbest bırakılsın</strong>” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>BİRLEŞİK MÜCADELE ÇAĞRISI</h2>

<p><strong>İşçi sınıfının, kadınların, gençlerin, üretici köylülerin kendi bulundukları yerlerden mücadele ettiklerini ancak Saray iktidarının mücadelelerin parçalı olmasından cesaret aldığını hatırlatan Aslan</strong>, “Ne zaman işçi sınıfı ve emekçiler ‘Akbelen direnişi bizim direnişimiz’ derse, ne zaman Rize’deki, Şırnak’taki çevre mücadelesi veren köylüler ‘Öldürülen her kadının katilinden hesap sormak bizim de sorunumuz’ derse; <strong>Türkiye’nin dört bir tarafındaki hak mücadeleleri birleşirse işçi ve emekçiler galip gelecektir</strong>” dedi. Aslan, Esra Işık’ın mahkeme beklemeden derhal serbest bırakılması ve acele kamulaştırma kararının geri çekilmesi çağrısında bulundu.</p>

<h2>“TÜRKİYE KENDİNE YENİ BİR GELECEK KURMALI”</h2>

<p>Gülistan Doku cinayeti ile Urfa ve Maraş’taki okul saldırılarına da değinen Aslan, “Çocuklarımızı tarikatlara teslim ediyorlar. Fabrikalarda işyerlerinde MESEM projeleriyle ölmelerine neden oluyorlar. <strong>‘Bakan istifa etmeli’</strong> dediğimizde neden istifasını istiyorsunuz diyorlar. <strong>Türkiye’nin bu iktidarı sırtından atarak kendisine yeni bir gelecek kurmasına ihtiyacımız var.</strong> Bunu işçi, emekçi, genç, kadın, üretici köylü ve emeklilerle birlikte yapabiliriz” diyerek mücadeleleri birleştirme çağrısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>EMEP</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, EGE HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/emepten-akbelene-ziyaret-halkin-degil-zenginlerin-iktidari</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/04/akbelen-1.jpeg" type="image/jpeg" length="69010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MUÇEP'ten 10. yıl açıklaması: Ekoloji mücadelesinin yan yana ve sokakta yürütülmesi gerekiyor!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/mucepten-10-yil-aciklamasi-ekoloji-mucadelesinin-yan-yana-ve-sokakta-yurutulmesi-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/mucepten-10-yil-aciklamasi-ekoloji-mucadelesinin-yan-yana-ve-sokakta-yurutulmesi-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MUÇEP kuruluşunun 10. Yıldönümü dolayısıyla basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, "Çevre (ekoloji) mücadelesinin tıpkı emek, özgürlük, kadın ve diğer hak mücadeleleri gibi toplumsal, siyasal ve iktisadi alanda, tüm demokrasi güçleri birlikte iç içe, yan yana ve sokakta, alanlarda da yürütülmesi gerekiyor" denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla’nın <strong>Datça</strong> ilçesinde kamuoyunda “eski hastane” olarak bilinen ve halen toplum sağlığı merkezi olarak kullanılan arazinin özelleştirme kapsamına alınmasına karşı tepkiler sürüyor.</p>

<p><strong>MUÇEP </strong>tarafından yapılan açıklamada, alanın kamusal kullanımda kalması gerektiğini vurgulandı.</p>

<p>Öte yandan MUÇEP kuruluşunun 10. Yıldönümü dolayısıyla basın açıklaması düzneledi.</p>

<p>Açıklamada öncelikle tutuklu bulunan Akbelen Direnişçisi Esra Işık’ın serbest bırakılması gerektiği ifade edildi. “Çiftini, çubuğunu, toprağını savunmak suç değildir! anayasal bir haktır. Esra Işık derhal serbest bırakılmalı, bunların müsebbibi termik santraller, mahkeme kararları uygulanarak acilen kapatılmalıdır. Akbelen çevresindeki köyler ve tüm Muğla’da alel acele çoğaltılan maden ruhsatları da derhal iptal edilmelidir” ifadeleri yer alan açıklamanın devamı şöyle:</p>

<p>“Bugün burada önünde toplandığımız, (Datça) Yat Limanı İnşaatı, tamamı Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiş Datça’ya, Datça’nın korunması gereken doğal varlıklarına indirilmiş en ağır darbelerden biridir. Senelerdir bu yat limanının Datça’nın korunması gereken denizine, oksijen kaynağı deniz çayırlarına, türü azalmış deniz canlılarına, azalan içme suyuna, göletine, ormanına, plajına, adasına, kültürüne, tarihine, halka açık olması gereken kıyısına, verimli toprağına, istihdam olanağı yaratacağı söylenen yerelde yaşayan insanına vereceği zararları anlattık durduk.</p>

<p>Bu yat limanının vereceği zararlar, uydurulmuş bir masal değil. Yerel Mahkemelerde açtığımız davalarda, çeşitli üniversitelerden uzman bilirkişiler, bu Yat Limanının hem yapım ve hem de işletme sürecinde Datça’ya vereceği zararları raporlaştırdı. Ama adalet, maalesef tecelli etmedi. Üst mahkeme, bilirkişi raporlarına itibar etmedi ve yerel mahkemenin verdiği koruma kararını bozdu. Bu kararla Datça’nın doğal yaşam alanlarını mahvedecek kalkınmacı bir bakışla doğayı sermayelerine katarak zenginleşmeyi kafalarına koymuş parababalarının saldırılarına hukuksal olarak karşı koymanın yolları kapatılmış oldu. Mahkeme, bu koyları, kıyıları, davacı olarak denizi korumak isteyen yaşam savunucularını, bilirkişi raporlarına ve yerel mahkemenin kararlarına rağmen “haksız” buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevre davalarında üst mahkemelerin yerelde kazanılan çevre davalarındaki bozma kararları, son zamanlarda pek fazla üst üste geliyor. Sadece Datça’da Yat Limanında değil, Muğla’da korunması gereken Bodrum-Milas Tuzla Sulak Alanında Ağaoğlu’nun ya da yine korunması gereken Marmaris’te Kızılbük Koyunda Sinpaş’ın yaptığı müdahaleler… ya da Muğla’da, Denizli’de, Aydın’da, İzmir’de korunması gereken orman alanlarına yapılan müdahaleler ya da son dönemlerde hızla artan maden ruhsat alanlarına karşı açılan davaların kazanılmış olmasına rağmen üst mahkemelerden sürekli olarak dönmesi… Doğal yaşam varlıklarının korunmasına yönelik çevre mücadelesinin sağlıklı işlemeyen adli kanallarda açılan davalarla kazanılamayacağına dair kaygılarımızı çoğaltıyor.</p>

<p>Çevre (ekoloji) mücadelesinin tıpkı emek, özgürlük, kadın ve diğer hak mücadeleleri gibi toplumsal, siyasal ve iktisadi alanda, tüm demokrasi güçleri birlikte iç içe, yan yana ve sokakta, alanlarda da yürütülmesi gerekiyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/mucepten-10-yil-aciklamasi-ekoloji-mucadelesinin-yan-yana-ve-sokakta-yurutulmesi-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/04/mulecee.jpg" type="image/jpeg" length="61633"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
