<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İz Gazete - İzmir Haberleri - Son Dakika Haberler</title>
    <link>https://www.izgazete.net</link>
    <description>İz Gazete, İzmir haberleri, son dakika izmir haberleri, güncel ve en son haberler, ege haberleri, spor, ekonomi, siyaset, magazin, İzmir Büyükşehir Belediyesi haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.izgazete.net/rss/cevre" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2016-2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 12:09:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/rss/cevre"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[MUÇEP'ten 10. yıl açıklaması: Ekoloji mücadelesinin yan yana ve sokakta yürütülmesi gerekiyor!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/mucepten-10-yil-aciklamasi-ekoloji-mucadelesinin-yan-yana-ve-sokakta-yurutulmesi-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/mucepten-10-yil-aciklamasi-ekoloji-mucadelesinin-yan-yana-ve-sokakta-yurutulmesi-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MUÇEP kuruluşunun 10. Yıldönümü dolayısıyla basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, "Çevre (ekoloji) mücadelesinin tıpkı emek, özgürlük, kadın ve diğer hak mücadeleleri gibi toplumsal, siyasal ve iktisadi alanda, tüm demokrasi güçleri birlikte iç içe, yan yana ve sokakta, alanlarda da yürütülmesi gerekiyor" denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla’nın <strong>Datça</strong> ilçesinde kamuoyunda “eski hastane” olarak bilinen ve halen toplum sağlığı merkezi olarak kullanılan arazinin özelleştirme kapsamına alınmasına karşı tepkiler sürüyor.</p>

<p><strong>MUÇEP </strong>tarafından yapılan açıklamada, alanın kamusal kullanımda kalması gerektiğini vurgulandı.</p>

<p>Öte yandan MUÇEP kuruluşunun 10. Yıldönümü dolayısıyla basın açıklaması düzneledi.</p>

<p>Açıklamada öncelikle tutuklu bulunan Akbelen Direnişçisi Esra Işık’ın serbest bırakılması gerektiği ifade edildi. “Çiftini, çubuğunu, toprağını savunmak suç değildir! anayasal bir haktır. Esra Işık derhal serbest bırakılmalı, bunların müsebbibi termik santraller, mahkeme kararları uygulanarak acilen kapatılmalıdır. Akbelen çevresindeki köyler ve tüm Muğla’da alel acele çoğaltılan maden ruhsatları da derhal iptal edilmelidir” ifadeleri yer alan açıklamanın devamı şöyle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Bugün burada önünde toplandığımız, (Datça) Yat Limanı İnşaatı, tamamı Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiş Datça’ya, Datça’nın korunması gereken doğal varlıklarına indirilmiş en ağır darbelerden biridir. Senelerdir bu yat limanının Datça’nın korunması gereken denizine, oksijen kaynağı deniz çayırlarına, türü azalmış deniz canlılarına, azalan içme suyuna, göletine, ormanına, plajına, adasına, kültürüne, tarihine, halka açık olması gereken kıyısına, verimli toprağına, istihdam olanağı yaratacağı söylenen yerelde yaşayan insanına vereceği zararları anlattık durduk.</p>

<p>Bu yat limanının vereceği zararlar, uydurulmuş bir masal değil. Yerel Mahkemelerde açtığımız davalarda, çeşitli üniversitelerden uzman bilirkişiler, bu Yat Limanının hem yapım ve hem de işletme sürecinde Datça’ya vereceği zararları raporlaştırdı. Ama adalet, maalesef tecelli etmedi. Üst mahkeme, bilirkişi raporlarına itibar etmedi ve yerel mahkemenin verdiği koruma kararını bozdu. Bu kararla Datça’nın doğal yaşam alanlarını mahvedecek kalkınmacı bir bakışla doğayı sermayelerine katarak zenginleşmeyi kafalarına koymuş parababalarının saldırılarına hukuksal olarak karşı koymanın yolları kapatılmış oldu. Mahkeme, bu koyları, kıyıları, davacı olarak denizi korumak isteyen yaşam savunucularını, bilirkişi raporlarına ve yerel mahkemenin kararlarına rağmen “haksız” buldu.</p>

<p>Çevre davalarında üst mahkemelerin yerelde kazanılan çevre davalarındaki bozma kararları, son zamanlarda pek fazla üst üste geliyor. Sadece Datça’da Yat Limanında değil, Muğla’da korunması gereken Bodrum-Milas Tuzla Sulak Alanında Ağaoğlu’nun ya da yine korunması gereken Marmaris’te Kızılbük Koyunda Sinpaş’ın yaptığı müdahaleler… ya da Muğla’da, Denizli’de, Aydın’da, İzmir’de korunması gereken orman alanlarına yapılan müdahaleler ya da son dönemlerde hızla artan maden ruhsat alanlarına karşı açılan davaların kazanılmış olmasına rağmen üst mahkemelerden sürekli olarak dönmesi… Doğal yaşam varlıklarının korunmasına yönelik çevre mücadelesinin sağlıklı işlemeyen adli kanallarda açılan davalarla kazanılamayacağına dair kaygılarımızı çoğaltıyor.</p>

<p>Çevre (ekoloji) mücadelesinin tıpkı emek, özgürlük, kadın ve diğer hak mücadeleleri gibi toplumsal, siyasal ve iktisadi alanda, tüm demokrasi güçleri birlikte iç içe, yan yana ve sokakta, alanlarda da yürütülmesi gerekiyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/mucepten-10-yil-aciklamasi-ekoloji-mucadelesinin-yan-yana-ve-sokakta-yurutulmesi-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/04/mulecee.jpg" type="image/jpeg" length="21870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akbelen direnişçisi Esra'nın annesi: O günkü feryadı doğamızı tahrip eden şirketlere!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/akbelen-direniscisi-esranin-annesi-o-gunku-feryadi-dogamizi-tahrip-eden-sirketlere</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/akbelen-direniscisi-esranin-annesi-o-gunku-feryadi-dogamizi-tahrip-eden-sirketlere" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tutuklu Akbelen direnişçisi Esra Işık’ın annesi Nejla Işık, yayımladığı yazıda “Kızımın keşif sırasında söylediği sözlerin yargı mensuplarına yönelik olduğu ileri sürülmektedir. Bu iddiaları duyduğumda bir anne olarak acım daha da arttı. Esra’nın o günkü feryadı yargı mensuplarına değil; yıllardır evimizi, toprağımızı, gölgesinde büyüdüğümüz asırlık zeytin ağaçlarımızı birer birer yok eden, doğamızı tahrip eden şirketleredir” ifadelerine yer verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla İkizköy’deki Akbelen Ormanı’ndan acele kamulaştırmaya karşı direnen aktivist Esra Işık, 31 Mart 2026’da tutuklanmıştı.</p>

<p>Esra Işık, Akbelen bölgesindeki kömür ocağı için 6 köyde alınan acele kamulaştırma kararıyla ilgili dün yapılan keşif sırasında heyete tepki göstermişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akbelen direnişçisi Esra Işık’ın tutukluluğuna yapılan itiraz ise reddedildi.</p>

<p>Esra Işık’ın annesi İkizköy muhtarı Nejla Işık, sosyal medya platformundan ‘Kamuoyuna Duyuru’ başlığıyla kızının tutuklanmasına ilişkin bir yazı yayımladı.</p>

<h2>“ESRA’NIN O GÜNKÜ FERYADI DOĞAMIZI TAHRİP EDEN ŞİRKETLEREDİR”</h2>

<p>Nejla Işık’ın yazısında şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>“Ben bir anne olarak, günlerdir yüreğimde büyük bir sızıyla ama başım dik bir şekilde kızım Esra Işık’ın adalete kavuşacağı günü bekliyorum. Avukatları aracılığıyla yaptığımız tutukluluğa itirazın reddedildiğini öğrenmiş bulunuyorum. Bir annenin evladından ayrı kaldığı her dakika zordur; ancak haklı bir davanın içindeyseniz, o sabır insanın yüreğine bir kor gibi düşer.</p>

<p>Son günlerde bazı haberlerde, kızımın keşif sırasında söylediği sözlerin yargı mensuplarına yönelik olduğu ileri sürülmektedir. Bu iddiaları duyduğumda bir anne olarak acım daha da arttı. Esra’nın o günkü feryadı yargı mensuplarına değil; yıllardır evimizi, toprağımızı, gölgesinde büyüdüğümüz asırlık zeytin ağaçlarımızı birer birer yok eden, doğamızı tahrip eden şirketleredir.</p>

<p>Esra’nın isyanı; toprağının talan edilmesine tanıklık eden bir yaşam savunucusunun, doğasını korumaya çalışan bir evladın çığlığıdır.</p>

<p>O sözlerin muhatabı bellidir. Bu sözler, yargıyı temsil edenlere değil; doğayı kâr uğruna yok edenleredir.</p>

<p>Kızım, ifadesinde de bunu tüm samimiyetiyle dile getirmiştir.</p>

<p>Bir anne olarak tek isteğim, kızımın temiz niyetinin ve gerçek amacının doğru anlaşılmasıdır. Bizim davamız bir yaşam, varoluş davasıdır.</p>

<p>Kızımın en kısa sürede özgürlüğüne kavuşacağına, bizlere ve canından çok sevdiği köyüne döneceğine olan inancım tamdır.</p>

<p>Bu süreçte bizi yalnız bırakmayan, acımızı ve haklılığımızı paylaşan herkese çok teşekkür ederim.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/akbelen-direniscisi-esranin-annesi-o-gunku-feryadi-dogamizi-tahrip-eden-sirketlere</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 17:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/04/nejla-esra-isik.jpg" type="image/jpeg" length="26374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akbelen’de direniş sürüyor: Burası sizin çiftliğiniz değil!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/akbelende-direnis-suruyor-burasi-sizin-ciftliginiz-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/akbelende-direnis-suruyor-burasi-sizin-ciftliginiz-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Milas ilçesindeki İkizköy Akbelen Ormanı çevresinde alınan acele kamulaştırma kararı sonrası bölgede el koyulacak alanların inceleme işlemleri sürüyor. Keşif çalışmalarına büyük tepki gösteren yöre halkı, “Limak ve İÇTAŞ’a haykırıyoruz; burası sizin çiftliğiniz değil” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla <strong>Milas</strong>’taki Akbelen Ormanı çevresinde acele kamulaştırma kararına karşı köylülerin direnişi sürüyor. Keşif çalışmalarına tepki gösteren yurttaşlar, <strong>“Bu topraklar bizim”</strong> dedi. Cumhuriyet’in haberine göre, Muğla’nın Milas ilçesindeki <strong>İkizköy Akbelen Ormanı</strong> çevresindeki 679 parsellik tarım arazisinde keşif çalışmaları devam ediyor. Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi (YK Enerji) tarafından işletilen Yeniköy Termik Santrali’ne kaynak olacak linyit kömürünün çıkarılması için <strong>10 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı kararı ile acele kamulaştırılması sonrası yöre halkının direnişi de sürüyor. </strong></p>

<p><img alt="1690798903882 Akbelen" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/04/1690798903882-akbelen.jpg" width="1360" /></p>

<h2>ORMAN GİRİŞİNDE DİRENİŞ ÇADIRI</h2>

<p>Heyet Çamlıköy bölgesinde keşif için incelemelerde bulunurken köylüler, “Limak defol bu topraklar bizim”, “Hak hukuk adalet” sloganları atarak tepki gösterdi. El konulması planlanan arazilerin sahiplerine dahi haber verilmezken, <strong>yurttaşlar Akbelen Ormanı girişinde kurdukları çadırda direnişlerini sürdürdü.</strong></p>

<h2>“ANAYASAL HAKKIMIZI KULLANMAYA ÇALIŞIYORUZ”</h2>

<p>Çevre örgütleri de alana gelerek köylülere destek verirken anayasal haklarını vurguladıklarını söyleyen <strong>İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık</strong>, “Dört gün önce hapse atılan haksız yere hukuksuz yere hapse atılan Esra’nın annesiyim. Ben öncelikle bir anneyim benim evladımla sınamasın kimse. <strong>Buradayız zaten aldınız evladımı, hepimizi mi alacaksınız. Anayasal haklarımızı kullanmaya çalışıyoruz.</strong> Burada hala keşif yapamaya çalışıyor. Anayasa Mahkemesi'nde Danıştay’da açılmış davalarımız var. Bana muhtar olarak tebligat yapılmıyor, vatandaşlara bilgilendirme yapılmıyor. Bunlar uygulanmayacaksa biz niye mahkemelere başvurduk.</p>

<p><img alt="Akbelen’de direniş sürüyor: Burası sizin çiftliğiniz değil!" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/04/bbcnin-ilham-veren-100-kadin-listesindeki-nejla-isik-asil-gurur-akbeleni-terk-ettiklerinde-yasanacak-bntx.jpg" width="1280" /></p>

<h2>“BURASI SİZİN ÇİFTLİĞİNİZ DEĞİL”</h2>

<p>Limak ve İÇTAŞ’a haykırıyoruz; <strong>burası sizin çiftliğiniz değil.</strong> Benim kızım bunu dediği için hapiste şu anda. Bunu haykırmaya devam edeceğiz. Sanıyorlar ki Esra’yı hapse atarsak bunları sustururuz. Susmaz anası, anca öldürürseniz susar anası. <strong>Biz buradayız. Bu topraklar, zeytin ağaçları bizim. Bu vatan bizim. Bunu söyleyeceğiz”</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“GÖZALTILARLA YILDIRAMAZSINIZ”</h2>

<p>Jandarmanın uygulamalarını da eleştiren Işık, “Evladımın onuru için bu mücadeleyi sürdüreceğim. Ant olsun evladıma. Arkasında dimdik duruyorum o da içeride dimdik duruyor. Oradan çıkacak o, gerçekten adalet varsa eğer benim evladım oradan çıkacak. <strong>Bizi gözaltılarla, para cezalarıyla yıldıramazsınız.</strong> Korkmuyoruz, susmuyoruz. Buradayız. Terk etmeyeceğiz. Kızım tutuklanınca gelip neyim var neyim yok bakmışlar” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/akbelende-direnis-suruyor-burasi-sizin-ciftliginiz-degil</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/04/1731272227116-yalcin-dogan-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="66483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üretim rekor seviyeye yükseldi: Yağışlar HES'leri uçurdu!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/uretim-rekor-seviyeye-yukseldi-yagislar-hesleri-ucurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/uretim-rekor-seviyeye-yukseldi-yagislar-hesleri-ucurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçen yılın kurak geçmesi sebebiyle suya hasret kalan baraj ve göller son yağışlarla birlikte dolup taşarken HES'lerde de üretim rekoru kırıldı. Martta hidroelektrik üretimi, son on yılın mart ayı ortalamasına göre yüzde 47 artış kaydetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye</strong>'yi etkisi altına alan yağış dalgası, kurak geçen sezonların ardından göllere ve barajlara yeniden can oldu. <strong>Hidroelektrik santrallerde</strong> (HES) de elektrik üretimi, yağışlar sayesinde yüzde 96 artarak 10 milyon 571 bin megavat saate yükseldi. Böylece martta hidroelektrik üretimi, son on yılın mart ayı ortalamasına göre yüzde 47 artış kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><em>Dünya Gazetesi’nin haberine göre</em>, <strong>HES</strong>'lerdeki rekor, enerji fiyatlarının tırmandığı bir dönemde geldi.<strong> Türkiye Elektrik İletim AŞ </strong>(TEİAŞ) verilerinden derlenen bilgilere göre, martta toplam elektrik üretimi 29 milyon 380 bin megavatsaat olurken, üretimde HES'lerin payı yüzde 36'ya yaklaştı.</p>

<h2>ELEKTRİK ÜRETİMİNDE YENİLENEBİLİR PAYI ARTIYOR</h2>

<p>Uzmanlar, yılın ilk çeyreğinde barajlara gelen su miktarının geçen yıla göre yüzde 120 arttığını ifade ederken bu durumun hidroelektrik üretimin payını yaklaşık iki katına çıkardığını belirtiyor.</p>

<p>Rüzgar ve güneş enerjisinde de kapasite artarken, kurulu güc yıllık bazda yüzde 16 artarak 42 GW seviyesine ulaştı. Yenilenebilir enerji üretiminde yeni rekorlar bekleyen sektör temsilcileri özellikle barajlarla entegre hibrit güneş santrallerinin kuraklık dönemlerinde üretimi dengeleyebileceğini ve Türkiye'nin bu alanda en az 8 GW potansiyeli bulunduğunu ifade ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/uretim-rekor-seviyeye-yukseldi-yagislar-hesleri-ucurdu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/04/hidroelektrik-santraller-hes-nasil-calisir.jpg" type="image/jpeg" length="19421"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buca hava kirliliğinde Türkiye ikincisi!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/buca-hava-kirliliginde-turkiye-ikincisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/buca-hava-kirliliginde-turkiye-ikincisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[IQAir’ın 2025 Dünya Hava Kalitesi Raporu'na göre Türkiye, Avrupa’da hava kirliliğinin en yüksek olduğu 4. ülke olurken, Buca Türkiye'nin en kirli ikinci noktası oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İsviçre merkezli IQAir</strong> tarafından yayımlanan <strong>2025 Dünya Hava Kalitesi Raporu</strong>,<strong> Türkiye</strong>’de <strong>hava kirliliği</strong>nin ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Evrensel'in haberleştirdiği rapora göre Türkiye’nin hava kalitesini gösteren PM2.5 değeri bir yıl içinde 15.3’ten 19.2’ye yükseldi.</p>

<p>Türkiye, bu veriyle birlikte dünyanın en kirli havasına sahip ülkeler sıralamasında 67. sıradan 39. sıraya çıktı.</p>

<p>Rapora ilişkin kritik verilerden biri de<strong> Avrupa</strong>’daki en kirli yerleşimlerin önemli bir bölümünün Türkiye’de bulunması oldu.</p>

<p>Türkiye, Avrupa’da hava kirliliğinin en yüksek olduğu 4. ülke olurken listenin ilk üç sırasında Bosna-Hersek, Kuzey Makedonya ve Sırbistan yer aldı.</p>

<h2>BUCA HAVA KİRLİLİĞİNDE İKİNCİ</h2>

<p>Raporda Türkiye'deki iller hakkında da çarpıcı bir tablo çizildi. Iğdır 64.4 PM2.5 değeriyle listenin zirvesinde yer alırken, <strong>İzmir</strong>'den <strong>Buca </strong>hava kirliliğinde<strong> </strong>ikinci sıraya yerleşti. Konya ve Düzce de en kirli ilk 10 arasında yer aldı.</p>

<p>Başkentler sıralamasında ise Ankara, 11.4 PM2.5 değeriyle 80. sırada konumlandı.</p>

<p>Bu veriler, milyonlarca kişinin<strong> Dünya Sağlık Örgütü</strong> (WHO) standartlarının çok üzerinde kirli hava soluduğunu ortaya koydu.</p>

<h2>PM2,5 DEĞERİ NEDİR?</h2>

<p>Raporda belirtilen PM2.5 değeri, atmosferde bulunan ve çapı 2.5 mikrometreden küçük olan zararlı partikülleri ifade ediyor. Bu parçacıklar solunum yoluyla doğrudan akciğerlere ve kana karışarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu değeri artıran faaliyetlerin doğal değil ve çoğu insan kaynaklı. Taşıt egzozları, dizel ve benzinli araçların salınımları; sanayi faaliyetleri, fabrika bacaları ve enerji santralleri, ısınma için yakılan kömür, odun ve diğer fosil yakıtların yakılması ile orman yangınları, toz fırtınaları ve volkanik aktiviteler PM2.5 değerini belirleyen kaynaklardan.</p>

<p>Sağlığa büyük etkisi bulunan hava kirliliğinin kalp ve damar hastalıkları, astım, bronşit gibi kronik solunum yolu rahatsızlıkları, akciğer kanseri gibi kronik sorunların artışındaki etkisi pek çok kaynak tarafından kanıtlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/buca-hava-kirliliginde-turkiye-ikincisi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 23:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/03/hava-kirliligi.png" type="image/jpeg" length="67217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği'nden Dünya Su Günü açıklaması]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/kazdagi-dogal-ve-kulturel-varliklari-koruma-derneginden-dunya-su-gunu-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/kazdagi-dogal-ve-kulturel-varliklari-koruma-derneginden-dunya-su-gunu-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, 22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle yayımladığı açıklamada acil talepleri " Enerji ve maden üretimi halkın gerçek ihtiyacına göre sınırlandırılmalı, şirketlerinin aşırı su kullanımı ve su varlıklarını kirletmeleri önlenmelidir. Termik santrallar acilen kapatılarak su kullanımları engellenmelidir" diyerek sıraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, <strong>22 Mart Dünya Su Günü </strong>nedeniyle açıklama yayımladı.</p>

<p>Derneğin açıklamasında, “Küresel sermaye ve ulus-devlet iş birliğiyle kuşatıldığı, yaşam kaynaklarının “meta” haline getirildiği tabloya sesimizi yükseltiyoruz” ifadeleri yer aldı.</p>

<h2>“SU FAKİRİ OLMAYA DOĞRU KOŞUYORUZ</h2>

<p><strong>Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin yaptığı açıklamanın tam metni şöyle:</strong></p>

<p>“Bilimsel veriler ve tarihsel süreç, su varlıklarımızın geri dönülemez bir eşikte olduğunu göstermektedir:</p>

<p>Dünyada su varlıklarının toplamı sabit olsa da, yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz hızla azalmaktadır. Türkiye’de 2000 yılında kişi başına düşen yıllık su miktarı 1652 m3 iken, 2025 yılında bu miktar 1302 m3’e gerilemiştir. Nüfus artışı ve yanlış kullanım politikaları nedeniyle bu rakamın 2050 yılında 1069 m3’e düşmesi beklenmektedir; bu da ülkemizin resmen "su fakiri" olması demektir.</p>

<p>Derelerimiz HES’lerle kelepçelenmiş, “dere ıslahı” adıyla da beton kanallara çevrilmiştir. Irmaklarımız barajlarla boğulmuştur.</p>

<p>Müşterek varlığımız olan pınarlarımız su şirketlerine satılarak, sular pet şişelere, damacanalara hapsedilerek ticari meta haline getirilmiştir.</p>

<p>Derelerimiz, denizlerimiz kirletici sektörlerin, arıtma tesislerinin alıcı ortamı haline getirilmiş ve kirletilmiştir.</p>

<p>Bin Pınarlı İda’nın Can Damarları kurumuştur.</p>

<h2>SERMAYE KUŞATMASI</h2>

<p>Su varlıklarımızın üzerindeki en büyük tehdit, doğayı bir hammadde deposu olarak gören kapitalist birikim modelidir.</p>

<p>Su tüketimi, endüstrinin gelişmeye başladığı 1800’lerde itibaren artış göstermiştir. Madenciliğin, enerji sektörünün ve endüstriyel tarımın gelişmesi ile şirketler adeta vampir gibi yeraltı ve yüzey sularını çekmeye başlamıştır.</p>

<h2>ADALETSİZ DAĞILIM</h2>

<p>Toplam su kullanımının %69'u tarımda, %19'u sanayide gerçekleşirken, evsel kullanım yalnızca %12'dir. Bireyleri tasarrufa zorlayan sistem, asıl tüketimi yapan devasa üretim çarklarını gizlemektedir.</p>

<p>Madencilik, hem su varlıklarına el koyarak, hem de hem yeraltı sularının beslenme alanlarını yok ederek ve ağır metallerle suları zehirleyerek, su varlıklarına en fazla zarar veren sektördür.</p>

<p>Çan ilçesinin can damarı olan Kocabaş Çayı ve Hacıbekirler Göletleri Cengiz Holding’in Halilağa Bakır Madeni Projesi’ne, Kumarlar Göleti, Alamos Gold’a tahsis edilmiştir.</p>

<p>Muğla’nın su varlıkları Yatağan, Yeniköy, Kemerköy Termik Santrallarına ayrılmıştır.</p>

<h2>SUYA “KAYNAK” DEĞİL, “MÜŞTEREK VARLIK” OLARAK BAKILMALIDIR</h2>

<p>Su kıtlığına karşı kalıcı çözüm, suyun tüm canlıların ortak hakkı olarak görülerek sıkı koruma politikalarının hayata geçirilmesidir.”</p>

<p><strong>Dernek, acil taleplerini şu şekilde sıraladı:</strong></p>

<p>1. Komünal ve Doğa Dostu Yönetim: Su yönetimi; şirketlerin kârı için değil, doğa ve toplum yararına "komünal" bir anlayışla yürütülmelidir. Suyun tüm canlılar için bir hak olduğu gözetilmelidir.</p>

<p>2. Tarımda Radikal Dönüşüm: Tarımda vahşi sulama terk edilmeli; damlama ve yağmurlama yöntemlerine geçilmeli, susuz tarım yöntemleri geliştirilmeli, kuraklığa dayanıklı ürün yelpazesi seçilmelidir.</p>

<p>3. Sanayide ve Endüstride Dönüşüm: Enerji ve maden üretimi halkın gerçek ihtiyacına göre sınırlandırılmalı, şirketlerinin aşırı su kullanımı ve su varlıklarını kirletmeleri önlenmelidir. Termik santrallar acilen kapatılarak su kullanımları engellenmelidir.</p>

<p>Su sorunu küreseldir. Kazdağları’ndan Mezopotamya’ya, Bolivya’dan Hindistan’a uzanan "dayanışma ağları" kurarak su vampirlerine karşı birleşmeli ve su varlıklarımızı korumak için mücadelemizi büyütmeliyiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya yalnız bizim değildir; kuşların, ağaçların ve gelecek nesillerin hakkını sermayeye teslim etmeyeceğiz!”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ALTUĞ ATALMIŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/kazdagi-dogal-ve-kulturel-varliklari-koruma-derneginden-dunya-su-gunu-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/03/rebehal.jpg" type="image/jpeg" length="25145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Rızvanoğlu uyardı: Türkiye su zengini değil!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/chpli-rizvanoglu-uyardi-turkiye-su-zengini-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/chpli-rizvanoglu-uyardi-turkiye-su-zengini-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Su Yönetimi Özel İhtisas Raporu’nun, Türkiye’nin sanıldığı gibi su zengini bir ülke olmadığını ortaya koyduğunu belirterek, “Ama plan aynı zamanda iktidarın bu durumu yönetemediğini de ortaya koyuyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyet Halk Partisi</strong> Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve <strong>İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu</strong>, 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin giderek derinleşen su krizine dikkati çekti.</p>

<h2>“İKTİDAR ‘SU STRESİ’Nİ YÖNETEMİYOR”</h2>

<p><strong>Su kaynaklarının giderek artan biçimde rant baskısı altında olduğunu</strong>, iktidarın bu sorunu yönetemediğini ifade eden Rızvanoğlu, "Bugün 22 Mart Dünya Su Günü. Bugün Türkiye’nin susuz kalma riskini konuşacağız çünkü Türkiye su stresi yaşayan bir ülke. 14 Mart’ta yayımlanan ikinci Ulusal Su Planı da bunu açıkça ortaya koyuyor. <strong>Ama plan aynı zamanda iktidarın bu durumu yönetemediğini de ortaya koyuyor. </strong>Çünkü Türkiye’nin su gerçeği yıllardır belgelerle, şura kararlarıyla, planlarla ortaya konuluyor.</p>

<h2>“TÜRKİYE SU ZENGİNİ DEĞİL!”</h2>

<p>Örneğin, 2019–2023 Ulusal Su Planı açıkça uyarıyordu. <strong>Türkiye’nin gelecekte su sıkıntısı çeken, su stresi yaşayan bir ülke olabileceğini söylüyordu.</strong> Yıl 2023 oldu. Su Yönetimi Özel İhtisas Raporu da dedi ki: <strong>Türkiye sanıldığı gibi su zengini bir ülke değil.</strong> Rapora göre kişi başına düşen su bin 313 metreküp. İklim değişikliğiyle bu rakam 2030’da 757’ye, 2 bin 100’de 632’ye düşmesi bekleniyor<strong>. Yani risk de çözümler de yeni değil. Belgeler ortada. Sorun biliniyor ama yönetilmiyor.</strong> Kuraklığın da etkisiyle bugünkü duruma gelindi" diye konuştu.</p>

<p><img alt="CHP’li Rızvanoğlu uyardı: Türkiye su zengini değil!" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/03/birkan-yoldasin-kopyasi-416.jpg" width="1229" /></p>

<h2>“SU YALNIZCA EKONOMİK BİR KAYNAK DEĞİL"</h2>

<p>Türkiye’de suyun yüzde 79’unun tarımda kullanıldığına işaret eden <strong>ve iktidarın suyu hâlâ yalnızca ekonomik bir kaynak olarak değerlendirdiğini</strong> ifade eden Rızvanoğlu şunları söyledi: "Ne diyorlar. Sulama verimliliğini yüzde 52’den 2030’a kadar yüzde 60’a çıkaracağız diyorlar. Yüzde sekizlik bu artış oranı yeterli mi? Nasıl yapacaksınız? Şu ana kadar neden yapmadınız? Bundan sonra hangi teşvikle, hangi yasal araçla yapacaksınız? Cevap yok. <strong>Ve daha temel bir yaklaşım sorunu var. Su hâlâ ekonomik bir kaynak gibi görülüyor. Oysa dünyada yaklaşım, ekosistem ve hak temelli.</strong> Ama iktidarda bu anlayış yok.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“UYGULAMA FARKLI OLUYOR”</h2>

<p>Sahada örneklerini görüyoruz: <strong>Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın su toplama havzasında, baraja 1,4 ve 4,5 kilometre mesafede maden projeleri planlanıyor.</strong> Uluslararası koruma statüsüne sahip <strong>Seyfe Gölü’nün su toplama havzasının yüzde 94’ü madencilik ruhsatlarıyla kaplanmış durumda.</strong> Aslında devletin su yönetimi raporu açık: <strong>‘Maden ruhsatı verilirken yeraltı sularına etkiler dikkate alınmalı.’</strong> Peki uygulamada ne oluyor? Tam tersi yapılıyor. Yani sorun sadece tespit değil, tercih meselesi. Mesele, siyasi irade meselesi."</p>

<h2>“ZAMAN KAYBETME LÜKSÜMÜZ YOK”</h2>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin yaklaşımının net olduğunu belirten Rızvanoğlu, <strong>Türkiye’nin zaman kaybedecek lüksü bulunmadığını kaydetti.</strong> Rızvanoğlu, <strong>"Suyu korumak için Su Kanunu ve Taşkın Kanunu derhal çıkarılmalıdır.</strong> Ama kanun taslakları kasalarda saklanamaz. Kapalı kapılar ardında hazırlanamaz. Bu kanunların özü; havza temelli, koruyan ve ekosistemi merkeze alan bir yönetim anlayışına dayanmalıdır. Buradan açıkça söylüyoruz: Türkiye’yi su fakiri bir ülke haline getirmeyeceğiz. Başka bir su yönetimi mümkün" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/chpli-rizvanoglu-uyardi-turkiye-su-zengini-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/03/suu-3.jpg" type="image/jpeg" length="30268"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Su Günü’nde kritik tablo: 2,1 milyar kişi temiz suya erişemiyor]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/dunya-su-gununde-kritik-tablo-21-milyar-kisi-temiz-suya-erisemiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/dunya-su-gununde-kritik-tablo-21-milyar-kisi-temiz-suya-erisemiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her 22 Mart, Dünya Su günü olarak kutlanıyor. Dünya genelinde 2,1 milyar kişi hâlâ güvenli şekilde yönetilen içme suyu hizmetlerine erişmekte güçlük çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre sanayi atıkları suları kitleten etmenlerin başında geliyor. Peki bireysel önlemler küresel krizi durdurmaya yetecek mi? Su kaynakları hızla tükenmeye devam mı edecek?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birleşmiş Milletler'in (BM</strong>) öncülüğünde, tatlı su kaynaklarının önemine dikkati çekmek ve sürdürülebilir yönetimi teşvik etmek amacıyla her yıl <strong>22 Mart "Dünya Su Günü"</strong> olarak kutlanıyor.</p>

<p>Canlılar için temel bir gereksinim olan su, dolaşım ve sindirim faaliyetlerindeki rolü dışında tarım, enerji, sanayi ve sağlık alanlarında da büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF)</strong> Ağustos 2025'te yayımladığı rapora göre, dünya genelinde 2,1 milyar kişi hala güvenli şekilde yönetilen içme suyu hizmetlerine erişmekte güçlük çekiyor. Bu rakam, son yıllarda yaşanan tüm gelişmelere rağmen her 4 kişiden 1'inin sağlık açısından güvenli olan içme suyuna kolayca ulaşamadığını gösteriyor.</p>

<p>Bunlardan 1,4 milyarı temel su hizmetlerine ulaşamazken, 287 milyon kişi kısıtlı hizmetlere erişiyor, 302 milyon kişi iyileştirilmemiş su kaynaklarını kullanıyor ve 106 milyon kişi ise doğrudan nehir veya göl gibi yüzey sularını tüketiyor.</p>

<p><strong>Küresel ısıtma</strong> ve <strong>insan kaynaklı çevre kirlilikleri </strong>nedeniyle kullanılabilir su kaynakları her geçen gün azalıyor.</p>

<p>Göl ve nehir gibi yüzey sularının arıtılmadan ve kontrol edilmeden doğrudan tüketilmesi, kişisel temizlikte veya yemek yapımında kullanılması, mide bağırsak enfeksiyonlarının yanı sıra tifo, kolera, dizanteri, hepatit A ve E gibi hastalıklara yol açabiliyor.</p>

<p><img alt="Dünya Su Günü’nde kritik tablo: 2,1 milyar kişi temiz suya erişemiyor-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/03/dunya-su-krizi-2.jpg" width="1072" /></p>

<h2>BİREYSEL ÖNLEMLER KRİZİ ÇÖZMEYE YETER Mİ?</h2>

<p>1993 yılından bu yana kutlanan Dünya Su Günü, her yıl artan katılımla farkındalık yaratmayı amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medyada yankı bulan kampanyalar ve <strong>“musluk kapatma” </strong>gibi sembolik eylemler, bireysel katkının önemini vurguluyor.</p>

<p><strong>Peki, bireysel önlemler küresel krizi çözmeye yeter mi?</strong></p>

<p><strong>STK</strong>’ler ve <strong>Dünya Su Konseyi</strong> düzenledikleri etkinliklerde suya erişim, cinsiyet eşitsizliği ve içme suyu hakkı gibi konuları gündeme getiriyor. Bu platformlarda dile getirilen sorunlar, aslında milyarlarca insanın günlük yaşamını doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre çözüm, hem bireysel hem de kurumsal adımlarla birlikte geliyor.</p>

<p>Su tasarrufu, damla sulama sistemleri ve yağmur suyu hasadı gibi yöntemler, kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayabilir.</p>

<p><img alt="Dünya Su Günü’nde kritik tablo: 2,1 milyar kişi temiz suya erişemiyor-2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/03/dunya-su-gunu-4.jpg" width="1280" /></p>

<h2>SULAR NASIL KİRLENİYOR?</h2>

<p><strong>Yüzeysel sularda kirletici etki yapacak unsurlar Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre aşağıdaki şekilde sıralanabilir:</strong></p>

<p>• Bakteriler, virüsler ve diğer hastalık yapıcı canlılar (Hastalık taşıyıcı hayvan ile insanların dışkı ve idrarlarından kaynaklanmaktadır.)</p>

<p>• Organik maddelerden kaynaklanan kirlenme (Ölmüş hayvan ve bitki artıkları ile tarımsal atıkların sulara karışmasından kaynaklanmaktadır.)</p>

<p>• Sanayi atıkları</p>

<p>• Yağlar vb. maddeler</p>

<p>• Sentetik deterjanlar</p>

<p>• Radyoaktivite</p>

<p>• Zirai mücadele ilaçları</p>

<p>• Yapay organik kimyasal maddeler (petrokimya ve zirai kimya endüstrilerinden kaynaklanmaktadır.)</p>

<p>• İnorganik tuzlar</p>

<p>• Yapay ve doğal tarımsal gübreler</p>

<p>• Atık ısı (tek çeşitli soğutma suyu sistemlerine sahip termik santrallerden yüzeysel sulara büyük miktarda atık ısı verilmesi sonucu suların ısınmasından kaynaklanmaktadır.)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/dunya-su-gununde-kritik-tablo-21-milyar-kisi-temiz-suya-erisemiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 02:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/03/dunya-su-gnu-u5.jpg" type="image/jpeg" length="38489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çevre derneğinden Dünya Ormancılık Günü açıklaması: Kutlanacak bir tablo yok!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/cevre-derneginden-dunya-ormancilik-gunu-aciklamasi-kutlanacak-bir-tablo-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/cevre-derneginden-dunya-ormancilik-gunu-aciklamasi-kutlanacak-bir-tablo-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Ormancılık günü kapsamında Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği'nin yaptığı açıklamada "Türkiye'nin orman varlığı kâğıt üzerinde yüzde 29,98 görünse de FAO standartlarına göre gerçek oran sadece yüzde 18. Türkiye'deki ormanların yüzde 50'ye yakınının durumu oldukça kritik. Ormanlarımız, madencilik, enerji, altyapı, turizm projeleri ve imar baskısı ile yok edilmekte, yağmalanmakta, parçalanmakta ve bozulmakta" denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği,</strong> <strong>21 Mart Dünya Ormancılık Günü</strong> dolayısıyla basın açıklaması yayımladı.</p>

<p>Açıklamada, Türkiye’deki orman varlığına ve önemine dikkat çekildi. 2018’den bu yana 50 milyon metrekare orman alanı (yaklaşık Belgrad Ormanı büyüklüğünde) sınır dışına çıkarıldığına değinilen açıklamada, “Oysa ormanlar yalnızca orman değildir! Her türlü biyoçeşitliliği, yaban hayatı ile bir ekosistemdir; kurtların, kuşların, sincapların yuvasıdır. Su varlıklarımızın teminatı, iklimin sigortasıdır” denildi.</p>

<p><strong>Açıklama metninin tamamında şu ifadeler yer aldı:</strong></p>

<p>"Kutlayacak bir tablo yok.!</p>

<p>Türkiye'nin orman varlığı kâğıt üzerinde yüzde 29,98 görünse de FAO standartlarına göre gerçek oran sadece yüzde 18!</p>

<p>Türkiye'deki ormanların yüzde 50'ye yakınının durumu oldukça kritik. Ormanlarımız, madencilik, enerji, altyapı, turizm projeleri ve imar baskısı ile yok edilmekte, yağmalanmakta, parçalanmakta ve bozulmakta.</p>

<p>Diğer yandan da son yıllarda iklim değişikliği kaynaklı aşırı sıcaklar nedeniyle meydana gelen vahşi yangınlar da orman varlıklarımızı bitirmekte.</p>

<p>İktidarın politikaları ile sermayenin rant alanına dönüştürülmüş olan ormanlarımıza her türlü yatırımın yapılabileceği, gözden çıkartılabilecek kereste deposu olarak bakılmakta.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2018’den bu yana 50 milyon metrekare orman alanı (yaklaşık Belgrad Ormanı büyüklüğünde) sınır dışına çıkarıldı. Oldukça önemli bir karbon yutak alanı olan ormanlarımızın 2017'de 100 milyon ton olan yutak kapasitemiz ne yazık ki yanlış politikalarla 84 milyon tona düştü.</p>

<p>İktidarın 2053’de “net sıfır” karbon hedefi, ormanlarımız sermayenin insafına bırakıldığı sürece gerçekleşemez.</p>

<p>Oysa ormanlar yalnızca orman değildir! Her türlü biyoçeşitliliği, yaban hayatı ile bir ekosistemdir; kurtların, kuşların, sincapların yuvasıdır. Su varlıklarımızın teminatı, iklimin sigortasıdır.</p>

<p>Orman yoksa, yaşam yok!</p>

<p>Çözüm belli:</p>

<p>Ormanlar enerji ve madencilik yatırımlarına, mega altyapı projelerine kapatılmalı,</p>

<p>Ormancılık dışı tahsislere son verilmeli,</p>

<p>Ormanlık alanlar “özelliklerini yitirdi” gerekçesi ile orman dışına çıkartılmamalı, yitiren yerler var ise yeniden orman özelliği kazandırılmalı,</p>

<p>Kereste üretimi sınırlandırılmalı,</p>

<p>Ormanları koruyan ve geliştiren ekolojik öncelikli politikalara dönülmelidir.</p>

<p>Doğanın çıkarı, sermayenin kârından üstündür!</p>

<p>Ormanlarımız rantın değil, yaşamın güvencesidir!"</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SELDA KARTAL</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/cevre-derneginden-dunya-ormancilik-gunu-aciklamasi-kutlanacak-bir-tablo-yok</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 19:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/03/ormancilik.jpg" type="image/jpeg" length="38417"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kazdağları ve Madra için miting düzenlendi: Doğa talanına hayır!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/kazdaglari-ve-madra-icin-miting-duzenlendi-doga-talanina-hayir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/kazdaglari-ve-madra-icin-miting-duzenlendi-doga-talanina-hayir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk’ta düzenlenen mitingde çevre örgütleri, sendikalar ve siyasi partiler Kazdağları ve Madra Dağları’nda süregelen madencilik faaliyetlerine karşı mücadele çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Balıkesir</strong>’in <strong>Edremit </strong>ilçesine bağlı <strong>Altınoluk</strong> Mahallesinde, <strong>Kazdağları </strong>ve<strong> Madra Dağları</strong>’nda yürütülen<strong> madencilik faaliyetlerine karşı miting</strong> düzenlendi.</p>

<p>Çevre-ekoloji örgütleri, siyasi partiler, sendikalar ve yurttaşların katıldığı mitingde doğa talanına karşı mücadele çağrısı yapıldı.</p>

<p>Altınoluk Kadın El Sanatları Sokağı’ndan başlayan yürüyüş, Cumhuriyet Meydanı’na kadar devam etti. Yürüyüş boyunca “Siyanürcü şirket Kazdağları’nı terk et”, “Havama, suyuma, toprağıma dokunma”, “Dağlarımızı vermeyeceğiz”, “Birleşe birleşe kazanacağız” ve “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.</p>

<p>Mitinge <strong>Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Burhaniye Çevre Platformu (BURÇEP), Şahindere Dayanışma Platformu, Ayvalık Tabiat Platformu, Burhaniye Kent Konseyi Ekoloji Çalışma Grubu, Tüm Üretici Köylüler Sendikası (Tüm Köy Sen) ve Körfez Dersimliler Derneği </strong>pankartları ile katıldı.</p>

<h2>“EKOSİSTEM TAHRİP EDİLİYOR”</h2>

<p>İlk konuşmayı<strong> Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan </strong>yaptı. Doğan, Kazdağları ve Madra Dağları’nda yürütülen madencilik faaliyetlerine dikkat çekerek başta Cengiz Holding, Limak Holding ve CVK Holding olmak üzere birçok şirketin bölgede ekosistemi tahrip eden faaliyetler yürüttüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğan, “Bu vahşi ve sömürgeci madencilik faaliyetlerine karşı hukuksal ve meşru mücadelemizi sürdürüyoruz. Bu mücadeleyi büyütmek zorundayız” dedi.</p>

<h2>"TÜMAD MADRA’YI YOK EDİYOR"</h2>

<p>Ardından söz alan <strong>Burhaniye Çevre Platformu temsilcisi Ayşe Durakbaşa</strong> Madra Dağı’nda faaliyet gösteren TÜMAD Madencilik’in ruhsat alanını genişletme izni aldığını belirtti. Bu durumun Madra Dağı, Kozak Yaylası ve bölgedeki canlı yaşamını tehdit ettiğini ifade eden temsilci, doğa talanına karşı mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.</p>

<h2>"TARIM ALANLARI YOK EDİLİYOR"</h2>

<p>Daha sonra konuşan<strong> Şuayip Çetin, Tüm Üretici Köylüler Sendikası Genel Başkanı</strong> olarak sendikanın yürüttüğü örgütlenme çalışmalarına değindi. Çetin, hükümetlerin yurttaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşmasını sağlamakla yükümlü olduğunu belirterek “Ama bugün ne üretici mutlu ne de tüketici. Torunlarımız için, geleceğimiz için örgütlenmeli ve mücadele etmeliyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“ŞİRKETLER NE AĞAÇ NE TOPRAK BIRAKIYOR”</h2>

<p>Mitingde son olarak konuşan<strong> EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, </strong>maden şirketlerinin faaliyet yürüttükleri bölgelerde çeşitli yardımlarla kendilerini kabul ettirmeye çalıştığını söyledi. Aslan, “Bu şirketler kaynakları sömürüp gittiklerinde geriye ne ekilecek toprak ne hayvan yetiştirilecek mera ne de gölgesinde oturabileceğimiz bir ağaç bırakıyor” dedi.</p>

<p>Erzincan İliç’te yaşanan maden felaketini hatırlatan Aslan, çevre davalarının önemine değinerek doğa talanını durduracak gücün halkın örgütlü mücadelesi olduğunu vurguladı. Çevre mücadelesinin işçi ve emekçilerin mücadelesiyle birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade eden Aslan, iş cinayetlerine, çocuk işçiliğine ve demokratik hakların kısıtlanmasına da dikkat çekti.</p>

<h2>“HAVAMA SUYUMA TOPRAĞIMA DOKUNMA”</h2>

<p>Miting boyunca “Havama, Suyuma, Toprağıma Dokunma”, “Cengiz Defol”, “TÜMAD Defol”, “Kazdağları bizimdir bizim kalacak”, “İş, ekmek, özgürlük” sloganları atıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ALTUĞ ATALMIŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/kazdaglari-ve-madra-icin-miting-duzenlendi-doga-talanina-hayir</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/03/aaaa-4.jpg" type="image/jpeg" length="92215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EGEÇEP mücadelede 20 yılı geride bıraktı: Yaşamı savunmaya devam edeceğiz]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/egecep-mucadelede-20-yili-geride-birakti-yasami-savunmaya-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/egecep-mucadelede-20-yili-geride-birakti-yasami-savunmaya-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), 20. Kurultayı’nın sonuç bildirgesini İzmir Mimarlık Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın’ın da katıldığı toplantının sonuç bildirgesinde iklim krizi, madencilik faaliyetleri, su havzalarındaki kirlilik ve nükleer enerji projelerine yönelik eleştiriler öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ege Çevre ve Kültür Platformu</strong> (EGEÇEP), 20. Kurultayı’nın sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. İzmir Mimarlık Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, EGEÇEP Eş Sözcüleri <strong>Seher Gacar</strong> ve <strong>Süleyman Eryılmaz</strong> tarafından okunan sonuç bildirgesinde iklim krizi, madencilik faaliyetleri, su havzalarındaki kirlilik ve nükleer enerji projelerine yönelik eleştiriler öne çıktı.</p>

<h2>MÜCADELE 20 YILDIR SÜRÜYOR</h2>

<p>EGEÇEP’in <strong>20 yıldır</strong> Ege’den tüm ülkeye yayılan bir hatta doğayı ve yaşamı savunma mücadelesi yürüttüğü belirtilen açıklamada, platformun tabandan örgütlü ve dayanışma temelli bir ekoloji hareketi olduğu vurgulandı. Kurultayda, <strong>ekolojik yıkımın ulaştığı boyutlara dikkat çekilirken</strong>, iklim adaleti ve yaşam alanlarının savunulması konusunda geri adım atılmayacağı ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“YIKIMIN KAYNAĞI KAPİTALİST BÜYÜME MODELİ”</h2>

<p>Bildirgede dünyada yaşanan <strong>ekolojik kriz</strong>in yalnızca çevre sorunu olarak görülemeyeceği belirtilerek <strong>kapitalist üretim ve büyüme modelinin doğayı sınırsız bir kaynak olarak gördüğü vurgulandı. </strong>Türkiye’de ise maden, enerji ve mega altyapı projeleri aracılığıyla ormanların, meraların, kıyıların ve tarım alanlarının sermayeye açıldığı ifade edilerek doğa talanına karşı mücadele çağrısı yapıldı.</p>

<h2>“İKLİM KANUNU KRİZİ ÇÖZMEZ”</h2>

<p><strong>EGEÇEP</strong>, iklim krizinin artık geleceğin değil bugünün en önemli meselelerinden biri haline geldiğini belirterek <strong>mevcut İklim Kanunu’nu da eleştirdi.</strong> Açıklamada, söz konusu düzenlemenin <strong>sera gazı salımlarını azaltmaktan çok karbon piyasasını düzenlemeye yönelik</strong> olduğu ifade edilerek gerçek bir iklim yasası için ekokırımın suç olarak tanımlanması ve fosil yakıtlardan çıkış takvimi belirlenmesi gerektiği kaydedildi.</p>

<h2>NÜKLEER VE MADEN PROJELERİNE TEPKİ</h2>

<p>Açıklamada, <strong>nükleer enerji projelerine de karşı çıkılarak nükleer santrallerin yüksek risk taşıdığı ve toplum sağlığını tehdit ettiği ifade edildi. </strong>EGEÇEP ayrıca Ege Bölgesi’nde artan altın ve metal madenciliği projelerinin ormanları, meraları ve tarım alanlarını tehdit ettiğini belirterek Kaz Dağları, Madra Dağı, Murat Dağı ve Kozak Yaylası gibi bölgelerde yürütülen madencilik faaliyetlerine dikkat çekti.</p>

<h2>“SU HAVZALARI ALARM VERİYOR”</h2>

<p>Bildirgede <strong>Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes havzalarında yaşanan kirliliğin ciddi boyutlara ulaştığına dikkat çekilerek</strong> sanayi atıkları, tarımsal kimyasallar ve madencilik faaliyetlerinin su kaynaklarını tehdit ettiği ifade edildi. Su varlıklarının ticari bir meta olarak görülmesine karşı çıkılan açıklamada suyun tüm canlıların ortak yaşam hakkı olduğu vurgulandı.</p>

<h2>“YAŞAMI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</h2>

<p>Kurultay sonuç bildirgesinde, nükleer santrallerden fosil yakıtlara, madencilik faaliyetlerinden kıyıların yapılaşmaya açılmasına kadar <strong>birçok alanda ekolojik yıkıma karşı mücadele kararlılığı dile getirildi. </strong>Açıklama, “İklimi değil sistemi değiştireceğiz. Toprağı, suyu, ormanı ve kıyıları korumaktan vazgeçmeyeceğiz” ifadeleriyle son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>DOĞUKAN FİKRİ FİDAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, İZMİR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/egecep-mucadelede-20-yili-geride-birakti-yasami-savunmaya-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/03/b79062f5-900d-4d6c-bd84-1bd7bc8f7761.jpg" type="image/jpeg" length="99910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık harekete geçti: Tek kullanımlık plastikler yasaklanacak]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/bakanlik-harekete-gecti-tek-kullanimlik-plastikler-yasaklanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/bakanlik-harekete-gecti-tek-kullanimlik-plastikler-yasaklanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Plastik çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar, genleştirilmiş polisti­renden gıda kap­ları, içecek kapları ve içecek bardakları, plastik çubuklu ku­lak pamukları ve pipet gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanılması, yönetmelik deği­şikliği ile yasaklanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Plastik çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar</strong>, genleştirilmiş polisti­renden (EPS-köpük) gıda kap­ları, içecek kapları ve içecek bardakları, plastik çubuklu ku­lak pamukları ve pipet gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanılması, <strong>yönetmelik deği­şikliği ile yasaklanacak.</strong></p>

<p><em>Dünya Gazetesi’nin haberine göre</em><strong>, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, </strong>çevreye ve sağlığa zarar veren tek kul­lanımlık plastik ürünlerin kul­lanımdan kaldırılması için yaptığı yeni yönetmelik çalış­malarını son aşamaya getir­di. Bakanlık, yeni yönetmelik taslağını önümüzdeki günler­de kurum görüşlerine açacak. STK ve sektör temsilcilerinin görüşleri sonrası son şekli veri­lecek yönetmeliğin bu yıl için­de yürürlüğe girmesi bekleni­yor. Bu sayede yıllık 1,5 milyon ton karbondioksite eş değer karbon salımı engellenecek ve yaklaşık 1,5 milyar TL’lik atık yönetim maliyetinden tasarruf edilecek.</p>

<h2>YÜZDE 40’I TEK KULLANIMLIK PLASTİK</h2>

<p>Bakanlık tarafından yapılan çalışmalar sonucunda hazırla­nan rapora göre, “Bilimsel tes­pitlere göre dünya genelinde üretilen plastiklerin yaklaşık yüzde 40’ı tek kullanımlık plas­tik ürünlerden oluşuyor. Küre­sel ölçekte yetersiz atık yöneti­mi uygulamaları nedeniyle tek kullanımlık plastiklerin önem­li bir bölümü doğaya karışıyor.” Deniz çöpünün yaklaşık yüzde 80’ini tek kullanımlık plastik ürünler ile plastik içeren balık­çılık ekipmanlarının oluştur­duğu bilimsel çalışmalarla or­taya konuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AB, 2019 yılında kabul edi­len “Tek Kullanımlık Plastik­ler Direktifi” ile belirli tek kul­lanımlık plastik ürünlerin 27 AB ülkesinde piyasaya sürül­mesini yasaklama veya sıkı bi­çimde sınırlama yükümlülüğü getirdi.</p>

<h2>YENİ DÖNEM CAM VE AHŞAP ALTERNATİFLER</h2>

<p>Türkiye ise bu kapsam­da tüm paydaşlarla eş güdüm içinde yeni bir yönetmelik için hazırlık yapıyor. Sıfır Atık Ha­reketi kapsamında Depozito Yönetim Sistemi’ni 81 ile yaya­rak plastik, cam ve alüminyum içecek kaplarının geri dönüşü­münü artıran Çevre, Şehirci­lik ve İklim Değişikliği Bakan­lığı, su kaynaklarına ve çevreye en fazla zarar veren tek kulla­nımlık plastik ürünlerin kulla­nımına son verilerek bunların yerine doğa dostu cam, porse­len, ahşap ve karton alternatif­ler sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/bakanlik-harekete-gecti-tek-kullanimlik-plastikler-yasaklanacak</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/03/pipet-catal-kasik-tabaktek-kullanimlik-plastikler-yasaklaniyor-l2dk.webp" type="image/jpeg" length="51798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ciğerlerimiz yandı: 2025’te 81 bin hektar orman kül oldu!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/cigerlerimiz-yandi-2025te-81-bin-hektar-orman-kul-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/cigerlerimiz-yandi-2025te-81-bin-hektar-orman-kul-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orman Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz yıl yaşanan orman yangınlarının zarar verdiği alanların büyüklüğünü açıkladı. 2025’teki 3 bin 224 yangında toplam 81 bin 473 hektar büyüklüğünde orman alanının küle döndüğü, bin 12 orman yangının çıkış nedeninin bulunamadığı belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Orman Genel Müdürlüğü</strong> (OGM), 2025 yılında meydana gelen ve Türkiye’nin ciğerlerini küle çeviren orman yangınlarının sayısı ve çıkış nedenlerini raporladı. BirGün Gazetesi’nden Mustafa Bildircin’in haberine göre veriler çıkış nedeni belirlenemeyen orman yangınları nedeniyle binlerce hektar orman alanının küle döndüğünü ortaya koydu. Öte yandan 2025’teki yangınlarda zarar gören orman alanlarının büyüklüğü, 2020-2025 döneminin en yüksek ikinci seviyesine ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>81 BİN 473 HEKTAR ORMAN ALANI YOK OLDU</h2>

<p>OGM’nin verilerine göre, <strong>2025 yılında</strong> yaşanan <strong>3 bin 224 adet orman yangınında toplam 81 bin 473 hektarlık alan yok oldu.</strong> 2024 yılındaki toplam 3 bin 797 adet yangında ise 27 bin 485 hektar orman alanının hasar gördüğü açıklandı. 2025 yılında meydana gelen bin <strong>12 orman yangının çıkış nedeni ise belirlenemedi.</strong> Çıkış nedeni belirlenemeyen orman yangınlarında zarar gören orman alanlarının büyüklüğünün ise 37 bin 626 hektar olduğu belirtildi.</p>

<h2>“İHMAL” VE “KASIT” VERİLERİ DE AÇIKLANDI</h2>

<p>OGM verileri ihmal, dikkatsizlik ya da kaza nedenli çıkan orman yangınlarının sayısının büyüklüğünü de ortaya koydu. 2025 yılında ihmal, dikkatsizlik ya da kaza sonucu çıkan bin 774 yangında toplam 40 bin 32 hektar orman alanı kül oldu. Nedeni belirlenemeyen ya da “İhmal” sonucu çıktığı belirtilen kazaların yanı sıra, <strong>2025 yılında meydana gelen 160 adet orman yangının çıkış nedeninin ise “Kasıt” olduğu tespit edildi.</strong> Kasıtlı çıkarılan yangınlarda hasar gren orman alanının büyüklüğü 3 bin 546 hektar olarak ölçüldü. 2025 yılında doğal nedenlerle meydana gelen 278 yangının hasar verdiği orman alanlarının büyüklüğü ise kayıtlara, 269 hektar olarak geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/cigerlerimiz-yandi-2025te-81-bin-hektar-orman-kul-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 08:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/03/menderes-ve-seferihisar-ilcelerinde-orman-yangini-ruzgardan-yayildi-yerlesim-yerleri-tahliye-edildi-izsq.jpg" type="image/jpeg" length="91309"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milas’ta YK Enerji tekrar zeytinlikleri söküyor: 2 kişi gözaltına alındı!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/milasta-yk-enerji-yine-zeytinleri-sokuyor-2-kisi-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/milasta-yk-enerji-yine-zeytinleri-sokuyor-2-kisi-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Mahallesi’nde Akbelen direnişçileri, bugün sabah saatlerinde Kuyucak mevkiinde YK Enerji'nin dava dosyası Anayasa Mahkemesi’nde karar beklerken zeytinliklerin tekrar kestiğini duyurdu. Zeytinlerin kesilmesini engellemeye çalışan İkizköy muhtarı Nejla Işık, Çamköylü Cafer Günal, şirketin şikayeti üzeri ile gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Muğla’nın Milas</strong> ilçesine bağlı<strong> İkizköy Mahallesi</strong>’nde <strong>Akbelen direnişçileri</strong>, bugün sabah saatlerinde <strong>Kuyucak mevkiinde </strong>Yeniköy Kemerköy Enerji'<strong>'</strong>nin (<strong>YK Enerji)</strong> dava dosyası <strong>Anayasa Mahkemesi</strong>’nde karar beklerken zeytinlikleri tekrar kestiğini duyurdu.</p>

<p>Köylüler tarafından yapılan açıklamada "Dosya Anayasa Mahkemesi’nde karar beklerken, Zeytincilik Kanunu yürürlükteyken yapılan her kesim anayasal suçtur” denildi.</p>

<p>Direnişçiler, <strong>YK Enerji</strong> tarafından bölgede zeytin ağaçlarının yeniden söküldüğünü iddia etti.</p>

<p>Yapılan açıklamada, zeytinlik alanlarla ilgili sürecin <strong>Anayasa Mahkemesi</strong>’nde karar aşamasında olduğu hatırlatılarak, <strong>Zeytincilik Kanunu </strong>yürürlükteyken gerçekleştirilen kesimlerin hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.</p>

<p><strong>İkizköylüler</strong> sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarında şöyle dedi:</p>

<p>“Zeytin talanını durdurun. <strong>Milas’ta YK Enerji</strong> yine zeytinleri söküyor. Dosya Anayasa Mahkemesi’nde karar beklerken, Zeytincilik Kanunu yürürlükteyken yapılan her kesim anayasal suçtur” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, zeytin ağaçlarının kesilmesine karşı çıkanlara müdahale edilmemesi gerektiği belirtilerek, “Zeytin kıyımını koruyan kolluk da suç işliyor. Bizi değil kesimi durdurun” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“SUÇ İŞLEYEN BİZ DEĞİLİZ”</h2>

<p>Ayrıca zeytinlerin kesilmesini engellemek için zeytin bahçesine girenlerden, İkizköy muhtarı Nejla Işık, Çamköylü Cafer Günal, şirketin şikayeti üzeri ile gözaltına alındı ve <strong>Milas Jandarma Karakolu</strong>'na ifadeye götürüldü.</p>

<p>Gözaltının ardından direnişçiler şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>“Suç işleyen biz değiliz, zeytincilik kanununun uygulanmasını engelleyen YK Enerji şirketi ve buna yol veren kolluk, kaymakamlık ve Muğla valiliğidir!”</p>

<h2>BU KATLİAMI DERHAL DURDURUN</h2>

<p>DEM Parti İzmir Milletvekili İbrajim Akın ise sosyal medya hesabından açıklama yaptı:</p>

<p>“Limak ve İçtaş ortaklığındaki YK Enerji zeytin katliamı Akbelen'de yapıyor. Sabahın erken saatlerinde gözden uzak olan bir bölgedeki zeytin ağaçlarını bu hale getirmiş durumdalar. Köylüler olay yerine intikal etti. Çalışma şu an durmuş durumda ama kesilen ağaçlar öylece bekliyor”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EVRİM DEMİR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/milasta-yk-enerji-yine-zeytinleri-sokuyor-2-kisi-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/03/evrim-kapaklar-41-1.png" type="image/jpeg" length="40782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Madra Dağı’na maden tehdidi: Projeye onay verildi!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/madra-dagina-maden-tehdidi-projeye-onay-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/madra-dagina-maden-tehdidi-projeye-onay-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜMAD AŞ’nin İvrindi Altın Madeni Kapasite Artışı Projesi’ne ilişkin İnceleme Değerlendirme Kurulu (İDK) toplantısının ardından yazılı bir açıklama yapan sivil toplum kuruluşları, ÇED sürecinin nihai olduğunu ve projeye onay verildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre örgütleri, TÜMAD AŞ’nin <strong>İvrindi Altın Madeni </strong>Kapasite Artışı Projesi’ne ilişkin İDK toplantısının ardından ÇED sürecinin nihai olduğunu ve Madra Dağı’ndaki <strong>projeye onay verildiğini duyurdu.</strong> Örgütler, eksiklerin tamamlanmasının ardından ÇED kararının en fazla 90 gün içinde ilan edileceğinin kendilerine bildirildiğini açıkladı.</p>

<h2>“DOĞANIN YOK EDİLMESİNE İZİN ÇIKTI”</h2>

<p>TÜMAD AŞ’nin İvrindi Altın Madeni Kapasite Artışı Projesi’ne ilişkin İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısı 26 Şubat Perşembe günü saat 10.30’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda yapıldı. Çevre örgütleri toplantının ardından yaptığı yazılı açıklamada, “<strong>Madra Dağı’nda doğanın yok edilmesine devam izni çıktı.</strong> TÜMAD İvrindi Altın Madeni Kapasite Artışı Projesi’ne onay verildi. ÇED nihai oldu” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>ÇEVRE PLATFORMLARI BİR ARAYA GELDİ</h2>

<p>Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Burhaniye Çevre Platformu, Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği, Gömeç Çevre Platformu, Burhaniye Kent Konseyi Ekoloji Çalışma Grubu, Burhaniye Halk İnisiyatifi temsilcileri ile Gökçeyazı köylülerinin katıldığı toplantıda DEM Parti İzmir Milletvekili <strong>İbrahim Akın </strong>ile gazeteci <strong>İbrahim Gündüz</strong> de hazır bulundu.</p>

<h2>KAMU KURUMLARI KATILMADI</h2>

<p>ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nden Endüstriyel Yatırımlar ÇED Dairesi Başkanı Fatih Selimoğlu başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya yaklaşık 25 kurumdan oluşan İDK üyelerinin davet edildiği, <strong>DSİ temsilcisi dışında kamu kurumlarının fiziki katılım sağlamadığı, diğer kurumların yazılı görüş sunduğu aktarıldı. </strong>Çevre örgütleri, toplantının sivil toplum temsilcilerinin salondan çıkarılmasının ardından komisyon üyeleriyle devam ettiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>BAŞKA TOPLANTI YAPILMAYACAK</h2>

<p>Sivil toplum kuruluşları tarafından yapılan yazılı açıklamada, kendilerine iletilen bilgiye göre ÇED sürecinin nihai olduğu, yeni bir İDK toplantısı yapılmayacağı, bazı eksiklerin tamamlanmasının ardından <strong>ÇED kararının ilan edileceği v</strong>e bu sürenin en fazla 90 gün olduğu ifade edildi. Açıklamada, “Sonuç olarak, bugün Bakanlık, TÜMAD İvrindi Altın Madeni Kapasite Artışı Projesi’ne izin verdi” denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ANKA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/madra-dagina-maden-tehdidi-projeye-onay-verildi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 22:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/02/326309.webp" type="image/jpeg" length="21202"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Arslan’dan İzmir’e dayanışma çağrısı: Çocuklarınızı buraya getirmeyecek misiniz?]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/chpli-arslandan-izmire-dayanisma-cagrisi-cocuklarinizi-buraya-getirmeyecek-misiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/chpli-arslandan-izmire-dayanisma-cagrisi-cocuklarinizi-buraya-getirmeyecek-misiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, Urla’daki Demircili Koyu’nda yapılmak istenen kaçak gemi sökümüne karşı, çevre aktivistleri ve bölge halkıyla bir araya geldi. Çeşme, Urla ve Karaburun Kent Konseyi’nin düzenlediği eylemde açıklamalarda bulunan Arslan, “Konu İzmir Körfezi olunca kendi sorumluluğunu Belediyelerimize atanlar, gelsinler burada vatandaşın sorularını cevaplasınlar” şeklinde konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Urla’daki <strong>Demircili Koyu</strong>’nda yapılmak istenen kaçak gemi sökümüne karşı bölge halkıyla bir araya gelen <strong>CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan</strong>, “Çevremizi kurban etmenize tahammülümüz yok. <strong>Bu gemi geldiği gibi gidecek</strong>” açıklamasında bulundu. Çeşme, Urla ve Karaburun Kent Konseyi’nin düzenlediği eyleme dayanışma amacıyla katılan Arslan, birinci derece arkeolojik sit alanında kaçak olarak sökülmeye çalışılan gemi ile ilgili geçtiğimiz hafta Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a soru önergesi verdiğini hatırlattı.</p>

<h2>İZMİRLİLERE ÇAĞRIDA BULUNDU</h2>

<p>İzmirlilere konuyla ilgili <strong>duyarlılık çağrısında bulunan Vekil Arslan</strong>, “Siz yazın bu koya yüzmeye gelmeyecek misiniz? <strong>Çocuklarınızı buraya getirmeyecek misiniz?</strong> O zaman yazın buraya gelmek istiyorsanız, çocuklarınız ve ailenizle bu koydan güven içinde istifade etmek istiyorsanız, <strong>bugünden sesiniz yükseltmenize ihtiyaç var.</strong> Önümüzdeki hafta buraya sizleri de bekliyoruz” dedi.</p>

<h2>“KIYILARIMIZI KORUYACAĞIZ”</h2>

<p>Vekil Arslan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bakın geçmişte Sao Paulo isimli bir gemi vardı. Brezilya’dan yola çıktı. Onu takip ettim. İlgili bakanlığa soru önergeleri... Aliağa’ya gemi söküm merkezine gelecekti. <strong>Oluşturduğumuz baskı neticesinde geldiği yere gitti.</strong> Yani gönderdik gitti. O gün kıyılarımızı koruduk. Bugün de koruyacağız.</p>

<h2>“AĞAÇ DİKMEK YASAK, GEMİ SÖKÜMÜ SERBEST!!</h2>

<p>Şimdi <strong>burası 1. derece arkeolojik SİT alanı.</strong> <strong>Siz buraya ağaç dikemiyorsunuz ama gemi sökeceksiniz öyle mi? </strong>Nasıl olacak bu iş? Burası tersane mi? Değil. Peki bizim ülkemizde gemi söküm faaliyetleri nasıl yapılır? Lisansı olması gerekir. Gemi söküm merkezlerinde bile kafanıza göre söküm yapamazsınız.”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ALTUĞ ATALMIŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE, İZMİR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/chpli-arslandan-izmire-dayanisma-cagrisi-cocuklarinizi-buraya-getirmeyecek-misiniz</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/02/birkan-yoldasin-kopyasi-2-4.jpg" type="image/jpeg" length="77471"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gördes havzasında kömür ocağına ÇED onayı: 3 bin ağaç kesilecek]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/gordes-havzasinda-komur-ocagina-ced-onayi-3-bin-agac-kesilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/gordes-havzasinda-komur-ocagina-ced-onayi-3-bin-agac-kesilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[B-ERK Madencilik Şirketi'nin, Manisa'nın Akhisar ilçesi Hamit Mahallesi’nde açmayı planladığı 300 bin ton kapasiteli kömür ocağı projesine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı “ÇED olumlu” kararı verdi. Proje alanı Gördes Barajı'nın koruma alanında yer alırken proje nedeniyle yaklaşık 3 bin ağacın kesileceği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İzmir’e içme suyu sağlayan Gördes Barajı</strong>’nın koruma alanında planlanan <strong>300 bin ton kapasiteli kömür ocağı projesine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı “ÇED olumlu” kararı </strong>verdi.</p>

<p><strong>B-ERK Madencilik Şirketi,</strong> Manisa'nın Akhisar ilçesi Hamit Mahallesi’nde 300 bin ton kapasiteli bir kömür ocağı açmayı planlıyor.</p>

<p>Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama kayıtlarına göre <strong>proje alanının tamamı “orman ve tarla” niteliğinde yer alıyor.</strong> Proje tanıtım dosyasına göre ayrıca proje sahasının İzmir’e içme ve kullanma suyu sağlayan Gördes Barajı’nın Kayacık Regülatörü uzun mesafeli koruma alanında bulunuyor.</p>

<p>Cumhuriyet'in haberine göre, şirketin projeyle ilgili <strong>ÇED başvurusu</strong> projenin orman arazisi vasfı taşıyan bölgede olduğu için veto edilirken, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı “ÇED olumlu” kararı verdi.</p>

<p><strong>Bakanlık tarafından yayımlanan kararda şu ifadeler kullanıldı:</strong></p>

<p>“Manisa ili Akhisar, ilçesi Hamit Mahallesi, 200803068 ruhsat numaralı ve 3171569 ERİŞİM numaralı saha mevkiindeki B-ERK Madencilik İnş. Ve Tur. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan 200803068 ruhsat numaralı (ER:3171569) IV-B grubu kömür ocağı projesi ile ilgili olarak Bakanlığımıza sunulan PTD Dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiştir ÇED Yönetmeliği'nin 17. maddesi gereğince 200803068 ruhsat numaralı (ER:3171569) IV-B grubu kömür ocağı projesine Valiliğimizce 'ÇED Olumlu (Kapsam Ek-2)' kararı verilmiştir.”</p>

<h2>GÖRDES BARAJI İÇİN TEHDİT; 3 BİNE YAKIN AĞAÇ KESİLECEK</h2>

<p>Son yıllarda kuraklık nedeniyle su sorunu artarken B-ERK Madencilik Şirketi’nin kömür madeni, İzmir’e içme suyu sağlayan Gördes Barajı’nın koruma alanında açılacak olması dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>21 Ocak tarihli resmi yazıda dosyada yerüstü suyu izleme planının bulunmadığı belirtilerek eksiklik tespit edildi. Alan ve çevresinde mevsimsel dere yataklarının bulunduğu belirtilerek, en az bir memba ve bir mansap noktasında izleme planı hazırlanması talep edildi.</p>

<p>10 Şubat tarihli ikinci yazıda ise tablo değişti. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ilk yazıda talep edilen bilgi, belge ve taahhütlerin tamamlandığını belirterek proje tanıtım dosyasında yer alan hususlara ve firma tarafından verilen taahhütlere uyulması şartıyla proje açısından herhangi bir sakınca bulunmadığını bildirdi. Bakanlık içme suyu havzasında yer alan kömür ocağı için şartlı uygunluk görüşü verdi.</p>

<p>Ayrıca proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre<strong> B-ERK Madencilik Şirketi’nin açacağı kömür ocağı nedeniyle yaklaşık 2 bin 870 ağaç kesilecek.</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/gordes-havzasinda-komur-ocagina-ced-onayi-3-bin-agac-kesilecek</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/02/gordes-komur.jpg" type="image/jpeg" length="44096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İktidar hız kesmiyor: 485 maden sahasını daha ihaleye açılacak]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/iktidar-hiz-kesmiyor-485-maden-sahasini-daha-ihaleye-acilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/iktidar-hiz-kesmiyor-485-maden-sahasini-daha-ihaleye-acilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yılda talan yılı olmaya devam ediyor. Ülkenin yaklaşık yarısını madenlere ruhsatlanmasına rağmen 485 maden sahası daha ihaleye açacak. Karar Resmi Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı</strong>, <strong>Maden Kanunu </strong>kapsamında 485 maden sahasını ihale edecek. Başvurular ve ihale detayları <strong>MAPEG</strong>’in resmi sitesinde yayımlandı.</p>

<p>2026’ya girilmesinin ardından özelleştirmeye hız veren ve köprüler ile otoyolları dahi özelleştirme planı yapan iktidar ülkenin taşını toprağını da maden şirketlerine peşkeş çekme derdinde. Yeni yılın ikinci ayındayken başındayken 485 maden sahasının ihaleye çıkarılması, maden politikalarının hız kesmeden sürdüğünü ortaya koydu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), Resmi Gazete’de yayımlanan kararla 485 maden sahasını ihaleye çıkardı.</p>

<p><strong>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden Kanunu kapsamında 485 maden sahasını ihale edecek.</strong></p>

<p><strong>15 GÜN İÇİNDE DUYURULACAK</strong></p>

<p><strong>Resmi Gazete</strong>’de yayımlanan ilanla birlikte ihale süreci resmen başlarken, sahalara ilişkin detayların MAPEG’in resmi internet sitesinde en az 15 gün süreyle yayımlanacağı bildirildi. İhaleye ilişkin tüm teknik bilgiler, başvuru şartları ve ihale takvimi çevrim içi olarak erişime açılacak.</p>

<p><strong>MAPEG </strong>tarafından yayımlanan ilana göre ihalesi yapılacak sahaların bulunduğu iller, erişim numaraları, maden grupları, pafta ve koordinat bilgileri ile alan büyüklükleri resmi internet sitesi üzerinden paylaşılacak. Ayrıca her bir saha için ihale tarihleri ve şartname detayları da ilan kapsamında yer alacak.</p>

<p>İhale sürecine katılmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, yayımlanan ihale şartnamesini dikkatle incelemesi gerekiyor. Usul ve esaslara ilişkin tüm ayrıntıların MAPEG’in internet adresinde yayımlanacak ihale şartnamesinde bulunacağı belirtildi.</p>

<p><strong>15 ŞEHRİN YÜZDE 62'Sİ MADENE RUHSATLI</strong></p>

<p><strong>TEMA Vakfı</strong>’nın 2021 tarihli raporuna göre Türkiye’de 15 kentin yüzde 62’si, maden için ruhsatlandırılmış durumda. Ruhsatların en yoğun olduğu bölgelerin başında yüzde 79 ile Kaz Dağları geliyor. Çanakkale ve Balıkesir’in sınırları içinde yer alan bölgede toplam 1634 maden ruhsatı düzenlenmiş durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Artvin, Eskişehir, Zonguldak-Bartın, Ordu ruhsatlılık oranının yüzde 70’in üstünde olduğu kentler olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Ormanların ortalama yüzde 58’i, tarım alanlarının yüzde 60’ı madenlere ruhsatlanmış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYLÜL EMEK KILIÇ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/iktidar-hiz-kesmiyor-485-maden-sahasini-daha-ihaleye-acilacak</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/02/thumbs-b-c-64ac9f371cd6863af2bb6730b10137d5.jpg" type="image/jpeg" length="42096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kazdağları'nda madene geçit yok: Halka duyurulmayan toplantı yapılamaz!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/kazdaglarinda-madene-gecit-yok-halka-duyurulmayan-toplanti-yapilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/kazdaglarinda-madene-gecit-yok-halka-duyurulmayan-toplanti-yapilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EZİNE MADENCİLİK AŞ tarafından planlanan “Kalker Ocağı Genişletilmesi ve Kırma Eleme Tesisi” projesine ilişkin planlanan halkın katılımı toplantısı, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin itirazları sonucunda yapılamadı. Projeye karşı çıkan çevre örgütleri, köy meydanında pankart açarak “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganlarıyla projeye tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Çanakkale</strong>’nin <strong>Ezine </strong>ilçesinde, <strong>EZİNE MADENCİLİK AŞ</strong> tarafından planlanan <strong>“İR:72818 (ER:3062440) Numaralı Kalker Ocağı Genişletilmesi ve Kırma Eleme Tesisi” projesi</strong>ne ilişkin yapılması planlanan <strong>halkın katılımı toplantısı, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin itirazları sonucunda yapılamadı.</strong></p>

<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın internet sitesinde yayımlanan duyuru</strong>ya göre; toplantının Ezine’ye bağlı Derbentbaşı köyünde yapılacağı açıklanmıştı. Ancak<strong> toplantı günü köye giden Kazdağı Derneği üyeleri köy kahvesinde hiç köylü bulunmadığını, katılımcıların büyük bölümünün sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden oluştuğunu kaydetti.</strong></p>

<h2>“HALKA DUYURULMAYAN BİR TOPLANTI YAPILAMAZ”</h2>

<p><strong>Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan</strong>, toplantının usule uygun şekilde duyurulmadığını belirterek, köy muhtarına herhangi bir resmi yazı ulaşıp ulaşmadığını sordu. Muhtar ise kendisine resmi bir bildirim yapılmadığını ifade etti.</p>

<p>Doğan bunun üzerine, <strong>“Halka duyurulmayan bir toplantı yapılamaz”</strong> diyerek toplantının iptal edilmesini talep etti.</p>

<p>Yetkililer, toplantıyı sürdürmekte ısrar edince salonda bulunan ekoloji ve çevre savunucuları alkışlarla protesto etti. Daha sonra toplantının yapılamayacağına dair bir tutanak hazırlandı ve yetkililere teslim edildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 05 At 23.08.35" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://izgazetenet.teimg.com/izgazete-net/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-05-at-230835.jpeg" width="960" /></p>

<h2>BAKANLIĞIN TUTANAĞINDA “HALK BİLGİLENMEK İSTEMEMİŞTİR” DENİLDİ</h2>

<p>Bakanlık yetkilileri tarafından tutulan tutanakta ise, <strong>“Halk bilgilenmek istememiştir”</strong> ifadesine yer verilince<strong> Kazdağı Derneği, bu tutanağın gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle belgeyi imzalamadı.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılamayan halkın katılım toplantısından sonra bir araya gelen Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ile İda Dayanışma Derneği üyeleri, köy meydanında pankart açarak “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganlarıyla projeye karşı tepkilerini duyurdu.</p>

<p>Dernek tarafından yapılan açıklamada, kalker ocağı ve kırma eleme tesisinin <strong>Karamenderes Irmağı’na 500 metre, Truva Milli Parkı’na ise 3 bin 500 metre mesafede bulunduğu hatırlatılarak 2003 yılından bu yana faaliyette olan tesisin kapasite artışı yapılması sonucunda bölgede mevcut olan ekolojik tahribatın daha da artacağı</strong>nın altı çizildi.</p>

<p>Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, <strong>projenin acilen iptal edilmesini ve ÇED sürecinin sonlandırılmasını talep etti.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ALEYNA ARSLANBAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/kazdaglarinda-madene-gecit-yok-halka-duyurulmayan-toplanti-yapilamaz</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Feb 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-05-at-230836.jpeg" type="image/jpeg" length="62953"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıyamet Buzulu alarm veriyor: 6 milyon kişi risk altında!]]></title>
      <link>https://www.izgazete.net/kiyamet-buzulu-alarm-veriyor-6-milyon-kisi-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.izgazete.net/kiyamet-buzulu-alarm-veriyor-6-milyon-kisi-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim değişikliği nedeniyle büyük bir hızla eriyen Thwaites Buzulu’nu kurtarmak için çalışma başlatıldı. Tamamen çökmesi halinde 6 milyon insanın kıyı taşkınlarından etkileneceğini belirten bilim insanları, süreci yavaşlatmak için dev bir duvar kurmayı planlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>'Kıyamet Buzulu' adı verilen <strong>Antarktika</strong>’daki <strong>Thwaites Buzulu</strong>’nun hızla erimesi bilim insanlarını harekete geçirdi. Erimeyi durdurmak ya da yavaşlatmak amacıyla <strong>dev bir duvar kurmayı planlayan uzmanlar</strong>, buzulun tamamen çökmesi durumunda <strong>65 cm yükselecek</strong> olan deniz seviyesinin yaklaşık <strong>6 milyon insanı olumsuz etkileyeceği</strong> uyarısında bulundu.</p>

<h2>DEV BİR DUVAR İNŞA EDİLECEK!</h2>

<p>192.000 km²’lik alanıyla Büyük Britanya büyüklüğünde olan "Thwaites", insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle benzeri görülmemiş bir hızda eriyor. Halk Tv’nin haberine göre, Cambridge Üniversitesi, Chicago Üniversitesi, Alfred Wegener Enstitüsü, New York Üniversitesi, Dartmouth Koleji, NIVA, Aker Solutions ve Lapland Üniversitesi Arktik Merkezi’nden araştırmacılar, Thwaites Buzulu boyunca yaklaşık 152 metre yüksekliğinde ve 80 kilometre uzunluğunda bir duvar inşa etmeyi planlıyor.</p>

<h2>HEDEF 10 MİLYON DOLAR!</h2>

<p>Plan kapsamında, perdelerin ve bağlama sistemlerinin tasarımı, kullanılacak malzemelerin belirlenmesi ve sıcak okyanus akıntılarının kısıtlanması için <strong>üç yıllık bir araştırma programı</strong> uygulanacak. Proje için <strong>10 milyon dolar (yaklaşık 435,3 milyon lira)</strong> bağış hedeflendiği öğrenildi. Sürecin bu aşamasında İngiltere ve Güney Kore’den araştırmacıların, buzun altından erimeyi gözlemleyeceği ve bölgeden ilk gerçek zamanlı verileri toplayacağı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"GERÇEK ZAMANLI İZLENEBİLECEK"</h2>

<p>İngiliz Antarktika Araştırma Kurumu’ndan fiziksel okyanus bilimci <strong>Dr. Peter Davis</strong>, “Bu, gezegendeki <strong>en önemli ve istikrarsız buzullardan biri.</strong> Artık yüzeyin 1000 metre altındaki sıcak okyanus suyunun etkilerini <strong>gerçek zamanlı olarak izleyebileceğiz.</strong> Bu, deniz seviyelerinin ne kadar hızlı yükselebileceğini anlamak için kritik önemde” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>ÇEVRE</category>
      <guid>https://www.izgazete.net/kiyamet-buzulu-alarm-veriyor-6-milyon-kisi-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Feb 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://izgazetenet.teimg.com/crop/1280x720/izgazete-net/uploads/2026/02/thwaites-glacier.jpg" type="image/jpeg" length="63147"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
