12.01.2021, 10:32

Rant için değil, halk için İnciraltı  

Açacak yine mandarin çiçekleri, mis gibi kokacak martıların, papağanların, flamingoların kanatlarının altındaki nefes. Sürülecek Bafralı Erdal’ın Girit kabağını yetiştireceği emektar baba yadigârı toprağı. Yörük Süleyman ızgara çekecek topladığı karnabaharların toprakta kalan kısmına. Badik Hasan serasına dikecek eski mis kokulu ata tohumlarından ürettiği domates ve salatalık fidelerini. Çeşit çeşit erikler, kayasılar, armutlar dolduracak sepetleri. 1950’li yıllardan beri geleneksel tarımın yapıldığı birinci ve ikinci sınıf yaklaşık binlerce hektar verimli tarım arazileri (şimdilerde 711ha) mikroklimal havası ve ürün çeşitliliği ile bölge halkına yıllarca kaliteli, ekonomik ve taze sebze meyvenin yetiştirildiği kadim toprakların olduğu yerdir İnciraltı. Lakin gözü üzerindedir sermayenin her daim, yokmuş gibi tarım toprağından başka kara parçası.

Sizlere çocukluğumun geçtiği ve sistematik bir şekilde yok edilmeye çalışılan İnciraltı topraklarını anlatacağım.

Tarım alanının tarım dışı kullanımını sağlayacak ilk yapı İnciraltı’na, 1971 yılında İzmir’de organize edilen Akdeniz Olimpiyatlarına katılan sporcuların konaklaması için kaçak olarak yapılan, ardından öğrenci yurdu olarak kullanılan binalardır. (turizm bakanlığınca tasdik edilmesi ile yaklaşık 20 yıl sonra yasal statüye kavuşmuştur. 07.10.1997)  

Ardından 1980 yılında İnciraltı bölgesinin verimli tarım arazilerini besleyen derelerin üzerine inşa edilen Balçova Barajı bölgeye yeraltı su kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturup, tarımsal su kalitesinin borlanma nedeni ile düşmesine dolayısıyla da tarımsal çeşitliliğin git gide azalmasına sebebiyet vermiştir. Bu sebeple üreticiler özellikle yaz aylarında sularında tuzluluk problemleri ile karşılaşmış ürün çeşitliliğini yitirdikleri için ekonomik olarak büyük problemler yaşamalarına rağmen üretmeye yılmadan devam etmişlerdir.

1985 yılında mevzii imar planı ile bir kısım alan günübirlik eğlence tesisleri alanı olarak belirlenmiş fakat 10 yıl sonra bu alan bir milyon metrekareyi kapsayacak şekilde genişletilmiş.

1989 yılında Aydın-Çeşme otoban uzantısı doğrultusunda, otoyol ve yanal yolların inşası ile beraber bölge ikiye bölünmüş çok büyük bir tarım arazisi yola feda edilmiş, yolun şehir tarafında kalan kısmı imara açılmış Balçova tarafındakiler süper marketlere, Narlıdere kısmı ise yüksek katlı binalar yapmaları için müteahhitlere imar edilmiş, yolun sahile bakan kısmı ise psikolojik imar baskısı altında kalan birinci dereceden tarım arazilerini tarım dışı amaçla çeşitli bakanlıklar tarafından da kendilerince sözde kamu yararlarını gözeterek bölge çiftçisini yarattıkları yetki kargaşalarının girdabına hapsetmişlerdir. Bu otoyol Balçova, Narlıdere( ve hatta Güzelbahçe) tarım arazilerinin ikiye bölünmesine ve arazilerin imar baskısı altında değerlenmesine ve üreticileri düştüğü zor durumlar nedeni ile otoyol ve baraj gelirlerinden sübvanse edileceği bile söylenmiş, verilen sözler yerine getirilmediği gibi ‘sermayenin’ acımasız gerçeğine üreticinin yıllarını verdiği ‘emek’ kurban edilmiştir.

1990 yılında Özdilek Alışveriş Merkezinin parseline özel bir imar planı çıkmasıyla beraber de çok sayıda otoritenin kendi yetki sınırları dahilinde plan yapma ve onama yetkisinin bulunması nedeni ile üst ölçekli plan kararlarının yönlendirici etkisi yok olmuştur. Örneğin İnciraltı’nın 5403 sayılı tarım topraklarının korunması ve kullanımı kanunu çerçevesinde tarımsal nitelikli bir alan olarak korunması gerektiği tarif edilmesine karşın, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan İnciraltı turizm merkezi 1/25000 çevre düzeni planında fuar alanı olarak göstermesi(16.05.2007 A4 kağıdına çizilen bir lakayıt bir plan ile) bunun en önemli göstergesidir.

Lakin hala ülkemizde topraklarımızı korumak için sigorta görevi gören birkaç meslek örgütü kalmıştır. Bu süreçlerin birçoğunda TMMOB Şehir Plancıları Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası İzmir şubelerinin açtığı ve kazandığı davalar ile bu toprakların hala tarım toprağı olduğu yasal olarak da tescil edilmiştir. Üstelik deprem kuşağında olmamız sebebi ile bu bölgenin imara açılıp yapılaşması ciddi sorunları da beraberinde getirecektir diye uyarmaktadırlar. En son İnciraltı için toplanılan Toprak Koruma Kurulu kararına şerh koyan ve 2012 yılında bu bölgenin tarım arazisi olduğunu ifade eden bir mahkeme kararının varlığını hatırlatan Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Sayın Tevfik Türk tarafından takip edilip üreticilerin sorunlarını ve bizlere miras bırakılan kadim toprakların toplum için üretmeye devam edebilmesi gibi onurlu mücadelede vermiş oldukları katkıdan ötürü gurur duyuyorum. Gözümüzün içine gülen şu güzelim İnciraltı’na el birliği ile sahip çıkalım. Rant için değil halk için İnciraltı.

Yorumlar (28)
SALİH TANALI 2 hafta önce
Övgüler düzdüğünüz Ziraat Mühendisleri odası başkanı mı korudu inciraltını? O mu gecekondulaştırmadı? O mu yıllardır bitiyoruz, 5 nesildir izmirli aileler olarak ağlayarak topraklarımızı satmak zorunda kalıyoruz diyen has izmililerin sesini duyup 1 kere mi gelmiş? Veya siz %99 şahıs mülkiyeti olan topraklarımız için bize neden söz vermezsiniz? Yoksa sizde mi, tarım yapma imkanı kalmayan (10 yıl önceki mahkeme kararı ile değil, bugün bizzat çiftçi olarak kanıtlamak üzere) " İzmir'in yararına plan olsun diyen toprak sahiplerine " Rantçı" diyeceksiniz?
Ali 2 hafta önce
Inciralti ozel mulktur
Uğur 2 hafta önce
İnciraltı'nda plan yapılacak alan özel mülkiyettir Hakan bey, bizde İnciraltı halkıyız. Yani rant için değil HALK için İnciraltı planı çıkmak zorunda tarım yapamıyoruz, ne yapalım yerimizi sermayeye peşkeş çekmemek için yıllardır direndik. Sanırım sizin istediğiniz bizim iyice bitik duruma gelip yerimizi sermaye gruplarına satmak zorunda kalmamız, işte o zaman İnciraltı halkı değil para babaları kazanacak hemde bugünkü çevreci planla değil gökdelenlerle plan çıkaracaklar...
Erban 2 hafta önce
Yıllardır oradaki toprak sahipleri tüm sıkıntılarını dile getirirken nerdeydiniz yok yere pahasına geçimderdine düşmüş tarım ile uğraşan insanlar yerlerini ucuz ucuz satarken nerdeydiniz tarım alanı dediğiniz yerler Cafe nargile düğün salonları olurken nerdeydiniz az susun az susun biraz yeter yeterrrrrr........
Defne 2 hafta önce
Halktan o kadar uzak halkçılık yapmak bu olsa gerek... İnciraltı halkı kan ağlıyor kan...
Mustafa 1 hafta önce
Yeşilciliğinizi çevreciliğinizi kendi arazilerinizde veya devletin arazilerinde yapın. İnciraltı özel mülkiyettir. Çekin hepiniz pis ellerinizi mallarımızdan. Devlet arazisi dağlar, taşlar gecekondularla dolarken neredeydiniz sizler ??? Özel mülkiyet üstünde daha fazla çevrecilik yapamayacaksınız! Gidin kendi arazilerinizi ister yeşil ister pembe alan yapın. Çekin pis ellerinizi bizim arazilerimizden!
Nurgül ertem 2 hafta önce
Beyefendi en az 150 senelik dedemden kalan arazileri satmadan korumaya çalışdık ama sizin gibiler sayesinde orada hala tarım arazisi olsun diye savunayorsunuz sadece maydonoz dikmekle tarım oluyor ve giderler karşılabiliyorsa size bravo başkasının malında hovardalık yapmak kolay fakat sizin dedenizde kalsaydı 95 yaşındaki annenize ne söylerdiniz çünkü şehirde sonradan gelip yer alıp rant sahibi olunca onlar akıllı oluyorlar ama biz satmayıp tutduğumuz için ceza veriliyor. Oaralar özel mülkiyet istediğiniz yerden girip mal toplayamazsınız izmirliler öyle düşünöesinler arzu ederseniz buyrun gelinde yerinde konuşalım düğün salonlarında değil
Cengiz 2 hafta önce
Ben beşinci kuşak mal sahibiyim Tarımı görürsem size söylerim ama öyle bir şey yok Savunduğumuz değerler hiç halkçı d savunduğumuz değerler hiç halkçı Değil değil Saygılarımla
Taner 2 hafta önce
Inciraltinda halk tarım yapamıyor Bu çok net .üstten otoban alttan yol yap birde üç noktaya gökdelen dik sonra dalga geçer gibi burdaki 5 kuşak atalardan kalan mulk sahiplerinin topraklarinda tarım bekle...Hadi canım başka kapıya
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
11°
parçalı bulutlu
Anket Tümü
WhatsApp'ın 'Gizlilik İlkesi'ni güncellemesinin ardından uygulamayı kullanmaya devam edecek misiniz?
banner208