Fırat Belen / Son Makaleleri

Fırat Belen / Bütün Yazıları

Fırat Belen

Bütün Yazıları

Fırat Belen

Özgürlük renginde gülüşler ve Grup Yorum

İnsanlık tarihinin temel çelişkilerinin arasından, umudun ve isyanın dizeleriyle 'sıyrılıp gelen” asırlık şarkıları, güzel günlerin güneşli sabahlarını muştulayan marşları, göğsümüzün kafesinde yer eden ağır acıların...
19 Şubat 2020

Utanılacak başlıkların enkazında bir toplum

Evet, bir enkaz altındayız. Çökmüş, yerle bir olmuş, çürüyüp lime lime dağılmış bir toplumsal yaşamın, kültürün ve alışkanlıkların enkazının altında kalmış, her gün kahrolduğumuz onlarca olaya tanıklık ediyoruz. Korkunç karanlıkların...
12 Şubat 2020

Coğrafya içinde yaradır insanın

Birkaç gündür çok önceden yapılmış bir plan gereği yurtdışındayım . Saat burada 02:00. Türkiye'de iki saat daha ileride zaman. İz Gazete'ye yazıyı yazmadan yola düşünce, bu saatte bilgisayarım da yanımda olmadığından telefondan...
05 Şubat 2020

İnsan, doğa, kültür...ve bizim büyük korkumuz

İnsanın dünden bugüne uzanan hikâyesi, doğa ile uyumu ve uyumsuzluklarının da sürekli ve farklı yönlere doğru ilerleyen hareketine denk düşmektedir. Bu yönüyle insanın o koca hikâyede doğanın yarattıklarına karşı ürettiği...
29 Ocak 2020

Ararat da kimsesiz kaldı, Ağrı da

Kim bilir kaçıncı vuruluşumuzdu sırtımızdan. Öyle kalleş bir pusuda da değil hani. Güpegündüz ve herkes her şeyi görüyorken. Bir caddenin olanca kalabalığı ona tenha olmuşken, herkesin gözü önünde yapayalnız kalmışken, şehrin orta...
22 Ocak 2020

Kıyıya vurmuş pembe bir ayakkabı

Geçtiğimiz günlerde benzerlerine daha önce de şahitlik ettiğimiz bir acı hikâye daha düştü Ege Denizi'nin derinlerine. Ve bizler bir kez daha ölümü ağırladık yanı başımızda. Bir ayakkabı kıyıya vurmuştu. Şöyle küçükten,...
15 Ocak 2020

Metin Göktepe gazeteciliği diye bir şey var

Can Yücel 'Sevgi Duvarı” adlı şiirinin son dizesinde 'Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi” diyor ya. İşte o yalansız yaşamanın iyiliğine dair küçük bir örnekle yazıya başlayıp çeyrek asırlık bir hikâyeye içten bir...
08 Ocak 2020

Evvel zamanlardan yarının günlerine

Yaşam her şeyden bağımsız ve tüm olağanlığıyla içinde bulunulan andan sonraya doğru evrilirken, yeni bir zamanın başlangıcı sayılan yeni yılın ilk gününde iki kelam etmek sırası bana geldi tesadüfen. İnsan bugünden çok uzun bir...
01 Ocak 2020

‘Yerlilik ve millilik’ meselesi

Yılın bu son yazısını siyasal iktidar tarafından her fırsatta kullanılan ve kendi kitlesini motive etmenin bir aracı olarak dönem dönem etkili de olabilen "yerlilik ve millilik" tarifine ayırmak istedim. Yazının hemen başında bir soru ile...
25 Aralık 2019

Kısık sesli sözcüklerden kurtulmanın vakti

Ben doğmazdan hemen önce bizimkiler izledikleri bir Yılmaz Güney filminden esinlenip koymuşlar adımı. Oysaki Deniz olsun istemişler o güne dek. Nedendir bilmem, olmamış işte. 12 Eylül'ün yarattığı travmadan mıdır yoksa başka bir sebepten...
18 Aralık 2019

13 Aralık 1980

Yıl 1980. Aralık ayının on üçü. Soğuk, kara kış ve kar beyazı isyan günleri. Ve boynunda ilmek, elleri arkadan bağlı. İlk gençliğinde henüz. Denizlerden miras kavgası, göğsünün kafesinde bir dünya cesaret, bir ömürlük isyan. Ankara...
11 Aralık 2019

Defolup gitmek yok, daha şarap içeceğiz

Bu memleketin gündemine yazı yetiştirmek falan mümkün değil. Bunu daha önce de çeşitli vesilelerle ifade etmiştik. Her gün ortaya çıkan yeni tartışma konuları zihnimizi fazlasıyla yorarken, arada kıyısından köşesinden tutabildiklerimize...
04 Aralık 2019

Üzerinizden eksik olmasın Lilith'in isyanı

Yaygın inanışa göre her şey Adem ve Havva'nın hikayesi ile başladı. Bilindiği gibi Adem ve Havva kendilerine Tanrı tarafından yasak edilen meyveyi yemeleri sonucunda cennetten kovulmuşlardır. Anlatıya göre yaşanan bu olay tarihteki ilk...
27 Kasım 2019

Anadolu: Tufandan bugüne uzanan bir öykü

Anadolu'nun bin yıllık öyküsüne siz olsanız nereden başlardınız? Ben Ahmed Arif'ten başlarım. Şairin şu dizelerinden; Beşikler vermişim Nuh'a Salıncaklar, hamaklar Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır Anadoluyum ben Tanıyor...
20 Kasım 2019

Bu çağın tanıklığı

Tanıklık ettiğimiz çağı kader diye önümüze koyanlar, uzunca bir zamandır kendileri için yarattıkları cennetin sefasını sürerken, halkın fıtratına ölümü ve yoksulluğu kodluyorlar. O devasa şatafat, o sınırsız sefa, o bitmek bilmeyen...
13 Kasım 2019

Peki ya bu umut, bu inanç, bu inat ne olacak?

Geçen hafta dünyanın sokaklarına İzmir'den bir selamla bitirmiştik yazıyı. O sokaklar şimdi daha kalabalık. Canım Beyrut. Nasıl da kenetlenmiş birbirine, 'bu düzen değişene kadar” diyerek yıllardır kendilerini sömüren kim varsa...
06 Kasım 2019

Cumhuriyetçilere küçük bir hatırlatma

'Söyle bakalım Cumhuriyet nedir?” İlkokul yıllarımızın cevabı en kolay olan sorusuydu. 'Halkın kendi kendini yönetmesidir” diye cevap verip işin içinden kolaylıkla çıkardık. Halk kendisini yönetiyor mu, yönetmiyor mu nereden...
30 Ekim 2019

Dünyanın sokakları

11 Eylül 1973 günü Magallanes radyosunda bir ses tüm Şili halkına sesleniyordu;  'Ülkemin işçileri, Şili'ye ve yazgısına inanıyorum. Başka insanlar, ihanetin galebe çaldığı bu karanlık ve acı anı yenecekler. Siz de bunu...
23 Ekim 2019

İki çift söz, bir şiir

Şimdi dünyanın bir yerlerinde, gece karanlığında neredeyse nefes bile almadan sabahı bekleyen insanlar var. Şimdi çocuklarını yitirmiş, göz yaşı dünyaya bedel kadınlar dünyanın orta yerinde yapayalnız. Çocuklar var korkunç gürültülerin...
16 Ekim 2019

Doksanlar ve haritadaki Sovyetler

Seksenli yılların son çeyreği; o sıralar ilkokulu yarılamıştım. Siyah önlük üzerine insanın boynunu çepeçevre sarmalayan sert beyaz yaka ile evden okula, okuldan eve gidip geldiğimiz yıllar. Ders kitaplarının arkasındaki haritadan kendime...
09 Ekim 2019

En güzel günlerin şarkıları duyuluyor

Uzaklardan bir ses duyuluyor, keman ağlıyor sanki. Sazın teli geceye masallar anlatıyor. Müziğin içerisinde kayboluyorum. Bilmediğim bir dilde söylüyor. Bilmediğim ama bir yerlerden tanıdığım, bizim buralardan bir yerlerden. Aldırmıyorum...
02 Ekim 2019

Başka bir Anadolu

Dün akşam bu yazıyı yazmazdan hemen önce  İz Gazete'nin de yazarlarından olan Evren Barış Yavuz'un bir tweeti üzerinden, Muammer Özer tarafından 1990 yılında hazırlanmış "Özlem" adlı belgeselin bir kısmını izleyebildim....
25 Eylül 2019

İktidarın sanatçısızlığı

Geçtiğimiz günlerde on sekiz müzisyenin bir araya gelerek seslendirdikleri 'Susamam” adlı parça gündeme adeta bomba gibi düştü. İktidar yerel seçimlerde aldığı yenilginin şokunu henüz atlatamamışken hiç beklemedikleri bir yerden,...
18 Eylül 2019

Ekrandaki akıl dışı alanlar

Sanat adına her türden anlamsızlık ve değersizliğin bir değişim değerine sahip oluşu, bugünün yani 'anlaşılmaz zamanların” ünlülerinin bu değişim değerini sağlama almak ya da arttırmak için türlü tuhaflıklara sarılmasını...
11 Eylül 2019
banner96
banner177
16°
açık
Günün Karikatürü Tümü
Anket Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?