Beril Erbil / Son Makaleleri

Beril Erbil / Bütün Yazıları

Beril Erbil

Bütün Yazıları

Beril Erbil

“Sonra Hayat” denemeleri

'Aynı dönemde yaşamış ve yazmış yazarların birbirleriyle ilişkisi tuhaftır. Övme, görmezden gelme, itişip kakışma, kıskançlık, barışma, yeniden küsme…” Pablo Neruda'yı anlattığı bir denemesinde Onur Çalı, Samim Kocagöz,...
20 Nisan 2021

Toprakla gelen idrak

Evinde bahçeler yaratan biri değilim. Ancak doğada olmayı, bitki örtüsü ile sarmalanmayı, kuş seslerinin melodisini dinlemeyi seviyorum. Haliyle evde olduğumda da bazı sessizlik anlarını dışarıdan gelen kuş sesleriyle bütünlemeyi, evin...
13 Nisan 2021

Zamanı yavaşlatmak

Kurumsal hayatı terk ettikten sonra zaman kavramımı yeniden şekillendirmem epey vaktimi aldı. Hatta bazı durumlarda hâlâ zaman kavramının beni ele geçirdiğini söylemem mümkün. Sadece artık daha bilinçle yaklaşabiliyorum ve kendimi o hızla...
06 Nisan 2021

Umut deyince çocuklar

Çocuklarla bir kitap buluşmasındayız. Kitabı okuyup gelmişler, öğretmenimizle tartışmayı, öğretmenimizin sorduğu soruları düşünerek cevaplamayı, ardından da birkaç el becerisi üzerine çalışmayı heyecanla bekliyorlar. Pırıl pırıl...
30 Mart 2021

Yaşamı savunmak

Lyudmila Petruşevskaya'nın kısacık bir öyküsü var. Annesi ortadan kaybolduğunda onu yanına alan anneannesiyle yaşayan yetişkin bir genç kızın büyümesi ve büyüyüp yaşamın gölgesiyle karşılaşmasını anlatan kısa, çarpıcı bir...
23 Mart 2021

Satır aralarından sızan Ocean Vuong

Varoluşun mükemmelliği ve özümüzü gerçekleştirebilmek, olma halini korumak geçen haftaki yazımın sonunda içimde canlı kalan konulardan biriydi. Bu sayede bu hafta Ocean Vuong'u anlatmaya karar verdim size. Çünkü Vuong'un ilk romanını...
16 Mart 2021

Kadın erkek arzuladığımız ahenk

Dün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ydü. Bir hafta öncesinden itibaren ekranlar kadını öven, kadının gücünü ortaya çıkaran, kadına ne kadar değer verildiğini gösteren, kadının başarılarıyla övünen reklamlarla doluydu. Cumartesi...
09 Mart 2021

Sokağa yazılan aşk

Bir kenti tanımak; sokaklarında yürümek, dükkânlarında soluklanmak, acele etmeden yerlisinin hayatına karışmak, meraklı gözlerle yaşantısına dokunmak demek benim için… Gündüzüne ve gecesine ayrı ayrı misafir olmak, değişen insanından...
23 Şubat 2021

İkinci şekerlemeyi beklemek

Bu ara konuştuğum çok kişi artık içinde bulunduğumuz durum ve koşullardan epey yorulmuş halde. Ben de öyleyim. Gündemimiz hiçbir zaman çok durağan olmamıştı belki ama salgın ile başlayan maddi ve manevi zorlukların gün geçtikçe artması,...
16 Şubat 2021

Yaşamın özüne dair bir masal, bir hikâye

La Loba… Yani Kurt Kadın… Ona Kemik Kadın ya da Toplayıcı Kadın da diyebilirsiniz. Ben onu Clarissa P. Estes'in sözcüklerinden okumuştum. La Loba 'herkesin gönülden bildiği, fakat çok az insanın gördüğü gizli bir yerde” yaşar....
09 Şubat 2021

Sevim Burak’ın Mektupları

Elimde bir kitap tutuyorum. Heyecanla kavrıyorum onu. Daha önce farklı kapsamlarda baskıları yapılmış olmasına rağmen okumamışım. Bu elimdeki son ve en geniş hali… Beni heyecanlandırıyor. Elimde, kitap haline gelmiş mektuplar tutuyorum....
02 Şubat 2021

Boyalı Kuş ve düşündürdükleri

Jerzy Kosinski'nin Boyalı Kuş romanından uyarlanan, aynı adı taşıyan, yönetmenliğini Vaclav Marhoul'un yaptığı film, geçen sene bu vakitlerde merakla beklenenler gündemimizdeydi. Kitap, şiddeti ve vahşeti oldukça gerçekçi ve sert...
26 Ocak 2021

Birkaç soru

Kitap kulüplerindeki tartışmaları önemsiyorum. Zaten kendim de uzun süredir kendi atölyemin kulübünün yönlendiriciliğini yapıyorum. Geçen sene yoğunlaşan işler sebebiyle buluşma sıklığımızı biraz azaltmaya gitmiştim ki gruptaki arkadaşlarım...
19 Ocak 2021

Bir “Daimon” Hikâyesi

Bu hafta size bir kitaptan bahsedeceğim. Son zamanlarda okuduğum tuhaf, tuhaf olduğu kadar da eğlenceli bir hikâye… Geçen gün yakın bir arkadaşımla sahilde yürüyüş yaparken laf ister istemez salgın dönemine geldi, şöyle bir 2020 dedikodusu...
12 Ocak 2021

Takvim değişirken

Bu 2021'in ilk yazısı. Sadece gazetede yayımlanması açısından değil, 2021'in ilk günlerinde yazdığım ilk yazı olması açısından da. Sessiz bir yılbaşı geçirdik. Birçoğumuz için hiç deneyimlemediğimiz türde buluşmalar yaşadık;...
06 Ocak 2021

2021 bizden ne bekliyor?

Pazar günü Ulusal Varoluşçu Psikoterapiler Konferansı buluşmalarının dördüncüsüne katıldım. Salgın şartlarında, sokağa çıkma yasağının olduğu bir günde online olarak gerçekleşen konferansın ana başlığı 'Evsiz, Yersiz,...
29 Aralık 2020

Dinle-

Birkaç blok ötedeki evi yıkıyorlardı geçen gün. Bir kentsel dönüşüm hadisesinin bile artık eskisinden çok çağrışımı var zihnimizde. Depremi hatırlatıyor, eskiyi hatırlatıyor, yeniyi merak ettiriyor. Eskiden sadece bir müteahhitle anlaşılmış...
22 Aralık 2020

Birlikte zamanlar

2020'nin son ayı geldi işte. Buraya kadar epey zorlukla gelmiş olsak da Mart'tan bu yana senenin nasıl geçtiğini hem hiç anlamadık hem de iliklerimize kadar her gününü hissettik. Hep 2020'ye suç bulduk ama 2021'in de en azından...
15 Aralık 2020

İlk kitap

Bu hayali ilk ne zaman kurduğumu hatırlamıyorum. Sadece lise ve üniversite yıllarından kalma bir görüntü var aklımda. Elimde bir kitap tutuyorum. Kapağını görüyorum, o zaman yayınevleri kapaklar konusunda bu kadar yaratıcı değil; klasik,...
06 Aralık 2020

Ah Nora!

Konuşmadıklarımız birikiyordu aramızda. Konuşmadıkça herkes kendi tarafındaki hayatı yaşıyor, kimse kimsenin halini anlamıyordu. Herkes kendi ilişkisinin mutlusu, herkes kendi ilişkisinin patronu. Görevlerimizi yerine getiriyorduk. Her şeyi...
28 Kasım 2020

Hangisi ölüm, hangisi yaşam?

İstanbul'a ilk defa üniversitedeyken gitmiştim. Okulum sebebiyle planladığımız bir gezi için. İş bahane; tabii ki gitmişken gezecektik de. Ben de yıllar yılı merak ettiğim, hiç görmemiş olsam bile hep özlemle andığım bu şehri görme,...
22 Kasım 2020

Boş Kâğıt

Zihin çok bulanık olduğunda ya da bir duygu ile çok yoğun olduğunda insan ne yazacağını bilemiyor. Böyle durumlarda ortaya bir şey çıkmaması kadar ortaya çıkan şeylerin bir serzeniş veya bir öfke patlaması olması veya tam ve çerçeveli...
14 Kasım 2020

Bugün Ben…

Geçen haftaki yazımı depremden beş saat önce teslim etmiştim. Beş saat sonra doğa en acı çığlıklarından biriyle dalgalandırdı yeryüzünü. Ayağımızın altındaki zemin kaydı. Soğukkanlılığım bir yere kadarmış. Ölüyoruz, dedim....
08 Kasım 2020

Şiddetin sessiz hali

Hayatımızın her alanı şiddet ile kaplı. Evlerimizden iş yerlerimize şiddete gömülüyüz; insandan insana, doğanın bir parçası olduğumuzu unutup ağaçlara ve hayvanlara yaptıklarımıza kadar ve hatta kendimize yaptıklarımız dahil çok...
01 Kasım 2020
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
12°
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Takımlar O P
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?