banner144

“YSK takvimi açıklamadan ‘ben adayım’ demek yanlış”

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal’ın, CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır ile yaptığı röportajın ikinci bölümü….

“YSK takvimi açıklamadan ‘ben adayım’ demek yanlış”

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal’ın, CHP Genel Sekreteri Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır ile yaptığı röportajın ikinci bölümü….

15 Kasım 2017 Çarşamba 15:46
“YSK takvimi açıklamadan ‘ben adayım’ demek yanlış”

-2019’u belirleyecek dinamiklerden bir tanesi de belli ki yerel yönetimler olacak. Kuşkusuz birçok sebep olabilir, ekonomi, uluslararası ilişkiler olabilir ama belediyelerin ne olacağı da bunu belirleyecek gibi duruyor. Peki, Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu iş nasıl olacak? Özel olarak İzmir’i ele alırsak yerel yönetimler bakımından değişiklikler olacak mı? Aday belirlemede kriterler neler olabilir? Kılıçdaroğlu’nun liderlik bakımından en güçlü dönemini yaşadığını düşünürsek, adaylar genel merkezin ağırlığıyla mı belirlenecek?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 2012 yılında yayınlanmış bir ‘Yerel Yönetimler Stratejik Plan Kılavuzu’ vardır. Yerel yöneticilerin nasıl belirleneceğine dair yazılı, basılı bir metindir bu kılavuz. Burada her şey tanımlanmıştır. Halen mevcutta görev yapan belediye başkanlarımızın öncelikle bir performans analizi yapılacaktır deniyor. Mesela belediyenin bütçeden yatırıma ayırdığı pay nedir? Öz gelirlerinin toplam gelire oranı nedir? Öz geliri arttırmış mı? Belediye kendi ayakları üstünde durabiliyor mu? Gelir ve gider bütçe tahminlerinin oranları nedir? Bunlar performans adına önemli kriterler… Biz bunları bütün belediyelerimiz nezdinde bu kriterlere göre verilerimizi toplayıp kıyaslamaları şimdiden yapıyoruz.

-Yeni mi başladı?

Epeydir yapıyoruz… Yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcımız ve bu konuda oluşturduğumuz bir kurul ile birlikte bu değerlendirmeleri yapıyoruz. Yine ODTÜ’den bazı hocalarımızın desteğiyle bunların hepsi derleniyor ve durumumuzu takip ediyoruz. Tabi bunlar performans ve belediye faaliyet raporlarına dayalı bir değerlendirme. İkinci olarak da, belediye başkanının sadece verilerle performansını değerlendirmek yetmez, halkın memnuniyeti nedir, toplumun ona karşı duygusu düşüncesi nedir, sahipleniliyor mu, yaptığı yatırım ve hizmetlerle o kentte memnuniyet yaratmış mı? Bunun için kamuoyu yoklaması gerekiyor ve yapılıyor. İl, ilçe örgütlerimizin, o kentteki milletvekillerimizin ve partide geçmişte görev almış büyüklerimizin duygu ve düşüncelerine ve o kentteki diğer sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütlerinin görüşlerine başvurarak bir genel değerlendirme olacağını belirtiyor bizim bu kılavuzumuz.

‘BELEDİYE BAŞKANIMIZIN OLMADIĞI YERLERDE İLÇE BAŞKANLIĞINA SEÇİLMİŞ KİŞİNİN BELEDİYE BAŞKANI ADAYI OLMASI DOĞALDIR’

-‘Partide görevi olanlar, kurullara seçilenler aday olmasın’ gibi bir düşünce de var sanırım…

Esas olan yerel yönetimde doğru adaylarla yola çıkmak. Partide görevli olan ilçe yöneticisi, il yöneticisi, MYK’da görevli olan kişilerin aldıkları görev bir sonraki kurultay sürecine kadar partiyi yukarıya taşımaktır. Eğer sen o göreve talip olmuşsan ve görev almışsan, o görevin bitmeden ayrılırsan örgütü yarı yolda bırakmış olursun. Bu anlamda belediye başkanlarımızın olduğu kentlerde, il ve ilçe yönetim kurulları ve başkanlıklarına talip olanların görevi yerel seçimlere partimizi en iyi şekilde taşımaktır. Yarı yolda bırakmanın doğru olmayacağını düşünüyoruz ki daha sağlıklı bir örgütlenme ve seçim çalışması sağlanabilsin. Belediye başkanlığının olmadığı yerlerde ise orada ilçe başkanlığına seçilmiş kişinin belediye başkanı adayı olarak çalışma içerisine girmesinden doğal bir şey olamaz. Çünkü o kentte protokolde yeri olan, ana muhalefet partisinin o kentteki ilçe başkanı dolayısıyla toplumun üzerine çok çeşitli vesilelerle daha rahat, daha kolay gitme imkanı vardır. Ve örgütü de bu süreçte oradaki mevcut diğer partilerden olan belediye başkanının muhalefeti olarak daha ciddi çalışmasını sağlayacaktır. Bu da olumlu bir şeydir. Bu ikisi arasında çok temel bir fark vardır. Ama burada esas olan liyakattir. Devlet yönetiminde de, yerel yönetimde de, parti yönetiminde de en önemli unsurlardan birisi liyakattir. Gerçekten o görevi en iyi şekilde yapacak olan, o göreve layık olan kişinin belirlenmesi hem çok önemlidir hem de adalettir. Yani burada kimsenin şahsi istikbali partinin ve memleketin istikbalinin önüne geçemez. Hedefimiz yerelde iktidar olduğumuz kentlerde oyumuzu daha da arttırmak, olmadığımız yerlerde de iktidara gelebilmektir.

-Buna cevap vermek istemeyebilirsiniz belki ama sizin de İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne isminiz yakıştırılıyor. Eski bir belediye başkanı olmanız hasebiyle, hoca olmanız hasebiyle toplum tarafından yakıştırılıyor. Ama aynı zamanda genel sekretersiniz. Bu bahsettikleriniz merkez yöneticileri için de aynı mı olmalı? Genel Sekreterken, milletvekiliyken aday gösterilmemeli mi? Vatandaş sizi yakıştırıyor ama siz ne düşünüyorsunuz?

Biz şimdi bir kurultay sürecine giriyoruz. Şimdi ilçe kongrelerimiz yapılıyor, arkasından il kongrelerimiz olacak. Aralık ayı sonu, Ocak ayının ilk haftası gibi il kongreleri de bitmiş olacak. Ondan sonra parti meclisimizi toplayacağız ve kurultay tarihine karar verilecek. Kurultayın tarihine karar verecek olan Parti Meclisi’dir. Şunu özellikle belirtmek istiyorum, seçim takvimi açıklanmadan, YSK tarafından takvim genelge olarak yayınlanmadan, bizim iktidarda olduğumuz belediyelerde birilerinin ‘ben adayım’ diye ortaya çıkmasından yanlış bir şey olamaz. ‘Aday olacağım’ demek, ‘mevcut iyi değil yerine ben olmak istiyorum’ demektir. Bu eşyanın tabiatına aykırıdır, kendi içinde kendini yok eden bir sürece girer. O sürece sokulması son derece yanlış olur. Diğer bir tarafı ise İzmir, İstanbul, Ankara gibi kentlerin adaylarının belirlenmesinde kişilerin kendi tercihlerinin dışında Genel Başkanımızın, parti yöneticilerinin talepleri ve önerileri daha öne çıkar. O yüzden, ben şu anda partinin Genel Sekreteri’yim. Partinin, örgütlerin bu süreçleri en iyi şekilde, en doğru, en sağlıklı şekilde, en sağduyulu şekilde yürütmesi için görev ve sorumluluk almış birisiyim. Kalkıp da kendi şahsi istikbalimi düşünerek, mevcut pozisyonumu da bunun lehinde kullanma çabasına girmek ahlaki olmaz, etik ve doğru da olmaz. Ama öyle bir düşünce olursa, kurultayda bu görevi bırakmış olmayı gerektirir. Kurultayda sayın Genel Başkanımızın takdiridir, ne görev verilirse biz onu yaparız. Vermezse de yine partimize bir şekilde ömrümüzün sonuna kadar desteğimizi her şekilde veririz. Onun için adaylık meselelerinin ne kendi üzerimden ne de bir başkasının üzerinden konuşulup, tartışılmasının bu süreçte partiye zarar verdiğini düşünüyorum.

Son Güncelleme: 15.11.2017 18:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Baha 2017-11-15 21:16:45

Chp li olarak söylüyorum şu zihniyeti bi değiştirseniz urla belediyesi den işten atilanlarlar Chp li mhpliler on numara bakılıyor.

Avatar
Baha 2017-11-15 21:17:07

Chp li olarak söylüyorum şu zihniyeti bi değiştirseniz urla belediyesi den işten atilanlarlar Chp li mhpliler on numara bakılıyor.

banner32

banner33

banner127

banner1

banner34

banner126