İzmir Barosu Başkanı Yücel: 'Ebru ve Aytaç'ı yaşatmak mümkün'

Adil yargılanma talebiyle ölüm orucu başlatan avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel İz Gazete'ye konuştu. Yücel, "Yetkililere sesleniyoruz. Adil yargılanma talepleri dikkate alarak bir adım atın, biz de avukat arkadaşlarımızın yaşamlarını ilgilendiren bu kararlarından döndürebilmek için mücadele edeceğimize söz veriyoruz" dedi.

POLİTİKA 14.08.2020, 17:06 14.08.2020, 17:29
İzmir Barosu Başkanı Yücel: 'Ebru ve Aytaç'ı yaşatmak mümkün'

SERAP ATKAN / İZ GAZETE - "Örgüt üyeliği" suçlamasıyla 13 yıl 6 ay hapis cezası verilen Avukat Ebru Timtik ve aynı suçlamayla 10 yıl 6 ay hapis cezası verilen Avukat Aytaç Ünsal'ın adil yargılanma talebiyle başlattıkları ölüm orucunda kıritik aşamaya yaklaşıldı.Timtik, ölüm orucu bugün 225 ıncı gününe girerken; Ünsal ise 194 güne ulaştı. Ölüm orucu eylemi 225. gününe giren Timtik, Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde; 194 gündür ölüm orucunda olan Ünsal da Kanuni Sultan Süleyman Eğitim Araştırma Hastanesi’nde tutulmaya devam ediyor. İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, "Meslektaşlarımız, devletin adil yargılanma hükümlülüğünü yerine getirmesi için ölüm orucunu başlatmışlardır. Gelişme olmadığı takdirde ölüm orucunu sonlandırmayacaklarını ileri sürüyorlar. Yetkililere sesleniyoruz. Adil yargılama konusundaki talepleri dikkate alarak bir adım atın, biz de avukat arkadaşlarımızın yaşamlarını ilgilendiren bu kararlarından döndürebilmek için mücadele edeceğimize söz veriyoruz" dedi.
 



ORTAYA KOYULAN DELİLLERİN SAVUNULACAK BİR YANI YOK!

İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel, yargılanmanın yapıldığı zamanlarda mahkeme salonunda duruşmaya katıldıklarını ve tutuklu bulunan avukatlara neden Soma ve Ermenek davasında avukatlık yaptıklarına dair ortaya koydukları delillerin kabul edilecek bir yanının olmadığını söyledi. Yücel, “Sorulan sorulara ve tanıkların dinlenme biçimlerine şahitlik ettik. Meslektaşlarımıza neden Soma ve Ermenek davasında avukatlık yaptıkları soruldu. Ne bu soruların ne de ortaya konulan delillerin kabul edilecek bir yanı yok” diye konuştu.

GİZLİ TANIKLAR SUÇLAMALARINI GERİ ÇEKMESİNE RAĞMEN TOPLAMDA 159 YIL CEZA VERİLDİ

İfade veren gizli tanıkların bir kısmı, beyanları zorla verdiklerine dair yazılı açıklamada bulunduklarını ve avukatların mahkemeye savunma sunmak istemelerine rağmen kabul edilmediklerini belirten Yücel, “Gizli tanıklar dinlendi. Mahkeme başkanı tarafından yönlendirmeler yapıldı. Avukatların soru sorulması engellendi. Dinlenen gizli tanıkların bir kısmı bu beyanları "zorla verdiklerini" içeren yazılı açıklamada bulundular. Avukatlar Cumhuriyet Sancısından mütalaa almak için çaba gösterdi. Cumhuriyet Savcısının söylediği şuydu; Bu aşamada savcılık tarafından mütalaa verilmesi uygun değildir" denildi. Bunun üzerine Cumhuriyet Savcısı değiştirilerek yerine başka bir savcı atandı. Talepleri bile alınmak sızın toplamda 159 yılı bulan bir cezalandırma yoluna gidildi” dedi.

SESLERİNİ DUYURABİLMEK İÇİN BEDENLERİNİ ÖLÜME YATIRDILAR!

Mahkemede savunma hakkının çiğnendiğini yanlı yargılanma yapıldığını vurgulayan İzmir Barosu Başkanı Yücel, “Bu davada olduğu kadar hukuk ilkelerini savunmaya ilişkin çiğnendiğini ortadan kaldırıldığını, yanlı bir yargılama yapıldığını bugüne kadar şahitlik etmedim. Bugün gelinen noktada avukat arkadaşlarımızın mahkemede seslerini duyuramadıklarını daha sonra istinaf aşamasında kendilerini ifade edemediklerini ve artık seslerin duyulması için tek yolun bedenlerini ölüme yatırmak olduğunu ifade ettiler. Ve ölüm orucuna başladılar. Ölüm oruçlarının başlama tarihi ise manidar bir gün Avukatlar Günü 5 Nisan’ı seçtiler” ifadelerini kullandı.

 

DEVLET ADİL YARGILANMANIN KOŞULLARINI SAĞLAMAKLA HÜKÜMLÜDÜR!

Yücel, Devlet yargılanmaya tabii tuttuğu vatandaşlar için adil yargılanma koşullarını sağlamakla hükümlüğü olduğunu söyleyerek, "Adil yargılanma hakkı bu ülkede talebe bağlı olmak sızın bütün yurttaşların hakkıdır. Adil yargılanma istiyorum diyerek bir kişinin talepte bulunması gerekmez. Devlet yargılamaya tabii tuttuğu insanlar için adil yargılanmanın koşullarını sağlamakla hükümlüdür. İşte meslektaşlarımız devletin bu hükümlülüğünü yerine getirmek için ölüm orucunu başlatmışlardır. Bir gelişme olmadığı takdirde ölüm orucunu sonlandırmayacaklarını ileri sürüyorlar. Yetkililere sesleniyoruz. Adil yargılama konusundaki talepleri dikkate alarak bir adım atın, biz de avukat arkadaşlarımızın yaşamlarını ilgilendiren bu kararlarından döndürebilmek için mücadele edeceğimize vicdani görevimizi yerine getirmek adına söz veriyoruz" diye konuştu.

KÖTÜ KOŞULLARIN ACİL DEĞİŞMESİNİ TALEP EDİYORUZ’

Ayrıca ceza evinde bulunan avukatların, kötü koşullarda kaldıklarını açıklayan Yücel, “ Havalandırması olmayan daracık odalarda kalıyorlar. İçinde bulundukları koşullar çok kötü, ölüm orucunu sürdürmelerine rağmen, ölüm orucunu sürdüren insanların aldıkları desteklere yeterince ulaşamıyorlar. Zorla müdahale ile karşı karşıyalar. Ailesi ve arkadaşları ile 15 dakikalık görüşme yapıyorlar. Koşullar insani olmaktan çok uzak, biz de barolar olarak bu koşulların acil değişmesini talep ediyoruz. Umarın yakın zamanda sonuç almış oluruz” şeklinde konuştu.

Yücel, mahkemenin doğrudan "tutukluluk halinin devamına" diyemediği için "hastaneye sevk" kararına imza attığını açıklayarak, "Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “hapishanede kalmaları uygun değildir” raporuna rağmen tahliye edilmeyerek 30 Temmuz’da hastaneye kaldırıldı. Yücel ATK’nın bu kararından sonra ya “tutuk halinin devamı” ya da “Adli kontrol şartıyla tahliye” kararı vermesi gerekirken “ Adli Tıp, “Tutukluluk halinin devamı” diyemediği için “hastaneye sevk” gibi bir karara imza attı” dedi.

EBRU VE AYTAÇ’I YAŞATMAK MÜMKÜN!

Son olarak, "Biz barolar olarak adil yargılanma için bedenlerini ölüm orucuna yatmış iki avukatın öldüğü bir ülkenin avukatı olmak ve bu utancı yaşamak istemiyoruz" diyen Yücel, "Ebru ve Aytaç’ı yaşatmak mümkün bunun için hepimize görev düşüyor. Yalnız avukatlara ve barolara değil, tüm yurttaşlar ve siyasi partilere ve ülkede yaşayan vicdanlı tüm insanlara görev düşüyor. Bu çabalar bir sonuç verir Ebru ve Aytaç’ı kaybetmeden bir adım atılmış ve sonuç gerçekleşmiş olur. Biz de bir daha bu karanlık günleri yaşamamış oluruz" şeklinde konuştu.




NE OLMUŞTU?

Aralarında Selçuk Kozağaçlı'nın da bulunduğu Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi avukatlar bürolarına yapılan polis baskını sonucu 2017 yılında gözaltına alındı ve tutuklandılar. Mahkeme, 18 avukata "örgüt üyeliği" ve "örgüt yöneticiliği" iddialarıyla toplam 159 yıl 1 ay 30 gün hapis cezası verdi. Avukat Ebru Timtik'e "örgüt üyeliği" suçlamasıyla 13 yıl 6 ay, avukat Aytaç Ünsal'a ise 10 yıl 6 ay hapis cezası verildi. İstinaf Mahkemesi'nce onanan cezalar için Yargıtay'a başvuru yapıldı.

İki avukat Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal ise seslerini duyurmak için önce açlık grevine başladı, ardından Ünsal açlık grevinin 63'üncü, Timtik ise 94'üncü gününde eylemlerini ölüm orucuna çevirdi. Ünsal Burhaniye T Tipi Cezaevi'nde, Timtik Silivri 9 No'lu Cezaevi'nde tutuluyor.


 

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
25°
parçalı az bulutlu
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?