Haluk Tekeli yazdı: 'İzmir'de Aziz Kocaoğlu ve ekibinin gitmesi...'

Haluk Tekeli yerel seçimlere dair yazdı.

POLİTİKA 26.01.2019, 18:54 Tugay Can
Haluk Tekeli yazdı: 'İzmir'de Aziz Kocaoğlu ve ekibinin gitmesi...'

İZ GAZETE - Haluk Tekeli 31 Mart 2019'da yapılacak yerel seçimlere dair yazdı. Tekeli, yerel seçimlerin büyük bir değişimi başlatabileceğini anlattığı yazısında "İzmir'de Aziz Kocaoğlu ve ekibinin gitmesi Türkiye'nin yenilenmesi adına yeni bir süreç oluşturmaya adaydır. Bu gidiş sadece CHP içinde basit bir görev değişikliği anlamına gelmemektedir. Aziz Kocaoğlu çizdiği Başkanlık tipolojisi ile son döneminde, özellikle yargılandığı dava sürecinden itibaren işbirlikçi ve teslimiyetçi bir çizgi izlemiştir. Onun gidişi bu tarz siyasetin sona ermesi için bir başlangıç olabilir. Bu başlangıcı mümkün kılabilecek olan kentte her türlü olumsuz koşullara karşın direnen bireylerin, meslek odalarının, sivil yapıların ve tüm yurttaşların söz yetki ve karar sahibi olma konusunda daha aktif tutum almalarıdır." ifadelerini kullandı.

İşte Haluk Tekeli'nin yazısını tamamı;

Yerel seçimler yaklaştıkça memlekette kalkan her yaprağın altından buna dair ayak sesleri geliyor.

Bu hafta sonu CHP'nin İzmir'de içinde olmak üzere kalan adayları açıklandıktan sonra artık isimlerin yarattığı heyecan sona ermiş olacak.

Her seçim doğası gereği aynı zamanda bir tasfiye sürecidir. Bu tasfiye geçmişte seçim öncesi mevcut adayların değişmesi ile başlar, seçim sonrası oy alamayanların kaybetmesi ile sonuçlanırdı. Buna yakın zamanda bir de "kayyum" eliyle tasfiye de eklendi.

AKP mevcut adaylarını geçen yıl bir çok büyükşehirde görevden alarak kendisi tasfiye etti. İstanbul, Ankara, Bursa gibi koç başı olan metropol illerden görevden alınan Başkanlar hakkında şimdiye kadar yargısal bir süreç başlamadı. Bilinen tek gerçek tamamının borcunun gırtlağı aştığı ve kamunun sırtına binmiş olan bu borç yükünün bilinemezliği.

AKP/MHP yerel seçimlere "devlet partisi" olarak katılıyor. Kürt illerinde atanan "kayyum"lar aday olurken, Ankara'ya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapmış Özhaseki'yi, İstanbul'a Başbakanlık yapmış ve halen TBMM Başkanı B.A.Yıldırım'ı, İzmir'e Ekonomi Bakanlığı yapmış Zeybekçi'yi atamıştır.

Bütün bu görevden almalar, atamalar, Türk tipi Başkanlık rejiminin naturasına da fıtratına da uygundur. "Parti devlet, devlet parti" modeli başka türlü kadro üretemez, kontrolün her hangi bir noktada elden kaçmasına da tahammül yoktur.

Buraya kadar yapılan uygulamaların kamuoyu tarafından nasıl karşılandığına dair elimizde bir veri yoktur. Yazılı ve görsel medya, araştırma şirketleri algı yönetme peşinde olduğu için gerçekte toplumsal bilinçte ne tür yarılmalar veya bütünleşmeler olduğu ancak olayların uç verdiği noktada görülebiliyor.

Son yaşadığımız iki olay AKP/MHP ittifakı açısından işlerin iyi gitmediğini gösteriyor. Bunlardan bir tanesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Fazıl Say'ın konserine katılmasıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir seçim virtüözü olduğunu defalarca kanıtlamış, kutuplaşma politikası ile önemli bir seçmen kitlesini Cumhuriyet tarihinde görülmedik ölçüde kendi liderliği altında tutma başarısı göstermiştir. Fazıl Say konserine gidiş kutuplaşma politikası ile gidilecek yolun kalmadığının teslim edilmesi ve yeni bir yüzdelik dilimin hedefte olması anlamındadır. Buna ABD Senatörü Lindsey Graham ile katılınması gözden kaçırılmamalıdır.

İkinci ve önemli diğer gelişme HDP vekili DTK Eş Başkanı Leyla Güven'in açlık grevinin 79.gününde hakkında onlarca yıl hapis cezası istenirken tahliye edilmesi. Leyla Güven'in "açlık grevi" ni sona erdirmesi için Abdullah Öcalan'a kardeşinin ziyaret izini verilmesi, bu ziyaretin yapılması ve sonrasındaki muhtemel görüşmeler sonuç vermemiş ve bir "uzlaşma" sağlanamadığı anlaşılmıştır.

Leyla Güven'in tahliye kararı ile "eğer yeni bir tutuklama ile engellenmezse" yaşamsal risk ortadan kaldırılıp, devletin genel hattından da ödün vermeme politikası izlenmiştir. Nasılsa bir başka mahkeme kararı ile tutuklama yolu açıktır her zaman.

Fazıl Say ve Leyla Güven olayı memleketi etkisi altına alan fırtınalı, yağışlı hava durumunun baskısı gibi siyasal alanın da ekonomiden kaynaklı dipten gelen fırtınanın Mart sonuna kadar her yeri sarsacağı beklentisidir. Asgari ücrete yapılan artış, KGF borçlarının ötelenmesi, ÖTV ve KDV indiriminin üç ay uzatılması, İmar barışı, bedelli askerlik, kredi kartlarının yapılanması, yeni kredi destekleri ve dövizdeki gevşeme tüm bunlar 31 Mart akşamına kadar treni sallayarak hareket ettiği duygusunu tüm topluma yaymak içindir. Bu tabloya bakıldığında sürekli seçim ortamı toplumun dezavantajlı kesimleri açısından bir anlamda yara sarma dönemi oluyor.

31 Mart yerel seçimleri ile test edilecek olan çeperden gelip merkeze oturan AKP'nin MHP desteği ile durumunu koruyup korumadığıdır. Eğer bu destek önemli ölçüde devam ediyorsa yakın gelecekte seçim de olmadığı için üzerinde düşünmek ve nerede hata yapıldı? sorusunun yanıtı için epey bir süre olacaktır. Bu değerlendirme için de bizatihi temsili demokrasinin kırıntılarının da artık olmadığı koşullarda yeni politik tutumun nasıl olması gerektiği temel tartışma konusu olacaktır.

İzmir'de Aziz Kocaoğlu ve ekibinin gitmesi Türkiye'nin yenilenmesi adına yeni bir süreç oluşturmaya adaydır. Bu gidiş sadece CHP içinde basit bir görev değişikliği anlamına gelmemektedir. Aziz Kocaoğlu çizdiği Başkanlık tipolojisi ile son döneminde, özellikle yargılandığı dava sürecinden itibaren işbirlikçi ve teslimiyetçi bir çizgi izlemiştir. Onun gidişi bu tarz siyasetin sona ermesi için bir başlangıç olabilir. Bu başlangıcı mümkün kılabilecek olan kentte her türlü olumsuz koşullara karşın direnen bireylerin, meslek odalarının, sivil yapıların ve tüm yurttaşların söz yetki ve karar sahibi olma konusunda daha aktif tutum almalarıdır.

Yorumlar (2)
utk 6 ay önce
kürt ili mi, o nasıl bir tabir ya !
Komedi 6 ay önce
İstemezükçü yapılara gün doğdu değil mi ?
banner96
17°
açık
Günün Anketi Tümü
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?
İstanbul hezimetinin ardından AKP iktidarı erken seçime gider mi?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 34 69
2. Başakşehir 34 67
3. Beşiktaş 34 65
4. Trabzonspor 34 63
5. Malatyaspor 34 47
6. Fenerbahçe 34 46
7. Antalyaspor 34 45
8. Konyaspor 34 44
9. Alanyaspor 34 44
10. Kayserispor 34 41
11. Çaykur Rizespor 34 41
12. Sivasspor 34 41
13. Ankaragücü 34 40
14. Kasımpaşa 34 39
15. Göztepe 34 38
16. Bursaspor 34 37
17. Erzurum BB 34 35
18. Akhisar Bld.Spor 34 27
Takımlar O P
1. Denizlispor 34 72
2. Gençlerbirliği 34 70
3. Hatayspor 34 67
4. Osmanlıspor 34 62
5. Gazişehir Gaziantep 34 59
6. Adana Demirspor 34 58
7. Altınordu 34 57
8. Ümraniye 34 53
9. Boluspor 34 49
10. Altay 34 47
11. İstanbulspor 34 43
12. Adanaspor 34 37
13. Giresunspor 34 36
14. Eskişehirspor 34 35
15. Balıkesirspor 34 34
16. Afjet Afyonspor 34 30
17. Elazığspor 34 25
18. Karabükspor 34 0
Takımlar O P
1. Man City 38 98
2. Liverpool 38 97
3. Chelsea 38 72
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 70
6. M. United 38 66
7. Wolverhampton 38 57
8. Everton 38 54
9. Leicester City 38 52
10. West Ham 38 52
11. Watford 38 50
12. Crystal Palace 38 49
13. Newcastle 38 45
14. Bournemouth 38 45
15. Burnley 38 40
16. Southampton 38 39
17. Brighton 38 36
18. Cardiff City 38 34
19. Fulham 38 26
20. Huddersfield 38 16
Takımlar O P
1. Barcelona 38 87
2. Atlético Madrid 38 76
3. Real Madrid 38 68
4. Valencia 38 61
5. Getafe 38 59
6. Sevilla 38 59
7. Espanyol 38 53
8. Athletic Bilbao 38 53
9. Real Sociedad 38 50
10. Real Betis 38 50
11. Deportivo Alaves 38 50
12. Eibar 38 47
13. Leganés 38 45
14. Villarreal 38 44
15. Levante 38 44
16. Real Valladolid 38 41
17. Celta de Vigo 38 41
18. Girona 38 37
19. Huesca 38 33
20. Rayo Vallecano 38 32
Günün Karikatürü Tümü