Gruşçu'dan Başdaş'a yanıt: Türkiye'yi düşmana teslim ettiniz!

Geçtiğimiz günlerde AKP Konak İlçe Kongresi’nde “Konak’ı düşmana verseniz bu hale getirmez” diyen AKP Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş’a yanıt CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu’dan geldi. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, AKP’nin uyguladığı ekonomik krize değinen Gruşçu, "18 yıldır uygulanan iç ve dış politikaların ülkeye büyük zarar verdiğini söyledi. Gruşçu, “Apaçık bir şekilde AKP hükümeti Türkiye'yi düşmana teslim etmiştir” dedi.

POLİTİKA 28.10.2020, 13:41 28.10.2020, 14:37
Gruşçu'dan Başdaş'a yanıt: Türkiye'yi düşmana teslim ettiniz!

İZ GAZETE - Geçtiğimiz günlerde AKP Konak İlçe Kongresi’nde AKP Konak İlçe Başkanı Mehmet Sait Başdaş, yaptığı protokol konuşmasında CHP’nin Konak ve İzmir’i yönetemediğini belirterek, “Gelin görün ki Konak ilçesinin durumu içler acısı. Düşmana verseniz bu hale getiremez” demişti. Başdaş’a CHP’den yanıt geçikmedi. CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, Başdaş’ın söyleminin altında geleceğe ilişkin tehlike sinyalleri olduğunu belirtti. 



Gruşçu, AKP yönetiminin 18 yıl boyunca uyguladıkları ekonomi, dış ilişkiler ve sosyal politikalarla uçurumun kenarına sürüklediklerini ifade ederek, “AKP'nin düşmanla işi ve alışverişi olduğunu 83 milyon vatandaşım iyi biliyor. 'Konak'ı düşmana teslim etsek' diyen AKP'li ilçe başkanının üst kurmayları ülkeyi çoktan düşmana teslim ettiler” ifadelerini kullandı.


İşte o açıklama;

'VATANDAŞIN DOSTUYUZ, DÜŞMANLA İŞİMİZ OLMAZ!'

AKP'nin Konak İlçe Kongresi her zamanki gibi bol demagojiye sahne olmuş. Bunların yapabildiği tek şey sadece konuşmak. Ama icraate gelince koca bir sıfır görüyoruz. Söyleyecek başka bir şey bulamayınca da kendilerine oy vermeyenleri düşman ilan ediyorlar. Bu ciddiyetsizlikle devlet yönetilmez.

AKP'li mevkidaşım Sait Başdaş'ın açıklaması son derece talihsiz ve düşündürücüdür. AKP'li ilçe başkanı "Konak'ı düşmana teslim etsek bu hale getirmezdi." demiş. 'Konak'ı düşmana teslim etsek' ne demektir? Bu söylemin ana amacı çok tehlikelidir. Konak için gelecekte neyi planladıklarının göstergesidir. Bu açıklama düşmana dost gözüyle bakan bir anlayışın tezahürüdür. Ülkemizi emperyalist güçlere peşkeş çeken, yıllarca terör örgütleriyle beraber yürüyen, Türk milletini illet ve zillet olarak gören, halkı faiz lobisi ve tefecilere teslim eden AKP, şimdi de Konak'ı düşmana teslim etmeyi planlıyormuş. Ağızdaki bakla çıktı. Buna ne Cumhuriyet Halk Partisi ne İzmirliler ne de Konaklı hemşehrilerimiz asla müsaade etmeyecektir. Biz milletimize ve ülkemize kendini adamış hizmet neferleriyiz. Biz esnafın, işçinin, emeklinin, öğrencinin, atanamayan öğretmenin, kadının, işsizlikle boğuşan gençlerin, darboğazdaki çiftçinin, geçim sıkıntısı çeken vatandaşımızın umuduyuz, dostuyuz. Düşmanlarla işimiz, alışverişimiz olmaz.

Ancak AKP'nin düşmanla işi ve alışverişi olduğunu 83 milyon vatandaşım iyi biliyor. 'Konak'ı düşmana teslim etsek' diyen AKP'li ilçe başkanının üst kurmayları ülkeyi çoktan düşmana teslim ettiler.

'Beraber yürüdük' dedikleri terör örgütleriyle devleti sözde yönettiler. Devletin kurumlarını FETÖ marifetiyle düşmana teslim ettiler. FETÖ mensuplarını İçişleri Bakanlığına, Emniyete, Valiliklere, Kaymakamlıklara, Adalet Bakanlığı’na, Jandarma’ya, Milli Eğitim Bakanlığı’na, Genel Kurmay Karargâhına yerleştiren iradenin adı AKP'dir. Yapılan yasa değişiklikleriyle FETÖ’cülerin ‘tek tek’ değil, ‘kitleler halinde’ devletin en kritik kurumlarına yerleşmesi sağlanmadı mı? Biz o zaman, Yargıtay'a atanan FETÖ'cüler için ‘Yargıtay’a 160 militan atadınız’ dedik, ‘Hakimlere nasıl militan dersin’ diyerek kıyameti kopardılar. Şimdi ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. "Cemaat üyeleri şimdiye kadar bizden ne talep ettiler de yapmadık?" diyen AKP'nin Genel Başkanı değil miydi?

Güzel ülkemizi rant uğruna haraç mezat satanlar bu ülkenin dostu mudur, düşmanı mı? Ecdadımızın emaneti İstanbul'a ihanet hançerini saplayan, kupon arazileri yandaşlarına peşkeş çeken, Fatih Sultan Mehmet'in, Mustafa Kemal Atatürk'ün kılıç hakkıyla aldığı toprakları, Katar Emiri’nin annesine tarla olarak satıp, sonra bakanlık kararıyla ticari arsaya çevirerek milyonlarca dolar kazandırmaya kalkan sonra da utanmadan ‘İstanbul'a ihanet ettik' diyenler dost mudur düşman mı?

'Faiz haramdır, faiz günahtır' diyenler ülkemizin iflasa sürüklenip kucağa düşmesi için el ovuşturan faiz lobisine borçlanıyor. O borcu veren dost değil belli, sen alırken vicdanın hiç sızlamıyor mu? Son 8 ayda bu memleketin, 83 milyon vatandaşımın Londra'daki bir avuç tefeciye ödediği borç 728 milyar dolar. Millete bunu yapanlar dost mudur düşman mı?

MİLLETE BU ZULMÜ YAPANLAR ÜLKENİN DOSTU OLAMAZ!

Büyük bir ihale yapıyorlar. İhalenin bedeli 9 milyar 800 milyon lira. 5'li çeteden birine veriyorlar. Kim bu adam? Hani var ya havuz medyasının sözde amiral gemisi. Gazeteleri satmıyor, televizyonu izlenmiyor, o yüzden verdiler bu ihaleyi. Resmi Gazete’de 9 Ekim 2020’de bir tablo yayınlandı. 81. sırada bu ihaleyi verdikleri firmaya 9 milyarlık vergi harç muafiyeti getiriyorlar. Hiçbir zaman masraf yapmasına gerek yok, devlete vergi vermeyecek. Ama esnafım, küçük ve orta ölçekli işletmelerin sahipleri, hatta pazardan, marketten alışveriş yapan yurttaşım vergi yükü altında ezilecek. Millete bu zulmü yapanlar bu ülkenin dostu olamazlar!

İstanbul'da, Ankara'da ve AKP'den devraldığımız bütün belediyelerde israfın ne kadar üst seviyede olduğuna şahit olduk. Vatandaşımın vergileri hizmete değil birilerinin cebine gidiyordu. Evet, doğru. Bunu düşman olsa yapmaz. Bunu vatandaşın, ezilen yurttaşın dostu CHP'li belediye başkanlarımız ortaya çıkardı. Şimdi o israftan dönüldü, vatandaşın paraları hizmete akıyor.

Ülkenin yarısı 'yoksulum, açım, kiramı, elektriğimi ödeyemiyorum' diye feryat ederken, genç işsiz sayımız dudak uçuklatırken, insanımız çöp konteynerlerinden, gece pazarlardan erzak toplayarak geçimini sağlamaya çalışırken, alınteriyle kazandığı asgari ücretle bir ay geçinmeye çalışan vatandaşımın rızkını sarayda bir dakikada harcayanların dost mu düşman mı olduğuna milletimiz elbet karar verecektir. Milletin iradesi güzel ülkemi düşmana teslim edene değil, kendisine umut olana ve dost olana devletin yönetimini teslim edecektir. Apaçık bir şekilde AKP hükümeti Türkiye'yi düşmana teslim etmiştir.

Bir de manipülatif ve gerçekliği olmayan rakamlarla vatandaşımıza algı oyunları oynamaya çalışıyorlar. Geçtiğimiz günlerde Konak Belediye Meclis Toplantısında AKP'li Meclis Üyesi Sayın Hakan Yıldız dolara karşı gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin yüzde 30-40 oranında değer kaybetmesine rağmen Türk Lirasının yüzde 13 değer kaybettiğini ve diğer ülkeler arasında değer kaybı en az olan 3. ülke olduğumuzu iddia etti. AKP'li Meclis Üyesi Sayın Hakan Yıldız'ın iddiası ne kadar Türkiye gerçeklerinden uzak olduklarının göstergesidir. Sayın Yıldız'ın övünerek anlattığı iddiasının aksine gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin performanslarına bakıldığında, dolar karşısında en çok değer kaybeden 18 ülke arasında Türkiye üçüncü ülke oldu. Türkiye, Arjantin ve Endonezya gibi batık ekonomilerin hemen ardında. Arjantin Pezosu yüzde 32, Endonezya Rupisi yüzde 26 ve Türk Lirası yüzde 20 değer kaybetmiş. Yani söylediği gibi değer kaybı yüzde 13 değil, dolar karşısında en az değer kaybeden üçüncü ülke de değiliz. İddiaların tamamı gerçek dışı. Bu tabloyu yaratanlardan, ülkeyi uçuruma sürükleyenlerden dost mu olur? AKP kadroları vatandaşımızı rakamlarla yanıltmaya çalışsalar da vatandaşım her şeyi iliklerine kadar yaşayarak görüyor.

2018’de başkanlık yetkisi istediler. O zamanlar AKP Genel Başkanı Erdoğan ne diyordu? "Bana başkanlık yetkisini verin, dolarla, faizle, şunla bunla nasıl mücadele edilir göreceksiniz" diyordu. Yetkiyi aldı. Peki bugün ne oldu? Dolar 7 TL'yi aşmasın diye 105 milyar dolar para sattılar. Kim aldı bu dolarları? Bilmiyoruz. Sonra dolar 7 TL'yi aştı. Dolar satın alanların tamamı karlı çıktı. Fatura kime çıktı? 83 milyon insanımıza, vatandaşımıza çıktı. Bunu yapanlar vatandaşımın dostu olamaz.

Konak Belediye Başkanımız Sayın Abdül Batur, belediye meclisi toplantısında Damat Bakan Albayrak'ın açıkladığı çarpıcı rakamlardan bahsetti. Damat Bakan Berat Albayrak’ın geçtiğimiz haftalarda açıkladığı Yeni Ekonomi Programı dolar kuru tahminlerinde 2020 yılı için 6,91, 2021 için 7,68, 2022 için 7,88, 2023 için 8,02 rakamlarına yer verilmişti. Hedef 2023 derken demek ki bunu kastetmişler. Bu hafta içinde dolar 2023 hedefini yani 8,02 rakamını tutturdu. Türkiye'nin gerçeği işte maalesef bu. Ülkeyi emperyalist güçlerin eline teslim ettiler. Biz gerçekleri açıkladığımız zaman rahatsız oluyorlar. Buna göz yuman da ülkeyi teslim ettiğiniz emperyalist güçler de dost mudur düşman mı?

Esnafımızın hali içler acısı. Ben sokak siyasetçisiyim, sokağın sesiyim. Gittiğim her dükkanda her esnafımın gözünün içine baktığımda çaresizliği ve umutsuzluğu görüyorum. Esnafım 'yandım Allah' diyor, 'bizi bu iktidardan kurtarın' diyor. Ancak iktidar ne yapıyor? Gidiyor Londra'da bir grup tefeciye borçlanıyor. Yurtdışındaki tefecinin eli esnafımın cebinde. Biz bunları çok iyi biliyoruz. Esnafımız ekonominin bel kemiğidir. İşte bu yüzden Esnaf Bakanlığı kurulmalıdır, sicil affı çıkarılmalıdır, stopajdan esnaf kurtarılmalıdır diyoruz. Ancak bunları duymazdan gelip esnafı tefecilere teslim edenlerden dost olur mu?

12 ayda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ödeyeceği borç 171 milyar dolar. Bu borcu ödemek için de borçlanmak zorundadır. Bütçe açığı var. Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı. 139 milyarlık açık verdik ilk 7 ayda. Bütçe açığını kapatmak için de borçlanmak zorunda. Para yok. Borç alıyorsunuz ama elin oğlu faiz de istiyor. Bu borcun da faizi var. İlk 7 ayda elin oğluna 80 milyar lira faiz ödendi. Faizi ödemek için de borçlanmak zorundasınız. Bunu ancak düşmanı dost gören bir anlayış yapabilir.

Hani yerliyiz, milliyiz diyorlar değil mi? Bunlar ne yerliler ne de milliler! Bankalardaki mevduatın yüzde 53'ü dolar, döviz. Türkiye 2.5 milyar dolar borçlandı. Yüzde 6.4 faizle. Hani Almanya bizi kıskanıyordu, hani Türkiye güçlü bir ülkeydi, hani dünya lideriydik biz? Doğru, faiz ödemede dünya lideriyiz. Buna göz yumanlar Türkiye'nin dostu olamaz.

FERYATLARI DUYMAYAN İKTİDAR DOST MUDUR?

Yoksulluğa mahkum edilmiş, çöp konteynerlerinden, gece pazarlardan erzak toplayarak evine götüren insanımızı görmezden gelen, evlerde işsiz gençler ordusu yaratan, milyonlarca evladımıza eğitim imkanı sunamayan, çocuğuna harçlık veremediği için intihar eden insanımızın feryadını duymayan bu hükümet dost mudur düşman mı?

Böyle bir tablo içinde her vatandaşımın şu soruyu sorması lazım:

Memleketi bu hale kim getirdi? Ülkeyi tefeciye, yandaşa, emperyalistlere, düşmana kim teslim etti?

Bu ülke çok güçlü bir ülke. Zengin kaynaklara sahip bir ülke. Bu kaynakları 83 milyon insanımıza adaletle dağıtamaz mıyız? Dağıtırız. Bir grup tefecinin oyununu bozar mıyız? Evelallah bozarız. Yeter ki üretelim. İşsizimize iş, aşsızımıza 12 ay kaynayan aş verelim. Biz bunu başarabiliriz. Kendimize güveniyoruz. Cumhuriyet Halk Partisinin kadroları bunu başaracak güçtedir, liyakattedir. İşte Konak Belediyemiz de, Büyükşehir Belediyelerimiz de bu sorumluluk bilinci ve ülke sevdasıyla çalışıyor. Abdül Batur başkanımız da, Tunç Soyer başkanımız da vatandaşımızın en yakın dostu olmuş durumda. Bunu sokakta olanlar gayet iyi biliyor. Çalışmak yerine konuşmayı tercih edenler gölge etmesinler, başka ihsan istemez.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
açık
Anket Tümü
Covid-19 önlemleri kapsamında hayata geçen açık alanlarda sigara içme yasağı hakkında fikriniz nedir?