Doğan Başbakan'a sordu: Sinop halkının can güvenliğini sağlayacak mısınız?

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Sinop'ta yapılması planlanan nükleer santral için Başbakan Binali Yıldırım tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı bir önerge verdi.

Doğan Başbakan'a sordu: Sinop halkının can güvenliğini sağlayacak mısınız?

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Sinop'ta yapılması planlanan nükleer santral için Başbakan Binali Yıldırım tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı bir önerge verdi.

09 Şubat 2018 Cuma 10:54
Doğan Başbakan'a sordu: Sinop halkının can güvenliğini sağlayacak mısınız?

HDP İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, önergesinde nükleer santrallerden çıkan radyoaktif atıkların insan ve doğaya verdiği zararları örneklerle açıklarken, tüm dünyanın nükleer enerjiden vazgeçtiği bir dönemde bu projenin halka rağmen yapılmak istenmesinin nedenini sordu.

Doğan, önergesinde, nükleer santral yapılacak bölgenin deprem bölgesinde olduğuna dikkat çekerek bu durumun kaygı verici olduğunu ifade etti. 

Japonya, Almanya, İsviçre gibi ülkelerin nükleerden vazgeçtiğinin de altını çizen Doğan, önergesinde şu sorulara yer verdi;

Nükleer endüstrinin çekincelerinin ayırdına varmış olan ülkeler bu teknolojiden vazgeçerken, Sinop’a nükleer santral kurma konusundaki ısrarınızın gerekçeleri nelerdir? 1992 Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Üzerine Rio Zirvesi Sonuç Deklarasyonu'na göre "İnsanlar, doğa ile uyum içinde sağlıklı ve verimli bir hayata layıktır. Çevre konuları en iyi şekilde, ancak ilgili bütün vatandaşların katılımı ile yönetilir" denmesine rağmen hükümetiniz ilgili durum için Sinop halkından görüş almış mıdır? Görüşler alınırken hangi yöntem ve teknikler uygulanmıştır? Sinop halkın görüşü için neden referanduma gidilmemiştir? sunulan ÇED Proje dosyasında belirtildiği gibi “Projenin çevresel etki değerlendirmesi, ÇED Raporu’nun hazırlandığı sırada yürürlükte olan ulusal mevzuat ve uluslararası kılavuzlar göz önünde bulundurularak yapılacaktır. Bunun akabinde, proje çalışmaları sebebiyle karşılaşılacak muhtemel olumsuz etkilerin en aza indirilmesi için alınacak önlemler, izleme ve yönetim planları ile olumlu etkilerin geliştirilmesi için öneriler de ÇED Raporu içerisinde tanımlanacaktır” denmesine rağmen ortada bir ÇED raporunun olmamasını hangi saiklerle açıklayacaksınız? Ortada ÇED raporu olmadan konuyla ilgili çevre örgütleri ve muhalif kesimler Nükleer Santrallere ilişkin itirazlarını nasıl dile getireceklerdir? Söz konusu santralle ile ilgili ÇED raporunu ne zaman hazırlamayı düşünüyorsunuz? ÇED Başvuru Dosyası’nda “Nükleer güvenliğin en yüksek seviyede olması için; Fukushima Daichi Nükleer Güç Santrali'nde yaşanan gelişmeler ile en son teknoloji ve yöntemler, Türkiye'de nükleer enerji üretiminde göz önünde bulundurulmuştur” denmesine rağmen gerçekten Fukushima ve diğer nükleer felaketlerden ders çıkartıldığını düşünüyor musunuz? Konuyla ilgili çıkartılan dersleri kamuoyuyla paylaşmayı düşünüyor musunuz? “En ileri güvenlik önlemleri ve simülasyonları olsa da, Çernobil ve Fukuşima’da hâlâ devam eden felaket kazalar açıkça göstermiştir ki tabiatı gereği güvenli nükleer güç santrali diye bir şey yoktur.” tespitine rağmen nükleer santral kurmanın çevresel ve ekonomik zararlarına rağmen anlaşmaların imzalanmasının siyasal nedenleri nelerdir? Dünya nükleer lobisinin yeni oyun sahası Türkiye midir?Proje dosyasından anlaşıldığı kadarıyla sıvı radyoaktif atıklar geçirilecek işlemlerden sonra Karadeniz’e deşarj edilecektir. Deşarj edilecek işlemden geçirilmiş sıvı radyoaktif atıkların Karadeniz’e vereceği zararla ilgili bilimsel bir çalışmanız var mıdır? Proje dosyasında Katı Radyoaktif Atıkların geçici depolanmasından bahsedilmesine rağmen, sürekli depolamadan hiç söz edilmemesinin nedeni nedir? Nükleer santral atıklarının bertaraf edilmesi konusunda yaptığınız/yapacağınız çalışmalar nelerdir? Ne gibi önlemler aldınız? Konuyla ilgili çözüm öneriniz nedir? Nükleer yakıtın kendisinin yaratacağı risklerin yanı sıra, deniz yoluyla gelecek olması, boğazların kullanılmasından, Samsun Limanı’ndan proje sahasına karayoluyla taşınmasından doğacak risklere ilişkin bir çalışmanız ve hazırlığınız var mıdır?Proje sahası, çeşitli türde korunması gereken hassas alanlar ile kaplıdır. Nükleer güç santrali kurulması halinde bu alanlar artık korumadan çıkarılacak mıdır? Yıllar sonra ortada korunacak bir alan kalacak mıdır?Nükleer santralin olduğu yerde tabiat parkı, tabiatı koruma alanı, yaban hayatı geliştirme sahası, sulak alan, anıt ağaç, flora ve faunanın zarar görmemesi için ne gibi önlemler aldınız?2016 nüfus sayımı sonuçlarına göre Sinop İli’nin toplam nüfusu 205.478 kişidir. Bu nüfusun %58,04’ü kentlerde, %41,96’sı ise kırsal kesimde yaşamaktadır. Proje alanından itibaren 30 km yarıçaplı alan, yüz ölçümü bakımından Sinop Merkez İlçesi’nin neredeyse tamamını (%74,1), Erfelek İlçesi’nin büyük bir kısmını (%73,2), Ayancık İlçesi’nin bir bölümünü (%5,8) ve Gerze İlçesi’nin küçük bir kısmını (%2,4) kapsamaktadır. Nüfus bakımından ise Sinop Merkez İlçesi'nin % 97,3’ü, Erfelek İlçesi'nin %93,2'si, Ayancık İlçesi’nin %4,9’u ve Gerze İlçesi’nin %4,2’si ve Sinop İli toplam nüfusunun %35,3’ü bu 30 km yarıçaplı alan içerisinde kalmaktadır. Sürekli salınacak gaz atıklar ile diğer atıklar sonucunda ve reaktör kazası riski karşısında Sinop halkının can güvenliğiyle ilgili yaptığınız çalışmalar nelerdir?

Sinop’un en önemli geçim kaynağı olan balıkçılık ve turizmin nükleer santral ile uğrayacağı çok büyük zararın risk analizleri yapılmış mıdır? Fukushima felaketi gibi bir felaketin Sinop’ta yaşanmayacağının güvencesi nedir? Sunulan Nükleer Güç Santralı projesinin çevresel açıdan önemli bir zarar yaratma riski taşımayacağının bilimsel olarak kanıtları nelerdir?Çevre Hukuku’na özgün rengini veren en temel ilkelerden biri İhtiyat İlkesi’dir. İhtiyat ilkesi gereğince de bu projeden vazgeçmeyi düşünüyor musunuz?

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.