‘Çiftçi toprağından, hayvanından soğudu’

Pınar Teke ile Gün Doğdu programının canlı yayın konuğu CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır oldu. Sındır, Türkiye’de uygulanan tarım politikalarını ve hükümetin üretimi desteklemediğini dile getirdi.

POLİTİKA 25.01.2021, 19:18
‘Çiftçi toprağından, hayvanından soğudu’

İZ GAZETE- İz TV’de yayınlanan Pınar Teke ile Gün Doğdu programının canlı yayın konuğu CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır oldu. Sındır, ülke gündemine dair önemli açıklamalarda bulunarak, Türkiye’nin can yakıcı sorunları arasında tarımın yer aldığını söyledi.

Sındır,“ Türkiye tarım alanları itibariyle Avrupa ülkeleri arasında potansiyeli çok yüksek. Ancak bunu değerlendiremiyoruz. Tarım konusu ülkenin en can yakıcı sorunların biri. 2002 yılından bugüne kadar 36 milyon dönüm tarım alanımız azalmış durumdadır. Bu da üretim yapmıyoruz demektir. Bitkisel ve hayvansal ürünlerin hepsinde ithalatçı ülke konumundayız. Üretici tüm riskleri alarak üretimini yapıyor ancak hasat ettiğinde devleti yanında göremiyor. Üreticinin eline geçen ürün fiyatları ihtiyaçlarını karşılamıyor. Çiftçinin borçları haciz altında ve yaklaşık 5 milyar üretici borcu mevcut. Bu durumun sonucunda da çiftçi toprağından hayvanından soğudu. Topraklarını terk ederek şehre geliyor” dedi.

‘ÜRETİCİ DESTEKLENMİYOR’

Tarımda destekleme politikasının ülkede uygulanmadığını dile getiren Sındır, “Türkiye tarımı yönetilemiyor ve tepesindeki lobiler tarımını yönetir durumdadır. Tarımda destekleme tüm ülkelerde bir politika aracıdır. Amaç, verimi ve kaliteyi arttırmaktır. Ülkenin ihtiyaç duyduğu ürünler her neyse planlamak ve üretimi desteklemeniz gerekir.  Ne yazık ki ülkemizde bu politika kullanılmıyor. Üretim tüketim ve ithalat rakamlarına baktığınızda, ithalat ile tüketimi karşılayabiliyoruz. Bütçeye baktığımızda rakamsal olarak büyüme var ancak destekleme aynıdır. Üretim, üretici ne yazık ki desteklenmiyor” açıklamasında bulundu.

Sındır, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in geçtiğimiz günlerde, Ödemiş’te İzmir’in yeni tarım politikalarına yönelik yaptığı çalışmalara da değinerek, ‘Yerelde Üret, Yerel de Tüket’ anlayışının önemli olduğunu belirtti. Sındır, “Üreticiden tüketiciye aracısız belediyenin omuz vermesiyle pazarlama zincirinin sağlanabilmesi oldukça önemlidir. Ülkeyi yönetenlerin üretimle ilgili yapması gerekenleri yerelde maalesef biz yapmak durumunda kalıyoruz. Bunu yapmaktan  belediyelerimiz asla gocunmuyor ve seve seve yaparız.  Bu nedenle çalışmalarından dolayı Büyükşehir Belediyemizi çalışmalarından dolayı kutluyorum” dedi.

‘SEÇİM MEŞRU DEĞİLDİR’

Menemen’de gerçekleşen kura çekimine ve sonuçlarına yönelik ‘Halkın iradesi yansımamıştır’ diyen Sındır, “Bugünkü yönetim yasalara uygun şekilde süreç gelmiştir. Ancak meşru değildir. Sonuçlar Menemen halkının iradesi yansımamıştır. Üzücü olan kurayla yöneticinin belirlenmiş olmasıdır. Seçilen bir başkan değil, başkan vekilidir. Menemen halkı bunu hak etmiyor. Seçimin tekrarlanması ya da yerelde seçime gitmesini yararlı görüyorum. Tabikii bu duruma gelmemesini arzu ederdik. Bu süreçte kendi içimizde yaşadığımız sorunu da çözeceğiz”  ifadelerini kullandı.

YAP-İŞLET-DEVRET MODELİNİ ELEŞTİRDİ

2020'de 292 lira olan İstanbul-İzmir otoyolu geçiş ücretinin geçtiğimiz günlerde 367 TL'ye yükselmesini değerlendiren Sındır, “ Günümüzde Avrupa ülkelerine bundan daha ucuza bilet alabiliyorsunuz. Bu rakam çok olmasının nedeni, Sayın Cumhurbaşkanı’nın öve öve bitiremediği YAP-İŞLET-DEVRET modeliyle yapıldı. Bu projeler döviz endeksli garantiler verilerek yapılan sözleşmelerdir. Bunları denetleyemiyoruz. Karanlık kutu içerisinde yapılan sözleşmelerin sonuçlarıdır bu rakamlar. Sadece 2021 yılında YAP-İŞLET-DEVRET politikasıyla yapılan otoyol ve şehir hastanelerinin garanti ödemeleri 31 milyar liradır” dedi.

Pandemi sürecinde uygulanan politikaları ve yapılan aşılama çalışmalarına dair değerlendiren Sındır, “Çin’de kullanılmayan aşıyı aldık.  Çeşitli ülkelerde etkinliği farklı oranda çıkıyor. Salgının ilk başladığı dönemde  Sağlık Bakanı’nın süreci yönetimini takdir ettiğimiz durumlar oldu. Ancak vaka sayılarının saklanması rehavet ortamı yarattı. Yaz dönemi sonrasındaki artışta endişe vericiydi. Bütün bunların yanında sürecin cezasını çeken esnaf, çalışan ücretli kesim ve işçiler oldu. İşten çıkarmalar yasak olmasına rağmen bu süreçte devam etti. 10 milyona yakın vatandaşımız ne yazık ki işsiz.

Esnaf tükenmiş durumda. Siyasi argüman olarak söylemiyorum. Hükümet esnafa nakdi destek versin bunu yapsın biz de ayakta alkışlayalım.

‘MUHATAP BULAMADIM’

Sındır, öğretmen, polis, hemşire ve din adamlarının yıllardır beklediği 3600 ek gösterge konusunu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a sorduğunu ancak konunun muhatap bulamadığını dile getirdi.  Sındır, “Kendilerinden MEB’e sorun diye bir yanıt geldi. Daha sonrada topu başkasına attılar. Konunun muhatabını bulamadım. Verilen sözü duymazlıktan geliyorlar.  Mevcut düzenin değişmesi gerekiyor. Bu halkını değil, kendi ve yandaşlarını düşünen bir zihniyettir” dedi.

‘CEHALET ÖRNEĞİNİDİR’

Pasaport iskelesi tadilata alındığı için Urla’dan geçici olarak getirilen ‘Agamemnon’ isimli yüzer iskeleyle ilgili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e yapılan linç kampanyasını  traji komik olay olarak değerlendiren Sındır, ‘Cehalet örneğinidir’ dedi.

Sındır, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Ülkede ekonomik, sosyal, kültürel anlamda yozlaşma mevcut. Yönetenlerin dilinin barışçıl, huzur veren anlayışta olması gerekiyor. Akıl ve bilimden yana olmalıyız. İktidarda bunu ne yazık ki göremiyoruz ve olacağını da sanmıyorum. En kısa zamanda gerçekleşmesini diliyorum”

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
açık
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?
banner208