CHP Bayraklı Meclis Üyesi Kul: İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkanlar yine aynı kişiler!

CHP Bayraklı Meclis Üyesi İpek Kul, İstanbul Sözleşmesi, çoklu baro sistemi, son kurultayı ve olaylı geçen gençlik kolları kongresini değerlendirdi. Barış Özdil’in sorularını yanıtlayan Kul, “İstanbul Sözleşmesi çok önemli bir kazanım ve insan hakları mücadelesidir” dedi.

POLİTİKA 10.09.2020, 15:17 10.09.2020, 15:22
CHP Bayraklı Meclis Üyesi Kul: İstanbul Sözleşmesi'ne karşı çıkanlar yine aynı kişiler!

Geçtiğimiz günlerde CHP İl Gençlik Kolları Kongresinde yaşanan tatsız olayları değerlendiren İpek Kul, “Bu olayları provoke eden ve yer alan kişilerin CHP’nin ilkelerine sahip kişiler olduğunu düşünmüyorum. Belli insanlar provoke çalışmalarına girebilir. Herkes oyunu kullandı güzel bir seçimdi. Tabi ki bu provoke çalışmaları gölge düşürdü seçimimize. Genel Merkezimizin partili olsun olmasın bu konuda gerekeni yapacaklarını düşünüyorum. Gazetecilere saldırı oldu gazete ve siyaset ayrı düşünülemez. Bizim sesimizi gazeteciler duyuruyor. İl Başkanlığımız zeytin dalını uzattı, ziyaret etti arkadaşları” sözleriyle yaşananları anlattı.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNE KARŞI ÇIKANLAR YİNE AYNI KİŞİLER!

İstanbul Sözleşmesi tartışmalarını da değerlendiren Kul, “Türkiye için çok önemli bir adımdı ve kadınlar için önemli bir kazanımdı. Kadınlar her alanda şiddete maruz kalıyor ve bunun en büyük örneği kadın cinayetleri. Kadınların kadın olduğu için kadın cinsiyetinin üzerinden yürütülen politikalara dayanarak yapılan cinayetler var. Yani neden erkek cinayeti demiyoruz? Asıl bakmamız gereken bir erkek kişi tarafından yürütülmesi ama cinayetin kadın üzerinden şekillenmesi. Toplumsal cinsiyet rollerinin getirdiği durumlar bunlar. Örneğin sünnet düğünleri çok önemli bir şey olarak değerlendirirken düğünle kutlanırken, kadınların adet dönemleri dahi utanılacak bir durummuş gibi davranılıyor.  Şiddetin en önemli noktası çocukluk çağından başlıyor. Asıl başa çıkmamız gereken bu rollerle mücadele etmek yani bu rolleri ortadan kaldırmak. Bir meslekte kadın avukat, doktor olarak değil de direkt doktor diye adlandırmak. Biz Türkiye olarak bu sözleşmeye ilk imza atanlardan bireyiz. Hatta dönemin bakanı Fatma Şahin, sözleşmenin önemini vurguluyordu. Günümüzde geldiğimiz noktada karşı çıkanlar yine aynı kişiler. İktidarın bu konuda rahatsız olduğu şeyler nelerdir diye bakmamız gerekir” dedi ve ekledi “Bazı tedbirleri alan sözleşme, kadına yönelik ayrımcılık, fiziksel, psikolojik şiddetin hepsi insan hakları olarak ortaya konulmuş. Suçluların cezalandırılması ve takibi konusunda devlete önemli yükümlülükler getiriyor. Sözleşme aileyi kutsayan, belli roller veren anlayışı örgütleyen bir sözleşme değil, bu noktada karşı çıkılıyor. Bu anlamda da bütün kadın örgütlerinde meydanlarda haykırdığı gibi atılmak istenilen adımlar atılamadı. Kadın haklarına ve çocuklara saldırı olarak geçen bir İnfaz Yasası vardı. Faillerin dışarı çıkması İstanbul Sözleşmesinin delinmesi olarak karşımıza çıktı. Bu anlamda birçok vakayla karşı karşıya geldik. İnfaz yasası adeta bir cezalandırma yöntemiydi. Bu sözleşme çocukları da koruma olarak karşımıza çıkıyor. ‘İstanbul Sözleşmesi aileyi bölüyor’ gibi söylemlerle karşı karşıya geliyorum. Şunu unutmamak gerek bu sözleşmenin karar verici yerleri mahkemelerdir. İstanbul Sözleşmesi çok önemli bir kazanım ve insan hakları mücadelesidir”

‘BAROLARI ELE GEÇİREMEDİLER’

Çoklu baro tartışmalarını değerlendiren Kul, “Baroların bölünmesi ile ilgili verilen mücadelede insan hakları mücadelesidir. Barolar toplumun hukuka erişimi ile ilgili alakalı önemli bir rolü üstlenmekte. Bu aşamada baroların ele geçirilmesi çabası istenilen düşüncenin ekarte edilmemesi ile alakalı. Tek adam yönetiminin ülkeyi kaosa sürükleyeceğini barolar anlattı. Barolar mevcut iktidara karşı o dönemde çok önemli bir adım atmış, iktidarın getirmek istediği felaketlerin sinyalini vermişti bu tabi ki iktidarı rahatsız etti. Aslında yargıda ele geçirilmeyen tek nokta avukatlardı. Bu da artık iktidar için çok önemli bir kazanım olacaktı” diyerek TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun davranışlarının da bu duruma neden olduğunu söyledi. Kul, uzun bir şekilde çoklu baro sistemini yorumladı.

‘İKTİDARA YÜRÜYORUZ’

İpek Kul, “İnfaz yasası, İstanbul Sözleşmesi ve çoklu baro sisteminin iktidarın ‘Ben istediğimi yaparım, ayağınızı denk alın’ sinyalidir. Biz buna rağmen mücadeleye devam edeceğiz. Bu korkularla yılmayacağız” dedi.

“CHP yerel seçimlerle birlikte çok onur duyduğum başarılar yakaladı. Bu başarıların yadsınmaz mimarları var tabi ki. Bir ülkede çoğunluğun adaletini sağlamak çok önemli bir durum. Partimizin iktidara yürüdüğüne inancım tam bu anlam da gerek belediye gerek illerde gereken çalışmaların yapıldığını düşünüyorum. Genel seçimlerde iktidarı omuzlayacağımızı ve hasret duyduğumuz adalete kavuşacağımıza inancım tam” diyerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin son durumunu da yorumladı.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
21°
açık
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?