Çepni tekrarladı: İşçiler açlık ve ölümle karşı karşıya!

İzmir Milletvekili Murat Çepni, görüşülmekte olan 196 Sıra Sayılı Kanun Teklifinin 32.Maddesi üzerine söz alarak corona virüs salgınına karşı önerilerini tekrarladı

POLİTİKA 26.03.2020, 10:45 26.03.2020, 10:53
Çepni tekrarladı: İşçiler açlık ve ölümle karşı karşıya!

Murat Çepni görüşülmekte olan 196 Sıra Sayılı Kanun Teklifinin 32.Maddesi üzerine söz alarak corona virüs salgınına karşı önerilerini tekrarladı '' Evet, coronavirüs salgınıyla ilgili günlerdir tartışıyoruz fakat yaptığımız bütün tartışmalara rağmen, başta sağlık emekçilerinin ortaya koyduğu bütün emeğe rağmen salgın devam ediyor ve nereye, hangi düzeye varacağı konusunda da henüz bir bilgiye sahip değiliz. Fakat bütün bu süreçte ortaya çıkan en temel veri, en temel bilgi, bütün bu sürecin bugüne kadar bildiğimizin, bugüne kadar bütün yaptığımız tartışmaların, bugüne kadar bütün yürüttüğümüz siyasi tartışmaların yerini yeni bir boyuta taşımasıdır. Dolayısıyla “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” kavramı tam olarak burada pekâlâ kullanılabilir.

Örneğin, bu sürecin şeffaflıkla yürütülmesi konusunda çok somut bir talebimiz var, en başta da belirttik, başta Türk Tabipleri Birliği olmak üzere, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası başta olmak üzere bu kurumlarımızın yani bu noktada uzman kurumlarımızın bu sürece dâhil edilmemesi en temel sıkıntılardan bir tanesidir. Bu süreç bir video oyunu biçiminde yönetilemez. Bu biçimde bir yönetim anlayışı halkı kandırmakla eş değerdir.

Biz bu sürecin tartışmasını yaparken eğitime ara verildi ve evden eğitim başlatıldı. Ve biz bu süreçte bir şeyi fark etmiş olduk yani kuşkusuz öncesinde de eğitimin dinselleştirilmesine, cihatçı kimi vurguların eğitim müfredatında yer aldığına dair, cinsiyetçi kimi vurguların olduğuna dair sendikalar başta olmak üzere eleştirilerimiz vardı fakat bunları bir kez daha görmüş olduk. Neyi görmüş olduk? Örneğin, Adnan Menderes’in idam sahnesini biz EBA TV’de görmüş olduk. Adnan Menderes’in idam sahnesi yetmiyor, yine bir kafa kesme sahnesinin EBA ekranlarında çocuklarımıza öğretildiğini gördük. Bu, fırsatçı siyasetin geldiği bir dip noktadır gerçekten. Yani böylesine bir süreçte eğitim vermesi gereken bir devlet televizyonunun burada da dindar ve kindar bir nesil, cihatçı bir nesil yaratmanın derdine düştüğünü görüyoruz. İktidar bu politikadan derhâl vazgeçmelidir. Bu politikanın kimseye bir katkısı yoktur.

Yine “Evde kal.” çağrısına dair defaatle ifade ettik. Burada milyonlarca işçi evde kalamıyor maalesef çünkü milyonlarca işçi açlık ve ölümle karşı karşıya. Bugün, tersanelerde çalışan işçiler feryat hâlinde; bugün, çağrı merkezlerinde çalışan binlerce emekçi yine aynı risk altında. Yine, 120 bin mali müşavir aynı eleştiriyi, aynı sıkıntıyı ifade eder durumda. Ağır sanayi işçileri, küçük sanayi işçileri -hemen hemen hepsi- milyonlarca işçi bu süreçte ölüme terk edilmiş durumda.

Değerli arkadaşlar, şöyle bir istatistik verebilirim: İki haftalık ücretli iznin bedeli 5,4 milyar dolar. “Bu 5.4 milyar dolar nasıl karşılanabilir?” diye sorarsanız eğer, cevabı çok basit. Kanal İstanbul bütçesinin yarısıyla bu bütçe pekâlâ karşılanabilir. Savaş bütçesi yani güvenlikçi bütçenin beşte 1’iyle bu bütçe pekâlâ sağlanabilir fakat tabii ki halk sağlığı yerine “sağlık sektörü” kavramını geçiren, hastaneleri iş yeri, hastaları müşteri olarak gören bir neoliberal anlayış elbette buna çare üretemez.

Değerli arkadaşlar, önerilerimizi tekrarlıyoruz: Kira ödemeleri salgın süresince durdurulmalıdır, bankalara olan bütün kredi ödemeleri salgın süresince durdurulmalıdır. Elektrik, su, doğal gaz, telefon ve internet ücretsiz sağlanmalıdır. İşten çıkarmalar yasaklanmalıdır. Zorunlu sektörler hariç tüm çalışanlara ücretli izin sağlanmalıdır. Yaygın test koşulları sağlanmalıdır ve çok sağlıksız koşullarda yaşamaya çalışan göçmenlerin tüm sağlık ihtiyaçları giderilmelidir.

Yorumlar (0)
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner178
33°
açık
Anket Tümü
'Yeni normal'e geçişi erken buluyor musunuz?