Çepni: Siyanürlü altın arayan şirketler Kütahya Simav ve Tavşanlı’yı bitirebilir!

Kütahya Simav ve Tavşanlı ilçelerinde halkın tepkisine rağmen ekosisteme telafisi imkansız zararlar verecek devasa arazilerin maden şirketlerine verilmesine tepki gösteren Ekolojist Çepni, Bakan Kurum’a, “Proje faaliyete geçtiğinde yöre halkının mağduriyetleri nasıl telafi edilecektir?” diye sordu.

POLİTİKA 22.02.2021, 13:44 22.02.2021, 13:58
Çepni: Siyanürlü altın arayan şirketler Kütahya Simav ve Tavşanlı’yı bitirebilir!

Kütahya Simav ve Tavşanlı İlçeleri civarında bulunan Örencik, Dağardı, Kavaklı, Evciler Köyü, arasında kalan toplam  2.185,25 hektarlık alana, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından maden arama ve işletme   ruhsatı verildiğini belirten HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, Zenit Madencilik San. ve Tic. A.Ş’nin  alanın 92,94 hektarlık kısmı için izin aldığını, mevcut alanı  68,85 hektara çıkartılması için Altın-Gümüş Madeni Açık Ocak işletmesi kapasitesinin artırımı projesinin ÇED Raporunun, 27-12-2019 tarihinde Çevre ve Şehircilik  Bakanlığına sunulduğunu anımsattı.

ARAZİLER KAMULAŞTIRILACAK ENDİŞESİ VAR

ÇED raporunun incelemeye başlandığı ve halkın katılım toplantısı düzenlendiğini belirten Çepni, 13-01-2011 tarihinde Kütahya Valiliğince proje alanının 23, 39 hektar bölümü için ÇED gerekli değildir kararı verdiğini anımsattı.  Şirketin 16-05-2019 tarihinde de Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nden maden sahası içerisinde imarsız alanlarda yürütülen madencilik faaliyetleri için gerekli olan geçici tesisler ve bunların müştemilatının inşaat ve yapı kullanım izni aldığını ve Proje alanının Kütahya İl merkezine yaklaşık 45 km mesafede olduğu bilgisini paylaşan Çepni, “ÇED Raporunda, arazisinin hazırlanması ve inşaat aşamasının yaklaşık 1 yıl, sahada açık ocak işletme planına göre üretim faaliyetlerinin 6 yıl süreceği öngörülmektedir. Zenit Madenciliğin, proje sahasını 668 hektara çıkararak 10'dan fazla köyde altın ve gümüş madeni çıkartma projesi;  yöre halkının ve sivil toplum örgütlerinin tepkisini çekmiş,  ÇED dosyasında yanıltıcı bilgiler  olduğu yönünde itirazlarını dile getirmişlerdir.  Ayrıca, kamu yararı vardır denilerek arazilerinin kamulaştırılacağı endişesi mevcuttur” dedi.

DOĞAL YAŞAMA TELAFİSİ İMKANSIZ ZARAR VERECEK

Konuyu meclis gündemine taşıyan Ekolojist Çepni, Proje alanının, yaban hayatı geliştirme sahası olduğuna dikkat çekti. 668,85 hektar maden sahasının 508,70’inin orman, 159,67’sinin tarım arazisi ve 0,385’inin de mera olduğunu kaydetti.  Gediz ve Simav fay hatları nedeniyle Kütahya deprem olasılığının yüksek olduğu şehirlerden biri olduğunu anımsatan Çepni, yaşanabilecek risklerin ÇED raporunda belirtildiğine dikkat çekti.

 Proje ile yörenin ekosistemine, ormanlarına, sularına, yaban hayatına telafisi imkansız zararlar vereceği uyarısında bulunan Çepni, doğa talanına neden olacak yanlış rantçı politikalardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtti. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a,” Proje faaliyete geçtiğinde yöre halkının mağduriyetleri nasıl telafi edilecektir? “ diye soran HDP’li Çepni, şu sorularına da yanıt istedi:

-Projenin ÇED süreci ne zaman karara bağlanacaktır?  

Yöre halkının tepkilerini ve itirazlarını dikkate alarak devam etmekte olan ÇED sürecini ve ÇED raporunu iptal etmeyi düşünmüyor musunuz?

- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak, projenin, su varlıklarına, meralara, tarım alanlarına vereceği zararların belirlenmesi için çalışmanız var mıdır? Bu konuda ilgili Bakanlıklar ve sivil toplum örgütleri ile iş birliği yapacak mısınız? 3- Proje faaliyete geçtiğinde ne kadarlık alanda kaç ağaç kesilecektir? Proje sahasındaki orman varlıklarının korunması için ilgili Bakanlıkla iş birliği yapacak mısınız?

- Proje alanında,   koruma statüsünde olan hayvanlardan ve bitkilerden   hangi   türler bulunmaktadır?  Proje faaliyete geçtiğinde bu türlerin zarar görmemesi için ne gibi çalışmalar yapacaksınız?

- Zenit Madencilik firmasının yöre halkından arazilerini  önerilen fiyattan satmalarını talep ettiği iddiası doğru mudur? Proje sahasında, kamu yararı olduğu öne sürülerek kamulaştırma yapılacak mıdır? Bu konuda yöre halkı bilgilendirilecek midir?

- 2011 yılında Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Dulkadir köyüne birkaç kilometre uzağındaki siyanürle ayrıştırma yöntemiyle madencilik yapan Eti Gümüş A.Ş.nin maden tesisinin atık depolama barajında meydana gelen taşmalar sonucu, atık barajı yıkılmış ve tüm siyanür köyün deresine karışmıştı. Yaşanan olay sonrası yüzlerce hayvan telef olmuş, 56 köylü kanserden yaşamını yitirmiştir.  Kütahya’da madencilik faaliyeti nedeniyle yaşanan çevre felaketine rağmen yeni maden projesine neden izin verilmektedir? Çevre ve şehircilik Bakanlığı olarak bu sahada maden projelerinin iptali için ilgili Bakanlık ile iş birliği yapacak mısınız?

- Bakanlığınıza sunulan ÇED dosyasına göre köylerin hane sayısının ve nüfusunun eksik gösterilmesinin gerekçesi nedir? Bakanlığınız bu konuda inceleme yapacak mıdır? 

- Proje faaliyete geçtiğinde 6 yıl boyunca ayda 16 patlatma ile 12 ocak açılacaktır. Yüzlerce kilo dinamit kullanılacak, Pasa ve cevher içeren milyonlarca ton toprak açığa çıkacaktır. Gürültü ve kirliliğin çevresel etkilerinin engellenmesi için ne gibi çalışmanız olacaktır? Bu konuda Türkiye genelinde maden işletmelerinin çevre mevzuatına uygunluğu denetlenmekte midir?

- Proje sonunda oluşacak siyanür ve kimyasal atık çukurları nasıl bertaraf edilecektir? Bu atıkların su varlıklarını ve toprağı kirletmesi nasıl engellenecektir? Olası deprem durumunda risk dikkate alınmakta mıdır?

- Kütahya ili genelinde Bakanlığınız tarafından ÇED olumlu kararı verilen kaç adet maden projesi vardır? Kütahya’da maden arama ve işletme ruhsatlarının iptali için ilgili Bakanlık ile iş birliği yapacak mısınız? 

- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak siyanürle altın işletmeciliğine son verilmesi için çalışmanız olacak mıdır? Bu konuda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile iş birliğiniz olacak mıdır?

- Anayasada, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu belirtilmektedir. Sosyal devlet olmanın gereği, Türkiye genelinde şirketlerden değil, halktan yana çevre politikaları üretmeyi düşünmüyor musunuz?

Yorumlar (2)
Simavlı Mustafa 6 gün önce
Ya benim memleketinin hakkını sürekli terörle işbirliği yapan, ve maden meselelerinde de her konu da olduğu gibi marksist sözde çevreci özde bölücü insanlar savunmasın.Biz memleketimizde maden çıkarılmasına karşı değiliz
Simavlı Mustafa 6 gün önce
Ya benim memleketinin hakkını sürekli terörle işbirliği yapan, ve maden meselelerinde de her konu da olduğu gibi marksist sözde çevreci özde bölücü insanlar savunmasın.Biz memleketimizde maden çıkarılmasına karşı değiliz
Günün Karikatürü Tümü
banner96
banner177
11°
açık
Anket Tümü
Sizce Türkiye'nin en önemli ana gündemi ne olmalı?