Beko: 'İktidar 360 bin özel güvenlikçiyi görmek istemiyor'

Türkiye'nin işçiyi, emekçiyi, ücretliyi, emekliyi yok sayan bir rejimle karşı karşıya olduğunu söyleyen CHP'li Beko, iktidarın özlük ve sendikal haklardan mahrum 360 bin güvenlikçiyi görmezden geldiğini belirterek, mağduriyetlerin giderilmesi için önerilerde bulundu.

POLİTİKA 08.07.2021, 09:13
Beko: 'İktidar 360 bin özel güvenlikçiyi görmek istemiyor'

CENGİZ ALDEMİR/ ANKARA- Meclis Genel Kurulu'nda konuşan CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, Türkiye'nin işçiye, emekçiye, ücretliye, emekliye karşı olan ve uyguladığı politikalarla tüm kesimleri yok sayan bir rejimle karşı karşıya olduğunu söyledi.

KURALSIZLIK KURAL HALİNE GELDİ

AKP iktidarı süresince işçi ve emekçilerin hiç olmadıkları kadar esnek istihdam biçimleriyle çalıştırıldığını, kuralsızlığın kural haline geldiğini ve çalışma ilişkilerinin güvencesizliği derinleştirdiğini, ülkede olağanüstü hal uygulamalarının kalıcı hâle getirilerek binlerce işçinin mücadelesi ve grev haklarının yasaklandığını belirten eski DİSK Genel Başkanı Kani Beko,taşeron uygulamasının kural hâline geldiğini, emeğin, her tür kazanımın ve hukukun etkisiz hâle getirildiğini kaydetti.

TOPLU İŞ SÖZLEŞME HAKLARI YOK

Özel güvenlik sektörünün biriken sorunlar yüzünden aynı mücadele'yi verdiğini belirten Beko, "Güvenlik işçilerinin güvenlik iş kolları dışında başka iş kollarında tescillenmesi bazı belediyelerde güvenlik iş kolunda değerlendirilirken, başka belediyelerde "genel hizmet işçisi" "büro elemanı" gibi iş kollarında tescillenmesi sebebiyle güvenceden ve toplu iş sözleşmesi haklarından maalesef mahrum kalmışlardır. Özel güvenlik işçileri, doğrudan kadroya alınmalı, kamuda olduğu gibi belediyelerde çalışan işçiler kesinlikle kadro işçisi olmalıdır. Güvenlik işçilerinin maaşlarındaki ücret farklarından dolayı gelir adaletsizliği bulunmaktadır. Tayin hakları yoktur, özlük ve yıpranma hakları da bulunmamaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

360 BİN GÜVENLİKÇİ MAĞDUR

Toplum Yararına Çalışan (TYP) güvenlik işçilerinin daimi işçi olarak çalışmak istediklerini, okullarda çalışan güvenlik işçilerinin dokuz ay çalıştığını, yıllık izin hakları ve sendika haklarının olmadığını, iş garantisinin bulunmadığı paylaşan Beko, TYP'li işçilerin de daimi statüsüne alınması gerektiğini vurgulayarak, " Yaklaşık 360 bin güvenlik işçisi maalesef bu durumda, mağdur ve mutsuz bir şekilde ortada kalmıştır. İçişleri Bakanlığı hızlıca güvence sağlayacak yeni düzenlemeler yapmalıdır. Özel güvenlik görevlilerinin grev haklarını kullanmalarının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Özel güvenlik görevlilerinin haftalık mesai saatleri kırk beş saatle sınırlandırılmalıdır. Çalışma ortamları gereği yaşadıkları zorluklar bulunması sebebiyle güvenlik hizmetleri "tehlikeli işler" sınıfındadır. Bu sektörde fiilen çalışan özel güvenlik görevlilerinin özlük haklarında iyileştirmeler yapılmalıdır. Fiilî hizmet süresinden zammından faydalanmaları da ayrıca mümkün hâle getirilmelidir" önerisinde bulundu.

GÜVENLİK-SEN CANLANDIRILMALI

Terör sonucu yaralanan veya engelli hâle gelen güvenlikçiye malullük aylığı bağlanmasını, hayatını kaybedenlerin eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocuklarına nakdî tazminat ve aylık bağlama haklarından yararlanması gerektiğini vurgulayan Beko, güvenlik personelinin sendikal sorunlarını da dile getirerek, "Daha önce güvenlik işçisi olan arkadaşlarımızın TÜRK-İŞ'e, HAK-İŞ'e, DİSK'e bağlı kendilerine has sendikaları vardı. Dolayısıyla, bu iş kolu ortadan kaldırılınca güvenlik işçileri kendi ekonomik, demokratik, siyasi, sosyal haklarını işverenlerle ortaya koyup pazarlık haklarından mahrum kaldılar. Yani burada yapılacak olan tek şey GÜVENLİK-SEN'in eski konumuna getirilmesidir. TÜRK-İŞ'e, HAK-İŞ'e ve DİSK'e bağlı sendikalar kendi toplu iş sözleşmelerini kendileri yapması gerekir inancındayım."

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
31°
açık
banner177
banner178
Anket Tümü
Koronavirüs aşısı olmayanların sinema, tiyatro, spor müsabakaları, konser vs yerlere girişi kısıtlanmalı mı?