Bayır: İthal çılgınlığı içindeki iktidar, Yerli Malı’nı unutturmaya çalışıyor

Cumhuriyet değerlerinden olan ‘Yerli Malı’nın işsize iş demek olduğunu belirten CHP’li Bayır, 18 yıldır ithal ürün çılgınlığı içinde olan iktidarın, Yerli Malını unutturmaya çalıştığını söyledi.

POLİTİKA 12.12.2020, 16:42
Bayır: İthal çılgınlığı içindeki iktidar, Yerli Malı’nı unutturmaya çalışıyor

Cengiz Aldemir/ANKARA - CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, partisinin İzmir Milletvekili Kani Beko ve Muğla Milletvekili Süleyman Girgin ile Mecliste düzenlediği basın toplantısında, Yerli Malı Haftası'nın her yıl 12-18 Aralık tarihlerinde kutlandığını anımsattı.

Türkiye'nin, AKP iktidarıyla dünyanın kendi kendine yetebilen 7 ülkesinden birisi olma özelliğini yitirdiğini kaydeden Bayır, çıkış yolunun Mustafa Kemal Atatürk'ün karma ekonomik model olan Yerli Malı olduğunu ve sahip çıkılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin iktisadi yönden kalkınması ve bağımsızlığını korunması için Yerli Malı üretimi ve kullanılması fikri temellerinin 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi’nde atıldığını hatırlattı.

YERLİ MALI BİR İŞSİZE İŞ DEMEKTİR

Çok az kuruluşun yerli kaldığını kaydeden Bayır, yaklaşık 13 milyon işsizin olduğu, yerli üretim ve tüketimin dengelerini bir devlet politikası haline getirilmediği sürece işsizlik tehlikesinin bertaraf edilemeyeceğini belirterek, “Unutulmamalıdır ki tüketilen her yerli malı bir işsize iş demektir. Durma noktasına gelen üretimi canlandırmanın en iyi yolu yerli malına yönelmektir. Herkesi bu sorumluluğu üstlenmeye davet ediyorum" dedi.

İKTİDAR YERLİ MALINI UNUTTURMA ÇABASINDA

Türkiye’nin stratejik sektörleri ve üretim teknolojileri politikalarının bilimsel olmasının önemine değinen Bayır, Yerli Malı Haftasının, iktidar tarafından unutturulmaya çalışıldığını, cumhuriyet kazanımlarının birer birer elden çıkarıldığını belirterek, “Böylelikle, üretmeyen, tüketen bir toplum haline getiriliyoruz. Çünkü, ithal mallardan aldığı vergi ile, hasta ekonomimizi ayakta tutmaya çalışan bir iktidar anlayışı var. Türkiye’de tüketim toplumu modeli, AKP iktidarı tarafından beslenip büyütülmektedir. Artık küreselleşmenin gözleri, bilinçleri, vicdanları kör eden büyüsünden kurtulmalıyız. Bugün itibarıyla milyonlarca işsizimiz var. İçinde bulunduğumuz ekonomik çıkmaz ve üzerine yaşanılan pandemi sürecinde, kapanan çok sayıda iş yeri görüyoruz, çarşıda alışveriş yok ve ekonomimiz tam anlamıyla dibe vurmuş bir hâlde. Üretimi planlamayan, yatırım yapmayan, sadece ithalat yapan bir ekonomi modelinde refahı yakalamak mümkün değildir” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

UÇAK ÜRETEN ÜLKEDEN, TOPRAKLARINI SATAN…

Sanayi ve tarım üretiminin planlanmasını, uygun eğitim ve ulaşım sisteminin geliştirilmesi önerilerinde bulunan Bayır, cumhuriyetin kuruluşundan gelinen noktaya dikkat çekerek şöyle konuştu: “Şeker fabrikaları ve daha niceleri satıldı. 1940’larda İspanya ve Hollanda’ya uçak gövdesi ve uçak imal eden bir ülke konumunda iken bugün dışarıdan muz, elma ge­tiren, hatta topraklarını Katar’lılara, Arap’lara satan bir ülke konumuna geldik. Kaldı ki, nüfusunun yarısına yakını tarımla geçinen bir ül­kede artık üretim yapılamıyor. Böyle olunca da tarımda ürettiğinden geçinemeyen insanımız büyük kentlere göç etti, işsizliğin bu denli artmasının bir faktörü de bu. Biz istersek her şeyi yaratırız ve üretiriz. Herkesi, çocukluğumuzda, görerek yaşadığımız, hala hatırladığımız o zamanları, çocuklarımızın ve gelecek nesillerin de görebilmesi adına bu sorumluluğu üstlenmeye davet ediyorum. “

Küreselleşmenin gözleri, bilinçleri, vicdanları kör eden büyüsünden kurtulmak gerektiğini vurgulayan Bayır, "Bugün itibarıyla milyonlarca işsizimiz var. İçinde bulunduğumuz ekonomik çıkmaz ve üzerine yaşanan pandemi sürecinde kapanan çok sayıda iş yeri görüyoruz. Mustafa Kemal Atatürk döneminin planlı karma ekonomisinin bize tavsiye ettiği cumhuriyet değerlerini terk ettiğimiz için uçuruma doğru gidiyoruz." görüşünü dile getirdi.

 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Günün Karikatürü Tümü
banner96
29°
açık
banner177
banner178
Anket Tümü
Koronavirüs aşısı olmayanların sinema, tiyatro, spor müsabakaları, konser vs yerlere girişi kısıtlanmalı mı?